T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/443 - Karar No:2025/608
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/443
KARAR NO : 2025/608
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2022
EK KARAR TARİHİ : 28.02.2023
NUMARASI : 2021/686 E-2022/639 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karar ve ek karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmeleri ile müvekkilinin yüklenimindeki Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Güçlendirme ve Onarım İşi ve Taşköprü Anadolu İmam Hatip Lisesi Güçlendirme Onarım İşinin, tüm asansör imalatlarının eksiksiz malzemeli olarak yapımı işinin davalıya verildiğini, müvekkili tarafından davalıya 02/06/2021 tarihinde 87.000,00 TL, 09/08/2021 tarihinde 70.000,00 TL EFT yoluyla para gönderildiğini ve 31/11/2021 keşide tarihli 68.000,00 TL bedelli çekin de keşide edilerek avans olarak verildiğini, ancak davalının geçen süre içinde hiçbir imalat yapmadığını, ödenen avansları da geri vermediğini, müvekkilinin yapım işinin süresi dolduğundan idareye karşı sorumluluk altına girmemek için söz konusu imalatların yapımını başka bir asansör firmasına verildiğini ve şirket işe başlamadan önce Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D.iş ve Taşköprü Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1 D.iş sayılı dosyaları ile delil tespiti yaptırıldığını, tespit raporlarından da görüleceği üzere asansöre yönelik hiçbir imalatın yapılmadığının belirlendiğini, Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D.iş sayılı dosyasında sadece çelik kontriksiyon imalatının yapıldığı ancak yapılan imalatın mevcut çelik kontriksiyon ölçüsü avan proje ve sözleşme kapsamında yapılmadığının ayrıca tespit edildiğini, yapım işinin tamamlanması için bilirkişi tarafından alınan fiyat teklifleriyle de ispatlı piyasa değerinin 151.250,00 TL olduğunu, yani Tosya işinde asansöre yönelik hiçbir imalatın yapılmadığı ve yapılan imalatın da proje ve sözleşme kapsamında yapılmadığının belirlendiğini, Taşköprü Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan tespitte sadece fen bilirkişisi tarafından rapor tanzim edildiğini, diğer bilirkişilerin henüz rapor tanzim etmediklerini, sunulan raporda da asansörün sadece kapı yerleri bırakılmış olduğu ve asansörün yapılmamış olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin EFT ile yaptığı ödemeleri geri alamadığı gibi 68.000,00 TL meblağlı çeki de ödeme tehdidi altında kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, ... Şubesine ait 30.11.2021 keşide tarihli 0004001 seri numaralı çekden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, söz konusu çeke ödemeden men yasağı konulmasına, ihtiyati tedbir kararının dosyadaki deliller gözönünde bulundurularak teminatsız bir şekilde verilmesine, % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davanın öncelikle yetki, görev, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazları ile dava dilekçesinde eksiklik bulunmasına ilişkin itirazları doğrultusunda usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında Kastamonu ilinde bulunan Kastamonu Üniversitesi Hastanesi için bir ve Taşköprü ve Tosya'da bulunan İmam Hatip Liseleri için bir olmak üzere toplam iki adet sözleşme yapıldığını, Kastamonu Üniversitesi Hastanesi sözleşmesinin 18.05.2021, Taşköprü ve Tosya İmam Hatip Liseleri sözleşmesinin 09.08.2021 tarihli olduğunu, davacı tarafça müvekkili lehine keşide edilen ve ihtiyati tedbir kararına konu edilen 68.000,00 TL bedelli çekin, müvekkili tarafından eksiksiz ve kusursuz biçimde imalatı tamamlanıp teslim edilen Kastamonu Üniversitesi Hastanesi projesi için keşide edilmiş olup Taşköprü veya Tosya projelerine ait olmadığını, işbu iddialarının taraflar arasında akdedilen 09.08.2021 tarihli Uzlaşma Protokolünde açıkça belirtilmiş olup ispatlı halde olduğunu ve davacının gerçeğe aykırı beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, nitekim müvekkili tarafından imalatı yapılan işlerin davacı tarafça kötü niyetle ve zarar verme saikiyle söktürülmesi sonrası Taşköprü ve Tosya projeleri hakkında tespit talep edilmiş olup ilgili çekin keşide edilme sebebi olan Kastamonu Üniversitesi hastanesi projesi hakkında taraflar arasında herhangi bir ihtilaf ve davacı tarafın da bu projeye ilişkin herhangi bir talebinin de bulunmadığını, müvekkilince davacı tarafça yaptırılan ilgili tespit dosyasındaki bilirkişi raporlarına da süresi içinde itiraz edildiğini, davacının talebi ve talimatları doğrultusunda üstlenilen Tosya işinin %90'ı müvekkili tarafından tamamlanmışsa da işin bitirilmesine yakın, sözleşmenin karşı tarafı olan davacı tarafından asansörlerin ilgili kurum tarafından onaylanmadığı ve sökülmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini ve davacı tarafça müvekkiline iş karşılığı yapılan ödemenin haksız şekilde iadesinin istendiğini, Taşköprü projesinde bitirme aşamasına gelinmesine rağmen taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, davacı firma tarafından müvekkiline yapılması gereken ödemeler yapılmadığı için müvekkili tarafından Tosya projesinin devam etmekte olan imal ve montaj işlerinin durdurulduğunu, kaldı ki Tosya projesi ödemesinin de müvekkiline tam olarak yapılmadığını, müvekkilinin bitme aşamasına gelen Tosya ve devam etmekte olan Taşköprü projelerinde, davacının ticari hayatın gerektirdiği dürüstlük kuralına uymaması, doğruluğa aykırı tutumları ve kişilik haklarına yönelen saldırıları nedeniyle Taşköprü projesini bitirmesine rağmen Tosya projesini her ne kadar imalat ve yapımına başlanmışsa da durdurma kararı aldığını, menfi tespit talepli olarak açılan bu dosyanın ikame sebebinin müvekkili tarafından yapımı üstlenilen işin %90'ının davacı firma talep ve talimatları doğrultusunda tamamlanması ve ilgili kurum tarafından asansörlerin onaylanmaması üzerine bu sorumluluğun davacı firma tarafından müvekkiline yıkılmaya çalışılması olduğunu, davacı tarafça Tosya projesi hakkında, yapım işinin tamamlanması için piyasa değerinin 151.250,00 TL olduğuna ilişkin ileri sürülen iddianın da ayrıca kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında anlaşılan proje konusu davacının iddiasının aksine asansör yapımı değil platform yapımına ilişkin olup bahsedilen tutarın ancak asansör yapımı için geçerli olabileceğini ki bu tutarın dahi piyasa fiyatının çok üzerinde olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşme konusuna ilişkin bulunmadığını, davacı tarafça müvekkiline ödendiği söylenen 87.000,00 TL'nın Taşköprü projesi için müvekkiline ödenen tutar olduğunu, ayrıca 70.000,00 TL olarak ödendiği söylenen tutarın da yine Tosya ve Taşköprü projelerinin her ikisinin de eksik işlerinin tamamlanması için müvekkiline ödendiğini ve bu hususun da uzlaşma protokolünde açıkça yer aldığını, yani 68.000,00 TL bedelli çekin müvekkili tarafından tamamlanan Kastamonu Üniversitesi Hastanesi projesi için, 87.000,00 TL'nın müvekkili tarafından imalatı yapılan ve tamamlanan Taşköprü projesi için, 70.000,00 TL’nin da Taşköprü ve Tosya projelerinin kalan işlerinin bitirilmesi için davacı tarafça müvekkiline ödendiğini, davacı tarafça müvekkiline 87.000,00 TL'nin ödendiği tarih olan 02.06.2021 tarihinden uzlaşma protokolünün düzenlendiği 09.08.2021 tarihine kadar davacı firmanın, müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmeyi imzalamaktan kaçındığını, sözleşmenin imzalanmasına gerek olmadığını, kendi talep ve talimatları doğrultusunda ilgili işlerin yapılması gerektiğini ileri sürdüğünü ve en nihayetinde müvekkilinin sözleşme imzalanmadığı takdirde işe devam etmeyeceğini beyan etmesi üzerine ilgili sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını, mahkemece de dikkate alınacağı üzere sözleşme tarihinin, uzlaşma protokolünün düzenlenme tarihiyle aynı gün olan 09.08.2021 tarihi olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını belirterek, usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın, takip konusu çekin davacı tarafından davalıya taşeron sözleşmesi kapsamında avans olarak verilip verilmediği, avans olarak verilmesi halinde çekin bedelsiz kalıp kalmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, bilirkişi kurulunun 22/04/2022 tarihli raporlarında; taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmayan asansör yapımına ilişkin taşeron sözleşmesi kapsamında, dava konusu 68.000,00 TL tutarlı çekin davalıya avans olarak verilmediği, davacının Kastamonu işinde gerçekleştirdiği imalatlara yönelik verilmiş olduğu ve karşılığı bulunduğu Kastamonu imalatlarında davacının edimlerini yerine getirdiğinin dosyaya sunulan belgeler ve uzlaşma protokolünden anlaşıldığını belirttikleri, davalı tarafın görev ve yetki itirazlarının 31/12/2021 tarihli celsede reddedildiği, davalının İstanbul Ticari Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu sistemden belirlendiği için mahkemenin görevli olduğu sonucuna varıldığı, dava menfi tespit davası niteliğinde olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süre işlemeyeceğinden davalının bu yöndeki savunmalarına da itibar edilmediği, dava dilekçesinde, açıkça Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi güçlendirme ve onarım işi ve Taşköprü Anadolu İmam Hatip Lisesi güçlendirme ve onarım işi kapsamında yapılacak işlerin bir kısım imalatlarının davalıya taşere edildiği, davalının üstlendiği işi yerine getirmediği iddiası ile 30/11/2021 keşide tarihli 68.000,00 TL çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, dava dilekçesinde yine taraflar arasında imzalanan ve Kastamonu Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesi inşaatı konulu işin dava konusu yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ve taraflar arasında imzalanan 09/08/2021 tarihli uzlaşma protokolü incelendiğinde; Kastamonu Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesi güçlendirme ve onarım işinin eksiksiz olarak tamamlandığının tartışma konusu olmadığı, dava konusu edilen 30/11/2021 tarihli 68.000,00 TL tutarlı çekin Kastamonu'da yapılacak iş için düzenlenerek davalıya teslim edildiğinin de imzası inkar edilmeyen aynı uzlaşma protokolünde dercedildiği, tartışması gereken hususun taraflar arasında birden fazla eser sözleşmesinin varlığı halinde sözleşmeye uygun olarak tamamlanan iş nedeniyle verilen çekten dolayı başkaca işlerin tamamlanmamasına dayalı olarak borçlu olunmadığı iddiasının dinlenip dinlenemeyeceği olduğu, miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olan davada, HMK'nın 319.maddesi uyarınca davanın açılması ile iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının başladığı, yine HMK'nın 318.maddesi gereğince, taraflar dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakanın delili olduğunu da belirterek bildirmek zorunda olduğu, somut olaya bakıldığında dava konusu yapılan çekin Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi güçlendirme ve onarım işi ile Taşköprü Anadolu İmam Hatip Lisesi güçlendirme ve onarım işi kapsamında verilmediği, çekin Kastamonu'da yapılacak iş nedeniyle verildiği, Kastamonu'daki işin tam ve eksiksiz olarak yapıldığının ortada olduğu, oysa dava dilekçesinde dava konusu çekin tamamlanmayan işler için verildiğinin iddia edildiği, davalı tarafın da savunmasını bu iddia üzerinden yaptığı, HMK.'nın 319. madde gereği başlayan davayı değiştirme ve genişletme yasağının aşılması için gerekli ıslahın da davacı tarafça yapılmadığı, neticede davacı tarafın tamamlanan ve bedelin bir kısmı dava konusu çekle ödemesi kararlaştırılan işten dolayı herhangi bir talepte bulunamayacak olmasına rağmen başkaca sözleşmeden kaynaklı savunmalarını esas alarak eldeki davayı açmış olduğundan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında önce Kastamonu akabinde Taşköprü ve Tosya ilçelerinde iki adet okulun asansör yapım sözleşmesi imzalanığını, Kastamonu işine ait fazla ödeme yapıldığından dava dilekçesinde konu edilmediğini, nitekim Kastamonu işine ait verilen çek yerine Tosya ve Taşköprü işinde yapılan nakit ödemelerin sayıldığını, bu sebeple 60.000,00 TL'dan fazla ödeme yapıldığından ödemenin hangi iş adına yapıldığı fark etmeksizin davanın tarafları ve konusu aynı olan yapım işlerinde tekrar ödeme yapmanın akıl dışı olduğunu, şöyle ki Kastamonu yapım işine ait verilen çek yerine zaten 157.000,00 TL ödeme yapıldığını, bir daha çekin Kastamonu işine ait verildiği gerekçesiyle çekide ödeyip bu kerre de alacağı tahsil etmek yoluna gidilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca bu kerre de iki adet dava dosyası olacağını ve usul ekonomisine de aykırı olacağını, müvekkilinin menfi tespit davası açarak daha fazla ödeme yapmamak ve ödediklerinin geri tahsilatını yapamayacak endişesiyle dava açtığını, zaten Tosya ve Taşköprü işi için ödenen nakit avanslar varken Kastamonu yapım işine de bu nakit meblağın mahsup edildiğini, davanın tarafları ve konusunun aynı olduğunu, davalının fazladan tahsilat yaparak kötüniyetli olduğu gibi müvekkilinin bu çek bedelini ödediği takdirde geri tahsilat yapamayacağını, mahkemece Kastamonu yapım işinin eksiksiz olduğu idda edilmiş ise de müzekkere cevabında da görüleceği üzere yeşil etiket ve ruhsatın halen alınmadığını, bu yönüyle eksiksiz tamamlandığının kabul edilebilir olmadığını, iddia ve savunma yasağı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Kastamonu yapım işi eski olduğundan ve ödenen nakit meblağlar bu yapım işine mahsup edildiğinden ayrıca dava konusu edilmediğini, ödenmesi gereken meblağa hak kazanılmadığını, verilen kararla davalıdan alacaklı olunsa bile bu çekin Kastamonu yapım işi için verdildiğinden tekrar ödeme yapmaları gerektiğinden, davalı tarafa bu meblağ da ödendiği takdirde geri tahsilat yapılamayacağından bu açıdan müvekilinin zarara uğrayacağını ve hakkaniyete de aykırı olacağını, müvekkilinin davalı tarafa 02.06.2021 tarihinde 87.000,00TL, 09.08.2021 tarihinde 70.000,00 TL EFT yaptığını, ancak geçen zamanda imalat yapılmadığı gibi kısmen yapılan imalatlarda ayıplı olarak teknik şartname ve projeye uygun yapılmadığı gerekçesiyle ihale makamı tarafından kabul görmediğini, müvekkili tarafından yapılan aramalar sonuçsuz kaldığı gibi davalı ile iletişim dahil kurulamadığını, yapılan avans ödemelerinin de müvekkili şirkete geri ödenmediğini, öncelikle bilirkişiler ve mahkeme tarafından her yapım işinin ayrı ayrı kategorize edilerek çekin Kastamonu Onkoloji Hastanesine verildiği avans olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin borçlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ise de bu usul ve yöntem hatalı olduğu gibi eksik inceleme neticesinde tanzim edildiğini, öncelikle Kastamonu Üniversitesi inşaatında anlaşma protokolünde de görüleceği üzere eksik tamamlandıkdan sonra 68.000,00 TL bedelli çeke hak kazanılacak olup daha önceden yapılan ödemelerle birleştirildiğinde müvekkilinin başka borcu kalmayacağı yönünde bir ihtilaf bulunmadığını, bunun yanı sıra Taşköprü ve Tosya okulları için müvekkili şirketin bir kısım avans ödemeleri yaparak davalının teknik şartnameye ve projelere uygun olarak asansörleri yapmasını istemiş olmasına rağmen davalı tarafından imalatlar kısmen hiç yapılmamış olup kısmen yapılan imalatların da projeye uygun olmadığından söküldüğünü, bu sebeple delil tespiti akabinde üçüncü bir şirkete yapım işinin tamamlattırıldığını, öncelikle bilirkişilerin yapım işleri toplamında eksik ve kusurlu imalatların toplam bedellerini hesap etmeleri ve ödenen bedelleri ayrı ayrı iş grubu değil de toplamda yapılan işden mahsup etmeleri gerekirken davanın tarafları ve konusu aynı olan dosyada ayrı ayrı ödeme kategorileri oluşturmalarının hatalı olduğunu, öncelikle Taşköprü ve Tosya'da yapılan delil tespitlerinde görüleceği üzere kısmen yapılan imalatlar ayıplı olup, ihale makamı tarafından kabul görmediği için sıfır imalat niteliğinde olup bu emek karşılında müvekkilinin yapması gereken bir ödeme bulunmadığını, bu sebeple EFT olarak gönderilen ödemelerin müvekkilinin artı ödemeleri olduğunu, bunun yanısıra Kastamonu Üniversitesi Onkoloji inşaatında ise davalı eksiksiz asansör imalatlarını tamamladığında 68.000,00 TL'na daha hak kazanacak olup bu işden dolayı daha önceden yapılan ödemeler de hesaba katıldığında müvekkilinin 68.000,00 TL daha ödemesinin kalmayacağını, ancak Kastamonu Üniversitesi yapı işlerinin 03.03.2022 tarihli müzekkere cevabına bakıldığında asansörlere ait eksik listesinde yeşil etiket ve ruhsatın eksik olarak belirtildiğini, bilirkişiler tarafından Onkoloji Hastanesinin eksiksiz yapıldığı ve ücrete hak kazanıldığı iddiasının doğru tespit edilmediğini, asansörler hernekadar çalışır vaziyette olsalar bile yeşil etiket ve ruhsat alınmadan hem kullanımının yasak olduğunu, hem de müvekkilinin ihale makamına karşı sorumluluğunun devam edeceğini, ayrıca ruhsat ve yeşil etiket harç miktarı yüksek olup öncelikle bu miktarın belediye tarafından sorgulanması gerektiğini, bilirkişiler tarafından toplam eksik veya ayıplı imalatların toplamı ve toplam ödenen miktarlar üzerinden karşılaştırma yapılması gerekliyken çekin Kastamonu Üniversitesi inşaatına verildiği gerekçesiyle avans verilmediği iddasıyla aleyhe tespit edilmesi hatalı olduğunu, Taşköprü ve Tosya okulları için ödenen nakit meblağ Kastamonu Hastanesine ödenecek meblağ olarak kabul edilmiş olup, bu sebeple dava konusu edilmediğini, mahkemece dava konusu edilen ve halen ödenmeyen çekden dolayı davalının alacağı olup olmadığı tespit edilmeliyken hataya düşülerek sadece o iş için verildiği gerekçesiyle davanın reddi hakkaniyete aykırı olduğu gibi borçlu olunmayan bir meblağı da ödettirmeye yönelik olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 28.02.2023 tarih ve 2021/686 E.-2022/639 K. sayılı ek kararda özetle: Davacı vekili tarafından 23.01.2023 tarihinde verilen dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, maktu harç ve başvurma harcı yatırılması gerekirken yatırılmamış olması nedeniyle, 1 haftalık kesin süre içerisinde başvurma ve maktu harçları yatırması için 24.01.2023 tarihli muhtıra yazıldığı ve muhtıranın 19.02.2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde harcı tamamlamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, harç tamamlanması hakkında muhtıra gönderilmiş ise de bu muhtıranın kendilerine 19.02.2023 tarihinde tebliğ olduğunu, kendilerine tanınan yedi günlük sürede muhtırada belirtilen miktarda harcın 27.02.2023 tarihinde yatırıldığını, sürenin son günü olan 26.02.2023 tarihinin pazar gününe denk geldiğini, HMK’nın 93.maddesinden de anlaşılacağı üzere sürenin son gününün pazar gününe denk gelmesi nedeniyle harç devam eden ilk iş gününde yatırıldığından süresinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf itirazlarının esastan değerlendirilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karar ve ek karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar mahkemesince, muhtıra gereğince istinaf harç ve giderlerinin 1 haftalık sürede ödenmediği gerekçesiyle 28.02.2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 344.maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, istinaf harçlarının yatırılmasına ilişkin mahkemece düzenlenen muhtıranın davacı vekiline 19.02.2023 tarihinde tebliği edildiği, muhtırada belirtilen 1 haftalık sürenin son günü 26.02.2023 Pazar gününe denk gelmiş olmakla harçlar müteakip iş günü olan 27.02.2023 tarihinde süresinde yatırılmış olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin 28.02.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde; taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin 02.12.2022 tarihli karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli, 2021/686 E-2022/639 K sayılı ek kararının kaldırılmasına,
2-Davacı vekilinin 02.12.2022 tarih ve 2021/686 E-2022/639 K sayılı asıl karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
3-Ek kararın istinafı için davacının ödediği 492,00TListinaf başvurma harcı ile 179,90 TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
4- Asıl kararın istinafı için Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından asıl karar için yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır