T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/550 - Karar No:2025/1275
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/550
KARAR NO : 2025/1275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2024
NUMARASI : 2023/26 E-2024/238 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili Banka'nın "Macunköy Lojmanları A ve B Blokları Mutafak ve Koridor Dolabı" yapılması işinin yüklenici ...'a ihale edildiğini, 13/10/2010 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, bilahare Ankara 26 Noterliği'nin 28/10/2010 tarih ve 12284 sayılı devir sözleşmesi ile ... ( ... İnşaat Taah. Tadilat) firmasına devredilmek sureti ile 13/02/2011 tarihi itibariyle işin bitirildiğini, 25/02/2011 tarihinde geçici kabul yapıldığını, bilahare kesin hesap çalışmalarına başlanıldğını, 13/06/2013 ve 04/10/2013 tarihli yazılara rağmen davalı temsilcisinin kesin hesap ve metraj çalışmalarına katılamadığını, 08/01/2014 tarihli yazı ile de hazırlanan kesin metraj ve hesapları incelemek üzere bir temsilcinin bankaya gelmesi aksi takdirde kesin hesabın gıyabında sonlandırılacağı hususunun bildirilmesine rağmen davalının bu davete de icabet etmemesi nedeniyle kesin hakediş raporunun davalının gıyabında sonlandırıldığını, kesin hesap sonucunda davalı 151.006,36 TL borçlu çıktığından 11/06/2014 tarih ve 13078 sayılı yazı ile söz konusu tutarın 15 gün içinde banka veznesine yatırılmasının istenildiğini, davalının 16/06/2014 tarihli cevabi yazısında kesin hakediş raporunda yer alan tespit metrajları, fiyat analizleri, gecikme cezası şantiye şefi bulundurulmama cezası v.s. hesaplanmalara itiraz ettiğini bildirdiğini, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesi gereğince tebligatlara rağmen kesin hesap çalışmalarına katılmayan, gıyabında hazılanmış olan, kesin hesabı incelemeye gelmeyen kesin hesabı inceleme talebinde bulunmayan yüklenicinin, kesin hesapla ilgili bütün belgeleri kayıtsız kabul etmiş sayılacağı ve bundan sonra yapacağı herhangi bir itirazının dikkate alınmayacağını ileri sürerek 151.006,36 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin yapımını üstlendiği işi eksiksiz olarak tamamlandığını, işin geçici kabulünün de yapıldığını, 25/02/2011 tarihinde geçici kabulü yapılan işin yıllar sonra 2014 senesinde kesin hesabının yapılarak eksik yapıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, geçici kabul tarihinden sonra 1 yıllık sürede idare tarafından kesin hesabın çıkarılarak müvekkilinin teminatının dahi iade edilmediğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 43. maddesinde teminat süresinin düzenlendiğini, teminat süresi içinde kesin hesap yapılıp teminat iade edilmediğinden teminatın iadesi için icra takibinin başlatıldığını, itiraz üzerine Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinirn 2014/173 E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, kesin hesabın yapılması için oluşturulan heyet başkanının gendirdiği mail ile proje ve mahal listelerinin gönderilmemesi nedeni ile kesin kabulün yapılamayacağına karar verildiğini beyan ederek idare adına ikrarda bulunduğunu, idarenin kendisinden kaynaklanan sebeplerle kesin hesabı yapamadığını, 11/06/2014 tarihli yazı ile kesin hesabın yapıldığı ve 151.006,36 TL kesin hesap alacağının ödenmesinin talep edilmesi üzerine müvekkilinin 16/06/2014 tarihli yazısı ile bu hesaba derhal itiraz ederek müvekilinin hakediş raporunda geçen tespit metrajları, fiyat analizleri, icmal tablosunu, gecikme cezasını, şantiye şefi bulundurmama cezasını ve sair hesaplamalara itirazının baki olduğunu ve talep edilen alacağın kabul edilmediğini bildirdiğini , ayrıca müvekilinin Sosyal Güvenlik Kurumu dahil herhangi bir yere borcunun bulunmadığını, tüm ilişik kesme belgelerinin davacı idareye sunulduğunu, bu nedenle kesin hesapla müvekkiline borç çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 21.12.2020 tarih ve 2019/364 Esas- 2020/704 Karar sayılı davanını kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 05.12.2022 tarih ve 2021/202 Esas- 2022/1220 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamından, davaya konu ... Macunköy Lojmanları A ve B bloklarının yıkılmış olması nedeniyle mutfak ve koridor dolabı yapılması işine ait edimin davalı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin keşfen tespit edilemediği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2021/202 Esas- 2022/1220 Karar sayılı kaldırma ve gönderme kararı ile işaret edildiği üzere davacı idare tarafından sunulan CD ve fotoğraflar hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi heyeti tarafından incelendiğinde; fotoğraf görüntülerinden, yapılan imalatların ebatları ve imalatta kullanılan malzemelerin evsafı tayin edilemediğinden, yapılan imalatın şartnamelerine ve imalat detay çizimlerine uygun olup olmadığının heyetçe tespitinin mümkün olamayacağının rapor edildiği, bununla birlikte davaya konu eser sözleşmesinin iş kapsamının belirlenmesi için davacı idare vekiline önce ilgili ihale öncesi yaklaşık maliyetteki iş kalemlerine ait metrajlarını, proje ve mahal listelerini bildirilmesi, sonra ise Kamu İhale Kanunu kapsamında EKAP'a bildirilen ve akdedilen ihale kapsamında düzenlendiği belirtilen mahal listesini ve projeyi sunması için makul kesin süreler verildiğini ancak davacı vekili tarafından bu kesin süre gereklerinin yerine getirilmediği, eser sözleşmesine konu iş kapsamında mahal listesi ve proje tanzim edilmediği için proje ve mahal listesinin sunulmadığı, dosyaya sunulan sözleşme ve ihale dokümanlarında ise davacının iddialarını tespite yarar belirleyici özelliklerin yer almadığı, bu haliyle kesin hesabın çıkarılamayacağı, geçici kabulde belirtilmeyen eksikliklerin davalının usulüne uygun davet edilmediği kesin hesapta yer almasının doğru olmadığı değerlendirilmekle, davacının kesin hakediş raporunda yer alan tespit metrajları, fiyat analizlerine ilişkin eksik imalat iddiası yönünden davasını ispatlayamadığının anlaşıldığı, öte yandan yine bilirkişi heyet raporu ile belirtildiği edildiği üzere, davalı tarafından bildirilen teknik personelin fiilen çalışıp çalışmadığına dair dosya içeriğinde herhangi bir tutanak veya davalıyı ihtar eden bir belge bulunmadığından, davacı idarenin teknik personelin şantiyede çalışmadığına ilişkin yükleniciye bir bildirimde bulunmadığı ve sözleşmenin 23.maddesine uygun bir şekilde ara hak edişlerde de buna ilişkin bir ceza kesintisinin yapılmadığından, davacı idarenin “Teknik Personel Bildirimi” yapılmadığı gerekçesi ile 24.600,00 TL ceza kesintisinin yerinde olmadığı, idare tarafından düzenlenen hakedişler ve geçici kabul tutanağında işin bitim tarihinin 13.02.2011 olduğu, bu tespitin davacı idarenin kabulünde olduğu, tüm bu hususlar birlikte göz önüne alındığında idare tarafından kesin hak edişte 2.251,40 TL para cezası uygulamasının da isabetli olmadığı, zira itiraza uğramayan geçici hakedişlerin Yapım İşleri Genel Şartname uyarınca kesinlik kazanmış olduğundan, kesin hakedişte gecikme cezası hesaplanmasının yerinde olmadığı, davacının bu iddiası yönünden de davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde "...davaya konu ... Macunköy Lojmanları A ve B Bloklarının yıkılmış olması nedeniyle mutfak ve koridor dolabı yapılması işine ait edimin davalı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin keşfen tespit edilemediği..." denildiğini, oysa, aynı konuyla ilgili olarak Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/173 Esas sayılı kesinleşmiş bir dosyasının bulunduğunu, Yargıtay ilamı ile kesinleşen dosyada bulunan 13.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda "...Yüklenici ilk çağrı tebliğ edilmese de sonraki tebligata rağmen kesin hesap çalışmasına katılmadığı anlaşılmaktadır. Kesin hesap çalışmasının idare tarafından tek taraflı yapılmasında yüklenicinin kendi kusuru bulunmaktadır. İdare gecikmeli olsa da kesin metraj ve hesap çalışmalarına başladığı, gerekli davet ve uyarıları yükleniciye yaptığı, devamında da işin kesin hak ediş raporunu tanzim ettiği görülmektedir... Yüklenicinin idareye 151.006,36 TL borçlu olduğu görülmektedir. Yüklenici kesin hak edişe ilişkin beyanda bulunmadığı gibi hazırladığı kesin hak edişi de dosyaya sunmamıştır..." denilerek Bankanın alacağı olduğunun bir kez daha vurgulandığını, mahkemece, işin yapılıp teslim edildiği, geçici kabulün de yapılmasına rağmen sözleşme ve şartnamede yazan yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirilmediği ve müvekkili tarafından çıkarılan kesin hesaba göre yüklenicinin müvekkiline 151.006,36 TL borçlu olduğu ve bu nedenle teminatın iadesinin koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle yüklenicinin açtığı davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2017 tarih ve 2016/343 E- 2017/497 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, yine kararda "...Davaya konu eser sözleşmesinin iş kapsamının belirlenmesi için mahkememizce davacı idare vekiline önce ilgili ihale öncesi yaklaşık maliyetteki iş kalemlerine ait metrajlarını, proje ve mahal listelerini bildirilmesi, sonra ise Kamu İhale Kanunu kapsamında EKAP'a bildirilen ve akdedilen ihale kapsamında düzenlendiği belirtilen mahal listesini ve projeyi mahkememize sunması için makul kesin süreler verilmiş ise de davacı vekili tarafından bu kesin süre gereklerinin yerine getirilmediği, eser sözleşmesine konu iş kapsamında mahal listesi ve proje tanzim edilmediği için proje ve mahal listesinin sunulmadığı, dosyaya sunulan sözleşme ve ihale dokümanlarında ise davacının iddialarını tespite yarar belirleyici özelliklerin yer almadığı..." denildiğini, oysa 12.10.2023 tarihli dilekçede de belirtildiği üzere dosya içeriğinde bulunan İhale Onay Belgesi’nde yaklaşık maliyet tespit edilmiş olup, eki belgelerinde icmal, A ve B bloklarına ait ayrıntılı olarak yapılacak işlerin metrajı ve maliyetinin çıkarıldığını, mahal listesi olarak ayrıca bir tablo veya farklı bir çalışma yapılmamış olup, sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen işin niteliği, türü ve miktarı bölümünde yapılacak işe ait bilgilerin verildiğini, şartname ile yapılacak bütün işlerin poz tarifinin yapıldığını, ayrıca düzenlenen 4 adet geçici hakedişin ekinde de yapılan işlerin listesinin de bir tablo halinde kalemlere ayrılarak tespit edildiğini, metraj tablosu hazırlanarak hangi blokta hangi işlerin olduğunun çıkartıldığını, yapılan işin kapsamlı bir tadilat veya yeniden yapım olmaması, ihalenin birim fiyat teklif usulü ile yapılması sebebiyle genel olarak yapılacak işlerin tarif edilerek mahallerin belirlendiğini, bu sebeple söz konusu ihale işi ile ilgili proje çalışmasının yapılmadığını, mahkemenin, müvekkilinin kesin sürenin gereklerinin yerine getirilmediği yorumunun gerçekleri yansıtmadığını, mahkemece, taraflarınca sunulan CD ve fotoğrafların bilirkişi heyeti tarafından incelendiğini, fotoğraf görüntülerinden, yapılan imalatların ebatları ve imalatta kullanılan malzemelerin evsafı tayin edilemediğini, yapılan imalatın şartnamelerine ve imalat detay çizimlerine uygun olup olmadığının heyetçe tespitinin mümkün olamayacağına kanaat getirildiğini ancak söz konusu değerlendirmenin yapılamamasının görüntülerin yetersizliğinden değil, bilirkişi heyetinin yapamamasından kaynaklandığını, videolar, resimler, projeler ve metrajlar birlikte ele alındığında, yapılan ve yapılmayan imalatların net bir şekilde görülmesinin mümkün olduğunu, öncelikle dosya içerisinde idarede bulunduğu belirtilen video ve fotoğraflardan sözleşme ve ekindeki yükümlülükler değerlendirilerek metrajlı bir keşfin çıkartılmasının her ne kadar mümkün olmasa da, kesin hesapta göz önüne alınan eksik imalatların duvardan duvara ve döşemeden tavana yapılmış şekilde hakedişlere dahil edilen, ama sadece tezgâh arasına yapılan seramik imalatları, duvar boyunca yapılmış gibi hakedişlere dahil edilen ancak minha edilmeyen ocak, buzdolabı ve bulaşık makinası boşlukları nedeniyle ara hakedişlerde fazla yazılan dolap imalatının yapılıp yapılmadığı ve dosya üzerindeki idarenin kesin hakedişte kesinti olarak minha ettiği imalatların görülebileceğinin açık olduğunu, yine kararda, davalı tarafından bildirilen teknik personelin fiilen çalışıp çalışmadığına dair dosya içeriğinde herhangi bir tutanak veya davalıyı ihtar eden bir belge bulunmadığını, müvekkilince, teknik personelin şantiyede çalışmadığına ilişkin yükleniciye bir bildirimde bulunmadığının ve sözleşmenin 23.maddesine uygun bir şekilde ara hak edişlerde de buna ilişkin bir ceza kesintisinin yapılmadığından, "Teknik Personel Bildirimi” yapılmadığı gerekçesi ile 24.600,00 TL ceza kesintinin yerinde olmadığı ve düzenlenen hakedişler ve geçici kabul tutanağında işin bitim tarihinin 13.02.2011 olduğunu, bu tespitin müvekkilinin kabulünde olduğunu, tüm bu hususlar birlikte göz önüne alındığında kesin hak edişte 2.251,00 TL para cezası uygulamasının da isabetli olmadığına hükmedildiğini, yüklenicinin, sözleşmenin 23.3. maddesi uyarınca, idareye bildirdiği teknik personelin onaylandığının kendisine bildirildiği tarihten itibaren iş yerinde bulundurmak zorunda olduğunu, bulundurmadığı takdirde belirtilen cezaların hakedişten kesileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin bu konuyla ilgili olarak ayrıca bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu işte dört hakediş ve geçici kabul tutanağında sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 13.02.2011 olarak gösterilse de, daha sonradan Çevre Şehircilik Bakanlığı ve müvekkili Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan teftiş ve incelemelerde işin bitirilmesi gereken 24.01.2011 tarihi ile idarece işin bitirilme tarihi olarak esas alınan 13.02.2011 tarihleri arasındaki süre için sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen gecikme cezasının uygulanması gerektiğinin 07.03.2014 – 1344 sayılı teftiş raporu ile müvekkiline bildirildiğini, her ne kadar işin yapılması sırasında gecikme cezası kesilmese de müvekkilinin iç ve dış teftiş mekanizmalarınca tespiti yapılan hususlar konusunda müvekkilinin yerine getirme yükümlülüğü bulunmakta olup, teknik personel bulundurmama ve gecikme cezasının hesaplanarak kesin hakedişte düşüldüğünü, kesin hakediş raporlarının yapılmasının nedeninin, ara hakedişlerde yapılan veya yapılmayan işlemlerin tespiti ve yapılan hatalı işlemlerin düzeltilmesi, fazla ödemelerin kesilmesi, ödenmeyenlerin ise ödenmesi olmakla, YİGŞ'nin 40.maddesi 1. fıkrası a bendinde "İşin geçici kabulü yapıldıktan sonra, kesin hakediş raporunun düzenlenmesine esas olacak kesin metraj ve hesapların tamamlanmasına başlanır. Bunlar biri asıl olmak üzere en az üç suret halinde düzenlenir. Yüklenicinin kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde geçici hakediş raporlarındaki rakamlara itibar edilmez ve kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarlar esas alınır." ibaresinin yer aldığını, yüklenicinin YİGŞ yükümlerince kesin hakediş raporunu hazırlayarak müvekkili idareye sunmadığını, davetlere icabet etmediğini, gıyabında kesin hakediş raporu yapıldığını ve YİGŞ hükümlerince idarece düzenlenen kesin hakediş raporunun kesinleşmiş olduğunun açık olduğunu, YİGŞ'nin ilgili hükümleri gereğince yüklenici ... (... İnşaat Taahhüt Tadilat)'in 2.451,00 TL gecikme cezası, 24.600,00 TL teknik personel bulundurmama cezası, kesin hakedişi hazırlanması sırasında tespit edilen eksik imalatların bedeli 124.154,96 TL olmak üzere toplam 151.006,36 TL borçlu olduğunu, mahkemece önceki Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının yanlış yorumlandığını ve alanında yetkin olmayan bilirkişilerce de hesap yapılamaması sonucu haksız olarak davanın reddine karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle sözleşme ve ekleri kapsamında itiraz edilmemesi nedeniyle hakedişlerin kesinleşmesine ilişkin düzenlemenin yüklenici yönünde getirilen bir düzenleme olup, talep kalemlerinden gecikme cezası ile şantiye şefi bulundurmama cezasının ifaya ekli cezai şart olup, teslimin yapıldığı ve ihtirazi kayıt konulmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır