T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/1036 - Karar No:2025/1094
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1036
KARAR NO : 2025/1094
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2023
NUMARASI : 2018/344 E-2023/203 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; ..., ... ve ... Kanal Koordinatörlükleri için Dijital Dergi Yönetimi ve İçerik Temini İş ve İşlemlerine ilişkin olarak davalı ... Danışmanlık Ltd. Şti. firmasından ve ... Ltd Şti firmasına doğrudan alım sözleşmeleriyle hizmet alındığını, bu alımların yasal mevzuata uygun olmadığı ve rayiç değerinin çok üzerinde alınarak kurumun zararına neden olduğunu, söz konusu alım süreçlerinin soruşturulması neticesinde Başmüfettiş ... tarafından yapılan soruşturmada tespit edildiğini, bu soruşturma neticesinde hazırlanan 18.11.2016 tarih ve 2 sayılı raporunda ayrıntılı olarak tespit edilen fazla ödemelerin bulunduğunu, bu kapsamda ... Danışmanlık Ltd. Şti firmasına; ... Dairesi Başkanlığı bünyesindeki dijital dergi yönetimi hizmeti alımı sürecinde yapılan toplam 667.290,00 TL tutarında fazla ödenen/ kurum zararının, yine ... bünyesindeki alım sürecinde yapılan 49.560 TL fazla ödenen/ kurum zararı olmak üzere toplam 716.850 TL Kurum zararının oluştuğunu, ayrıca ... Ltd Şti firmasına, ... bünyesindeki alım sürecinde yapılan toplam 495.600 TL fazla ödenen/ kurum zararı ile ... Dairesi Başkanlığı bünyesinde dijital dergi içerik temini alımı kapsamındaki 134.520 TL karşılıksız ödeme tutarı ile birlikte toplam 630.120 TL fazla ödeme/ kurum zararının oluştuğunun tespit edildiğini, bu zararların raporda tespit edilen kurum personeli yanında Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine fazla ödeme yapılan davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin her tür talep, dava ve ıslah haklarını saklı tutarak şimdilik 1.346.970,00 TL kurum zararının, görevde oldukları dönemde, görev ve yetkileri çerçevesinde kurumsal mevzuat gereği yapmaları gereken iş ve işlemleri yapmamak, ihmal etmek, geciktirmek, kurumsal yükümlülüklerini zamanında ve tam yerine getirmemek suretiyle firma lehine haksız kazanç sağladıkları ve firma ile beraber müştereken- müteselsilen sorumlu bulundukları tespit edilen davalı Kurum personeli yanında, fazla ödeme yapılan ... Ltd. Şti- ... (TC No: ...) ile ... Danışmanlık Prodüksiyon Film Medya Eğit. San. ve Tic. Ltd. Şti.(Hoca Paşa V.D:...) - ... firmalarından zararın doğduğu tarihten itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte tahsilde tekerrüre mahal vermemek ve davalılardan sorumluluk oranlarına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Danışmanlık...Ltd. Şti vekili; davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın usulden reddedilmesini, davacının tüm iddia ve taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, haklı olsa dahi kamu zararını talep ve dava etmek için öngörülen zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, müvekkilinin adresinin İstanbul'da olduğunu bu nedenle davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde ifade edilen kamu zararı ifadesinin somutlaştırılmadığını, hukuki sebebin açıkça gösterilmediğini, iddiaların ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, halbuki iddiaların somutlaştırılmadığını, müvekkilinin sözleşme konusu hizmeti eksiksiz ifa ettiğini, iş karşılığı kesilen faturaların davacı kurum tarafından kabul edilerek ödenmiş olduğunu, kamu zararının ilgili yönetmelikte tanımlandığını, bu kriterler dikkate alınmaksızın soyut şekilde kamu zararından bahsedildiğini, kurum zararı nedeniyle müvekkilinin müteselsilen sorumlu tutulacağına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığını, müvekkili tarafından davacının alımına karar verdiği hizmet için, hizmetin kapsamı ve ücretin yer aldığı teklifi vermiş olduğunu ve davacı tarafından kabul edilen teklif üzerine sunulan hizmet bedelinin fatura edildiğini, fatura bedel ve içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, TTK 21/2 madde hükmü gereğince süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde ödenmesinin gerektiğini, doğrudan temin alımına ilişkin olarak yürütülen iş ve işlemlerde usulü eksiklik olup olmadığı hususunda müvekkilinin taraf olamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından huzurda görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, davaya konusu olayda haksız fiil sorumluluğunun koşullarının oluşmadığını, olayda müvekkiline atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin yasa ve yönetmeliklerle belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu, teklif alınan firmalara ve tekliflere yönelik aksaklıklardan dolayı müvekkilinin herhangi bir ihmalinin söz konusu olamayacağını,buna dair soruların ve sorumluluğun muhatap ya da muhatapları, firmaları belirleyen ve teklifleri alan kişi ya da kişiler olduğunu, Kanal koordinatörlüğünü yürüten birisinin, mal ve hizmet alımına ilişkin fatura arkasına ilgili kişi tarafından “Hizmet Görülmüştür.” notu düşüldükten sonra ödeme belgesini paraf etmesinden dolayı bir kusur veya ihmalinden söz edilemeyeceğini, davaya konu iş ve işlemlerden dolayı davacının zararının söz konusu olmadığını, davaya esas teşkil eden soruşturma raporunun sonucuna bağlı olarak İdare Mahkemesinde devam eden davanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dijital dergi hizmeti kapsamındaki alımların kanun ve yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar kapsamında gerçekleştirildiğini, tekliflerin alınması sürecinde müvekkilinin görev almadığını, alıma konu içerik hizmetinin kurum personeli tarafından sağlandığı ve bu sebeple firmaya haksız menfaat temin edilmediğini, şartnameye göre temin edilecek içeriğin firma tarafından sağlanacağının açık olduğunu, firmanın bunu nasıl ve nereden elde edeceğinin firmanın konusu olduğunu, kurumda çalışan personelden mevzuat hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla ve izin verilen oranda içerik temin edilebileceğini, bu kişilerin fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan haklarının tamamen yükleniciye ait olduğunu, doğrudan temin kapsamında teklif alınan firmaların aynı adreste faaliyet göstermesinin yasalara aykırı bir durum teşkil etmediğini, doğrudan temin kapsamında alınan teklif mektuplarındaki imzaların sahte ve firma sahibine ait olup olmadığını incelemeye müvekkilinin yetkili bulunmadığını, kriminal inceleme konusu olduğunu, temin edilen hizmetin daha düşük bedelle yapılabileceğinin soyut bir iddia olduğunu, teknik ve idari şartname ve hizmetin sunulması esasları belirtilmeksizin dijital dergi fiyatlandırılmasının gerçekçi olamayacağını, 2013 yılında dijital Türkçe derginin doğrudan temin kapsamında aylık 11.000 TL + KDV, İngilizcesinin ise 7.500 TL + KDV üzerinden hizmetin karşılanmış olduğunu, teknik özelliği olan hizmetin bedelinin tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılmasını talep ettiklerini, program komisyonları toplantıları kurum genelinde olduğu gibi yönetmelik ve mevzuatlar çerçevesinde yapılmış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından işbu davada Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, olayda haksız fiil sorumluluğunun koşullarının oluşmadığını, müvekkiline atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin yasa ve yönetmeliklerle belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu, dava konusu hizmet alımlarında, hizmeti yapacak firmanın ve ödenecek bedelin belirlenmesi sürecinde müvekkilinin hiçbir dahlinin söz konusu olmadığını, bu durumun soruşturma raporu ve ... disiplin kurulu kararı ile sabit olduğunu, davaya konu iş ve işlemlerden dolayı davacının zararının söz konusu olmadığını, davaya esas teşkil eden soruşturma sonucuna bağlı olarak Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın taraflarından biri olan müvekkilinin tacir olmadığını dolayısıyla ticari bir dava olmadığını, bu nedenle davanın görülme yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olamayacağından görev yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin “Hizmet Görülmüştür.” şeklinde imzasının bulunduğu faturaların dayandığı sözleşme ve diğer evraklarda imzasının bulunmadığını, bunun ise müvekkiline sorumluluk yüklemeyeceğini, müvekkilinin doğrudan temin onay belgesi ve yaklaşık maliyet hesap cetveli düzenlemek için gereken ... (Muhasebe Programı) isimli programa giriş yetkisinin bulunmadığını, bu programda başka personel tarafından hazırlanan belgeler muhasebe prosedürü gereği imzalanmakta olduğunu, yapılan ödemelerin usulsüz olduğuna dair herhangi bir kanıt gösterilmediğini, hizmet alımı sırasında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, söz konusu fiili işleme imkanının hukuken bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; olayda müvekkiline atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin yasa ve yönetmeliklerle belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu, müvekkilinin, fiyat araştırması, teklif isteme, tekliflerin değerlendirilmesi aşamasına dahil olmadığını, Genel Müdür tarafından onaylanan alım kararı sonrasında hizmetin görüldüğü yönündeki bildirim dışında hiçbir aşamaya dahil olmadığını, dava konusu hizmet alımlarında, hizmeti yapacak firmanın ve ödenecek bedelin belirlenmesi sürecinde müvekkilinin hiçbir dahlinin söz konusu olmadığını, bu durumun soruşturma raporu ve ... disiplin kurulu kararı ile sabit olduğunu, temin edilen hizmetin daha düşük bedelle yapılabileceği soyut bir iddia olduğunu, teknik ve idari şartname ve hizmetin sunulması esasları belirtilmeksizin dijital dergi fiyatlandırılmasının gerçekçi olamayacağını, soruşturma kapsamında toplanan afaki tekliflere dayalı olarak Kurum zararının oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, kurum zararının varlığını ve müvekkilinin bu zarardan sorumlu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Kurumun bu alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dijital dergi yönetimi hizmeti fiyatını ... Dairesi Başkanı ... ve Başkan yardımcıları ... ve ...'ın belirlediğini, dijital derginin herhangi bir emtia gibi değerlendirilemeyeceğini, kurumda 2012-2013 ve Mayıs 2014 tarihlerinde de 21 ay dijital dergi alımı yapıldığını, bölüm başına İngilizcesi ile birlikte 18.500 TL + KDV ödeme yapılmış olduğunu, dava konusu olan zararın meydana geldiği tarih ile dava tarihi arasında geçen zaman nedeniyle zaman aşımı hususunun dikkate alınmasını, dijital dergi alımının karar süreçlerinde hiçbir dahlinin olmadığını, tekliflerin yönetim tarafından alındığını,doğrudan temin dosyalarının hazır olarak geldiğini, bu hizmeti verenleri tanımadığını, bunlarla irtibatının olmadığını, ayrıca bu işlemlerden dolayı kurumca aleyhinde yapılan bir disiplin soruşturması ve kararın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görülmesi gerektiğini ve davanın usulden reddini, davacı kurum tarafından açılan bu davanın, Fetö-Pyd örgütü üyesi müfettişler tarafından düzenlenen rapor esas alınarak açılmış olduğunu, dijital dergi hizmeti kapsamında alımların yasa ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde usul ve esaslara uygun gerçekleştirildiğini, bu nedenle zarar doğmasının söz konusu olmadığını , her bir görsel tasarımcının hazırladığı gazete/dergi tasarımının özgün olduğunu, bu konuda yetkin bilirkişilere inceleme yaptırılmasını talep ettiklerini, dijital dergi içeriği ile ilgili olarak yapılan alım ile dijital dergi hazırlanması ve yönetimi hizmetinin birbirine karıştırıldığını, usulüne uygun olarak, yapım ve yayın için gerekli olan içerik satın almasının 19/ç maddesi uyarınca yapıldığının dosyada mevcut temin olurunda belli olduğunu, alımlara konu içerik hizmetinin kurum personeli tarafından sağlandığı ve bu sebeple firmaya haksız menfaat temin edilmediğini, şartnameye göre temin edilecek içeriğin firma tarafından sağlanacağının açık olduğunu, firmanın bunu nasıl ve nereden elde edeceğinin firmanın konusu olduğunu kurumda çalışan personelden mevzuat hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla ve izin verilen oranda içerik temin edilebileceğini , bu kişilerin fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan haklarının tamamen yükleniciye ait olduğunu, temin edilen hizmetin daha düşük bedelle yapılabileceği soyut bir iddia olduğunu, teknik ve idari şartname ve hizmetin sunulması esasları belirtilmeksizin dijital dergi fiyatlandırılmasının gerçekçi olamayacağını, teknik özellikleri olan bu hizmetin tespitinin bilirkişi tarafından yapılması ile rayicin gerçekçi bir şekilde ortaya çıkabileceğini, program komisyonları toplantıları kurum genelinde olduğu gibi yönetmelik ve mevzuatlar çerçevesinde yapılmış olduğunu, kurum zararının varlığını ve müvekkilinin bu zarardan sorumlu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Kurum zararının varlığının kabulü halinde alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu, davaya esas teşkil eden soruşturma raporunun sonucuna bağlı olarak devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasını ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından dolayı huzurda görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, davacı kurum tarafından açılan bu davanın, Fetö-Pyd örgütü üyesi müfettişler tarafından düzenlenen rapor esas alınarak açılmış olduğunu, dijital dergi hizmeti kapsamında alımların yasa ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle zarar doğmasının söz konusu olamadığını , dijital dergi içeriği ile ilgili olarak yapılan alım ile dijital dergi hazırlanması ve yönetimi hizmetinin birbirine karıştırıldığını, usulüne uygun olarak, yapım ve yayın için gerekli olan içerik satın almasının 19/ç maddesi uyarınca yapıldığının açık olarak dosyada belli olduğunu, alımlara konu içerik hizmetinin kurum personeli tarafından sağlandığı ve bu sebeple firmaya haksız menfaat temin edilmediğini, şartnameye göre temin edilecek içeriğin firma tarafından sağlanacağının açık olduğunu, firmanın bunu nasıl ve nereden elde edeceğinin firmanın konusu olduğunu, kurumda çalışan personelden mevzuat hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla ve izin verilen oranda içerik temin edilebileceğini, bu kişilerin fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan haklarının tamamen yükleniciye ait olduğunu, temin edilen hizmetin daha düşük bedelle yapılabileceği soyut bir iddia olduğunu, teknik ve idari şartname ve hizmetin sunulması esasları belirtilmeksizin dijital dergi fiyatlandırılmasının gerçekçi olamayacağını, teknik özellikleri olan bu hizmetin tespitinin bilirkişi tarafından yapılması ile rayicin gerçekçi bir şekilde ortaya çıkabileceğini, program komisyonları toplantıları kurum genelinde olduğu gibi yönetmelik ve mevzuatlar çerçevesinde yapılmış olduğunu, kurum zararının varlığını ve müvekkilinin bu zarardan sorumlu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Kurum zararının zamanaşımına uğramış olduğunu, davaya esas teşkil eden soruşturma raporunun sonucuna bağlı olarak devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı davada, Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, dijital dergi hizmeti kapsamında alımların yasa ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle zarar doğmasının söz konusu olamayacağını, müvekkilinin görev tanımlaması içinde bulunmayan konulardan dolayı sorumlu tutulamayacağını, temin edilen hizmetin daha düşük bedelle yapılabileceği soyut bir iddia olduğunu, teknik ve idari şartname ve hizmetin sunulması esasları belirtilmeksizin dijital dergi fiyatlandırılmasının gerçekçi olamayacağını, teknik özellikleri olan bu hizmetin tespitinin bilirkişi tarafından yapılması ile rayicin gerçekçi bir şekilde ortaya çıkabileceğini, aleyhte olan hiçbir hususu kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin memur statüsünde olduğu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davaya konu alacak iddiasının haksız fiile dayanmakta olduğunu, olayda haksız fiil sorumluluğunun koşullarının oluşmadığını, olayda müvekkiline atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin yasa ve yönetmeliklerle belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu, teklif alınan firmalara ve tekliflere yönelik aksaklıklardan dolayı müvekkilinin herhangı bir ihmalinin söz konusu olamayacağını, buna dair soruların ve sorumluluğun muhatap ya da muhatapları, firmaları belirleyen ve teklifleri alan kişi ya da kişiler olduğunu, dava konusu hizmet alımlarında, hizmeti yapacak firmanın ve ödenecek bedelin belirlenmesi sürecinde müvekkilinin hiçbir dahlinin söz konusu olmadığını, bu durumun soruşturma raporu, ... disiplin kurulu kararı ile sabit olduğunu, davaya konu iş ve işlemlerden dolayı davacının zararının söz konusu olmadığını, davaya esas teşkil eden soruşturma raporunun sonucuna bağlı olarak İdare Mahkemesinde devam eden davanın bekletici mesele yapılmasına ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; memur statüsünde olduğunu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, memur davalılar ile alım yapılan şirketler aleyhinde birlikte dava açılmasının usulsuz olduğunu, zarar doğurucu eyleminin bulunmadığını, disipli soruşturmasına itirazın kabul edildiği ve kaldırıldığını, Cumhuriyet Savcılığı soruşturuması neticesinin beklenmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; memur statüsünde olduğunu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, yine HKM'nun 57.maddesine göre davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olabilmesi için ortak bir işlemle kendilerinin yükümlülük altına girmeleri gerektiği ancak bu şartın gerçekleşmediği, yetkili kişilerin talimatı ve onayı ile alımların yapıldığını belirterek sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; memur statüsünde olduğunu ve dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığından davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, yine HKM'nun 57.maddesine göre davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olabilmesi için ortak bir işlemle kendilerinin yükümlülük altına girmeleri gerektiğini, disiplin mevzuatına göre suç teşkil edecek bir eylemim söz konusu olmadığı ve davacı idare disiplin kurulu kararı ile de kabul edildiği göz önüne alınarak, buna dayalı kamu zararına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; öncelikle usule ilişkin olarak mahkemenin davada görevli olmadığı, Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu gözetilerek davanın görev nedeniyle usulden reddine, aksi halde ise, şahsının davaya konu olayda hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmaması nedeniyle hukuka ve genel işlem ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; öncelikle bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunda mahkemenin görevine itiraz edildiğini, yine zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, bilaharede esasa ilişkin olarak tedbiren yürüttüğü müdürlük görevi boyunca yetki ve inisiyatifinin olmadığını, karar alma süreçlerine etki ve müdahale şansının bulunmadığı konulardaki sorumluluğu kabul etmediğini, söz konusu dijital dergi alımı ile ilgili herhangi bir inisiyatifi olmamakla birlikte yapılan alım işlemi, ilgili yönetmelik kapsamında ve program öneri değerlendirme komisyonu kararı ile yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd.Şti.'ye dava dilekçesi usule uygun tebliğ edilmiş, yazılı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, dava, cevaplar, davacı kurumu teftiş raporu, davacı kurumun kovuşturma izni verilmesi ve de verilmemesine dair kararları, Ankara Cumhuriyet Savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, bu dosyada alınan bilirkişi raporu, davacı kurumun davalı çalışanlar ile ilgili verdiği disiplin kurulu kararları ve itirazlar üzerine verilen kararlar ile bu disiplin cezalarının iptaline ilişkin idare mahkemesine açılan davalar neticesinde verilen kararlar, alınan bilirkişi heyetleri raporu ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; ... ... Dairesi Başkanlığı bünyesindeki, ..., ... ve ... Kanal Koordinatörlükleri İçin Dijital Dergi Yönetimi ve İçerik Temini İş ve İşlemlerine ilişkin olarak, davalı ... Danışmanlık Ltd. Şti. firmasından vede ... Ltd Şti firmasından, kanun ve mevzuata hükümlerine aykırı olarak doğrudan alım yolu ile piyasa fiyatların üzerinde alınmak suretiyle davacı kuruma verilen zararın, davalı kurum çalışanları ile davalı şirketler ve yetkililerinden tazmin istemiyle açılan davada, dava konusu dijital dergi yönetimi işinin, Yeni Medya araçları üzerinden doğrudan internet yayın ve programları için web, grafik, hosting, yazılım, tasarım, tanıtım ve benzeri hizmet alımları için öngörülen yönetmeliğin 19/ç maddesinde belirlenen usul ve esaslar kapsamında gerçekleştirileceği ancak hazırlanan ve özgün niteliğe sahip metin, web-prodüksiyon, video-haber, foto-haber, haber-klip, grafik - tasarım, yazılım ve tanıtım materyalinin ise aynı yöntemeliğin 19/b maddesi kapsamında satın alınacağının anlaşıldığı, bu kapsamda alım işlemlerinde, yönetmeliğin 19/b yada 19/ç maddelerinde belirlenen yöntemlerden hangisinin kullanılacağı, yeni medya araçları üzerinden yayınlanacak programlar için hazırlanan ürünlerin özgün olup olmamasına bağlı olduğu, dava konusu 17 adet dijital dergi yönetimi işinin 3 tanesinde 19/ç maddesine göre mevzuata uygun işlem yapıldığı ancak 14 adetinde Yönetmeliğin 19/b maddesinde tanımlanan “Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması" hali kabul edilerek sadece bir firmadan teklif alınarak alımların gerçekleştirildiği, satın alınan ürüne ilişkin düzenlenen doğrudan temin onay belgesinden ve firma ile yapılan sözleşmenin 2. ve 4. maddelerinden hizmet tanımının dijital dergi yönetim paketinin içeriğinin "yayınlanan tüm program ve belgesellerin IPAD platformunda kanal bünyesince belirlenen formatta tasarım, uygulama (fotoğraf, video) ve editörlüğü yapılması" olduğu, diğer alım olan dijital dergi içerik temini işinin ise Yönetmeliğin 19/ç maddesi uyarınca gerçekleştirildiği, farklı firmalardan teklif alınıp yaklaşık maliyete en yakın olan firmadan yapıldığı ve mevzuata aykırı bir işlemin bulunmadığı gibi, zararın da söz konusu olmadığının tespit edildiği ancak 17 adet dijital dergi yönetim işi alımlarında 3 adedinde yönetmeliğin 19/ç maddesi kapsamında alımın gerçekleştirildiği, 14 adedinde ise 19/b maddesi kapsamında doğrudan alım yöntemini kullanıldığı, bu alımlar yönünde anılan hükme uygun işlem yapılıp yapılmadığının, yani özgün iş olup olmadığını tespiti yada hizmet içeriklerinin alınmadığı yönündeki davacı iddiasının incelenebilmesi için alımlara ilişkin teknik şartnameler ile bu iş sonucu meydana getirilen hizmetin yani dijital dergilerin incelenmesi gerektiği, bilirkişi heyetinin sunduğu son raporunda bu bilgi ve belgelerin temin edilemediği belirtilerek varsayımsal olarak sonuca gidilerek rapor hazırlanmış ise de, bu şekilde varsayımsal olarak hazırlanan rapora dayanılarak hüküm verilemeyeceği, davacının TMK'nun 6.maddesi gereğince ispat yükü kendisinde bulunduğu halde gerekli belge ve bilgileri sunamadığı, yapılan işin alım yönetmeliği ile ilgili diğer mevzuata aykırı olarak ve de fahiş fiyatla yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinden, yine davacının, bir kısım davalı çalışanları aleyhinde verdiği disiplin cezalarını kaldırması, kovuşturma izni vermemesi, Cumhuriyet Savcılığınca alınan bilirkişi raporunda işin özgün bir grafik tasarım hizmeti olduğu tespiti ile bir kısım davalılar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği ve kesinleşen kararının bulunması dikkate alındığından, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davaya uygulanacak hukuk kuralının bilirkişi heyetlerince ve mahkemece hatalı değerlendirildiğini, davada özgünlük hususunun tartışılmasının gereksiz ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında ve gerekçeli kararda, yapılan iş/ verilen hizmet özgün ise telif kapsamında eser olarak kabul edileceğinin, burada eser sahibi yani yüklenici firmanın eseri ile ilgili dilediği fiyatı isteyebileceğinin, özgün olmadığı durumda ise zarar hesaplamasının yapılabilmesi için kıymet takdiri yapılması gerekeceğinin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu hususun 11.11.2022 tarihli son bilirkişi raporunda da aynen tekrar edildiğini ancak söz konusu hizmetlerin eser niteliği taşımadığı kanaatine varıldığının da ifade edildiğini, eser sahibinin eseri ile ilgili dilediği fiyatı isteyebileceği hususunun doğru olmakla birlikte, dava konusu alımlar hususunda davalı firmaların tek kaynak olmayıp, söz konusu tarihlerde aynı ya da benzer hizmetlerin farklı firmalardan alınması imkanının bulunduğunu, özgünlük konusunun hatalı şekilde değerlendirilmiş olup, hiç ilgisi olmamasına rağmen davanın esas konusu haline getirildiğini, dava konusu edilen alımların, o dönemde yürürlükte olan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumumun 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3.maddesinin (g) Bendi Kapsamında Yapacağı Mal ve Hizmet Alımlarında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yapıldığını, anılan yönetmeliğinin 19-b) hükmünde sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olmasından bahsedildiğini ancak bilirkişi raporlarında ve gerekçeli kararda bu hususun hatalı şekilde özgünlük olarak değerlendirildiğini, zira sağlanan hizmetin özgün olması başka bir husus olup, sadece tek bir kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olmasının bambaşka bir husus olduğunu, davada tartışılması gereken esas meselenin, sadece davalı şirketlerin dava konusu alımlar ile ilgili olarak münhasır bir hakka sahip olup olmadıkları, başka bir ifade ile işbu alımların başka firmalardan ya da başka şekilde temininin mümkün olup olmadığı hususunda olduğunu, davalıların bilirkişi kök raporuna itirazlarında, "…bu işin özgün bir iş olduğu ve farklı firmalardan teklif alınamayacağını…ve bu yüzden rayiç bedelin çok üstünde yapıldığını… " ikrar ettiklerini, davalıların kendilerinin de rayiç bedelin çok üzerinde bedel ödendiğini kabul ettiğini, önemli olan ve dava konusu edilen hususun hizmetin eser olup olmadığı ve buna bağlı olarak eser sahibinin istediği fiyatı talep edip edemeyeceği değil, kurum olarak bu hizmetin davalı firmalardan alınmasını gerektirecek bir zorunluluğun bulunup bulunmadığı olduğunu, o dönemde aynı ya da benzer işi yapabilecek/ hizmeti sağlayabilecek başkaca firmaların mevcut olduğu ortada olup, işin mahiyeti düşünüldüğünde bunun aksini iddia etmenin abes olduğunu, zaten davalıların savunmasının da bu yönde olmayıp, sadece özgün olduğu için rayiç bedelin üzerinde ödeme yapıldığının yönünde olduğunu, o dönem yine özgün içerikli hizmet alımlarının başkaca firmalardan temin edilebilecekken hiç piyasa araştırması yapılmadan/ fiyat teklifi alınmadan henüz meydana getirilmemiş ve ne kadar özgün ve benzersiz olacağı da belli olmayan bir hizmet için mevzuata aykırı şekilde davalı firmalardan doğrudan temin yoluna gidilmek suretiyle kurum zararına sebebiyet verildiğini, bilirkişi heyetlerince yapılan hatalı hukuki değerlendirmelere istinaden karar verildiğini, dava konusu alımların dijital dergi yönetimi ve içerik temini olup, bambaşka teknoloji ve özel yetenek gerektiren, tek bir kaynaktan alım yapılmasını mecbur kılan alım konuları olmadığını, 11.11.2022 tarihli son raporda, dava konusu işin özgün nitelikte olmadığı ve farklı firmalardan da teklif alınarak yapılabileceği hatalı değerlendirmesinin yapıldığını, mevzuatta düzenlenen tek kaynak olma durumunun, özgünlük anlamında değil, alternatifsizlik anlamında kullanıldığını, bazı durumlarda, yapılacak işin özgün olmasına rağmen başka firmalardan da aynı ihtiyacın temininin mümkün olduğunu, bu durumda aynı ihtiyacın başka bir özgün eser ile karşılanacağını, yapılan iş/ eser meydanda olup, meydanda değilse bile bu işin sadece bir tek kişiden temin edilebileceği objektif kriterlere göre ortada ise ancak bu durumda yönetmeliğinin 19-b) hükmüne göre mal veya hizmet alımının hukuka ve usule uygun olacağını, davada da esas olarak bu hususun önem arz ettiğini, bir inceleme yapılacak ise buna göre yapılması gerekmekte olup, dava konusu alımların davalı firmalardan alınmasını gerektirecek bir zorunluluğun ya da o dönem itibariyle dava konusu alımları karşılayabilecek nitelikte başkaca firmaların olup olmadığının değerlendirilmesi ve araştırılması gerekirken, hatalı şekilde özgünlük konusunda zaman ve emek kaybedildiğini, anılan yönetmelik hükmünden hareketle, yapılan alımlar neticesinde meydana getirilen işin/ hizmetin özgün olup olmadığının araştırılması ve özgün kabul edilmeleri halinde, sahiplerince talep edilecek bedellerin denetlenemeyeceğinden bahisle alımların usulüne uygun olacağının iddia edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi heyetince yetkisiz şekilde mevzuat yorumu yapıldığı gibi, son derece hatalı bir değerlendirme ile özgünlük hususu davanın esas düğüm noktası haline getirilerek, davanın akışının başka bir noktaya sürüklendiğini, son raporda dava konusu işin eser niteliği taşımadığına dair kanaat hasıl olduğu ifade edilmişse de, esasen özgünlük tartışmasına girilmesinin gereksiz ve hatalı olduğununa dair itirazlarını her fırsatta ifade edildiğini ancak mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, oysa, son bilirkişi raporunda alternatifsizlik hususunda da değerlendirmeler yapıldığını, ifade edildiği üzere alternatifsizlik durumumun söz konusu olmadığının açıkça ve gerekçeleriyle ifade edildiğini, karar verilirken işbu alternatifsizlik hususuna vurgu yapılması gerekirken, mahkemece hatalı şekilde özgünlük hususundan hareketle karar tesis edildiğini, davanın ispat edilemediğine dair tespitin hatalı olduğunu, alınan hizmetlere bugün itibariyle ulaşılmamasından hareketle mahkemece davanın ispat edilemediğine kanaat getirilmişse de, dosyada mevcut idari şartname ve sözleşmeler incelenerek böyle bir işin rayiç değerinin ve de buna göre oluşacak kurum zararının ne olacağının son bilirkişi raporunda alternatifli olarak ortaya konulduğunu, son bilirkişi raporunda dava konusu iş ya da hizmetin ne kadara mal olabileceğinin hesaplanmış olup, davanın ispat edilemediği yönündeki hükmün kanuna ve usule aykırı olduğunu, dava konusu toplam 17 adet alımdan 3'ünün dijital dergi içerik temini alımı, diğer 14'ünün ise dijital dergi yönetimi hizmet alımı olduğunu, ... Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleşen 7 adet dijital dergi yönetimi alım sürecinde; işlem mevzuat hükümlerine aykırı olarak, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumumun 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü Maddesinin (g) Bendi Kapsamında Yapacağı Mal ve Hizmet Alımlarında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19-b) hükmü kapsamında tek firmanın teklifi üzerinden gerçekleştirildiğini, ... tarafından gerçekleştirilen (Nisan 2015-Ocak 2016) 7 adet dijital dergi yönetimi alım sürecinde ise, mevzuat hükümleri doğrultusunda; Yönetmeliğinin 19-ç) hükmü ve Televizyon Yapım ve Yayınlarına İlişkin Usul ve Esasların 17. maddesi uyarınca firmalardan teklif alınması sonucu gerçekleştirildiğini ancak dijital dergi yönetimi alım süreçlerinde her iki birim yetkilileri tarafından da piyasa araştırması yapılmaması nedeniyle hizmetin, rayicin yaklaşık 6 katı fazla fiyatla alınmak suretiyle kurum zararına yol açıldığını, gerek Haber ve Spor ve Yayınları Dairesi Başkanlığı, gerekse ... tarafından gerçekleştirilen dijital dergi yönetimi hizmeti alımının rayiç bedel üzerinden gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti amacıyla yapılan piyasa araştırması sürecinde, halen geçerli olan sözleşme hükümlerinin dikkate alındığını, ... Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığından çalışma talep edildiğini, adı geçen Başkanlık tarafından 09.05.2016 tarihli ve E. 102338 sayılı yazı uyarınca gerekli çalışmayı tamamlayarak müfettişliğe gönderdiğini, söz konusu Başkanlık bünyesinde oluşan komisyonun düzenlediği rapor uyarınca; 4 ayrı firmadan e-mail ortamında ve kapalı zarfla fiyat teklifleri temin edildiğini ve sonuçta ... Yaz. San. Tic. Ltd Şti firması tarafından dijital dergi yönetimi hizmeti için KDV hariç aylık 4.000 TL bedel teklif edildiğini, diğer firma tekliflerinin ise KDV hariç olmak üzere 17.000 TL, 7.330 TL, 5.987 TL ve tüm tekliflerin ortalamasının ise 8.600 TL olarak tespit edildiğini, yapılan piyasa araştırmasında alınan tekliflerin ortalaması dikkate alınsa dahi, tüm tekliflerin ortalamasından bile yaklaşık 3 kat daha fazla bedel ödendiğinin anlaşılacağını, diğer taraftan, ... Dairesi Başkanlığı bünyesinde dijital dergi yönetimi hizmetinin satın alındığı ... Danışmanlık Ltd. Şti firmasından, yapılan girişimlere rağmen, hizmetin nasıl yürütüldüğü hakkında bilgi alınamadığını, bunun yanında adı geçen firmanın ticaret sicil gazetesindeki kayıtlarına göre, kurulduktan yaklaşık 3 hafta sonra belirtilen hizmet için kuruma başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, firmanın söz konusu hizmeti ilk kez ... için yerine getirdiği sonucuna varıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır