T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/862 - Karar No:2025/666
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/862
KARAR NO : 2025/666
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/05/2023
NUMARASI : 2018/441 E-2023/360 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.06.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... A, Ş.'nin, Ankara ilindeki 1. bölge olarak adlandırılan Yenimahalle-Keçiören ve 3. bölge olarak adlandırılan Altındağ-Mamak bölgelerindeki muhtelif KET yapım işleri ve muhtelif tesis yapım işlerinin taşere edilmesi hususunda anlaşılmış ve dilekçe ekindeki sözleşmelerin taraflar arasında imzalanmış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin yüklendiği işler olduğunu ve bunun karşılığında da müvekkili şirketin sözleşme gereği hak etmiş olduğu ücret alacakları bulunduğunu, ancak müvekkili şirketin sözleşmeler gereği taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen hak ediş ücretlerinin bir kısmını alamamış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ve dilekçeye ek olarak sunulan 4 adet taşeronluk sözleşmesinde, müvekkili şirketin yapmayı taahhüt ettiği yükümlülüklerin ve bu yükümlülüklerin ne kadarının yerine getirildiğinin iş sahibi ... tarafından onaylı kesin metraj son durum projelerine ve bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, öncelikle müvekkili şirketin çalışmış olduğu iş sahalarındaki yapılan işlerin tespiti için iş sahibi ... ve EPDK'dan kesin metraj onaylı son durum projelerine göre keşif yapılmasını ve sonrasında konularında uzman inşaat, fen, hesap bilirkişileri marifetiyle müvekkili şirketi sözleşme gereği yapmış olduğu işlerin miktarının ve maddi karşılıklarının tespitinin yapılmasını ve müvekkilinin alacağını talep ettiklerini belirterek, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 4 adet taşeronluk sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin yapmayı üstlenmiş olduğu işlerin yapılıp yapılmadığının ve yapılan işlerin maddi karşılıklarının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine, 14/11/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile 150.000,00 TL tutarında müvekkil şirketçe verilen teminat senetlerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesine, yaşanılan hırsızlık olayı neticesinde davalı şirketin, müvekkil şirketin hak ediş bedelinden bloke koyduğu 140.000,00 TL tutarın ödenmesine, işveren davalı EPDK'dan son durum projelerinin celbi ile son durum projesindeki metrajların tespitine ve müvekkil şirkete yapılan ödemenin kaç metrajlık iş için yapıldığının tespitine, müvekkil şirketin yapmış olduğu esas metraj işine karşılık gelen hak ediş ödemesinin tespitine ve davalı tarafın bu bedeli ödemesine karar verilmesini talep etmiş, 15/10/2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 340.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirerek eksik harcı ikmal etmiş, ıslah taleplerinin kabulüne ve ıslah yolu ile arttırılan miktar doğrultusunda davanın kabulü ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin faizleriyle birlikte davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirketin, sözleşme ile üstlendiği işler ile yapmış olduğu imalatların ölçümleri yapılarak her bir sözleşmeye ait hak ediş bedellerinin eksiksiz olarak ödenmiş olduğundan, davacı şirketin müvekkili şirket nezdinde bir hakediş alacağı ya da başka bir ad altında herhangi bir alacağı bulunmamakta olup, bu hususun, davacı şirketin ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığı ve içeriklerini kabul ettiği kesinleşmiş hak ediş raporları ile de sabit olduğunu, hak ediş raporlarında davacı şirket yetkilisinin imzası bulunmakta olup, davacı şirket tarafından hiçbir itiraz ve ihtiraz-i kayıt ileri sürülmemiş ve hak ediş raporlarının bu hali ile kesinleşmiş ve davacı şirkete hak kazandığı ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapılmış olduğunu, davacı şirketçe sözleşme gereği yapılan işlerin bütün ölçümlerinin işin yapımı sırasında yapılmasına rağmen, işbu dava ile metraj tespitinin yapılmasını talep etmesinde hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, zira davacı şirketçe yapılan bütün işlerin ölçümlemeleri davacı şirket yetkilisinin de imzasını havi hak ediş raporlarında ifade edilen işlerden ibaret olduğunu, kaldı ki dava dilekçesi içeriğinde, bir ek imalat ya da fazladan imalat iddiasının da yer almamasına rağmen yapılan işlerin tespiti talebinin bu davada fiili ve hukuki olarak değerlendirme imkânı bulunmamakta olduğunu, davacı şirketçe yapılan işlerin ölçüm ve metrajları bilinmeksizin hak ediş raporlarını imzalamasının mümkün olmadığını, zira basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olan davacı şirketin, yapmış olduğu işlerin ölçümlemesini ve yapmış olduğu işler kapsamında sözleşme uyarınca hak kazanmış olduğu bedelleri bilmeksizin hareket etmiş olmasının hayatın olağan akışını da aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 27711/2018 tarihli celsede de celse öncesi sunulan cevaba cevap dilekçesini kabul etmediklerini, davanın basit yargılama usulüne göre yürütülmekte olan bir dava olduğu, bu nedenle davacının cevaba cevap dilekçesi verme hakkı bulunmadığı, aleyhe olan hususları ve iddianın genişletilmesi hususundaki beyanları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının talebinin taraflar arasında imzalanan 13/04/2017 tarihli tarihli 4 adet eser sözleşmesine dayalı bakiye hakediş alacağının tahsili, hakedişinden bloke edilen 140.000,00 TL'nin iadesi ve toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senedinin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, söz konusu sözleşmeler nedeniyle davacının bakiye hak ediş alacağı bulunmadığından davacının 50.000,00 TL tutarlı alacak isteminin yerinde olmadığı, nakit teminat kesintisinin iade edilmesi gerektiği, dava konusu 4 adet taşeron sözleşmesinde davacı şirketten teminat senedi alınacağına dair düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle davacı şirketin toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senetlerinin hükümsüzlüğü isteminin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirildiği, tarafların itirazı üzerine alınan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dava konusu 4 adet 13/04/2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamındaki işlerden dolayı davacı şirketin hakediş alacağının bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen 8 nolu kesin hakediş raporunda "eksik malzeme bedeli" adı altında 36.826,21 TL tutarında kesintinin yapıldığı, kesin hakediş raporunda davacı şirketin 36.826,21 TL kesinti tutarına yönelik ihtirazi kayda rastlanmadığı, kesinti işleminde davacı şirketin de kabulünün bulunduğu, bu kapsamda davacı şirketin 36.826,21 TL tutarlı kesinti işleminin iadesine yönelik alacak isteminin haklı olmadığı, taraflar arasındaki 13/04/2017 tarihli taşeron sözleşmelerinin 13. maddesi hükmü gereği dava konusu işte 8 nolu kesin hakediş raporunun düzenlenmesi nedeniyle nakit teminat kesintilerinin iade edilmesi gerektiği, davacı şirketin hakedişinden toplam 47.261,06 TL'lik nakit teminat kesintisi yapıldığının anlaşıldığı ve davalı şirket tarafından davacı şirkete 47.261,06 TL tutarında nakit teminat kesintisinin iade edilmesi gerektiği, dava konusu 4 adet sözleşmede davacı şirketten teminat senedi alınacağına dair düzenlemeye yer verilmediğinden toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senetlerinin hükümsüzlüğü isteminin yerinde olmadığının belirtildiği, yine tarafların itirazı üzerine alınan bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ise, davacının hakediş alacağından toplam 225.379,43 TL tutarında nakit teminat kesintisi yapıldığı, dava konusu işlere ilişkin esin hakediş raporunun düzenlendiği, davacının hakedişinden kesilen 38.666,66 TL nakit teminatın iadesinin talep edilebileceği, dava dışı sigorta şirketince dosyaya sunulan belgelerden sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedellerinin dava tarihinden sonraki tarihte (15/04/2019 tarihinde 57.1010,28 TL, 26/06/2019 tarihinde 91.072,10 TL) hasar ödemesi yapıldığı yönünde görüş bildirildiği, iddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin üstlendiği dava dışı ... AŞ'nin 1. Bölge Yenimahalle-Keçiören ve 3. Bölgedeki Altındağ-Mamak lokasyonundaki Ket ve tesis yapım işlerini davacı şirkete taşere edildiği ve bu kapsamda taraflar arasında 4 adet eser sözleşmesi imzalanmış olup, davacı şirket hakediş alacağı ve sözleşme gereği yapılan blokaj kesintilerinin iadesi talebiyle eldeki davayı açtığı, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinin 11. maddesinde “İşveren personeli ya da işveren tarafından görevlendirilmiş kişiler tarafından Taşeron ile hazırlanan bilcümle hesap ve fenni defter ve kayıtlar Taşeron ile her türlü hesaplamada esas olacaktır. İşveren yapılan ölçümleri Taşeron ile birlikte imza altına alacaktır. İşverenin davetine rağmen Taşeron ölçümlere katılmadığı takdirde İşveren'in yapmış olduğu ölçüm hak edişe esas olacaktır. Taşeron bu hususta herhangi bir itiraz da bulunmayacağını ve herhangi bir hak iddia etmeyeceğini peşinen kabul eder. İş bu sözleşme ve eklerinde bir kayıt olmadığı takdirde yapılan işlerin ödemesine ait ölçü birimi (mt, kg, Ad vs/maddi hatalar müstesna) İdare ile İşveren arasındaki sözleşmede yazılı esasların aynısı olacaktır.” hükmünün bulunduğu, bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere dava konusu sözleşmelere ait hakedişlerde metraj tespit edilerek hakediş bedellerinin belirlendiği, hakedişlerin davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalandığı, sözleşmenin 11. maddesi hükmüne uygun olarak ara ve kesin hakediş hesaplarına itiraz edildiğine dair bir iddia bulunmadığı, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin hakedişleri imzalamasından sonra yeniden yapılan işlerin metrajının ölçülerek hakediş alacağı talebinin haksız olduğu ve buna göre davacının hakedişlerden kaynaklı bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla hakediş alacağına ilişkin istemine reddine karar verilmesi gerektiği, davacının blokaj kesintisinin iadesi talebinin incelenmesinde; davacı vekilince 23/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ile talep edilen blokaj kesintisinin müvekkili şirketin iş yaptığı sırada meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde 140.000,00 TL tutarın bloke edilerek hakedişlerden kesildiği ve bu zararın davalının sigorta şirketince karşılanacağı tarihe kadar müvekkiline yansıtılacağına dair tutanak tutulduğunu beyan ettiği, dosyada mevcut 31/01/2018 tarihli tutanakta çalınan kablolar nedeniyle 140.000,00 TL'nin davacının hakedişinden kesildiği ve sigorta şirketince inceleme işlemlerinin ardından davalı şirkete ödeme yapmasına müteakip davalı şirketin aynı miktarda davacıya ödeme yapılacağı belirtildiği, mahkemece dava dışı sigorta şirketinden getirtilen evraktan anlaşılacağı üzere dava dışı sigorta şirketince davalı şirkete 15/04/2019 tarihinde 57.010,28 TL ve 26/09/2019 tarihinde 91.072,10 TL olmak üzere toplam 148.082,28 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmış ise de, söz konusu ödemelerin 06/06/2018 dava tarihinden sonra yapıldığı, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği ve dava tarihi itibariyle dava dışı sigorta şirketince davalı şirkete yapılmış bir hasar ödemesi bulunmadığından davacı şirketin 31/01/2018 tarihli tutanağa dayalı olarak talep edebileceği muaccel bir alacağının olmadığı değerlendirilmekle blokaj iadesi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, öte yandan, dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmelere dayalı olarak hakediş alacağı ve blokaj kesintilerinin iadesini talep ettiği, cevaba cevap dilekçesi bu taleplerinin yanında sözleşmelerin imzalandıkları tarihte verilen toplam 500.000,00 TL'lik teminat senetlerinden iade edilmeyen 150.000,00 TL tutarındaki teminat senetlerinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesinin istendiği, davacının söz konusu talebinin davadaki talep sonucunun genişletilmesi niteliğinde olup, cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi usulüne uygun olmadığı gibi ıslah yolu ile de talep sonucunun yeni talep eklenmek suretiyle genişletilmesi mümkün olmadığından davacının iade edilmeyen 150.000,00 TL'lik teminat senetlerinin hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karşı oyda ise davacının blokaj kesintisinin iadesi istemi ile ilgili davacı şirketin iş yaptığı sırada meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde 140.000,00 TL tutarın bloke edilerek hak edişlerden kesildiği, zararın davalının sigorta şirketince karşılanacağı tarihe kadar davacıya yansıtılacağına dair tutanak tanzim edildiği, sigorta şirketince davalı şirkete ödeme yapılmasına müteakip aynı miktarda davacıya ödeme yapılacağının belirtildiği, sigorta şirketince davalı şirkete yargılama aşamasında 57.010,28 TL ve 91.072,10 TL olmak üzere toplam 148.082,28 TL hasar ödemesi yapıldığı, usul ekonomisi gereği tahakkuk eden bu husus gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 140.000,00 TL blokaj kesintisinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmadığı bildirilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece oy çokluğu ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki 13/04/2017 tarihli "Başkent 1. Bölge Yenimahalle-Keçiören Tesis Yapım İşi", 13/04/2017 tarihli "Başkent 3. Bölge Altındağ-Mamak Tesis Yapım İşi", 13/04/2017 tarihli "Başkent 3. Bölge Altındağ-Mamak K.E.T Yapım İşi" ve 13/04/2017 tarihli "Başkent 1. Bölge Yenimahalle-Keçiören K.E.T Yapım İşi" taşeronluk sözleşmeleri kapsamında edimlerin ifa edilerek teslim edildiği halde davalının muhtelif bahane ve kesintiler ile bir kısım alacağı ödenmediği iddiasına dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 50.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davacı tarafça dava dilekçesinde teminat mektubuna ilişkin bir talepte bulunulmamış ise de, sözleşme kapsamında hakediş alacaklarından bloke konulan ve ödenmeyen kısımlar talep edilmiş olmakla, dosya kapsamı ve tarafların beyan ve kabulleri ile işin ifası sıranda yaşanın hırsızlık nedeni ile davacının hakediş alacağı olan 140.000,00 TL'nin sigorta tarafından ödenene kadar davalı tarafça ödenmemesi hususunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı ve bu kalem alacağın dava dilekçesinde talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı itibariyle bu alacak kalemi yönünden dava tarihinde sonra 15/04/2019 tarihinde 57.010,28 TL ve 26/09/2019 tarihinde 91.072,10 TL olmak üzere toplam 148.082,38 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmakla taraflar arasında yeni dava ve uyuşmazlıklara sebebiyet vermeme ve usul ekonomisi dikkate alındığında 140.000,00 TL'nin ıslah tarihi 15.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, ancak davalı tarafça dava açılmasına sebebiyet verilmediği, dava tarihinde davalının dava açılmasına karşı olması konusunda haklı olduğu ve bu nedenle davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılarak, davacı vekilinin bu kalem yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek, davanın kısmen kabulü ile 140.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 15.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2023 tarih ve 2018/441 Esas, 2023/360 Karar
sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın kısmen kabulüyle, 140.000,00 TL'nin 15.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.563,40 TL karar ve ilam harcından davacın tarafça yatırılan 853,88 TL peşin harç ile 4.953,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.756,52 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul edilen miktar yönünden davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
11-Davacı tarafından ödenen 269,85 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
12-Davacı tarafından ödenen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 450,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.188,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır