T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/875 - Karar No:2026/26
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/875
KARAR NO: 2026/26
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2025
NUMARASI: 2024/308 E-2025/606 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 21/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/01/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davacı şirketin, iş ortaklığı çerçevesinde Kahramanmaraş ili çevresinde, TOKİ ihalesi kapsamında asıl yüklenici olarak toplu konut ve ticaret merkezi inşa etmekte olduğunu, davalı ile ilişkisinin ''Kalıp, Demir, Beton, Temel Perde Su Yalıtımı, Ahşap Oturtma, Çatı ve Çatı Kaplamaları'' işinin yapımına dayalı taşeron sözleşmesine dayandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi çerçevesinde şantiyeye gerekli malzemelerin indirilmesini müteakip işe başlanabilmesi için müvekkilinden, davalı talebi üzerine avans çekler verildiğini, davalıya verilen çeklerin tüm tarafların ticari defter kayıtlarında da görüleceğini, bu çek avanslarına nazaran bankalar nezdinde ödemeler de yapıldığını, davalının SGK'ya olan borcu için, davacı şirketin uhdesinde yer alan grup şirket olan ... Mağ. Bil .. Ltd. Şti. yetkilisi olan ... banka hesabından ödeme yapıldığını, davacının, davalı borçludan yüklü miktarda cari hesap alacağının bulunduğunu, bunların yanı sıra sözleşme karşılığı beklenen edim ve yükümlülüklerin gereği gibi değil hemen hemen hiç yerine getirilmediğinden, davalı ile sürekli sözlü ve yazılı olarak irtibat kurulmaya çalışıldığını, müvekkili şirkete verilen çekin vade tarihinden önce davalı yanca iletişime geçilerek önce bankaya ibrazında tahsile kabil bakiyenin olmadığı, sonrasında ise iyi niyet kuralları çerçevesinde ticari itibarının zedelenmemesi ve işleri devam ettirmekte sorun yaşanmayacağı vaadiyle çeklerin ibrazının süresinde bankaya sunulmasının engellendiğini, müvekkilin, edimlerin yerine getirilmesi ve cari hesaptan kaynaklı alacağını ihtarname yoluyla sürekli istediğini, nihai olarak sözleşmeyi yazılı olarak feshettiğini, davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip konusu yapılamayıp Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/1287 sayılı dosyasıyla kambiyo vasfını yitiren çeke dayalı cari hesap alacağı olan bakiye tutarın ilamsız icra takibi olarak başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine itiraz edildiğini, kambiyo vasfını yitiren çekin yazılı beyan başlangıcı niteliğinde bulunduğunu, kambiyo hukukundan kaynaklı haklar yitirilmiş olsa da aralarında temel ilişkiler bulunan taraflar yönünden yazılı delil niteliğinde olduğunu, bu durumda esas ilişkinin belirlenmesi gerektiğini, yapılan işlerin faturalara dayandırıldığını, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği iddiaların tamamını reddettiklerini, hiçbir gerçeklik payının olmadığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/1287 esas sayılı takip dosyası ile kambiyo vasfını yitiren çeke dayalı alacağın tahsili isteğine ilişkin olduğu, davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 07.05.2024 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği, başlangıçta Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2023/33292 sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı hakkında, 1.997857,48 TL alacağın isteğiyle ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yetkiye ve borca itiraz edildiği, alacaklı tarafça yetki itirazı kabulle dosyanın yetkili Ankara İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/1287 esas sayısını aldığı, bu dosyada aynı miktar üzerinden ödeme emrinin tebliğ edildiği, borca itiraz edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme örneğinin incelenmesinde; sözleşmenin taraflarının, bir tarafta esas işveren olan ... İnş., Nakliye, Akaryakıt Ürünleri San. Tic. Ltd şti., ... Gayrimenkul ve İnşaat AŞ. iş ortaklığı, diğer tarafta alt yüklenici ... İnşaat ve İmalat Montaj San. Tic. Ltd. Şti., sözleşmenin konusunun ana sözleşmeye konu ''... mahallesi Adet Konut, 1 Adet Ticaret Merkezi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşleri''nde, işverenin işletmesi ve taahhüdü altındaki işin gereği ve teknolojik nedenlerle taşeronun uzmanlığındaki kalıp, demir, beton, temel perde su yalıtımı, ahşap oturtma, çatı ve çatı kaplamaları, işlerinin ana sözleşme ve eklerine, işveren ve idarenin tabi olduğu da dahil tüm proje, tarih ve şartnamelere, ekli proje mahal listelerine, fen ve sanat kaidelerine, tüm mer'i mevzuat hükümlerine, TSE kurallarına ve iş programına uygun olarak kısmi malzemeli ve işçilikli olarak + SGK dahil olmak üzere anahtar teslimi tam ve kusursuz yapılması işi olup, toplam 26 maddeden ibaret olduğu, davanın kambiyo senedi vasfını yitiren 30.10.2023 tarih, 2.650.000,00 TL bedelli çek belirtilerek 1.997.857,48 TL alacağın tahsili isteğiyle geçilen ilamsız takibe itirazın iptali davası olduğu, takibin dayanağı çekin kambiyo vasfını yitirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu durumda çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, temel ilişkiye göre alacağın olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, tüm dosya kapsamı itibarıyla temel ilişkinin faturalara dayalı cari hesap olarak belirtildiği ve ayrıca taşeron sözleşmesinin dayanak olarak sunulduğu, dava dilekçesi, ön inceleme duruşmasındaki beyanlar, ticari defterler içeriği itibarıyla da sözleşmeye dayalı alacağa ilişkin olduğu, bu durumda temel ilişkiye konu taşeron sözleşmesinin uyuşmazlık konusu olduğu ve buna göre irdeleme ve inceleme yapılması gerektiği, taşeron sözleşmesinin incelenmesinde bir tarafta taşeron olarak davalının yer aldığı, diğer tarafta işveren olarak davacıyla birlikte ... İnşaat Nakliye Akaryakıt Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. iş ortaklığı olarak belirtildiği, sözleşmenin davacı taraf olarak ... Yapı ... AŞ. tarafından imzalanması, sözleşmenin tarafının sadece ... Yapı olduğunu göstermeyeceği, iş ortaklığı olarak pilot ortağın ... Yapı AŞ. olması durumunda sözleşme tek başına pilot ortak tarafından imzalanabilecek ise de bu durum sözleşmenin tarafının iş ortaklığı olması sonucunu değiştirmeyeceği, bu haliyle davanın dayanağı temel ilişki kapsamında taşeron sözleşmesinin bir tarafı olarak ... Ltd. Şti., ... Yapı AŞ. iş ortaklığı olup, davaya konu icra takibine sadece iş ortaklığını oluşturan ortaklardan ... Yapı AŞ. tarafından geçildiği, işbu davanın da yine sadece iş ortaklığını oluşturan ortaklardan ... Yapı AŞ. tarafından açıldığı, oysa iş ortaklığı olup tek başına iş ortaklığının taraf sıfatı olmadığı, iş ortaklığını oluşturan tüm ortakların davanın niteliği gereği mecburi dava arkadaşı olduğu ve icra takibine bu ortaklar tarafından birlikte geçilmesi ve davanın da ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiği, salt alacak davası olarak açılacak davada bu hususun diğer ortağın muvafakatinin alınması veya temsilci atanması veya diğer ortağa karşı taraf sıfatını tamamlama adına ayrı dava açılıp bu dava ile birleştirilerek görülebileceği ancak işbu dava itirazın iptali davası olup, icra takibinde iş ortaklığını oluşturan ortaklardan biri tarafından takibe geçilmekle açılan bu davada bu şekilde tarafın tamamlanması mümkün olamayacağından davanın davacının taraf sıfatı yokluğundan reddine, ret sebebi ve davacı tarafça kötü niyetli takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava ve icra takibi konusu borcu doğuran olayı ifade etmek gerekirse davalı yana verilen avans ödemeler ve avans çekler olup müvekkil ... Gayrımenkul ve İnşaat A.Ş tarafından bu ödemelerin sağlandığı, borca karşılık ödeme olarak davalı yandan çek alındığı, davalının hileli ve kandırmaca içeren vaatleri ile müvekkilinin çekin bankaya ibrazını engellediği, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini imkansız kıldığı, davalınıncari hesaptan kaynaklı borcu dolayısıyla 0064198 ... İnşaat İmalat Montaj Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait Basım Tarihi 28 Eylül 2023 , 0681 Küçükesat/Ankara Şubesi'ne kayıtlı olan , 30.10.2023 tarihli 2.650.000-TL tutarlı çeki müvekkil Şirket ... Gayrimenkul ve İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'ne verdiği, taraflar arasında tutulan defter kayıtları ve BA-BS bildirimlerinden görüleceği üzere tüzel kişilik ile alakalı bir husus veya durum bulunmadığı, adi ortaklığa ilişkin zaten bir ticari defter kaydı da bulunmadığı, ilgili sözleşmenin sadece ve sadece başlık kısmında adi ortaklık ismi yazıldığı, bu husus dışında evrakların , kayıtların hiçbirinde en ufak bir tüzel kişiliğe ait kayıt , ödeme , kaşe-imza , vergi numarası ve vergi dairesi bilgisi veyahut yine taşeron sözleşmesi içeriğine ilişkin bir unsur yer almadığı, davalının iflas ettiği, müvekkilinin belki de alacağını alma ihtimali kalmadığı, hakkın korunması gerektiğinden taraf işin esasına girildiği, defter incelemesi sağlandığı, rapor alındığı bu nedenle taraf yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, icraya konu takibe göre davalı borçlu aleyhine ‘kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip’ (İİK. m. 167-170b) konusu yapılamayıp Ankara 7.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/1287 Esas sayılı dosyası ile kambiyo vasfını yitiren çek'e dayalı cari hesap alacağı olan bakiye tutarın ilamsız icra takibi olarak başlatıldığı, borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş olup davalı/borçlu şirket 15.01.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrine itiraz ettiği, mahkemece dava dilekçesinde belirtmiş oldukları hususun dikkate alınmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme , sözleşmenin taraflarına ait kaşe imza , ödemeler , çek ödemeleri , çek tahsilat dekontları , BA-BS Kayıtları nazara alınmaksızın davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesinin tamamen hukuka aykırı bir karardan ibaret olduğu, ilgili sözleşme de sadece ... Gayrimenkul ve İnşaat Ticaret Anonim Şirketi olduğuna en ufak şüphe bulunmadığı, müvekkil dışında bir kaşe ve imza da bulunmadığı, bununla da yetinilmeyip ticari kayıtlar , ödenen çekler , davalı tarafından kesilen faturaların ilişkinin iki taraf olduğuna karine olduğu, davalının, çekteki imzanın kendisine ait olduğunu açık , anlaşılır ve kuşkuya mahal vermeyecek şekilde kabul ettiği, yine davalının müvekkil şirkete almış olduğu avanslara binaen 5.000.000,00 TL teminat senedi dahi verdiği, müvekkili tarafından davalı/borçlunun bankada karşılığı bulunmayan alacağına ilişkin ödeme sözü vereilerek çekin bankaya ibrazını engellemiş olsa da ; bahse konu çek kambiyo vasfını yitirmiş olduğundan "yazılı delil başlangıcı" olarak nitelendirildiği ve cari hesap alacağından bahsedildiği, bu hususta müvekkilin ticari defter kayıtları ile de zaten yapılan incelemeler neticesinde alacaklı olduğunun ispat edildiği, davalının borçlu olmadığına ilişkin herhangi bir çekte bedelsizlik veya dava açmadığı, davanın adi ortaklık tarafından açılmasının gerektiği noktasında maddi hataya düşüldüğü, taraflar arasında bulunan ticari ilişkinin , defter kayıtları, BA-BS formaları ve ödeme dekontları gereğince ve en önemlisi icra takibinin dayanağının cari hesap olması sebebiyle davaya konu alacak iddiasının mahiyetinin irdelendiği ve alacaklı olunduğunun ispat edildiği, buna göre dava konusu olayda alacak iddiasının, ortaklık hak ve borçlarıyla ilgili olmayıp ; müvekkil şirket ile davalı taraf arasındaki ilişkinin ileri sürülüş biçimine göre artık müvekkilin alacağı hâline geldiği, bu hâlde davacı olma sıfatının da ortaklığa değil alacak hakkının sahibi olan davacı şirkete ait olduğu, nüvekkilinin davalı borçludan yüklü miktarda cari hesap alacağının mevcut olduğu, takiin kambiyo senedine bağlı olmayıp, delil başlangıcı olarak kabul edilen çeke dayalı olduğu, her iki tarafın da tacir olduğu ve dolayısıyla her iki tarafın da ticari teamüller çerçevesinde hareket ederek basiretli davranma yükümlülükleri bulunduğu, bu esaslar çerçevesinde, yapılan işlerin faturalara dayandırılması gerektiği, gerek müvekkilinin , gerekse de borçlunun ticari defterleri , BA-BS kayıtları incelendiğinde davalının müvekkile borçlu olduğunun açıkça anlaşıldığı, davalının kesmiş olduğu faturaların da davacı adına kesildiği, tüm bunlara ek olarak ; dava dosyasına sunulan cari hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere davalının müvekkil şirkete borcu bulunduğu, incelenen ticari kayıtlarında görüldüğü üzere verilen tüm çeklerin davacı adına verildiği ve bankalar nezdinde de tahsilatın bu şekilde sağlandığı, Ba-BS formlarında da alacaklının davacı olduğu, davanın dayanağı kambiyo vasfını yitiren çek ve cari alacağına ilişkin olduğu, mahkemece belirtilen ticari defterler içeriği itibarıyla da sözleşmeye dayalı alacağa ilişkin olduğu anlaşıldığı ve temel ilişkiye konu taşeron sözleşmesinin uyuşmazlık konusu şeklinde kararın kesinlikle hatalı olduğu, çekin davacıya verildiği, salt sunulan taşeron sözleşmesinde sadece taraflar başlığında yazılı bulunan adi ortaklık ismi dışında herhangi kaşe - imza - adi ortaklığa ilişkin bir kayıt , ödeme , fatura olmaması dolayısıyla adi ortaklığın davaya eklenmesinde sonuca etkili olmaması , davacının davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, mahkemenin kararının onanması halinde davalı firma iflas etmiş olması sebebiyle müvekkil açacağı yeni takip ve dava süreçlerinde yargılama açısından alacağına kavuşmada daha da zorlaşacağı belki de asla ulaşamayacağı , dava aşamasında dahi adi ortaklık ile ilgili hiçbir kayıt belgenin bulunmaması dolayısıyla davanın husumet açısından adi ortaklığın diğer şirketi taraf göstermede menfaati de bulunmayacağının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın davacının taraf sıfatı yokluğundan reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 26.06.2023 tarihli taşeron sözleşmesinin taşeron olarak ... İnşaat İmalat Montaj Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yüklenici olarak ... İnşaat Nakliye Akaryakıt Ürünleri Sanay Ticaret Limited Şirketi ve ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi iş ortaklığı arasında imzalandığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay ve dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca; adi ortaklık iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşmedir (TBK'nın 620/1 maddesi). TBK'nın 624. maddesine göre adi ortaklık sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamış ise ortaklığın kararları bütün ortakların oybirliği ile alınır. Ortaklığa ait mal ve haklar elbirliği ile tüm ortaklara ait olur. TBK'nın 638. maddesi hükmünce ortaklar birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, üçüncü bir kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamış ise müteselsilen sorumlu olurlar. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi adi ortaklık olarak takip ve dava ehliyeti bulunmamaktadır. Takip ve davanın adi ortakların tamamı ya da yönetim ve temsil yetkisini haiz ortak tarafından yapılıp açılması gerekmektedir.
Somut olayda adi ortak ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından adi ortaklıkça imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen avans çeklerinin davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle geri ödenmesi için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip adi ortak ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından başlatılmış ve aynı adi ortak tarafından itirazın iptali davası açılmış ise de; ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi'ne adi ortaklığın tamamını takip ve davalarda temsil yetkisi verildiğine dair ortaklık sözleşmesi veya kararı sunulmadığı gibi gerek icra takip dosyası gerekse dava dosyasında adi ortaklığı oluşturan şirketlerin takibi yapan ve davayı açan avukata verdikleri bir vekâletname bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece itirazın iptâli davası için alınacak muvafakat icra takibine muvafakati de kapsayacağından (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2019 tarihli, 2018/5504 Esas, 2019/4133 Karar sayılı ilamı), davacıya adi ortaklığı oluşturan diğer ortak ... İnşaat İmalat Montaj Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin muvafakatini sağlamak, muvafakat vermemesi halinde eldeki dava ile birleştirilmek üzere dava açması için yeterli ve kesin süre verilip bu şekilde taraf ehliyeti ve teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davaya konu icra takibine sadece iş ortaklığını oluşturan ortaklardan ... Yapı AŞ. tarafından geçildiği, davanın da yine sadece iş ortaklığını oluşturan ortaklardan ... Yapı AŞ. tarafından açıldığı, iş ortaklığının taraf sıfatı olmadığı, iş ortaklığını oluşturan tüm ortakların davanın niteliği gereği mecburi dava arkadaşı olduğu ve icra takibine bu ortaklar tarafından birlikte geçilmesi ve davanın da ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiği, salt alacak davası olarak açılacak davada bu hususun diğer ortağın muvafakatinin alınması veya temsilci atanması veya diğer ortağa karşı taraf sıfatını tamamlama adına ayrı dava açılıp bu dava ile birleştirilerek görülebileceği ancak işbu dava itirazın iptali davası olup, icra takibinde iş ortaklığını oluşturan ortaklardan biri tarafından takibe geçilmekle açılan bu davada bu şekilde tarafın tamamlanması mümkün olamayacağından davanın davacının taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 gün ve 2024/308 Esas, 2025/606 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 21.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip