T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/555 - Karar No:2025/610
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/555
KARAR NO : 2025/610
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2022
NUMARASI : 2020/537 E-2022/899 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Müvekkilinin ortaklarından biri olduğu adi ortaklık ile davalıya ait "Kayseri-Boğazköprü-Ulukışla-Yenice, Yenice-Mersin-Adana Toprakkale Hat Kesimine Elektrifikasyon Tesisleri Kurulması Yapım İşi Kısım V" işinin yapımını üstlendiğini ve işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, üstlenilen iş kapsamında müvekkili tarafından davalıya 15/08/2013, 04/09/2015, 16/07/2014, 03/03/2016, 23/03/2016 tarihli olmak üzere toplamları 2.714.079,89 TL tutarında 5 adet kesin teminat mektubunun verildiğini, projenin tamamlanıp kesin kabul aşamasında olduğunu, müvekkili şirketin kesin kabul akabinde hazırlanacak kesin hakedişten fiyat farkı dahil 23.922,92 TL alacağı olacağını, davalının 02.09.2020 tarihinde göndermiş olduğu yazı ile BTEP Kısım- V iş kapsamında 14.846,32 metre seyir teli eksikliğinden müvekkilinin sorumlu olduğu ve söz konusu telin tamamlanması gerektiği, aksi takdirde hesaplanan güncel bedelinin hakedişten kesileceği, ayrıca 20.799,80 metre seyir teli eksikliğinden ise davacı ile teşekkül personellerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle iş ortaklığının payına düşen 5.199,95 metre seyir teline karşılık rayiç bedelin hesaplanarak tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu kapsamda 20.046,27 metre seyir telinin en geç 30.09.2020 tarihine kadar davalı deposuna teslim edilmesi aksi halde bu miktar seyir teline karşılık gelen rayiç bedeller üzerinden hesaplanan 1.085.929,10 TL nin hakedişlerden veya nakit blokelerden bunlar yok ise iş ortaklığına ait kesin teminat mektubundan tahsil edileceğinin bildirildiğini, müvekkili adi ortaklığın 20.01.2020 tarihli yazı ile, karşılıklı imza altına alınan teslim tutanakları ile toplam 102.188,00 metre seyir telinin davalıya teslim edildiğini, onaylı kesin hesap dosyasında ise işçilik hariç seyir telindeki malzeme miktarının toplam 103.198,32 metre olduğunu, kesin hesap tutanağına istinaden işçilik hariç ödenen seyir teli malzeme miktarı arasındaki 1.010,32 metrelik farkın proje kapsamında çalınan etapta kullanılmış olduğundan bu kapsamda işçilik bedeli ödenmemesinden kaynaklandığını bildirdiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya seyir tellerinin eksiksiz şekilde teslim edilmiş olduğunun kesin hesap dosyası ile de ortada olduğunu, ancak buna rağmen davalının, çalınan seyir tellerini müvekkilinin sorumluluğuna yükleyerek kesin teminat mektuplarından kesinti yapmak istediğini, teslim tutanaklarından, depo giriş formlarından, sevkiyat listeleri ve sevk irsaliyelerinden, anlaşılacağı üzere, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm seyir tellerini toplam 102.188,00 metre ...'ye teslim ettiğini, ekte yer alan dava dışı ... (... Elektrolitik Bakır San. Tic. A.Ş.) şirketine ait fatura ve sevk irsaliyelerinden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin EBEP-V projesi kapsamında kullanılacak seyir tellerini satın aldığını ve dava dışı firma tarafından sevkiyatlarının da gerçekleştirildiğini, davalı ... deposuna indirilerek teslim edilen tüm malzemelerin zilyetlik ve sorumluluğunun ...' ye geçtiğini, tüm bu teslimatların akabinde ... nin deposunda hırsızlık olayları yaşandığını, depoda yer alan ürünlerin gerek hırsızlık gerek sebebi bilinmeyen durumlar nedeniyle yok olduğundan davalının savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili dışında gelişen olaylara ilişkin müvekkiline herhangi bir kusur ve sorumluluğun yüklenemeyeceğini, ayrıca adi ortaklık tarafından davalıya teslim edilen seyir tellerinin çalışır vaziyette olduğunu, kaldı ki davalı tarafından yapılan hesaplamanın da hatalı olup, 1.085.929,10 TL bedelin kesinti yoluyla tahsil edilebilmesinin mümkün olmadığını, piyasada yapılacak araştırma neticesinde 20.046,27 metre seyir teline karşılık gelen bu meblağın fahiş miktarda olduğunun anlaşılacağını, sonuçta müvekkili tarafından eksiksiz şekilde teslim edilen seyir tellerinin eksilmesinde müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur/ ihmal bulunmadığından davalı tarafından 02/09/2020 tarihli yazıyla 20.046,27 metre seyir telinin eksik olması nedeniyle toplam 1.085.929,10 TL'nin müvekkili adi ortaklık tarafından ödenmesi aksi takdirde kesin teminat mektubundan yapılacak kesinti talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'lik kısım için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Müvekkili ... 6. Bölge Müdürlüğü Satın Alma ve Stok Kontrol Servis Müdürlüğünde yapılan sayımda 35.646 metre seyir teli, 50334 metre sinyal kablosu, sinyalizasyon projesi kapsamında 157 adet makara (yaklaşık 157.000 metre) eksikliği olması nedeniyle Teftiş Kurulu Başkanlığınca olayın tetkik edildiğini, 17.06.2020 tarih 166113 sayılı ... Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda, 103.198,32 (mevcut olması gereken) - 67.552,20 (sevk edilen) = 35.646,12 metre seyir telinin eksik olduğunun tespit edildiğini, ayrıca 6. Bölge Müdürlüğü'nün 10.09.2018 tarih ve 334309 sayılı yazısı ile iş kapsamında kesin kabulün yapılabilmesi için, işin sözleşmesi gereği alınması gereken, sözleşme bedelleri taraflarına ödenen hat II malzemelerinden kuruma teslim edilmeyen ve teslim edilip de diğer projelerinde kullanılmak üzere taraflarınca emanet alınan malzemelerin cins ve miktarlarının (teslim edilmeyen 35.646 mt seyir teli) da belirtildiği liste de eklenerek eksikliğin tamamlanmasının iş ortaklığından istenildiğini, yüklenicinin 17.08.2018 tarihli cevabi yazısı ile 102.188,00 metre seyir telinin verildiğini, 9.325,50 metre seyir telinin iş ortaklığınca geri alındığı ve kuruma verilen seyir telinin 92.826,50mt olduğu ve bu eksikliğin en kısa sürede tamamlanacağının bildirildiğini, yani eksik seyir teli tesliminin davacı tarafın kabulünde olduğunu, ancak seyir teli teslimine ilişkin tutanaklar dikkate alındığında100.489,50 mt seyir teli için teslim tutanağı mevcut iken 2.708,82 mt seyir teli için teslim tutanağının mevcut olmadığının tespit edildiğini, yine müvekkiline teslim edilen ancak daha sonra kısım kısım geri alınan toplam 12.137,50mt seyir teli olduğu ve bu hususta düzenlenen tutanaklar bulunduğu gözetilerek 2.708,82 mt (teslimi yapılmayan) + 12.137,50 mt (teslim alınan ancak geri verilen) = 14.846,32 seyir teli eksikliğinin olduğu ve bu eksikliğin sorumlusunun yüklenici ...-... İş Ortaklığı olduğu kanaatine varıldığını, toplamda eksik olan seyir teli miktarının 35.646,12mt iken yüklenicinin tutanaklar ile sabit olan eksik teslim ve geri almaya bağlı sorumluğu 14.846,32mt olarak tespit edilmiş, bakiye 20.799,80mt seyir teli eksikliğinin sorumluğu ise Kontrol Teşkilatı Üyeleri ve yükleniciye ortak olarak yüklendiğini, tutanaklarla sabit olduğu üzere davacının ortağı olduğu iş ortaklığı tarafından teslim edilmeyen seyir tellerinin mevcut olduğunu, bu sebeple Yapım işleri Genel Şartnamesinin 24.maddesinin "Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri geçici hakkedişlere girmiş olsa bile yüklenicinin daha sonraki hakkedişlerinden veya kesin hakkedişinden ya da teminatından kesilir" hükmü gereğince işlem yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili idare tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve takipten önce açılan menfi tespit talebine yönelik ve davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, davacı ... Enerji İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi ve dava dışı ... Enerji İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adi ortaklığı ile davalı ... arasında 04.09.2013 tarihli Kayseri -Boğazköprü -Ulukışka -Yenice, Mersin- Yenice- Adana- Toprakkale Hat Kesimine Elektrifikasyon Tesisleri Kurulması İşine ilişkin olarak birim fiyatlı sözleşme akdedildiği, sözleşme gereğince adi ortaklardan davacı tarafından banka teminat mektuplarının verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekiyor ve de adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortakların da davaya taraf olması gerekiyor ise de, eldeki davada davalı idare tarafından davacıya gönderilen 02.09.2020 tarihli yazı ve davaya konu talebin sözleşme gereğince sadece davacı tarafından verilen teminat mektupları yönünden borçlu olunmadığının tespitine yönelik olduğu anlaşıldığından, davacının bu talebe münhasır olarak taraf ehliyetinin varlığı kabul edilerek yargılamaya devam olunduğu, bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alındığı, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde düşünüldüğünde; uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesi sonrasında kesin hesabın çıkartılması aşamasında, davalı tarafından yapılan kontrollerde 23.12.2014 tarihli Malzeme Teslim Alma Tutanağının gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmesi suretiyle depoda eksik olarak tespit edilen 20.046,27 metre seyir teli nedeniyle davacıdan alacak talebinde bulunması ve alacağın ödenmemesi halinde teminat mektuplarının paraya çevrileceği yönünde 02.09.2020 tarihli yazı yazmasından kaynaklı olarak, idare tarafından eksik olarak tespit edilen seyir tellerinden davacının sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu, işin eksik veya ayıplı ifa edildiğine ilişkin bir çekişme bulunmadığı, işin geçici kabulünün 04.04.2016 tarihinde onaylandığı, kesin hesabın incelenmesinde yapılan işçilik dahil 101.236,82 metre seyir telinin kesin hesaba girdiği ve ihtilafsız olduğu, ancak kesin hesapta yer almayan ve yapım işinde kullanılmayıp davalı depolarında olması gereken 103.198,32 metre seyir teline yönelik ihtilafın mevcut olduğu, davalının depolarında imza karşılığı teslim edilen seyir teli miktarı 23.12.2014 tarihli tutanakta dahil olmak üzere toplamda 100.489,5 metre olduğu, iş ortaklığınca geri alınan malzeme miktarının ise 12.137,5 metre olduğu, bu miktarın teslim edilen 100.489,5 metreden düşülmesi sonrasında bulunan miktar 88.352 metre olup sözleşmenin ifasında kullanılan 101.236,81 metrenin de bu miktara eklenmesi ile toplamda 189.588,81 metre teslim edilen ve kullanılan seyir teli miktarı olduğu, eksik teslim edilen miktar toplamının 14.846,32 metre olduğu ve kesin hesapta bu miktarın dikkate alınması gerektiği, buna göre eksik olan seyir teli miktarının sözleşme birim fiyatları ile hesaplanması durumunda teslim edilen ve kullanılan seyir teli bedeli miktarının KDV dahil 378.413,26 TL olduğu, dosya kapsamında her ne kadar Teftiş Kurulu Raporu doğrultusunda idare çalışanları hakkında gerçeğe aykırı şekilde tutanak tanzim edilmesi nedeniyle kamu davası açılmış olduğu anlaşılmış ise de, Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesi yazı cevabından anlaşılacağı üzere açılan davada yüklenici adi ortaklığın temsilcilerinin yer almadığı, idare çalışanlarına yönelik olduğu anlaşıldığından ceza yargılamasının sonucunun beklenilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davalıya 50.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Teftiş Kurulu Raporunde, seyir teli teslimine ilişkin tutanaklar dikkate alındığında100.489,50 mt seyir teli seyir teli için teslim tutanağı mevcut iken 2.708,82 mt seyir teli için teslim tutanağının mevcut olmadığının tespit edildiğini, yine ...' ye teslim edilen ancak daha sonra kısım kısım geri alınan toplam 12.137,50mt seyir teli olduğu ve bu hususta düzenlenen tutanaklar bulunduğu gözetilerek 2.708,82 mt (teslimi yapılmayan) + 12.137,50 mt (teslim alınan ancak geri verilen) = 14.846,32 seyir teli eksikliğinin olduğu ve bu eksikliğin sorumlusunun yüklenici ...-... İş Ortaklığı olduğu kanaatine varıldığını, toplamda eksik olan seyir teli miktarının 35.646,12mt iken yüklenicinin tutanaklar ile sabit olan eksik teslim ve geri almaya bağlı sorumluğunun 14.846,32mt olarak tespit edildiği, bakiye 20.799,80mt seyir teli eksikliğinin sorumluğunun ise kontrol teşkilatı üyeleri ve yükleniciye ortak yüklendiğini, bu tespitler dahilinde hesaplanan 1.085.929,10 TL'nin ödenmesinin istenmesi üzerine davacı tarafından işbu menfi tespit davasının açıldığını, kısmı açılan dava kapsamında mahkemece davanın kabulü ile davacının 50.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacı dava konusu sözleşmede adi ortaklığı oluşturan şirketlerden biri olup bu ilişkiye dayanarak dava açtığını, oysa taraf ehliyetinin adi ortaklığa ait olduğunu, Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/68 E. sayılı ceza dosyasının, eldeki dava konusu olayda usulsüz tutulduğu anlaşılan tutanaklar nedeniyle görülen ceza kovuşturmasına ilişkin olduğunu, bu dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmeden yargılamaya son verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kararına esas 04.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olayda 204.435,13-189.588,81 = 14.846,32 metre olmak üzere yüklenicinin eksik teslim ettiği seyir teli malzemesinden sorumlu olduğunu belirttiğini, ancak idareye eksik teslim edildiği anlaşılan 20.799,80 metre seyir telinin değerlendirme dışı tutulduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda " Davalının dayanağı Teftiş Kurulu raporunda, Adana ambarlarında yapılan sayımlardan hareket edildiği, Adana ambarında kayıtların sağlıklı şekilde tutulmadığının tespit edildiği, Adana ambarından farklı yerlere davaya konu sözleşme dışında malzeme çıkışları mevcut olduğu anlaşılmakta olup, Adana ambarlarının kayıtlarının hatalı olması veya tutulmamış olması yüklenici iş ortaklığını ilgilendiren ve sorumluluğunu gerektiren bir durumu oluşturmamaktadır." ifadesine yer verildiğini ve bu gerekçeyle 20.799,80metre seyir teli bedelinin müvekkili idarece iş ortaklığından istenemeyeceği kanaatine varıldığını, yapım işlerinin doğası gereği iyi niyet ve karşılıklı güven esasına dayanılarak, yüklenici tarafından sipariş edilen malzemelerin, sahaya intikal etmeden hakedişe dönüştürülebildiğini, Teftiş Kurulu raporunda da bu husus belirtilmiş olup, yüklenici ile bu yönde müşterek tutanak düzenleyen personel hakkında gerekli idari işlemlerin tesis edildiğinin aşikar olduğunu, buna ek olarak yüklenici ve kontrol teşkilatı arasında düzenlenen tutanaklarda seyir teli malzemesine ait makara boyu, makara numarası vb. herhangi bir bilgi veya belge bulunmaması, malzeme sahaya gelmeden karşılıklı güven esasına dayandırılarak hakediş yapıldığını gösterdiğini, nitekim davacının daha sonradan 67.522,20 metre seyir telini, önceki tutanaklara dayandırarak peyderpey teslim etmesinin de bu savlarını desteklediğini, aksinin kabulünün kamu zararına sebep olduğunu, bahse konu tellerin sahaya intikal edip etmediğine, sahaya intikal etse bile dava konusu sözleşme kapsamında kullanılıp kullanılmadığına dair, sipariş geçmişi, sevk irsaliyesi, hangi nakliye şirketi tarafından nakliye işleminin gerçekleştirildiği ve yol üzeri kamyon kantar fişlerinin vb. bilgi ve belgelerin müvekkiline ibraz edilmesi istenildiği halde bu yönde bir belge sunulmadığını, idarenin bilirkişilerin delil niteliğinde gördüğü kayıtların hatalı olduğunu ve net ve açık bir biçimde tespit ettiğini, müvekkili nezdinde yapılan teftiş soruşturması kapsamında eksik teslim edildiği halde gerçeğe aykırı tutanak düzenleyerek haksız hakediş ödemesine sebep olan 3 personel ve davacı yüklenicinin bu ödemeden müteselsil sorumlu oldukları kanaatine varıldığını ve 1/2 oranında 10.399,90 metre kısımdan yüklenicinin sorumlu olduğunun kabulü ile işlem yapıldığını, davanın menfi tespit davası olup davacının teslime ilişkin iddiasını ispatlaması gerektiğini, hatalı ve yanlış tutulduğu anlaşılan ve bu yönde idari işlem uygulanan personel tarafından tutulan tutanaklara dayanılarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda davacının seyir teli malzemesinin makara makara hangi üreticilerden temin edildiğini, sipariş geçmişini, sevk irsaliyesini, hangi nakliye şirketi tarafından nakliye işleminin gerçekleştirildiğini ve yol üzeri kamyon kantar fişlerini vs.sunması, BTEP Kısım V yapım işini gerçekleştirdiği esnada benzer malzemenin, üretici-şantiye arası benzer güzergahın, imalatlar ya da malzeme sevkiyatları için ortak bir şantiyenin kullanıldığı başka yapım işlerinin yüklenimini üstlenip üstlenmediğinin ve bu işler kapsamında sevk edilen malzemelere dair belgelerde her bir proje için ayrı ayrı kayıt tutup tutmadığının da ayrıca bildirimesi için süre verilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemesi bu taleplerinin dinlenmediğini, sözleşme konusu işe ait Genel Teknik Şartname'nin 2.5. maddesinde belirtilen "İncirlik-Toprakkale arası ikinci yol için sipariş edilmiş malzemeleri parasını ödeyerek teslim alacak ancak işçilik ücreti ödemeyecektir" maddesi gereği edimini yerine getirmediğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 25. maddesi:"(4) Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul "onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 4735 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümleri uygulanır.
" hükmünü içerdiğini, dava konusu sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerektiğini, davacının edimini eksik ifa ettiğini ve müvekkilinin zararına sebep olduğunu, hakedişe giren birim bedeli 21,60 TL olsa dahi, eksik teslimden kaynaklanan idare zararının söz konusu olduğunu ve bu zararın kamu zararı olduğunu, yüklenicinin eksik ifası nedeniyle teslim edilemeyen portör telinin rayiç bedel üzerinden temin edilecek iken güncel olmayan tutar üzerinden hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda ... ve ... üreticilerinden seyir tellerinin rayiç bedelleri sorularak 28.06.2022 tarihli dilekçeleri ile dosyaya sunulduğunu, seyir telinin bakır ve magnezyum gibi değerli emtialardan oluşan bir malzeme kompozisyonuna haiz olduğunu, değerli emtiaların rayiçlerinin ise Londra Metal Borsası (LME) tarafından belirlenmekte olup dövize endeksli olduğunu, LME rayiçleri ve döviz kurlarının yıl içerisinde bir çok kere volatilite olabildiğini, hal böyleyken zaten bir yıl içerisinde çok değişken olan seyir teli bedelinin, 01.02.2012 tarihinde ihale edilen ve 21.03.2016 itibari tarihi ile geçici kabul işlemleri gerçekleştirilen sözleşmenin birim fiyatlarına dayandırılarak tazmin edilmesi görüşünün teknikle ve sözleşme ile bağdaşmadığını ve bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın gerçek piyasa rayiçlerini karşılamadığını, zira bilirkişi tarafından belirlenen bedelin yüklenicinin ürünün güncel bedelini sözleşme gereği malzeme olarak teslim etmesi gereken tutarı karşılamadığını, bununla birlikte, sözleşme edimlerini sözleşme hukukuna aykırı olarak yerine getirmeyen yüklenicinin, sözleşme gereği miktarı belirli olan seyir teli malzemesini teslim etmesi gerekmekte olup, belirtilen miktarda malzemenin maddi karşılığı yerine sözleşmedeki fiyatlar üzerinden bir bedel belirlenmesinin kamu zararına yol açtığını, ticaret ve sözleşme etiğiyle de bağdaşmadığını, bu itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alındığını, ancak ek raporda da terditli bir hesaplama yapıldığını, sözleşme fiyatlarının esas alınması halinde davacının müvekkili idareye 378.413,26 TL borçlu olduğunu, 2020 yılı Eylül ayı rayiç bedellerin esas alınması halinde 804.225,15 TL borçlu olacağı kanaatine varıldığını, mahkeme kararında bu hususun da dikkate alınmadığını davacının müvekkili idareye olan toplam borcunun 35.646,12 metre seyir telinin 2020 yılı Eylül ayı rayiç fiyatları üzerinden hesaplanarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini taleple istinaf yoluna başvurmak gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle davadaki talebin taraflar arasındaki davaya konu sözleşme kapsamında davalı tarafça gönderilen 02.09.2020 tarihli yazıyla 20.046,27 mt seyir telinin eksik teslim edildiği, bu miktar tel için güncel rayiç bedel üzerinden hesaplanan 1.085.929,10 TL bedelin ödenmesi, aksi takdirde hakedişlerden ve kesin teminat mektubundan tahsil edileceği yönünde yaratılan muarazanın giderilmesi, davalı tarafça talep edilen 1.085.929,10 TL den fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50.000,00 TL için talepte bulunulduğunun anlaşılmasına, mahkemesince yapılan yargılama ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna, davada talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır