T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/633 - Karar No:2025/687
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/633
KARAR NO : 2025/687
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2022
NUMARASI : 2020/520 E-2022/1078 K
DAVALARIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli dava ve birleşen davalarda mahkemece verilen davaların reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin özel okul sahibi olduğunu, okulun sıva işleri ve tadilatı konusunda davalı ile anlaşıldığını, davalının işler için müvekkilinden toplam 60.000 TL talep ettiğini, davalıya her biri 20.000 TL bedelli 01.10.2020, 01.11.2020 ve 01.12.2020 tarihli 3 adet emre yazılı senet verildiğini, davalının işi tamamlamadığını, işçilerinin ücretlerini dahi ödemediğini, davalının ihtara rağmen işe devam etmediğini, müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, senedin aksinin senetle ispat edilmesinin gerektiğini ancak delil başlangıcı bulunduğunda tanık dinlenebileceğini, taraflar arasında gerçekleşen whatsapp yazışmalarının Yargıtay içtihatları gereğince belge olarak kabul edildiğini öne sürerek müvekkilinin belirtilen senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda özetle; derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tarafların okul olarak kullanılan binanın apartmana çevrilmesi için tadilat yapılması konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkilinin malzeme ve işçilik dahil masraflar kendisine ait olmak üzere yapmayı üstlendiğini, davalara konu senetlerin iş karşılığı verildiğini, müvekkilinin işin büyük bir kısmını tamamladığını ancak davacının aylık olarak yapılması gereken ödemeleri gerçekleştirmediğini ve müvekkilini kovduğunu, davacının yapılan işin bedelini ödemediği gibi, iş elinden alınmakla müvekkilinin hak kaybına uğradığını, 3 ay boyunca günlük 200 TL'den 7 kişiyi çalıştırdığını, malzeme temin ettiğini, dilekçede 20 kalem olarak sayılan imalatlar ve masrafları yaptığını, mesaj kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacının işi 230.000 TL'ye yaptırmaya çalıştığını, müvekkilinin kabul etmediğini, sözlü eser sözleşmesi ilişkisi çekişmesiz olduğundan iş bedelinin yapıldığı gün mahalli rayiciyle belirlenmesi gerektiğini, whatsapp yazışmalarındaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini savunarak davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Asıl dava 01/10/2020 tarihli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ; birleşen 2020/604 E. Sayılı dosyada 01/11/2020 tarihli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ; birleşen 2020/688 E. Sayılı dosyada 01/12/2020 tarihli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan 14/03/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davalı vekili tarafından dosyaya sunulan flash bellekteki belgelere göre davalı taşeronun davacı işverene borçlu olmadığı, esas dava ve birleşen davalar yönünden davalı yüklenicinin dosyaya ibraz ettiği belgelere göre davacı işyerinin davalı taşerona 108.000,00 TL borçlu olabileceği, taraflar arasındaki borç alacak hesabının tam olarak yapılabilmesi için dava konusu binanın yıkımdan önceki ve yıkım sonrası yeni duruma göre mimari projesinin dosyaya ibrazı gerektiği bildirilmiştir. Rapor doğrultusunda mahkememizce Sincan Belediye Başkanlığına ve Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müzekkere yazılarak mimari projeler dosyaya kazandırılmış, dosya yeniden bilirkişi kuruluna tevdii edilmiş, bilirkişi kurulu 19/09/2022 tarihli raporuyla, kök rapordaki görüşlerinde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus tespit edilmediğini bildirmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut değildir. Ancak taraflar davalının dava konusu binada bir kısım yıkım ve yeniden yapım işlerin yaptığı, bu meyanda yıkılan ve örülen duvarlarla yeniden oluşan mahallerde tesisat ve elektrik işleri yapmış olduğu konusunda mutabık olmakla birlikte yapılan işin miktarı ve tutarı konusunda taraflar arasında ihtilaf mevcuttur. Tanık beyanları, mahalinde yapılan keşif, davalının sunduğu flash bellek kayıtları, yıkımdan önceki ve sonraki proje örnekleri, taraf ticari kayıtları ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek; davacının kanuni defter kayıtlarında, davalı ...'nın yaptığı işler ve davalı ...'ya senetli veya nakden ödemeler hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi, kalan işleri yaptırıldığı ifade edilen firma hakkında bilgi olmadığı gibi, kalan işleri yaptırıldığı ifade edilen firmanın yaptığı işler ile kalan işleri yaptığı ifade edilen firmaya yapılan ödemeler hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine dosyaya getirtilen mimari proje ile Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen okula ait mimari projeler karşılaştırılmış ve davalının yapmış olduğu imalata ait ölçülerin ve mahallerin bu planlardaki mahal ve ölçüler arasında kaldığı bilirkişiler tarafından belirlenmiştir. Ayrıca vergi mükellefiyeti 15.01.2018 tarihinde sona eren davalı ...'nın davacı şirkete fatura düzenlemesi söz konusu değildir. Davacı şirket kayıtlarında ...'nın imzaladığı gider pusulası da bulunmamaktadır. Bu haliyle davalının davacıdan 108.000,00 TL borçlu olduğu, davacının davalının edimlerini yerine getirmediğinden dolayı asıl ve birleşen dosyalarda toplam tutarı 60.000,00 TL olan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava devam ederken İİK 72. Madde gereğince verilen ihtiyati tedbir talebinden vazgeçildiği ve teminatın iadesine karar verildiği için davacı aleyhine İİK 72/4. Maddesi gereğince tazminata hükmedilmediği..." gerekçesiyle "Asıl dava ile dosyamız ile birleşen Mahkememizin 2020/604 ve 2020/688 esas sayılı davalarının AYRI AYRI REDDİNE," karar verilmiştir.
Davacı vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, delil bildiremeyeceği, kanunla belirli sürelerden sonra ancak HMK 141 ve 145 maddelerde düzenlenen sınırlı hallerde delil gösterilebileceği, davalının davalara konu senetleri aldıktan sonra işi bıraktığı, işleri tamamlamadığı, işçilerinin ücretlerini dahi ödemediği, davalının vergi levhasını 15.01.2018 tarihinde sona erdirdiği, ticari iş yapması mümkün değilken müvekkilini kandırarak anlaşma sağladığı, fatura düzenlemediği, bilirkişi raporu ve ek raporun sadece davalının beyanları üzerine düzenlendiği, bilirkişilerin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğü, ek raporun da celp edilen planlar incelenmeden hazırlandığı, ek ve kök rapor arasında çelişkili ifadeler yer aldığı, kök raporda davalı tarafça sunulan flash bellekten yararlanıldığı, hesap yapıldığı, ek raporda ise davalının göstermiş olduğu mahallerde yapmış olduğunu iddia ettiği işlerin sözleşme fiyatlarıyla değerlendirilip tutarının hesaplandığının belirtildiği, raporda yıkımdan önceki ve sonraki mimari projelerin bulunmadığı, bu nedenle davalının ördüğü duvar, alçı sıva, tesisat işleri, diğer moloz ve malzeme nakli gibi işlerin hesaplanmasının mümkün olmadığı, davalının sunduğu flash bellekteki belgelere göre hesaplama yapıldığının belirtildiği, davalı tarafın sunduğu flash belleğin delil niteliği taşımadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen davalar, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli olup, mahkemece davaların reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle davadaki talep taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında verilen 20.000'er TL bedelli 3 adet senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, dosya kapsamından davalı tarafından yapılan imalat ve davaya konu senetlerin bedeli dikkate alındığında, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığının anlaşılmış bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-) Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2020/604 esas sayılı davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-) Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2020/688 esas sayılı davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-) İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır