T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/970 - Karar No:2025/1082
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/970
KARAR NO : 2025/1082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2023
NUMARASI : 2019/666 E-2023/193 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025
Davacılar vekillerince davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın davalı ...- ... yönünden reddine, davalı ....Şti yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ... İnşaat...Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilleri; davalı iş ortaklığının taahhüdü altında bulunan İstanbul ili, Bahçelievler 70.yıl Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Eğitim ve Araştırma Merkezi Hastanesi ile Sağlık Meslek Lisesi Yapım işinde, mermer cephe kaplama ve mermer imalatları işleri kapsamında davalılardan ....Şti ile 17.04.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, doğal taş mermer mekanik ve harçlı imalat montaj işleri kapsamında ... ile 20.01.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, dava konusu uyuşmazlığın temelini, karşı tarafın sözleşme ile yüklendiği işlerini eksik, kusurlu ve geç ifası ile birlikte imalatların sözleşme, proje, detay ve şartnamelere aykırı olarak yapıldığı hususları oluşturduğunu, eksik bırakılan işlerin, müvekkillerince davalı firmanın namı hesabına başka bir firmaya tamamlattırıldığını, sözleşme hükümlerine göre işin bitirilme tarihi olarak ... ile akdedilen sözleşmede süre sonu olarak 30.06.2016 tarihi kararlaştırılmış olmasına ve ... ile akdedilen sözleşmenin ise süre sonu olarak 17.06.2017 tarihinin kararlaştırılmış olmasına rağmen, davalı tarafın bu süreye uymadığı gibi, iş programında yer alan işlerini dahi her zaman geciktirdiğini, davacı firmanın bu hususta yaşadığı mağduriyeti sözlü ve yazılı olarak defalarca davalıya ihtar edildiğini, Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/244 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda hesaplamaların yapıldığını, davalı firmaların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle, eser sözleşmeden doğan zararları ile işin davalı namı hesabına yaptırılması nedeniyle uğradıkları zararlar hususunda bu davayı açtıklarını gecikme yaşanmasının medeninin, betonarme imalatlarının henüz yapılmamış olmasından kaynaklı olarak mermer işlerinin başlayamaması olduğunu, bu durumda iş yapılacak alanın mermer işleri için teslim edilmemesinden kaynaklanan gecikmede vekil edenin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davalının taahhüdündeki eksik ve kusurlu işlerin namı hesabına bir başka firmaya yaptırılmasından doğacak KDV dahil toplam 54.000,00 TL zararları ile birlikte, gecikme cezası 86.000,00 TL, iadesi gereken fazla ödemenin 122.660,10 TL, namı hesaptan doğan zararının 54.000,00 TL olmak üzere toplam 262.660,01 TL alacağının tümünün tahsili gerektiğini, hakedişlerdeki imalat seviyesi ve işin ilerleme oranı genel ilerleyişin gerisinde kalması, imalatların birçoğunun bozuk, hatalı ve kusurlu olmasının kabul edilebilir düzeyde olmadığını, gerek eksik kalan tamamlayamadıkları işlerin gerekse imalatlardaki hatalı ve bozuk kısımların davalı tarafın namı hesabına yaptırılacağını, sözleşmenin 25/9. maddesinde yer alan ‘’Taşeron, İşveren Yetkili personeli tarafından kabul edilmeyen, yapmış olduğu hatalı, kusurlu imalatların İşveren tarafından verilen süreler içerisinde giderilmemesi halinde söz konusu hatanın, İşveren tarafından giderilmesini, düzeltmek için harcanan malzeme+işçilik bedelinin 2 katının hakkedişinden kesilmesini kabul ve taahhüt eder.’’ hükmü gereğince yaptıkları harcamalardan davalı tarafa yansıtılacağını,
davalıların işin gecikmesinden dolayı davacının bir kusurunun bulunmadığını, fazlaya ve faize dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; oluşan zarar ve oluşacak zararların temini amacıyla tespit edilecek davalı banka hesaplarına tedbir konulmasını, doğmuş-doğacak her türlü zarar ile toplam gecikme cezası ve fazla ödemelerin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.11.2020 tarihli dilekçesi ile ... yönünden; eksik/ kusurlu iş nedeniyle namı hesaptan doğan 3.000 TL, gecikme cezası nedeniyle 1.000 TL, fazla ödeme nedeniyle 1.000 TL'nin, ....Şti yönünden; eksik/ kusurlu iş nedeniyle namı hesaptan doğan 3.000 TL, gecikme cezası nedeniyle 1.000 TL, fazla ödeme nedeniyle 1.000 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...- ... vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediğini, kaç günlük gecikmesi olduğu ve gecikme nedeniyle doğmuş olan zararın tespit edilmesi için davacı iş ortaklığı tarafından, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/244 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bu dosya kapsamında hazırlanan 12.06.2018 tarihli ilk bilirkişi raporu ile tespit konusu taşınmazda taraflar arasında yapılan sözleşme doğrultusunda söz konusu hastane yapısında, mermer cephe kaplama ve mermer imalatlarına yönelik çalışmaların yürütülmüş olduğu ve keşif tarihi itibariyle sözleşme kapsamında yapılan imalatlarda kusurlu kısımların ve eksik kalan imalatların bulunmadığının belirlendiğini, davacı iş ortaklığının haksız itirazları ve bilirkişilerin yanlış yönlendirmeleri ile alınan 12.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporu ile; yapılan imalatın %90 olduğu, kalan imalatların 30 günde tamamlanabileceğini, eksik kalan işlerin başka bir firmaya yaptırılması halinde keşif tarihi itibariyle 400.000,00 TL zararın oluşabileceğini, müvekkiline 147.898,17 TL fazla imalat bedeli ödendiğini, 556 gün gecikme süresi olduğu,gecikme için sözleşme bedelinin %0,5 (binde 5).i kadar gecikme cezası ödemesi gerektiğini, ancak sözleşmede sözleşme bedeline ilişkin bir tutarın sözleşmede yer almadığının tespit edildiğini, bu rapora eksik ve yetersiz inceleme sonucu yapılan tespitin ve buna dayanak olan ek bilirkişi raporuna itiraz edildiğini belirterek ana işin gecikmesinde müvekkili davalının bir kusurunun olmadığını, gecikme yaşanmasının nedeninin betonarme imalatların henüz yapılmamış olmasından kaynaklı olarak mermer işlerinin başlayamamasından kaynaklandığını, bu durumda iş yapılacak sahanın mermer işleri için teslim edilmemesinden kaynaklı olarak yaşanan gecikmeden davalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, izah edilen nedenlerle, mahkemenin re’sen alacağa nedenlere dayanarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve davacıların tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
Davalı ....Şti; sağlık meslek lisesinde hiçbir gecikmeye sebep olmadıklarını, şantiye şefi ...’in bilgisi dahilin de imalatların yapıldığını, ... Yapı...Şti'nin çelebi inşaatını dava etmesinden dolayı mahkeme sürecinin 6 ay beklenilmesinin şantiye şefi talimatı ile yapılmış olduğunu, tekrar işe başlanıldığında sağlık meslek lisesinde kurulu olan kule vincin doğal afetten dolayı yıkılmasından dolayı işin 2 ay tekrar durdurulduğunu, imalata tekrar başlanıldığında, sağlık meslek lisesinde alt yapı ve drenaj imalatı yapılmadığı için cephede yapılacak imalatlar için kurulacak iskeleye izin verilmediğini, daha sonra ana firma yüklenicinin 1. ihaleyi tamamlayamadığından dolayı, EK ikmal ihalesine girerek, sağlık meslek lisesini tekrar ihaleyle aldığını, bu süreçten sonra hiçbir imalatın yapılmadığı gibi, Sağlık Bakanlığı tarafından şantiyeye el konulmuş olduğunu, son 6 ayda şantiyeye atanan Bakanlık müfettişleri tarafından durum tespiti yapılıp incelendiğini, ....Şti tarafından sağlık meslek lisesine mermer imalatları ile ilgili çıkarmış oldukları hakedişin 450.000,00 TL olup, yüklenici firma tarafından kesin hakediş hesabı yapılmadığı gibi, hakedişlerinin tamamının da yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı .... Şti ile 17.04.2017 tarihli sözleşmeye göre eksik kalan imalatların tamamlanabilmesi için keşif tarihi (12.12.2017) itibariyle Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/245 D.İş sayılı dosyasında alınan 12/03/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı iş ortaklığının, davalı ...'den 12/12/2017 keşif tarihi itibari ile oluşacak zarar olarak ticari defterlerde ödeme tutarı 421.984,89 TL olduğunun tespit edildiği, yapılan iş tutarı olan 376.014,10 TL'nin mahsubu ile davacının alacaklı olduğu tutarın 45.967,79 TL olarak belirtildiği ancak bilirkişi kurulunca belirtildiği şekilde .... Şti'nden 301.506,61 TL tutarında fazla ödeme kayıtlarının avans niteliğinde ödemeler olabileceği ihtimaline nazaran, keza alacağı belirleyen idare hak ediş belgeleri ile birbirleriyle uyuşmayan defter kayıtları dışında başkaca ödemeye ilişkin belge ibraz edilmediğinden fazla ödemeye ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarında eksik kalan imalat bedeli olan 77.123,40 TL tespit edilmiş olmakla bu miktarın davalı ....Şti'nden tahsili gerektiği, dava kısmi dava olduğundan 3.000,00 TL alacağın davalı davalı ....Şti'nden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı ... İnşaat...Şti vekili istinaf başvurusunda; davalı tarafların sözleşme konusu işin ifasını çok geciktirdiklerini, dosyaya sunulan Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/245 ve 2017/246 değişik iş tespit raporlarına göre haklılıklarının ortada olduğu, sözleşmenin 25/9 maddesine göre hatalı, kusurlu imalatların işveren tarafından verilen süreler içerisinde giderilmemesi halinde söz konusu hatanın, işveren tarafından giderilmesi için harcanan malzeme+işçilik bedelinin 2 katının hak edişinden kesilmesini kabul eder hükmü gereği yaptıkları harcamaların davalı tarafa yansıtılması gerektiğini, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme imzalanması ile yer teslimi yapılmış sayılacağını, bilirkişilerce sözleşmenin feshedildiğine dair dosyada belge olmaması sebebiyle gecikme tazminatı hesaplanmadığını, ancak bu kanaate nasıl varıldığının anlaşılamadığını, cezai şart ve feshin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, inşaatı biten duvarlarda davalılarca mermer işi yapılmadığını, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediklerini ileri sürmüştür.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın davalı ...- ... yönünden reddine, davalı ....Şti yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ... İnşaat...Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha çok kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere emek ve mallarını birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşmedir (TBK 620). Ortaklığa devredilen ve ortaklık için edinilen hak ve alacaklar, mallar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde el birliği halinde ortaklara ait olduğundan ortaklık tarafından açılacak davada ortaklar zorunlu dava arkadaşıdır. Zorunlu dava arkadaşı olmalarına rağmen dava adi ortakların tamamı tarafından açılmamış ise, diğer ortakların muvafakatının sağlanması, olmadığı taktirde muvafakat vermeyen ortak hakkında eldeki dava ile birleştirilmek üzere dava açılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Ortaklar, adi ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından para alacakları ile ilgili olarak adi ortakların tamamına karşı dava açılabileceği gibi, bir veya birkaçına karşı dava açılması da mümkündür.
Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK 'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece re'sen nazara alınabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, dava konusu İstanbul Bahçelievler 70.yıl fizik tedavi ve rehabilitasyon eğitim araştırma merkezi hastanesi ile sağlık meslek lisesi inşaatı işine ilişkin olarak bu işin yerine getirilmesi amacıyla yüklenici ... İnşaat … şirketi ve ... yapı inşaat … şirketi ortak girişim olup, davalı taşeron ... firması ile 17/04/2017 tarihinde sağlık meslek lisesi mermer kaplama ve mermer imalatları için alt taşeron sözleşmesi imzalandığı, yüklenici ... inşaat, ... İnşaat… ve ... yapı inşaat … şirketleri ortak girişim olup, davalı ...-... ile 20.01.2016 tarihinde hastanede doğal taş mermer mekanik ve harçlı imalat montaj işi için alt taşeron sözleşmesi imzaladığı anlaşılmıştır. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması, ya da diğer ortağın davaya muvafakatının sağlanması gerekir.
Bu durumda, yüklenici ortak girişim olarak sözleşmenin imzalanmış olmakla, ortaklığı oluşturan şirketlerden ... yapı inşaat şirketi ve ... inşaat şirketinin davada davacı olarak yer aldığından dava dışı diğer ortak olan ... inşaat …. şirketinin davaya muvafakatının sağlanması, muvafakat vermediği takdirde bu işbu ortak hakkında asıl davayla birleştirilmek üzere dava açmak üzere davacı tarafa süre verilip açılacak davanın eldeki davayla birleştirilip bu suretle taraf teşkilinin tamamlanması gerekirken, taraf teşkili tamamlanmadan yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılardan ... inşaat şirketi vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... İnşaat...Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2023 tarih ve 2019/666 Esas- 2023/193 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı ... İnşaat...Şti tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf talep eden davacı ... İnşaat...Şti tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır