T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/170 - Karar No:2025/690
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/170
KARAR NO : 2025/690
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2022
NUMARASI : 2018/102 E-2022/866 K
DAVALARIN KONUSU : Menfi Tespit / İtirazın İptali
(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli asıl dava ile itirazın iptali talepli birleşen davada mahkemece verilen asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının Bayburt Üniversitesi ile altyapı ve galeri hattı yapım işi konusunda sözleşme imzaladığını, bilahare müvekkillerinin 02.12.2015 tarihli, 13.400.000 TL + KDV anahtar teslim götürü bedelli sözleşme ile işi davalıya taşere ettiğini, işin ana sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalının bir kısım işi yaptığını, hakedişlere dair faturaları düzenlediğini, ancak bir süre sonra şantiyeyi terk ederek yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, buna rağmen hakediş faturaları düzenlemeye devam ettiğini, idare tarafından birçok kez ihtarname keşide edildiğini, davetlere rağmen davalının işe devam etmediğini, dava dilekçesinde imalat kalemleri, birim vs. gösterilmek suretiyle listelenen işlerin tamamlanmamış olduğunu, sözleşme birçok iş ve işlemi kapsadığından iş dökümünü ekte excel tablolar olarak sunduklarını, davalının Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22246 sayılı icra takibini başlattığını, ödeme emri usule aykırı olarak muhtara tebliğ edilmek suretiyle takibin kesinleştirildiğini, müvekkillerinin Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1089 esas sayılı dosyasında usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emrinin iptalini talep ettiklerini öne sürerek müvekkillerinin 2017/22246 sayılı icra dosyasında faturadan kaynaklı, faiz ve feriler hariç olmak üzere 933.399,94 TL borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; öne sürülen 02.12.2015 tarihli sözleşme yapılmış ise de, sonraki tarihli sözleşme ile ortadan kaldırıldığını, bu itibarla 02.12.2015 tarihli sözleşmeye dayanarak dava açılamayacağını, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, bir başka sözleşme gereğince müvekkilinin üstlendiği işlerin yapıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların davacılara gönderildiğini, ticari kayıtlarına girdiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ancak bedellerinin eksik ödendiğini, ödemeler banka vasıtası ve dekontla gerçekleştirildiğinden dekont ve faturalar karşılaştırılarak hakedişlerin ne miktarda ödendiğinin belirlenebileceğini, davacı tarafın dekontları ibraz etmediğini, iyi niyetli olmadığını, dava dilekçesinde değinilen diğer hususların sözleşme ve faturalarla ilgili olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı iş ortaklığı arasında 2016 yılında, ekli altyapı ve galeri hattı yapımına ilişkin taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin tarih ve sayıları belirtilen 11 adet faturayı düzenlediğini, davalıların faturalar için bir kısım ödemeler yaptıklarını, cari hesap çizelgesi gereğince bakiye 892.889,66 TL borçlu olduklarını, sözleşmenin 20.maddesinde ücret tahakkuklarının aylık hakedişlerle gerçekleştirileceğinin ve davalıların idareden tahsil ettikleri tarihten itibaren 10 gün zarfında müvekkiline ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davalıların idareden hakedişlerini aldıklarını, ancak müvekkiline ödeme yapmadıklarını, müvekkili tarafından Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/22246 sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/320 esas sayılı dosyada adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, müvekkili tarafından bakiye borcun tahsili için Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2018/8187 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalıların borca ve ferilerine kötü niyetle itiraz ettiklerini, takibin durduğunu öne sürerek 2018/8187 sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Şirketi vekili özetle; taraflar arasında 02.12.2015 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davacının bir kısım işleri yaptığını, hakedişlere ilişkin faturalar düzenlediğini, iş ortaklığının hakedişlere istinaden düzenlenen fatura bedellerini davacıya ödediğini, idarenin 08.09.2017/5574 yevmiye numaralı ihtarnamesi üzerine davacının bir süre sonra şantiyeyi terk ettiğinin, işlerin gereği gibi yahut hiç yerine getirilmemiş olduğunun, kendisine yapılan ihtarlara rağmen süre uzatımlarına riayet etmediğinin öğrenildiğini, kalan işin müvekkili şirket tarafından devam ettirildiğini, müvekkilinin davacının edimlerini 15.06.2017 tarihinde tam anlamıyla yerine getireceği inancıyla birtakım tasarruflarda bulunduğunu, edimlerinin yerine getirilmemesi, eksik ve hatalı imalatlar nedeniyle müvekkilinin gerekenden kat be kat fazla enerji ve çaba sarf ettiğini, Bayburt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/9 D.İş sayılı dosyasında davacının yaptığı işin, müvekkili şirket tarafından devam ettirilmek durumunda kalınan imalatların tespit edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak yapmadığı imalatlara ilişkin belgelerin dosyaya sunulacağını, davacının iş ortaklığına karşı başlattığı 2017/22246 sayılı icra takibinin Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/320 E - 2018/369 K sayılı ilamıyla iptal edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranması, işi terk etmesi ve eksik imalatlar nedeniyle iş ortaklığının ciddi zarara uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; müvekkili ile diğer davalı .... Şirketinin (...) oluşturduğu iş ortaklığının yüklenicisi olduğu altyapı ve galeri yapım işinin davacıya taşere edildiğini, idarenin 08.09.2017/5274 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının işi gereği gibi yapmadığının öğrenildiğini, idarenin 10 günlük sürede sözleşmeye uygun hale getirilmediği taktirde işin feshedileceğini ve teminatın gelir kaydedileceğini ihtar ettiğini, davacının verilen bu kısa sürede eksiklikleri gideremeyeceğinin anlaşılması nedeniyle iş ortaklığının işin ifasını üstlendiğini, yapılan inceleme ve tespitlerde birçok sözleşmeye aykırılık bulunduğunu, bunların yoğun masraf ve emek sonucunda giderilebileceğinin tespit edildiğini, davacının bu süreçte kayıtsız kaldığını, hangi gerekçeyle işe devam edilmediğinin bildirilmediğini, sözleşme anahtar teslim olmakla kararlaştırılan bedelle ve sürede işin yapılmasının zorunlu olduğunu, bu itibarla 15.06.2017 tarihinde işin teslimi gerektiğini, davacının idare tarafından ek süre verildiğini bilmesine rağmen verilen ek süreden sonra da 32 gün boyunca şantiyeye gitmediğini, bilgi vermediğini, idarenin davacı şirkete işi tamamladığı gerekçesiyle tanzim edilen iş bitirme belgesinin imalatların eksik ve sözleşmeye aykırı olduğu anlaşıldığından iptal edildiğini, idarenin davacı taşeronun edimini yerine getirmediğini açıkça tespit ettiğini, dava dilekçesinde işin tamamı bitirilmiş, teslim edilmiş, işin kabulü yapılmış gibi beyanda bulunulmuş ise de, imalatın halen iş ortaklığınca sürdürüldüğünü, davacının yaptığı imalatların büyük kısmının eksik olduğunu, kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "Asıl dava eser sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraf vekilleri delillerini bildirmişler, Bayburt Sulh Hukuk Mahkemesinden 2018/9 D.İş sayılı dosyası, takip dosyaları getirtilmiş, asıl işveren Bayburt Üniversitesi Rektörliğinden dava konusu işe ait sözleşmeler, hakediş tutanakları getirtilmiştir. Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü’nün Mahkemeye hitaben 21/10/2020 tarihli yazısı ekinde idare ile asıl dosyanın davacısı olan şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında yapılan 10/11/2015 tarihli sözleşme ile bu iş ortaklığı ile davalı ....Ltd.Şti.ile ... Müşavirlik... şirketinin oluşturduğu iş ortaklığı arasındaki taşeronluk sözleşmesi ve 18/04/2016 tarihli asıl dosyasının davacısı iş ortaklığı ile davalı ... İnşaat arasındaki taşeronluk sözleşmeleri sunulmuştur. Ankara 22. İcra Müdürlüğü 2017/22246 Esas sayılı dosyasıda, alacaklı ... Madencilik ... Ltd. Şti., tarafından 29.05.2017 tarihli asıl alacağa dayalı olarak, borçlu ... ... Ltd. Şti. - ... İş Ortaklığı aleyhine, 892.889,66 TLasıl alacak, 40.510,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 933.399,94 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacılar vekili 01/11/2018 tarihli duruşmada Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/320 esas sayılı dosyasında Ankara 22. İcra Müdürlüğü 2017/22246 Esas saydı dosyasında yürütülen takibin iptaline karar verildiğini bildirmiştir. Ankara 13. İcra Müdürlüğü 2018/8187 Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... Madencilik ... Ltd. Şti., tarafından 29.05.2017 tarihli hesap özetin cetvelinine dayalı olarak, borçlular ... ... Ltd. Şti. ve ... aleyhine 892.889,66 TL asıl alacak, 99.697,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 992.587,52 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlandığına ilişkin ödeme emri düzenlendiği, borçlular vekillerinin ayrı ayrı borca ve ferilerine itirazları sonucu takibin durduğu, birleşen davanın süresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek raporda özetle; icra takiplerine taraflar arasındaki 01.03.2016 tarihli taşeron sözleşmesinin konu edildiği, bu sözleşme ile ilgili olarak birleşen davada davalı ...’ın ikinci cevabı için sunulan 14/11/2018 tarihli dilekçede “davacı şirket ile yapılan 01.03.2016 tarihli ilk sözleşmenin tarafı da yalnızca davacı şirket olduğu” hususunun ifade edildiği, dilekçe ekinde de ifade edilen 01.03.2016 tarihli sözleşmeye yer verildiği, icra takiplerine konu edilen ve işveren tarafından da kabul edilen 01.03.2016 tarihli sözleşme incelendiğinde; işverenin ... inşaat - ... İş Ortaklığı, taşeronun ... Taahhüt ... Ltd. Şti. olarak ifade edildiği, Ana sözleşmenin idare ile işveren arasında yapılan anlaşma olduğunun belirtildiği, işin Bayburt Üniversitesi Altyapı ve Galeri Hattı Yapım işi kapsamında bulunan işleri anahtar teslim götürü bedel üzerinden tefrik edilen işleri kapsadığının belirtildiği, “Sözleşmenin tutarının hak edişlerden ele geçen miktar üzerinden % 7,5 tenzilat uygulanacağı” şeklinde ifade edildiği, bu tutara KDV nin dahil olmadığı ve anahtar teslim götürü bedel olduğu, dosya kapsamında sunulan idare ile ... - ... İş Ortaklığı arasında yapılan 11 nolu hak ediş incelendiğinde; hak edişin 11.03.2017 tarihine kadar yapılan işi kapsadığı ve hak edişin onayının 25.05.2017 tarihinde yapıldığı, bu hak ediş ile ilgili olarak taşeron ... tarafından 15.05.2017 tarihinde işveren iş ortaklığına fatura kesildiği, işveren iş ortaklığı tarafından da idareye 25.05.2017 tarihli faturanın kesildiği, Bayburt Sulh Hukuk Mahkemesinden 2018/9 D.İş sayılı dosyana sunulan 20/12/2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; tespitin 29.08.2017 tarihinde yapıldığı, ancak davalara konu tarihin 11.03.2017 tarihine kadar yapılan işleri kapsayan 11 nolu ve öncesi hak edişler sonucu bakiye alacak olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, diğer taraftan bilirkişi raporunda 29.08.2017 tarihi itibari ile işin seviyesi ile ilgili olarak miktar olarak ya da yüzdesel olarak işlerin gerçekleşme oranları ve taşeron tarafından hak edilen tutara ilişkin bir tespit yapılmadığı, davacı yanca, davalının şantiyeyi terk ettiği ve işe kendileri tarafından devam edildiği ifade edilmekte ise de, davalı yüklenicinin işten hangi tarihte el çektiğine ilişkin herhangi bir tutanak, tespit,... vs. sunulmadığı gibi, işe kendileri tarafından devam edildiğine ilişkin de bir kayda dosya kapsamında rastlanılmadığı, bu durumda işin davalı tarafmdan yapıldığını kabulü gerektiği, akdi ilişkinin varlığının kabulü halinde, işin yüklenici tarafından yapıldığı bir karine olarak kabul edildiği, Davacı yüklenicinin Bayburt Üniversitesi ile akdettiği sözleşme bedeli KDV hariç 14.720.000 TL olmakla birlikte, iş sahibi tarafından 3 ayrı tarihte ilave işler verildiği ve sözleşme bedelinin KDV hariç 16.186.374,98 TL olduğu, taşeron tarafından yapılan imalat tutarının 11 nolu hak ediş itibariyle 13.142.335,13 TL olduğu ve ana sözleşme kapsamında yapılan iş miktan oranının ise % 81,19 olduğu, ... inşaat - ...-... İş Ortaklığı tarafından taşeron ... Taahhüt ... Ltd.Şirketine keşid edilen, Bornova 6. Noterliğinin 019089 yevmiye nolu 14/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile; taraflar arasında imzalanan 02/12/2015 tarihli “Bayburt Üniversitesi Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşi” sözleşmesi kapsamında üzerine düşen görevi yerine getirmemesi ve iş sahasını terk etmiş olması sebebi ile işin idareye zamanında teslim edilemediği, bu nedenle 02/12/2015 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiği, ... İnşaat - ... İş Ortaklığı tarafından idare Bayburt Üniversitesine hitaben 14/02/2019 tarihli yazı ile; fiyat farkı ödemesi öngörülmeyen Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşinin imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle ifasında güçlük yaşanması ve tamamlanmasının mümkün görünmemesi sebebi ile işin tasfiye edilmesi talep edildiği, Bayburt Üniversitesi tarafından ... İnşaat - ... İş Ortaklığına hitaben 25/10/2019 tarihli yazıda; Altyapı ve Galeri Hattı Yapım işinin 14/02/2019 tarihli dilekçeye istinaden Rektörlük kararı ile tasfiye edildiğinin belirtildiği, Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü'nün, Mahkemeye hitaben 01/11/2019 tarihli yazısı ekinde sunulan belgeler incelendiğinde; 08/11/2018 tarihine kadar yapılan işlere ilişkin 14 nolu hak ediş raporu kapak sayfasında herhangi bir gecikme cezası kesilmediğinin görüldüğü, 26/11/2018 tarihli idare tarafından düzenlenen süre uzatım kararında çalışmaya engel olan çeşitli sebeplerle işin 492 gün durduğu, 283 gün ek süre verildiği, yeni iş bitim tarihinin 10/12/2018 tarihi olarak belirlendiğinin tespit edildiği, İşveren iş ortaklığının beyanları ve 01.03.2016 tarihli sözleşme kapsamına göre iş ortaklığı tarafından alınan işin taşeron ... tarafmdan üstlenildiği ve imalatlarının yapıldığı, bu suretle 11 nolu hak ediş ve öncesi imalatların taşeron ... tarafmdan yapıldığı, bu suretle İdarece yapılan 11 nolu hak ediş ve öncesi yapılan imalatlar sonucu taşeron tarafmdan hak edilen tutarın 13.923.719,67 TL olduğu, davacı/karşı davalı yüklenicinin talebi üzerine iş sahibi Rektörlük karan ile işin tasfiyesinin yapıldığı, iş sahibince onaylanan en sonraki 11 nolu hak edişte her hangi bir gecikme cezası kesilmediği de, sözleşme kapsamında davalı/karşı davacı taşeronun yaptığı iş bedelinin 13.923.719,67 TL(KDV Dahil) olduğu, 13.030.780,00TL ödemenin mahsubu sonucu davalı/k.davacı taşeronun her iki dava kapsamında sözleşmeden kaynaklı bakiye alacak tutarının 892.939,67 TL olacağı, Davacı Şirketin 2015, 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait vevmive defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin ve 2015. 2016.2017 ve 2018 vevmive defterlerinin kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64/III ile 213 sayılı V.U.K.’nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, 2016 yılı içinde davalının davacıya toplam 11.744.937,65-TL tutarında 8 adet fatura düzenlediği, dönem içinde davacının davalıya banka yoluyla 11.272.065,00.-TL ödeme yaptığı, dönem sonu itibariyle davacının davalıya 472.872,65.-TL borçlu olduğu ve bu bakiyenin 2017 yılına devir ettiği, 2017 yılı içinde davalının davacıya toplam 2.178.781,03-TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği, davacının davalıya 2.361.780,00.- TL ödeme yaptığı, 2016 yılında davalıya yapılan 20.000,00-TLlik ödemenin kayıtlara sehven 623.000,00-TL olarak işlenmesi sebebiyle 2017 yılı içinde kayıtların düzeltildiği, ancak bu seferde davalıya yapılan 20.000,00-TL'lik ödemenin kayıtlara mükerrer olarak işlendiği, dönem sonu itibariyle davacının davalıya 872.897,68.-TL borçlu olduğu, Davalı Şirketin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin ve 2015. 2016 ve 2017 yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64/III ile 213 sayılı Y.U.K.’nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, 892.888,68.-TL davalının davacıdan alacağı bulunduğu, taraf defterleri arasındaki 19.991.00-TL’lik farkın: davacı-b.d davalısı tarafından 02.01.2017 tarihinde kayıtlara “banka masrafları” açıklaması ile işlenen 24,00- TL’lik kayıt ve 02.01.2017 tarihinde kayıtlara “09.09.2016 Tarihli 64 Nolu Yev.” Açıklaması ile işlenen 20.000,00-TL’lik ödeme kaydı ile davah-b.d davacısının yapmış olduğu toplam 15,00-TL’lik tahsilatı hesaplarına işlememesinden kaynaklandığı, takip tarihi 12.07.2018 itibariyle davalıbirleşen dosya davacısı ... Mad...Ltd.Şti’nin, ....Ltd.Şti-... İş Ortaklığından 892.873.68.-TL alacaklı olduğu görüşü bildirilmiştir. Dosya kapsamına uygun düşen denetime elverişli bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu Mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, dosyada mevcut sözleşmelere ve bilirkişi heyeti raporuna göre, Bayburt Üniversitesi ile yüklenici ... İnşaat - ... İş Ortaklığı arasında, Bayburt Üniversitesi Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşi için 10/11/2015 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel olmak üzere 14.720.000 TL olduğu, sözleşme imza tarihi sonrası 5 gün içinde yer teslimi yapılacağı ve yer teslim tarihinden itibaren 300 gün içinde işin bitirileceği hususlarının kararlaştırıldığı, ....Ltd.Şti-... İş Ortaklığı ile ... Mad...Ltd.Şti aarasında iş ortaklığının 10/11/2015 tarihli sözleşme kapsamında yüklendiği Bayburt Üniversitesi Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşi için taşeronluk sözleşmeleri yapıldığı, taşeron ... Mad...Ltd.Şti tarafından 01.03.2016 tarihli sözleşme kapsamına göre yüklenilen işin imalatlarının yapılmış olduğu, Davacı yüklenicinin Bayburt Üniversitesi ile akdettiği sözleşme bedeli KDV hariç 14.720.000 TL olmakla birlikte, iş sahibi tarafından 3 ayrı tarihte ilave işler verildiği ve sözleşme bedelinin KDV hariç 16.186.374,98 TL olduğu, taşeron tarafından yapılan imalat tutarının 11 nolu hak ediş itibariyle 13.142.335,13 TL olduğu ve ana sözleşme kapsamında yapılan iş miktan oranının ise % 81,19 olduğu, ... inşaat - ...-... İş Ortaklığı tarafından taşeron ... Taahhüt ... Ltd.Şirketine keşid edilen, Bornova 6. Noterliğinin 019089 yevmiye nolu 14/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile; taraflar arasında imzalanan 02/12/2015 tarihli “Bayburt Üniversitesi Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşi” sözleşmesi kapsamında üzerine düşen görevi yerine getirmemesi ve iş sahasını terk etmiş olması sebebi ile işin idareye zamanında teslim edilemediği, bu nedenle 02/12/2015 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiği, ... İnşaat - ... İş Ortaklığı tarafından idare Bayburt Üniversitesine hitaben 14/02/2019 tarihli yazı ile; fiyat farkı ödemesi öngörülmeyen Altyapı ve Galeri Hattı Yapım İşinin imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle ifasında güçlük yaşanması ve tamamlanmasının mümkün görünmemesi sebebi ile işin tasfiye edilmesi talep edildiği, Bayburt Üniversitesi tarafından ... İnşaat - ... İş Ortaklığına hitaben 25/10/2019 tarihli yazıda; Altyapı ve Galeri Hattı Yapım işinin 14/02/2019 tarihli dilekçeye istinaden Rektörlük kararı ile tasfiye edildiğinin belirtildiği, Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü'nün, 01/11/2019 tarihli yazısı ekinde sunulan belgelere göre, 08/11/2018 tarihine kadar yapılan işlere ilişkin 14 nolu hak ediş raporu kapak sayfasında herhangi bir gecikme cezası kesilmediği, 26/11/2018 tarihli idare tarafından düzenlenen süre uzatım kararında çalışmaya engel olan çeşitli sebeplerle işin 492 gün durduğu, 283 gün ek süre verildiği, yeni iş bitim tarihinin 10/12/2018 tarihi olarak belirlendiği, tespit 11 nolu hak ediş ve öncesi imalatların taşeron ... tarafından 01.03.2016 tarihli sözleşme kapsamında yapıldığı, taşeron tarafından hak edilen tutarın 13.923.719,67 TL olduğu, davacı/karşı davalı yüklenicinin talebi üzerine iş sahibi Rektörlük karan ile işin tasfiyesinin yapıldığı, iş sahibince onaylanan en sonraki 11 nolu hak edişte her hangi bir gecikme cezası kesilmediği sözleşme kapsamında davalı/karşı davacı taşeronun yaptığı iş bedelinin 13.923.719,67 TL(KDV Dahil) olduğu, 13.030.780,00TL ödemenin mahsubu sonucu takip tarihleri itibarıyla davalı/k.davacı taşeronun sözleşmeden kaynaklı bakiye alacak tutarının 892.939,67 TL olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarının bu tutardan daha az olduğu, davacı birleşen doysa davalısı şirketlerin takipte talep edilen asıl alacak tutarına itirazlarında haksız oldukları, TBK'nın 101/1. maddesi uyarınca takipten önce iş ortaklığını oluşturan şirketler temerrüte düşürülmediğinden alacaklı taşeronun takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına değişen oranlarda avans faizi yürütülmesini talep edebileceği anlaşıldığından asıl davada davacıların davasının reddine, Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/595 sayılı dava dosyasında, davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2018/8187 sayılı takip dosyasında davalıların 892.889,66-TL asıl alacak tutarını itirazlarının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçmeyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalılar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, faturadan kaynaklanan alacak likit nitelikte olduğundan İİK 67. maddesi uyarınca kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 177.577,93TL icra inkar tazminatının davalılardan..." tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Asıl davada davanın reddine,...
2-Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/595 sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2018/8187 sayılı takip dosyasında davalıların 892.889,66-TL asıl alacak tutarını itirazlarının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalılar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-İİK 67 maddesi uyarınca kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 177.577,93TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12.11.2022 tarihli dilekçeyle dosyaya uzman görüşü sunulduğu, uzman görüşünde dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporlarının inceleme metotlarının teknik olarak hatalı olduğu ve hesapların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, uzman görüşü incelenerek yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesinin talep edildiği, mahkemece belirtilen dilekçe ve uzman görüşünün hiç incelenmemiş olduğunun anlaşıldığı, gerekçeli kararda da uzman görüşünden bahsedilmediği, HMK 293 madde gereğince tarafların uyuşmazlıkla ilgili uzman görüşü alabilecekleri, Anayasa'nın 36.maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı gereğince uzman görüşünün mahkemece dikkate alınması, bilirkişi raporları ile uzman görüşünün çelişmesi halinde mahkemece çelişkinin giderilmesi gerektiği, uzman görüşü hiç dikkate alınmadığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bilirkişi raporlarının fahiş hatalar içerdiği, gerekçeli kararda taşeronun hangi tarihte el çektiğine ilişkin tutanak, tespit sunulmadığı gibi iş ortaklığı tarafından işe devam edildiğine dair kayda da rastlanılmadığı, bu nedenle imalatın davalı tarafından yapıldığının kabulü gerektiğinin belirtildiği, oysa taşeronun 2018/595 esas sayılı davada sunduğu 15.10.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde şantiyeyi terk ettiğini ikrar ettiği, bu nedenle gerekçenin hatalı olduğu, taşeronun belirtilen dilekçesinde 2017 yılı Ağustos ayı sonuna kadar alacağının tahsilini ve ek sözleşmeyle kendisine yeni iş verilmesini beklediği, ödeme yapılmadığı ve yeni iş verilmediği, nihayetinde 2017 yılı Ekim - Kasım aylarında kullandığı bir kısım mal ve araçları alarak şantiye alanını boşalttığı, bir kısım mal ve araçlara ise, iş ortağı ... ile Üniversitenin el koyduğu hususlarını belirttiği, gerekçeli kararda ise, idarenin 26.11.2018 tarihli süre uzatım kararında çalışmaya engel çeşitli nedenlerle işin 492 gün durduğu, 283 gün ek süre verildiği, yeni iş bitim tarihinin 10.12.2018 tarihi olarak belirlendiğinin belirtildiği, bu itibarla taşeronun kendi ikrarı ile şantiyeyi boşalttığı tarih ve iş bitim tarihi arasında işin yarım bırakıldığının açık olduğu, müvekkilinin işi tek başına üstlendiğinin düzenlenen faturalar ve müvekkilinin ticari defterlerinden anlaşıldığı, yine taşeronun işi yarım bıraktığının idare tarafından gönderilen ihtarnamelerle de sabit olduğu, idarenin 27.07.2017 tarihinde sözleşme süresi ve ek süreler tamamlandığı halde işin bitirilmediğini, 10 gün içerisinde bitirilmediği taktirde yasal işlemlere başlanacağını ihtar ettiği, yine idarenin 08.09.2017 tarihli ihtarnamesinde önceki ihtarnameden bahisle tebliğ tarihinden itibaren 32 gün geçmesine rağmen işe başlanmadığının ve iş bitirme yönünde çalışma olmadığının tespit edildiğini belirttiği, taşeronun şantiyeyi terk etmesi üzerine iş ortaklığının imalata başlamadan önce fiili durumun tespiti maksadıyla 2018/160 D.İş sayılı dosyada delil tespiti talebinde bulunduğu, mahkemenin korunmaya değer hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verdiği, müvekkilinin idareye karşı sorumluluğu nedeniyle işi tek başına yüklendiği, 2018/9 D.İş sayılı dosyayla delil tespiti yaptırdığı, tespit raporunda işin hangi aşamada bırakıldığının, hangi iş kalemlerinin eksik olduğunun açıkça belirlendiği, ancak mahkemenin delil tespit raporunda iş seviyesi ile ilgili miktar veya yüzde olarak gerçekleşme oranlarının ve taşeronun hak ettiği tutarın belirlenmediği gerekçesiyle delil tespitini dikkate almadığı, mahkeme gerekçesinin hukuki olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki oranların da hatalı olduğu, mahkemece delil tespit raporundan yararlanılmadığı, idare ile yapılan yazışmalar ile tutanakların dikkate alınmadığı, yine dosyaya sunulan uzman görüşünde bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiği, teknik incelemede hangi yöntemlerin uygulanması ve gerçekleşme oranlarının nasıl hesaplanması gerektiğinin detaylı olarak açıklandığı, sonuç olarak taşeronun imalatının %63.95 olarak belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise ara hakedişlere göre hesaplama yapıldığı, kesin hakedişler ile tasfiye hakedişinin hesaplamaya dahil edilmediği, oysa esas alınan 11 numaralı hakedişten sonra 12. ile 13. ve tasfiye hakedişinin düzenlendiği, 11 numaralı hakedişin geçici hakediş olduğu, sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesi gereğince bitmiş iş kısımları için kesin metrajdaki miktarların dikkate alınacağı, bu itibarla hesaplamanın 11 numaralı geçici hakedişe göre değil, kesin hakedişe göre yapılması gerektiği, uzman görüşünde müvekkilinin Eylül 2017 - Eylül 2018 döneminde işleri %63.95 seviyesinden %85.57'ye getirdiğinin ve bunun için 2.088.290,02 TL daha harcama yapılması gerektiğinin belirlendiği, taşeronun 11.hakediş dahil imalat yaptığı ve sonra iş ortaklığına haber vermeden şantiyeyi terk ettiği, bu itibarla 12., 13.ve tasfiye hakedişindeki imalatın tek başına müvekkili tarafından yapıldığı, uzman görüşünde ödemelerin fiziki gerçekleşmenin önünde seyrettiğinin belirlendiği, taşerona fazla ödeme yapıldığı, iş ortaklığının vekalet verdiği kişilerin iş ortaklığını zarara soktukları, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/102 esas sayılı davasında taşerona 11.12.2015 tarihli sözleşmeye göre 2.821.285,66 TL, 18.04.2016 tarihli sözleşmeye göre 3.716.585,66 TL fazla ödeme yapıldığı ile 2018/9 D.İş sayılı dosyada işlerin eksik bırakıldığının belirlendiği, işin tamamlanmaması nedeniyle işi devralarak tamamlayan müvekkilinin 8.907.614,59 TL masraf yapmasının olağan görünmediği gerekçesiyle dikkate alınmamış ise de, basit bir hesaplama ile sözleşme fiyatları ile güncel hakediş ÜFE endeksi oranlaması yapıldığında müvekkilinin yaptığı masrafların tespit edilebileceği, buna göre işin fiilen %85,57 oranında yapıldığı, iş bedelinin 25.227.133,29 TL olduğu, taşeron tarafından işin %63.95'inin tamamlandığı, iş tutarının 16.132.751,74 TL olduğu, bu itibarla müvekkilinin tamamladığı imalatın tasfiye tarihi itibariye güncel tutarının 9.094.381,55 TL olduğu, bu hususa ilişkin hesaplama tablosunun dilekçe ekinde sunulduğu, yine Sayıştay denetçilerinin de olduğu bir uzman görüşünün de ibraz edileceği, mahkemenin itirazlarını ve delillerini değerlendirmediği, hatalı inceleme ve hesaplama metotlarıyla tanzim edilen bilirkişi raporlarını hükme esas almasının açıkça hukuka aykırı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2018/9 D.İş sayılı dosyada düzenlenen 20.12.2018 tarihli tespit raporunda taşeronun sözleşme gereği üstlendiği edimleri hiç veya gereği gibi yerine getirmediği ile eksik kalan işlerin neler olduğu tespit edildiği halde hatalı ve eksik değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, objektiflikten uzak olduğu, delil tespitinde taşeronun eksik bıraktığı imalatların belirlendiği, hükme esas alınan raporda inşaat mühendisi bilirkişi bulunmakta ise de, teknik yönden neredeyse hiçbir inceleme yapılmadığı, taşeron tarafından düzenlenen hakedişlerin ve yapılan imalatlara ilişkin belgelerin dosyada mevcut olduğu, bu itibarla bilirkişi heyetinin hakedişlerdeki imalatlarla delil tespit raporundaki eksiklikleri karşılaştırması gerektiği halde bu yönde değerlendirme yapılmadığı, incelemenin defter ve belge incelemesinden ibaret olduğu, yine raporda davalının hangi tarihte işten el çektiğine dair delil bulunmadığı, iş ortaklığı tarafından imalata devam edildiğine dair kayda rastlanmadığının belirtildiği, oysa taşeronun işe devam ettiğini iddia etmediği, müvekkilinin hakedişlere ve alınan ödemelere karşılık tamamlanmış olması gereken imalatların eksik ya da hatalı olduğunu öne sürdüğü, uyuşmazlığın ve bilirkişi heyetinin değerlendirmesi gereken husus bu olduğu halde raporda buna ilişkin hiçbir ayrıntılı inceleme yapılmadığı, iş ortaklığının uyuşmazlığın doğduğu tarihte şantiyenin son durumunun mahkeme aracılığıyla tespit ettirildiği, dosyaya sunulan yazılı deliller ve teknik değerlendirmelerin dikkate alınmadığı, dosyaya kazandırılan uzman görüşünde hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunun, hesaplamaların sadece ara hakedişler esas alınarak yapıldığı, işin gerçekleşme oranının hatalı tespit edildiği hususlarının belirtildiği, somut bilgi ve tespitler içeren uzman görüşüne neden itibar edilmediğinin anlaşılamadığı, geçici hakedişlere göre hesaplama yapıldığı, kesin hakediş ile tasfiye hakedişinin dikkate alınmadığı, 11 numaralı geçici hakedişe göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi 39.madde gereğince geçici hakedişlerin kesin ödeme niteliğinde olmadığı, bitmiş iş kısımları için kesin metrajlardaki miktarların dikkate alınması ve kesin hakedişlere göre hesaplama yapılması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelerin objektif olarak değerlendirilmesinde iş ortaklığının taşerona borçlu olmadığının, taşeronun işi tamamlamayarak iş ortaklığını zarara uğrattığının açık olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı - birleşen davada davacı .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2016 yılından itibaren ticari ilişki bulunduğu, tarih ve sayıları belirtilen faturaların düzenlendiği, iş ortaklığının bir kısım ödeme yaptığı, cari hesap çizelgesine göre iş ortaklığının bakiye 892.889,66 TL borçlu olduğu, sözleşmenin 20.maddesi gereğince hakedişlerin aylık düzenleneceği ve iş ortaklığının idareden tahsilinden itibaren 10 gün zarfında müvekkiline ödeme yapılacağı kararlaştırıldığı ve iş ortaklığı idareden hakedişleri tahsil ettiği halde müvekkiline ödeme yapmadığı, bakiye alacağın tahsili için başlatılan 2018/8187 sayılı icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğu, TTK 20.madde gereğince müvekkilinin faiz isteme hakkının bulunduğu, mahkemenin faize hükmetmemesinin doğru olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle taraflar arasındaki davaya konu sözleşme, mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, yüklenici iş ortaklığıyla dava dışı idare arasındaki sözleşmenin tasfiyeyle sona erdirilmiş bulunması, eldeki davada taşeron .... Şirketince 11.03.2017 tarihine kadar yapılan imalatların esas alınmış ve davaya konu sözleşmede KDV'nin ayrıca ödeneceği kararlaştırılmış olup, dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunun anlaşılmasına ve takip tarihinden önce taşeron tarafından iş ortağı yüklenicilerin temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat edilememiş bulunmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL + 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın asıl davada davacılar ... ile ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd.Şti. den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-) Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-) Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gereken 60.993,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 15.248,32 TL + 15.248,32 TL olmak üzere toplam 30.496,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.496,65 TL harcın birleşen davada davalılar ... ile ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd.Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-) İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır