T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/942 - Karar No:2025/981
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/942
KARAR NO : 2025/981
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2023
NUMARASI : 2023/361 E-2023/417 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; 29/05/2010 tarihinde ve Devlet Mahallesi, Vekaletler Caddesi, Başbakanlık önü, Çankaya” adresinde davacı Şirket ... ... A.Ş.’nin yüklenici firması olan ve işi anahtar teslim götürü usulde devrettikleri davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan çalışmalar esnasında, ... A.Ş.' ye ait doğalgaz borusuna zarar verildiğinden, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısına 15.519,98 TL ödediğinden bahisle ikame ettiği davada; İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/337 Esas- 2016/417 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın taraflarınca temyiz edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/11178 Esas- 2018/6897 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının onandığını, onama kararının akabinde, davacı tarafından daha önce başlatılmış olan İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15644 Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına karar verildiğini, mahkeme dosyası temyiz aşamasındayken davacı şirketçe (o dönem müvekkili şirketin yüklenici firması olan davalı ... A.Ş.'ye) 17/08/2012 tarihinde icra dosyasına yatırılmış olan 24.013,24 TL'lik bedelin rücu edildiğini, ... A.Ş. tarafından söz konusu bedelin davacı şirkete ödendiğini, bu bedelin de hesaptan düşülerek, kalan bakiye üzerinden yeni bir dosya hesabı yapıldığını, hesap sonucunda davacı tarafından İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15644 Esas sayılı dosyasına 12.100,00 TL bedel yatırıldığını, davacı şirket tarafından yapılan ödeme akabinde müvekkilinin yüklenicisi olan ve davaya konu yerdeki çalışmaları bizzat yürüten ve taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği bahse konu bedeli ödeme sorumluluğu bulunan davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3629 Esas sayılı dosyası ile rücuen icra takibi başlatıldığını, davalıya başlatılan takibin rücuen tazminat kapsamında olduğunu, taraflar arasında 10/10/2009 tarihinde imzalanan “Ankara Muhtelif Öbekler F/0 Kablolu Erişim Şebekleri Tesisi Sözleşmesi”ne göre işleri anahtar teslim götürü usulde devrettiklerini, sözleşme kapsamında, davalının rücu talebine konu adresteki tüm çalışmaları kendisinin yürüttüğünü ve sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan sorumlu olduğunu belirterek; davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3629 Esas sayılı icra takibine itirazının iptalini, davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatı takdirini talep etmiş, 23.06.2023 tarihli celsede; taleplerinin 12.100,00 TL asıl alacak, 543,01 TL işlemiş faize yönelik olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili; davanın süresi içerisinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, Mahkemece rücu zamanaşımının da gözetilerek ve zamanaşımı süresinin dolması halinde icra takibi başlatılamayacağı göz önünde bulundurularak inceleme yapılmasını, her ne kadar İstanbul 32. İcra Dairesi’nin 2012/15644 Esas sayılı dosyasına yatırılan bedelin tamamı talep edilmekte ise de; İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/337 Esas- 2016/417 Karar sayılı ilamında "davalı şirkete sigortalı, doğalgaz hattı üzerinde çalışma yapan operatör davalı ...'ün çalışmaya başlamadan önce mevcut güzergahtan geçen doğalgaz hattının bulunduğu yeri inceleyip, ... şirketinden bir yetkilinin denetimi ve yer göstermesi altında kazı çalışması yapması gerekirken herhangi bir özen göstermeyerek davacı şirketin sigortalı hattına zarar verdiğini ve gaz kaçağı oluşmasına neden olduğunu, bu nedenle davalı ...'ün dava konusu olayın meydana gelmesinde %100 oranında tam kusurlu olduğunun" belirtildiğini, bu nedenle davanın ... İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ihbarını talep ettiğini, davacının zararının tamamını davalı şirketten talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu zarardan davacının kendisinin de sorumlu olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ve davacı hakkında %20’de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep emiştir.
İlk derece mahkemesinin 2020/147 Esas, 2021/423 Karar numaralı ve 11.06. 2021 tarihli kararında; davalının işçisinin verdiği zarardan yüklenici firma olarak ... San. ve Tic. A.Ş.’nin TBK’nın 66. maddesi gereği sorumlu olduğundan bahisle davacının davasının kısmen kabulüne, Ankara 20. İcra Dairesinin 2019/3629 Esas sayılı dosyasında, davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 12.100,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı ve faize ilişkin fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2021/923 Esas, 2023/452 Karar numaralı ve 13.04.2023 tarihli kararı ile davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan çalışmalar sırasında 3. kişiye verilen zararın 3. kişinin sigorta şirketine yapılan ödemesinin rücuen tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların, yargı harçlarına tabi olduğu (md 2), yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alındığı (md 15, 21), noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmünün uygulanacağı (16/4. md.), (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar ve ilâm harcının ¼’ünün peşin alınacağı (28. md.), yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu (30. md.), yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı (32. md.), HMK’nın 120/1. maddesine göre de davacının, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, dava itirazın iptali davası olduğu, davaya dayanak Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3629 Esas sayılı dosyasında, 12.100,00 TL asıl alacak, 543,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.643,01 TL miktar üzerinden icra takibi yapıldığı, dava açılırken dava dilekçesinde harca esas değer gösterilmeksizin asıl alacak üzerinden harç yatırılarak davanın açıldığı, ancak dava dilekçesinin netice-i talep kısmında herhangi bir ayrım ya da açıklama yapılmaksızın icra dosyasına itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği, mahkemece asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, icra inkâr tazminatı ve faize ilişkin talebin reddine karar verilmekle, harcı ikmal edilmemiş olan işlemiş faize ilişkin inceleme yapılarak hüküm kurulduğu, az yukarıda açıklandığı üzere yargı işlemlerinden alınacak harç yatırılmadıkça müteakip işlemlerin yapılamayacağı, bu nedenle mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacı tarafa süre verilerek davadaki talebinin ne miktar olduğu hususu açıklattırılıp, sonucuna göre gerektiğinde 543,01 TL işlemiş faiz talebi üzerinden yatırılması gereken karar ve ilam harcının 1/4'ünü yatırmak üzere davacı tarafa süre verilip yatırılması halinde işin esasını inceleyip karar vermek, aksi halde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gözetilerek karar verilmesi gerekirken açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğu belirtilerek taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada; davacıya dava değerinin açıklattırıldığı, davacı vekilinin dava değerinin 12.100,00 TL asıl alacak, 543,01 TL işlemiş faize yönelik talepleri olduğunu bildirdiği, davacının 543,01 TL üzerinden eksik harcı tamamladığı, davan dışı işçinin verdiği zarardan yüklenici firma olarak ... San.ve Tic. A.Ş’nin TBK'nın 66. maddesi gereğince sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile takibin 12.100,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, yapılan ödeme ve hasar bedeli bakımından itirazın iptaline, takibin devamına, davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz isteğinin reddine, haksız fiilden doğan zararın likit olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı ve işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne, Ankara 20. İcra Dairesinin 2019/3629 Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 12.100,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı ve işlemiş faize ilişkin fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/33 Esas sayılı dosyasının davalı ... A.Ş firmasına ihbar edildiği, bu anlamda davalınn 11. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası üzerinden verilen kararda yer alan tutardan haberdar olduğu, nitekim İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15644 Esas sayılı dosyasına müvekkil tarafından 17.12.2012 tarihinde yapılan ödemenin de davalıya fatura edildiği, davalı icra dosyasından da haberdar olduğundan, işlemiş faiz taleplerinin kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur." düzenlemesinin bulunduğu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2016/3876 Esas, 2016/4538 Karar sayılı ve 03.11.2016 tarihli kararında konuyla ilgili: "...eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış alacak davasıdır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Temerrüt faizi başlangıç tarihi yönünden; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur (818 sayılı BK'nın 101. madde). İhtarnamede ödeme için süre tanınmış ise tebliğ tarihinden itibaren tanınan sürenin de geçmesiyle temerrüt gerçekleşir..." şeklinde hüküm kurulduğu, davacının belirlenen şekilde usule uygun ihtar yaptığı ve işlemiş faiz talep edilmesi için tüm şartları gerçekleştirdiği, temerrüt faizi taleplerinin mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği, kaldı ki Türk Borçlar Kanunu gereği alacaklının borcun ifasını isteyen beyanının ihtar niteliği taşıdığı, ihtarın geçerliliğinin herhangi bir şarta bağlı olmadığı, gerekli ihtar ve bildirimlerin mahkeme ve icra dosyası aracılığı ile davalıya ulaştığı tarihte itibaren temerrüt faizinin işlemiş olması gerektiği, alacağın likit olduğu, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3629 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte talep edilen tutarın, müvekkilinin, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/337 Esas, 2016/417 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan ve Yargıtay tarafından da onanarak kesinleşen tutar olduğu, bu haliyle icra dosyasına bedel ödendiğinden, dava konusu yapılan alacağın muayyen ve likit olup, davalının itirazı haksız olduğundan dolayı icra inkar tazminatı istenebilmesinin şartlarının oluştuğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip