T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/340 - Karar No:2025/924
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/340
KARAR NO : 2025/924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2022
NUMARASI : 2014/1133 E-2022/1066 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; taraflar arasında, 02.04.2011 tarihli iki adet mermer yapım işleri için malzeme ve işçilik dahil olmak üzere kurulduğu, taraflar arasında kurulan sözleşmeler toplam bedelinin KDV hariç 2.550.000,00 TL ve sabit birim fiyatlı olduğu, müvekkili şirketin sözleşmeler kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, işe devam ederken davalı tarafın çeşitli gerekçelerle işin durdurulduğu, hak ediş ödemelerinin geciktirildiği yada hiç yapmadığı, hak edişe girmesi gereken imalat miktarının sürekli olarak fiili imalattan düşük gösterildiği, müvekkili şirketin ekonomik anlamda sıkıntıya düşmesine sebebiyet verildiği , daha sonrada davalı tarafın Ankara 13. Noterliği 02.07.2012 tarih ve 21595 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, 07.06.2012 tarihli İş Tespit Tutanağında tespit edilen eksikliklerin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde giderilmesi, aksi halde sözleşmelerin feshedileceğinin ihtar edildiği, müvekkilince Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/459 D. İş sayılı dosyasında yaptırdığı tespit sırasında, tespite dosyasına giren proje koordinatörü ... imzalı bila tarihli yazıda, müvekkilinin hakedişe bağlanmayan imalat toplamının 150.000,00 TL, sahada bulunan mermer malzeme toplamının da 55.000,00 TL civarında olduğu, bu miktarların tasfiye hakkedişine yansıtılmayacağı, 11 etaptan 42.966,00 TL, 16. Etaptan da 66.161,00 TL nakit teminat bulunduğun, bu miktarların anlaşma gereği ... firmasına ödenmeyeceğin, sonuç olarak ... firması adına ... Mermer firmasının işe devam edeceği ve idare geçici kabul sonrası işi ... firması yapmış gibi gayrı resmi bir hakediş yapılacağının yazılı olduğu, 07.06.2012 tarihli İş Tespit Tutanağının müvekkili şirket yetkililerinin yokluğunda tanzim edildiği , sahada bulunan davacı şirkete ait malzemelerden hiç bahsedilmediği, eksik, kusurlu/ayıplı olduğu belirtilen imalatların tamamının sözleşmelere uygun olarak müvekkili şirket tarafından yapılmış olduğu belirtilerek müvekkili şirketin sözleşmelerden doğan bakiye alacağına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin, sözleşmenin 15. maddesine göre müvekkili şirket tarafından yapılan imalat için TOKİ tarafından davalı şirkete ödeme yapılmasını takip eden 30. günden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 04.12.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; talebini arttırarak 786.307,57 TL'ye yükseltmiş, sözleşmenin 15. maddesine göre müvekkili şirket tarafından yapılan imalat için TOKİ tarafından davalı şirkete ödeme yapılmasını takip eden 30. günden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava vekili; davalı şirketin, sözleşmeye konu, taahhüt etmiş olduğu edimleri, defalarca ikaz edilmesine rağmen ya hiç ifa etmediğini yada kusurlu ifa ettiği, işlerin teslimi konusunda gecikmeler yaşandığı ve bunun da diğer işlerin aksamasına neden olduğu, birçok kere ihtar olunan davacının, edimlerini süresinde yerine getirmemesi sonucunda taşeronluk sözleşmesinin feshedilerek, kalan işlerin dava dışı başka bir şirket tarafından tamamlandığı, müvekkili tarafından Ankara 52. Noterliği 28.07.2011 tarih ve 19332 yevmiye ile keşide edilen ihtarname ile davacıya, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesi, iş programına uyulması, ihtarnamede yazılı yedi kalem işin en kısa sürede tamamlanması, eksikliklerin 7 gün içinde giderilmesi için gereğinin yapılması, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği, eksik kalan işlerin nam hesabına yaptırılacağı akabinde fesih hakkedişi düzenleneceğinin ihtar edildiği, ihbarnamenin sözleşmenin 37. maddesi gereği davacının adresine tebliğ edildiği, müvekkili tarafından keşide edilen bu ihtarnamenin gereğinin yapılmaması üzerine, bu kere davacı şirkete 01.02.2012 tarih ve 85 sayılı yazı ve 15.03.2012 tarih ve 106 sayılı yazılı tespit bildirimlerinde bulunulduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, işin süresini düzenleyen 8. maddesine göre taşeronun, yer teslimini takip eden 7 gün içinde işe başlayıp 30.11.2011 tarihinde bitirmesi gerektiği, taşeronun işleri süresinde tamamlayamaması nedeniyle müvekkili tarafından davacıya 01.06.2012 tarihine kadar süre uzatımı verildiği, ancak bu süre zarfında da işin tamamlanıp teslim edilmemesi nedeniyle 07.06.2012 tarihinde, yazılı ve sözlü davete rağmen davacının katılmadığı halde eksik ve kusurlu işler hakkında İş Tespit Tutanağı düzenlendiğini, 07.06.2012 Tarihli İş Tespit Tutanağı ile on kalem işin eksik ve kusurlu olarak yapıldığının tespit edildiği, bundan sonra davacıyla tasfiye protokolü imzalanması konusunda anlaşılmış olmasına rağmen davacının bundan kaçındığı, sürüncemede kalan konu hakkında müvekkilinin tedbirler almasının lazım geldiği, bu doğrultuda davacıya hitaben Ankara 13. Noterliği 02.07.2012 tarih ve 21595 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarname ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde iş tespit tutanağına konu olan eksikliklerin giderilmesini aksi taktirde başkaca ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin 11. maddesi çerçevesinde feshedileceğinin ihtar edildiği, bahsi geçen ihtarnamenin dönmesi nedeniyle içeriği korunarak, Ankara 13. Noterliği 05.07.2012 tarih ve 21973 yevmiye numaralı ikinci bir ihtarnamenin keşide edildiği, bu ihtarname ile ilaveten, adres değişikliği var ise bildirilmesinin de ihtar edildiği, tanınan süre zarfında eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle sözleşmenin 11. maddesi gereğince 12.07.2012 tarihli “İş Tespit ve Fesih Tutanağı” ile sözleşmenin feshi yoluna gidildiğini, kalan işlerin tamamlanması amacıyla ... Grup Mermer Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 13.07.2012 tarihinde iki adet taşeronluk sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmelerin feshini müteakiben davacı şirket, fesihten bir ay sonra 03.08.2012 tarihinde Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/459 D. İş sayılı dosyası ile yapılan işlerin tespitini talep etmiş olduğu, bu kapsamda 03.10.2012 tarihinde keşfe çıkıldığı, keşif sonucunda 12.11.2012 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığı, müvekkilinin bu gelişmelerden ancak raporun tebliği ile haberdar olduğu, bu rapora süresi içinde itiraz edildiği, tespit dosyasının herhangi bir delil niteliğinin bulunmadığı, raporun sadece eksik ve kusurlu olduğu tespit edilen işlerin yapılıp yapılmadığına yönelik olduğu, 12.07.2012 tarihinde tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin hangi firma tarafından giderildiği hususun tespiti yapılmadığı, keşif tarihi itibariyle işlerin büyük ölçüde tamamlanmış olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde vurgulamış olduğu, Proje Koordinatörü ... imzalı bila tarihli evrakın hiçbir şekilde delil etkisi bulunmadığı, müvekkilini temsil yetkisi bulunmayan bir kimse tarafından adi yazılı bir kağıt üzerine yapılan eskizlerin davanın seyrine etki edemeyeceği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde müvekkili şirketin 67.121,47 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin müvekkili şirkete borçları dolayısıyla dava hakkının saklı kalması kaydıyla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki sözleşmeler , iş tespit tutanakları, noter ihtarnameleri, fesih bildirimine ilişkin noter ihtarı, sözleşmenin 11. ve 12. maddeleri hükümlerince geçerli kabul edilen 12.07.2012 tarihli “İş Tespit ve Fesih Tutanağı”, davalı ile dava dışı ... Mermer arasındaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmasına ilişkin işçilik sözleşmeleri, her iki sözleşmeler kapsamındaki tarafların imzalarının içerir hak edişler, son tasfiye hak edişler, TOKİ ile yapılan geçici ve kesin kabuller, üçüncü kişi firmalarda davalı tarafından bu iş için alınan mermer malzemelerine ilişkin fatura vs ile davalı defterlerindeki bu yöndeki kayıtlar , davacı defterlerin sunulmadığı için davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri , hüküm vermeye elverişli birbirini doğrulayan ve keşif yapılarak hazırlanan son alınan iki heyet bilirkişi raporların hep birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 02.04.2011 tarihli imzalanan mermer işi yapım sözleşmeleri gereğince , davalının , TOKİ den yapım ihalesini aldığı " Kuzey Ankara Kent Girişi 11. Etap 610 Konut 1 Adet Ticaret Merkezi, 90744 ada 1 Parsel A-Tip 7 cami ve şadırvan inşaatı ve altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı yapım işi" sözleşmesi kapsamında ki mermer işlerinin (malzeme + işçilik olmak üzere) 1.322.628,00 TL KDV hariç birim fiyatla bedelli , yine " Kuzey Ankara Kent Girişi 16. Etap 512 Konut 1 Adet 32 Derslikli İ.Ö.O. 90827 Ada 1 Parsel A-Tip-4 Cami ve şadırvan inşaatı ve altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı yapım işi sözleşmesi" kapsamında ki mermer işlerinin (malzeme + işçilik olmak üzere) 1.227.376,00 TL bedelli , birim fiyatlı ve KDV hariç olmak üzere toplam 2.650.000,04 TL ye anlaşıldığı, davacının sözleşme akabinde imalata başladığı , ancak davacının ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle 2011 yılı 12. ayından itibaren mermer malzemelerinin davalı şirket tarafından temin edilerek şantiyeye teslim edildiği, bu malzemelerin bir kısmının davacı hak edişlerin de davacıya fatura edilerek mahsup edildiği, ancak temin edilen tüm malzemelerin davacı tarafından sözleşmesinin fesih tarihine kadar imalatta kullanılmadığı , kalan malzemenin ise daha sonra davacının ihtarlara rağmen işi devam edip eksik ve kusurlu imalatları gideremediğinden, davalının Ankara 13.Noterliği 05.07.2012 tarih ve 21973 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacı sözleşmesinin fesih ederek , davacıya tasfiye tespit işlemi için yaptığı çağrıya ilişkin ihtarın bildirdiği adresten geri dönmesi nedeniyle, tek taraflı olarak davalıca düzenlenen 12.07.2012 tarihli tasfiye tespit ve fesih tutanağının (sözleşmenin 11. ve 12. maddeleri gereğince) tasfiye tarihi itibariyle davacı tarafından yapılan işin tespite elverişli belge olduğu , bilahare, bu tutanak ile belirlenen eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için ... Gurupla yapılan 13.07.2012 tarihli taşeronluk sözleşmeleri ile sadece işin işçilik kısmının yaptırıldığı , davalın üçüncü kişi şirketlerde aldığı ve davacı tarafında kullanılmayarak sahada bırakılan mermerin davalıya ait olduğu, davacıya ait olmadığı ve yeni yüklenici tarafından kullanılarak işin tamamlandığı, gerek davacı ile davalı, gerekse davalı ile ... Grup arasındaki imzalı hak edişler, gerekse de TOKİ’nin davalı ile yaptığı hak edişler, geçici ve kesin kabulleri nazara alındığında, davacının yaptığı ve kendisine ödenmeyen bir alacağının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin akdedilen sözleşmeler kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirerek sözleşme ve eklerine göre imalatları yapmakta iken davalı taraf çeşitli gerekçeler ile dönem dönem işi durdurduğu, hak ediş ödemelerini geciktirdiği ya da hiç ödeme yapmadığı, hak edişe girmesi gereken imalatları sürekli fiili imalatlardan düşük gösterdiği, çok ciddi tutardaki alacaklarını ödemeyerek müvekkil şirketin ekonomik açıdan sıkıntıya düşmesine sebep olduğu, davalı şirketçe müvekkil şirket aleyhine keşide edilen ve müvekkil şirkete tebliğ edilmeyen, buna karşın sonradan tespit dosyasına sunulan Ankara 52. Noterliği'nin 28/07/2011 tarihli ve 19332 yevmiye sayılı ihtarnamesi tetkik edildiğinde, davalı şirketin tam 1 yıl öncesinden harekete geçerek 1 yıl sonra eksik olduğu iddia edilecek bir kısım imalatlara yer verdiği ve sözleşmenin imzalanmasının üzerinden 3 ay geçmeden sanki işin tamamlanması gerekiyormuş gibi davrandığı, davalı şirketin sırf müvekkil şirket alacağını ödememek için izlediği yöntemin, başka bir deyişle müvekkil şirketçe yapılan işlerin müvekkil şirket hak edişine konulmaması için oluşturduğu senaryonun ispatı için davalı şirketçe Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/459 D. İş sayılı dosyasından tanzim edilen rapora itiraz sırasında sehven tespit dosyasına katılan ve bir sureti dosya kapsamında yer alan Projeler Koordinatörü ... imzalı ve bila tarihli yazıda "... Firması ile karşılıklı olarak mutabakat sağlanarak tasfiye edilmiştir. ...'ın şu ana kadar yaptığı ve hak edişe bağlanmayan imalat toplamı 150.000.TL, sahada bulunan mermer malzeme toplamı da 55.000.TL civarındadır. Bu miktarlar tasfiye hak edişine yansıtılmayacaktır. Ayrıca 11. etaptan 42.966.TL, 16. etaptan da 66.161.TL nakit teminatı bulunmaktadır. Bu miktarlarda anlaşmamız gereği ...'a tasfiyeden sonra ödenmeyecektir. Sonuç olarak ...'ın adına ... Mermer işe devam edecek olup, idare geçici kabul sonrası işi ... yapmış gibi gayri resmi bir hak ediş yapılacak." dendiği, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışlarına rağmen müvekkil şirketin özverili bir şekilde çalışarak işleri teslim aşamasına getirdiği, sahada da ciddi miktarda kendisine ait malzeme bulunmakta iken kesin hesabın yapılmasını beklediği, tam bu sırada davalı tarafından keşide edilerek müvekkil şirkete gönderilen ve adreste bulunmama nedeniyle tebliğ edilemediği için müvekkil şirketin mali müşavirinin bürosuna fakslanan Ankara 13. Noterliği’nin 02/07/2012 tarihli ve 21595 yevmiye sayılı ihtarnamesinde maddi gerçeklik çarpıtılarak işin bitirilmediği ifade edilerek ihtarname ekindeki 07/06/2012 tarihli İş Tespit Tutanağı’nda tespit edilen eksikliklerin tebliğden itibaren 7 gün içerisinde giderilmesi, aksi halde sözleşmelerin feshedileceğinin ihtar edildiği, sahada bulunan müvekkil şirkete ait malzemeden ise hiç bahsedilmediği, müvekkil şirket alacağının ödenmemesi amaçlanarak davalı şirketçe tek taraflı olarak tanzim edilen 07/06/2012 tarihli İş Fesih ve Tespit Tutanağı’nda basamak kaplama ve süpürgelik imalatlarında eksiklik ve kusur bulunduğu, kat holü mermer döşemelerinde eksiklik olduğu, duvar kaplama ve korniş imalatlarının yapılmadığı, balkon parapet imalatları ile iç kapılar ve balkon kapıları eşiklerinin tamamlanmadığı, daire giriş kapı eşiklerinin tam olarak yapılmadığı, çatı harpuşta ve çatı katları karo imalatlarının bitirilmediği, giriş katlardaki asansör sövelerinin yapılmadığının iddia edildiği, müvekkil şirket yetkilileri ve sorumlularının yokluğunda tanzim edilen ve ihtarname ekinde gönderilen 07/06/2012 tarihli İş Tespit Tutanağı’nda ve ihtarnamede eksik ve ayıplı/kusurlu olduğu iddia edilen iş ve imalatların tamamının akdedilen sözleşmelere uygun olarak en iyi malzeme ve işçilikle müvekkil şirket tarafından eksiksiz olarak yapıldığı, delil tespiti yaptırdıkları, tespit talebi üzerine; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/459 D. İş sayılı dosyası tahtında mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilerek dosyaya ibraz edilen 12/11/2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, "sözleşmeler kapsamında üstlenilen işlerin büyük oranda tamamlandığı ve inşaatın bulunduğu aşama itibariyle yapılan işlerde herhangi bir kusur ya da hata bulunup bulunmadığı yönünde görüş açıklanamayacağı" yönünde kanaat açıklandığı, 07/06/2012 tarihli “İş Tespit Tutanağı”nda yazılı olanın aksine; eksik iş olmadığı, 16/04/2019 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; davalı taraf itirazlarının ayrıntılı olarak cevaplandırıldığı, dava konusu işin kesin kabullerinin 29/12/2014 ve 29/09/2015 tarihlerinde yapıldığını, bu haliyle her iki sözleşmeye konu yapım işlerinin geçici ve kesin kabulü yapılarak asıl işveren TOKİ tarafından teslim alındığı, geçici ve kesin kabul tutanaklarının onaylandığı, cevap dilekçesinde dava dışı ... firmasına yaptırılan işin sadece işçilik işlerine ait olduğunun açıklanması nedeniyle dava konusu mermer imalatları ile ilgili tüm malzemelerin davacı şirket tarafından temin edildiğinin anlaşıldığı, ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde 16. Etapla ilgili olarak davalı şirketin davacı şirkete 846.285,07.TL ödeme yaptığı ya da yapmış sayıldığı, 11. Etapla ilgili olarak davalı şirketin davacı şirkete 617.773,98 TL ödeme yaptığı ya da yapmış sayıldığı, hatta 11. Etapla ilgili olarak davalı şirket kayıtlarına göre dahi davalının davacıya 67.121,47 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, davacı şirketin sözleşmelerden doğan alacağının 2.550.004.TL olduğu, bu alacaktan; mahkemece yapılan tespit neticesinde bulunan eksik ve ayıplı işler bedeli olan 55.652,52.TL ile dava dışı ... Firmasına yaptırılan iş karşılığı ödenen 299.637,38.TL'nin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden belirlenen 2.250.366,62.TL iş bedelinden, davacı şirkete yapılmış sayılan toplam 1.464.059,05.TL'nin mahsubu neticesinde davacı şirketin davalıdan 786.307,57.TL olduğu, bu tutara KDV ilave edilmesi halinde davacı şirket alacağının 927.842,93.TL olabileceği yönünde kanaat açıklandığı, müvekkil şirketin, sözleşme kapsamındaki işlerin %90'ından fazlasını yaptığı ve sırf alacaklarının ödenmemesi için sözleşmesinin feshedildiği noktasında duraksama bulunmadığı, fesih aşamasında dahi müvekkil şirketin henüz imalat aşamasına geçirmediği ve fakat sahada bedelini ödediği mermer malzeme bulunduğu dikkate alındığında, davalı şirketin müvekkil nam ve hesabına ... Firmasına yaptığı 299.637,38 TL'lik ödemenin dahi, olması gereken tutardan oldukça yüksek belirlendiği, anılan tutarın müvekkil hak edişinden kesilmesine ve davanın geldiği aşama, dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle müvekkil şirketin davalıdan en az 786.307,57.TL tutarında alacağının bulunduğu hesaplanmasına rağmen davalı tarafın dayanaksız itirazlarına itibarla dosyanın yeni heyete gönderildiği, Projeler Koordinatörü ... imzalı, davalı şirketçe mahkemeye sunulan ve taraflarınca da delil olarak dayanılan yazıda yer alan beyanın, neden ve niçin davalı şirketi bağlamayacağının mantıklı bir şekilde açıklanması gerektiği, çünkü; sözleşmeleri imzalayan, fesheden, sözleşme koşullarını tayin eden, fiyatları belirleyen, tutanakları tutan, kimin çalışıp kimin çalışmayacağına karar verenin Proje Koordinatörü ...'nun beyanının, eldeki davada tartışılan uyuşmazlığın çözümü açısından önemli ve geçerli bir delil olduğu, davalı şirketin, işin yapımı sırasında müvekkil şirket nam ve hesabına yaptığı tüm ödemelerin, başka bir deyişle müvekkil şirket namına alınmış olan malzemeler için yapılan tüm ödemelerin, müvekkil şirkete yapılmış sayılan toplam 1.464.059,05.TL içerisinde bulunduğunu ve zaten hesapta dikkate alındığını görmezden geldiği, sanki müvekkil şirkete toplam 1.464.059,05 TL nakit ödeme yapmış ve ilaveten de malzeme bedeli ödemiş gibi maddi gerçekliği çarpıttığı, müvekkil şirket namına yapılan ve yansıtılan malzeme bedelleri dahil müvekkil şirkete ödenmiş olan/ödenmiş sayılan toplam tutara ilaveten ayrıca malzeme bedelinin de mükerrer olacak şekilde dikkate alınması gerektiğinin iddia edilmesinin alacağın sürüncemede bırakılmaya çalışılmasından başka bir anlama gelmediği, müvekkil şirkete ait malzemelere el konulduğunun öğrenilmesi üzerine 06/08/2012 tarihinde Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine müracaatla delil tespiti talebinde bulunulduğu, keşfin daha sonra yapılmış olmasının ve bilirkişi tespit Raporunun 12/11/2012 tarihini taşıması ve aynı tarihte Mahkemeye sunulması keşfin de 12/11/2012 tarihinde yapıldığı sonucunu doğurmayacağı, rapor tanzimindeki gecikmenin müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığı, delil tespit talebinde dahi, noter ihtarnamelerine konu 06/07/2012 tarihli eksik işler listesine göre inceleme yapılması gerektiğinin talep edildiği, müvekkil şirketin fesih tarihine kadar yaptığı iş ve imalatların bedelini talep ettiği eldeki davada da, fesih tarihinden sonra davalı şirketçe yaptırılan işler bedelinin müvekkil şirkete ödenmesine dair bir taleplerinin olmadığı, akdedilen sözleşmelere göre KDV hariç iş bedelinin 2.550.004,00 TL olduğu, sözleşmeler kapsamında müvekkil şirkete yapılan ya da mahsuben yapılmış sayılan toplam ödemelerin 1.464.058,00 TL olduğu, müvekkil şirketin sahadan uzaklaştırılmasını takiben davalı şirketçe müvekkil şirket namına yaptırılan işler için ödenen bedelin 299.637,00 TL olduğu, bu bedel ile Mahkemece tespit edilen eksik ve ayıplı işler bedeli olan 55.652,00 TL’nin de müvekkil şirket alacağından mahsubu neticesinde müvekkil şirketin yaptığı imalat işlerinden dolayı davalı şirketten en az (2.550.004,00 TL-1.819.347,00 TL (1.464.058,00 TL+299.637,00 TL+55.652,00 TL) = 730.657,00 TL alacaklı olduğu noktasında duraksama bulunmamasına rağmen, hak edişe dahil edilmeyen ve bedeli ödenmeyen işlerin yok sayıldığı, bilirkişi kurulunun izlediği yöntemin doğru olması için, müvekkil şirketin yaptığı KDV hariç 2.250.366,00 TL’nin tamamının faturaya bağlanmasının gerektiğinin her türlü izahtan vareste olduğu, bilirkişi kurulunun, 42 sayfalık raporunu bir sürü tablo ile doldurduktan sonra adeta davalı şirket yerine geçerek ulaştığı sübjektif kanaati dosyaya taşımaktan çekinmemiş ve salt objektif değerlendirme yapılmış izlenimi doğurmak için raporun 41 sayfasının sonuna “Bu safhada her türlü tartışmadan beri kesin hesap çıkarılması için, teknik olarak yerinde keşif yaparak bütün imalatlara ilişkin detaylı metraj çıkarılması, bu toplam metraj miktarından, 12.07.2012 tarihinden sonra işe devam eden dava dışı ... Grup Şirketince yapılıp hak edişe bağlanarak davalı şirket tarafından ödemeleri yapılan miktarın düşülmesi suretiyle davacının vücuda getirdiği imalat miktarlarının bulunabileceği değerlendirilmektedir.” şeklinde bir açıklama eklediği, her nedense bu açıklamaya raporun başka hiçbir yerinde değinmediği, müvekkil şirketin KDV hariç 2.550.004,00TL birim fiyat tutarlı işin tam 2.250.366,00 TL’lik kısmını ikmal etmiş, müvekkil şirketçe tamamlandığı, davalı şirketçe de işin bedelinin TOKİ’den alındığı, dava konusu işlerin tamamının metraj olarak TOKİ hakkedişlerine yansıtıldığı ve karşılığı tutarın davalı şirketçe tahsil edildiği, işlerin tamamının keşif özetlerinde yer alan metrajlara uygun olarak imal edildiği hususunun davalı yanca tanzim edilen 07/06/2012 tarihli eksik işler listesi ile belirgin olduğu gibi, bu hususun dosya kapsamındaki TOKİ hakkedişleri ile sabit olduğu, davalı şirketin hiçbir aşamada işlerin metrajına ilişkin itirazı olmamasına rağmen, müvekkil şirketçe yapılan işler karşılığı hak kazanılan alacağın tahsili yönünde hüküm tesisi yerine davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi kurulunun sanki rapor tarihi keşif tarihiymiş gibi değerlendirme yaparak “iş Temmuz ayında durdurulmuş, her ne kadar delil tespiti talebi Ağustos ayında iletilmiş ise de bilirkişi raporu Kasım ayında yazılmış, o halde 4 aylık sürede işi kimin yaptığını nereden bilelim” mantığı ile kaleme alınan rapora itibarla davanın reddine karar verildiği, 06/08/2012 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulduğu, keşfin daha sonra yapılmış olmasının ve raporun 12/11/2012 tarihini taşımasının ve aynı tarihte Mahkemeye sunulmasının keşfin de 12/11/2012 tarihinde yapıldığı sonucuna doğurmayacağı, rapor tanzimindeki gecikmenin müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığı, 07/06/2012 tarihli İş Fesih ve Tespit Tutanağında basamak kaplama ve süpürgelik imalatlarında eksiklik ve kusur bulunduğu, kat holü mermer döşemelerinde eksiklik olduğu, duvar kaplama ve korniş imalatlarının yapılmadığı, balkon parapet imalatları ile iç kapılar ve balkon kapıları eşiklerinin tamamlanmadığı, daire giriş kapı eşiklerinin tam olarak yapılmadığı, çatı harpuşta ve çatı katları karo imalatlarının bitirilmediği, giriş katlardaki asansör sövelerinin yapılmadığının iddia edildiği, iddia edilen iş ve imalatların tamamının akdedilen sözleşmelere uygun olarak en iyi malzeme ve işçilikle müvekkil şirket tarafından eksiksiz olarak yapıldığı, 03/10/2022 tarihli beyan dilekçesi ile davalı tarafın, dava konusu iş için ... Makine ve Madencilik Ltd. Şti. ile ... Mermer İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nden mermer alımı yapıldığını ve alımlara ilişkin faturaları dava dosyasına ibraz ettiği, fakat davacı müvekkilce dava konusu işin ifası sırasında ... Makine ve Madencilik Ltd. Şti. ile ... Mermer İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nden malzemelerin alındığı ve malzeme faturalarının doğrudan davalı şirket adına kesilerek bedellerinin de davalı şirketçe ödenmek suretiyle müvekkil şirkete borç kaydedildiği, ... Makine için 11. Etapta ödenen bedelin 207.668,17.TL, 16 Etapta ödenen bedelin 119.542,90.TL olduğu, yine ... şirketine 11. Etapta 176.704,97.TL, 16. Etapta 29.330,19 TL olmak üzere toplam 533.246,23 TL ödendiği, bunun raporda da tespit edildiği, davalı şirketin, davacı müvekkil şirkete doğrudan yaptığı ödemeler ile müvekkil namına yaptığı ödemeler toplamının, 16/04/2018 tarihli raporda hesaplandığı gibi (846.285,07 TL+617.773,98 TL) toplam 1.464.059,05 TL olduğu, bu hali ile davalı yanca sunulan fatura ve muavin kayıtların zaten alacak hesabında dikkate alındığı, hesaba dahil edilmeyen bir fatura ödemesi olmadığı, 07/06/2012 tarihinden sonra tanzim ettirilen birkaç fatura bedelinin de 1.464.059,05 TL’ye dahil olduğu, bu hali ile davalı şirketin fesihten sonra aldığı halde hesaba dahil etmediği bir faturanın bulunmadığı, 10/08/2022 tebliğ tarihli ek rapordaa, mahallinde keşif yapılması halinde 02/03/2022 tarihli ara kararının yerine getirilebileceğine işaret edilmesine ve Mahkemece keşif kararı verilmesine rağmen keşfin icrası üzerine de bu kez, “ama biz fen ve sanat kurallarına göre somut tespit yapamıyoruz” diyerek sorumluğu ve dosyayı üzerlerinden atma yoluna gittiği, Mahkemece de 10 yıla yakın bir süredir devam eden davada, davanın reddine karar vermenin kolay yol olduğundan hareketle sonuca gidildiği, keşifte tüm mermer imalatlarının yapıldığı görülmesine rağmen müvekkil şirket alacağının hesaplanmasından kaçınmak için de bu kez yöntem değişikliğine gidildiği, mahallinde metraj ölçümü ile sonuca gidilebileceği yönünde görüş ve kanaat açıklanmasına rağmen, yerinde inceleme yaptıktan sonra da bu kez somut tespit yapılamayacağının ifade edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin niteliği, sözleşmelerde yer alan mermer metrajları, aynı metrajların davalı şirketçe TOKİ hakkedişlerine yansıtıldığı ve bedelinin alındığı, dosya kapsamı ve eklerinden de mermer imalatlarının hesaplanabilecek olması ve tüm bunlardan da önemli olmak üzere davalı şirketçe işteki eksikliğin, müvekkil şirket namı hesabına sadece ve sadece 299.637,38 TL harcanarak ... Firmasına tamamlattırılmış olması hususları birlikte ve bir arada düşünüldüğünde, daha önce iki kez mahallinde yapılan ölçümler yanında müvekkil şirket haklılığının ortaya çıktığı, 06/07/2021 tarihinde taraf vekilleri eşliğinde bilirkişilerce mahallinde tek tek ölçüm yapılarak tüm imalatların hesaplandığı, bu yöntemle de müvekkil şirketin gerçek alacağının hesaplanacağını anlayan önceki bilirkişi üyesinin yöntem değiştirdiği, onaylı mimari proje, uygulama imalat detay çizimleri ile mahal listelerinin dosyaya kazandırılmadığından bahisle mahallinde yaptığı ölçümü yok saydığı, 18/06/2021 ve 06/07/2021 tarihlerinde mahallinde yapılan incelemelerde, tip bloklardaki döşeme, kaplama, basamak, süpürgelik, eşik, çatı harpuşta, denizlik, parapet vb. mermer imalatlarının tamamının ölçüldüğü, ölçülen metrajlar ile alacak/verecek hususunun kolayca ortaya çıkabileceği, belirlenen 2.250.366,62 TL iş bedelinden, davacı şirkete yapılmış sayılan toplam 1.464.059,05 TL'nin mahsubu neticesinde davacının davalıdan 786.307,57 TL olduğu noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır