T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/218 - Karar No:2025/649
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/218
KARAR NO : 2025/649
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/06/2022
NUMARASI : 2016/995 E-2022/566 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29.05.2025
YAZIM TARİHİ : 04.06.2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davalının yüklenicisi olduğu İncirlik WS3 Güvenlik Sistemlerinin İyileştirilmesi Yapım İşi Projesi'nin ihale sonucu 18.12.2014 tarihli sözleşme ile müvekkiline taşere edildiğini, iş bedelinin KDV hariç 24.700.000 TL, iş süresinin yer tesliminden itibaren 180 gün olarak belirlendiğini, yer tesliminin 12.01.2015 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin 05.02.2016 tarihinde geçici kabule hazır hale getirdiğini, 11.03.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, yer teslimi ile geçici kabul itibar tarihi arasında 389 gün süre bulunmakla, iş süresinin 209 gün aşıldığını, ancak işin süresinde tamamlanmamasının davalıdan kaynaklandığını, sözleşme ve eklerinde öngörülmemesine rağmen müvekkilinin ek işler yapmak durumunda bırakıldığını, öngörülenden fazla harcama yaptığını, edimin ifası aşamasında boy kesitlerinde verilen akar kotları ile enkesitlerde bulunan kırmızı kotlar arasında uyuşmazlık olduğunun tespiti üzerine hangi kotların uygulanacağının 27.03.2015 tarihli yazı ile davalıya sorulduğunu, davalının 13.05.2015 tarihli e-posta ile bir kısım revize enkesit projesini müvekkiline gönderdiğini, steril alan enkesit projeleri sahaya uygulandığında, enkesit projelerinde uyumsuzluk tespit edildiğini, durumun 08.06.2015 tarihli e-posta ile proje değişimi ve ekstra kazı dolgu gerektiğinin davalıya bildirildiğini, davalı tarafından revize proje düzenlendiğini, ancak davalının hiçbir bedel ödenmeyeceğini bildirdiğini, davalının ek revizyonları uzun süre müvekkili ile paylaşmadığını, nihayet 17.11.2015 tarihli yazıyla revize projelerinin tekrar istendiğini, sözleşme kapsamında olmayan ek işler yapıldığının davalının da bilgisi dahilinde olduğu hususunun 29.04.2016 tarihli davalı yazısında müvekkilinden kesilen cezalara ilişkin itirazlardan vazgeçildiği, yapılan işler için herhangi bir ek ödeme talep edilmeyeceği ve sorun ortaya çıktığında en kısa sürede düzeltileceği hususlarını belirtir belge talep edilmesiyle teyit edildiğini, ek kazı ve dolgu nedeniyle davalının ayrıca bedel ödemesi gerektiğini, sözleşmede kararlaştırılan 180 günlük iş süresine nazaran 209 gün gecikme yaşandığını, davalının 71 gün cezasız ek süre verdiğini, kalan 138 gün için hakedişlerden toplam 720.000 TL gecikme cezası kesintisi yaptığını, ceza uygulanmasına ilişkin gecikmelerin davalıdan kaynaklanan malzeme onay ve tedarik süreçlerinin uzaması, malzeme değişikliği, ek iş talebi, kullanıcı birlik tatbikatları nedeniyle sahada imalatların yapılamaması, olumsuz hava koşulları nedeniyle imalat yapılamaması, kullanıcı birliği mevcut sistemleri çalışır vaziyette kalmasına yönelik talebi, saat 16.30'dan sonra ve hafta sonları yasaklı bölgede çalışılmasına izin verilmemesi, kullanıcı birlik eskort sayısındaki yetersizlik ile araç ve uçak bariyerlerinin seçim süreçlerinin uzaması nedenleriyle gerçekleştiğini, şartnamelerde proje kapsamında tedarik edilecek uçak ve araç giriş kapısı bariyerlerinin Cable Trap tipi olarak belirtildiğini, bu bariyerlerin tek üreticisinin RSSI şirketi olduğunu, müvekkilinin iş yerini teslim aldığı tarihte, 12.01.2015 tarihinde RSSI'yı davalı onayına sunduğunu, onayla birlikte ABD menşeyli bu şirket tarafından üretilen bariyerlerin Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonuna (GTİP) göre hırsızlığa ve yangına karşı alarmlar vb cihazlar olduğunu, mevzuat gereğince bu cihazların Türkiye'ye ithal edilebilmesi için CE ve UL belgelerine sahip olması gerektiğini, RSSI'nın ürünlerinin bu belgelere haiz olmadığını, Türkiye gümrüğüne getirildiğinde menşei ülkesine gönderilmesi gerektiğini de bildirdiklerini, ayrıca bu şirketin Türkiye ve Avrupa'da temsilciliğinin bulunmadığını, üretim ve sevk süreçlerinin çok uzun olduğunu, servisinin bulunmadığını, 2 yıllık garanti süresi içerisinde bariyerlerde oluşacak arızaların 48 saatlik müdahale süresinde bakım ve onarımının gerçekleştirilemeyeceğini, belirtilen durumların davalıya bildirilmesine rağmen davalının uzun süre cevap vermediğini, bu hususun Bakanlık ve davalı ile yapılan toplantılarda görüşüldüğünü, Bakanlığın müşavir şirketinin 04.02.2015 tarihli e-posta ile alternatif oluşturacak bariyer üreticisi olan 2 firmanın daha onaya sunulmasının istendiğini, süreç içerisinde müvekkilinin RSSI ile yaptığı yazışmalardan bu şirketin sadece test kontrollerini yaptığının, servis hizmeti vermeyeceğinin, ayrıca CE belgesi sağlayamayacağının anlaşılması üzerine davalının bu hususlarda bilgilendirildiğini, ithal halinde gümrükten iade riskinin ortadan kaldırılması için ilgili Bakanlıktan muafiyet talep edilmesinin önerildiğini, davalının ise sadece iş sahibi MSB'nin bariyerlerin ne amaçla kullanılacağı konusunda bilgi verilebileceğini, CE belgesi olmadan ithal konusunda resmi yazışma ve olur verilemeyeceğini belirttiğini, takip eden toplantılar sonucunda, davalının alternatif CE belgeli ürün araştırması yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin 02.03.2015 tarihinde 2 ayrı üreticiyi RSSI ile birlikte davalı onayına sunduğunu, davalının belirtilen olumsuzluklara rağmen 11.03.2015 tarihli yazısıyla bariyerlerin RSSI'dan tedarik edilmesi gerektiğini müvekkiline bildirdiğini, yazışmaları takiben 30.03.2015 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda RSSI'nın gümrük mevzuatının gereklerini yerine getiremeyeceğinin bir kez daha bildirildiğini, bunun üzerine MSB'nin de Türkiye'de bakım- onarım servisi bulunan şirketlerin seçilmesini istediğini, davalının da 17.04.2015 tarihli e-postada yerli bariyerler konusuna sıcak bakıldığını, ürün ve üretici bilgilerinin incelendiğini, konunun takibinin müvekkili tarafından sürdürülmesi gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine 06.05.2015 tarihinde yeni bir alternatif firma listesinin onaya sunulduğunu, kullanıcı olan Amerikan birlik yöneticilerinin yerli üretim bariyerlerini teminine sözlü olarak onay verdiklerini, şantiye toplantısında aranan özellikleri taşıyan yerel firma tarafından üretilen bariyerlerin kullanılacağına dair bildirime itiraz edilmediğini, 22.06.2015 tarihli MSB nezdinde gerçekleştirilen toplantıda yerel bariyerlerin uygun olduğunun belirtildiğini, yine kullanıcı birliğin de 24.06.2015 tarihli e-posta ile alternatif bariyerlerin uygun olduğunu belirttiği, davalının merkezinde yapılan 24.06.2015 tarihli toplantıda davalının ... tarafından üretilen alternatif bariyerlerin MSB'ye bildirilmesine karar verildiğinin açıklandığını, ...'un onaylandığının sözlü olarak bildirilmesine rağmen resmi onay süreci tamamlanmadığından müvekkilinin 01.07.2015 tarihinde alternatif bariyerleri bir kez daha davalı onayına sunduğunu, 09.07.2015 tarihinde bariyerlerin onaylanıp onaylanmadığı konusunda bilgi talep edildiğini, davalının müşavir onayına gönderilmekte olduğunu bildirdiğini, belirtilen süreçlere rağmen davalı 7 ay sonra fikir değiştirdiğini, 10.07.2015 tarihli e-posta ile sürecin sıkıntıya doğru gittiğini belirterek RSSI'dan temin süresine ilişkin teklifin kendilerine yeniden gönderilmesi ile her ihtimale karşı RSSI ile görüşmelere yeniden başlanılmasını talep ettiğini, RSSI'nın tedarik ve montaj süresini 23-27 hafta olarak açıkladığını, buna göre bariyerlerin tedarik ve montajının en iyimser tahminle 2016 yılı Ocak ayında tamamlanabileceğinin, iş süresinin 4 ve 5 ay uzayacağının, tüm şantiye ve gecikme masraflarının kendisine yansıtılacağının davalıya bildirildiğini, davalı yetkilisinin 03.08.2015 tarihinde telefonla arayarak MSB'nin alternatif bariyerler için onayının aynı tarihte çıkacağını, ürünlerin ...'tan temin edileceğini bildirdiğini, 05.08.2015 tarihinde davalı, iş sahibi ve müşavir yetkililerini katılımıyla yapılan toplantıda bariyerlerin temininin sürüncemede kalması nedeniyle alternatif ürünlerin üretimi hususunda gerekli çalışma yapılmasına, müvekkiline talimat gönderilmesine karar verildiğini, böylece davalı tarafın gecikmede kusurlu olduğunu ikrar ettiğini, 12.08.2015 tarihli yazı ile RSSI'nın tedarik ve montaj sürelerine ilişkin güncel teklifinin, RSSI'nın CE belgesi temini konusunda müvekkilinden yardım istediğinin davalıya tekrar bildirildiğini, güncel teklife göre teslim ve montaj süresinin 23-27 hafta olduğunu, oysa yerel şirketler için bu sürenin 8-9 ve 12-13 hafta olduğunu, müvekkilinin davalıya 17.08.2015/ 16888 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, sair hususlarla birlikte 7 gün içerisinde 3 yerel firma ürünlerinin tedariki konusunda uygulama emri verilmesi halinde işin 27.10.2015 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğinin ihtar edildiğini, bunun üzerine davalının 21.08.2015 tarihli yazısı ile RSSI bariyerlerinin temini konusunda süreç başlatılarak bilgi verilmesini, ayrıca bariyerler dışında kalan tüm işleri 27.11.2015 tarihinden önce geçici kabule hazır hale getirilmesini, 27.11.2015 tarihinden önce geçici kabule hazır olduğunun tespiti halinde bu tarihten 27.11.2015 tarihine kadar geçecek süre için bariyerlerden kaynaklı gecikmeler nedeniyle gecikme cezası uygulanmayacağının, bariyerler dışında kalan işlerin geçici kabule hazır hale getirildiği tarihe kadar ise gecikme cezası uygulamaya devam edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 26.08.2015 tarihinde RSSI'ya sipariş verdiğini, sipariş değerinin davalıya bildirildiğini, teknik dokümanları sunduğunu, RSSI ile müvekkili ve davalı arasındaki teknik konulara ilişkin görüşmelerin 15.09.2015 tarihinde sonuçlandığını, müvekkilinin 21.09.2015 ve 15.10.2015 tarihlerinde RSSI'ya avans ödediğini, RSSI'nın 21.09.2015 tarihinde imalata başladığını, davalının 07.09.2015 tarihli yazısı ile 27.11.2015 olarak belirlediği geçici kabule hazır hale getirilme tarihinin 30.12.2015 tarihine kadar uzattığını, müvekkilinin bariyerlerin nakil tarihinin 20.12.2015 olarak öngörüldüğünü, bu tarih itibariyle bariyerlere ilişkin betonarme temel inşaatlarına başlanabilmesi için ürünlerin sahaya gelmiş olması gerektiğini, ayrıca kullanıcı birliği sadece bir uçak bariyerinde çalışmaya izin verdiğini, bu nedenle 3 adet bariyerin montajının sırayla yapılabileceğini, montaj ve devreye alınmalarının 05.12.2016 tarihinde mümkün olabileceğini, geçici kabul işlemlerinin 6-17.02.2016 tarihlerinde yapılabileceğinin tahmin edildiğini davalının dikkatine sunduğunu, müvekkilinin bariyerler dışındaki imalatların 27.11.2015 tarihinde tamamlanacağını, bu nedenle geçici kabullerinin belirtilen tarihte yapılmasını talep ettiğini, davalının geçici kabulün bariyerler ve bağlantılı işlerden bağımsız olarak yapılması talebini 03.12.2015 tarihli yazıyla reddettiğini, davalı yetkilileri ile müvekkili ekibinin sahada yaptığı inceleme sonucunda bariyerler dışındaki imalatların tamamlandığı tespit edilerek, buna ilişkin 26.12.2015 tarihli tutanağın düzenlendiğini, bariyerler dışındaki işler için kesilen gecikme cezalarının da iadesi gerektiğini, zira malzeme onay süreçlerinin geciktirildiğini, sensör tespit sistemi, kablo kesit ve damar renklerindeki sorun, pano otomasyon şemalarının verilmemesi, kamera ve manyetik kontaklara giden kablo hatası nedeniyle hangarlarda çalışılamaması, gözetleme direkleri için revizyona ihtiyaç duyulması, tel çitlere yönelik onayın gecikmesi, kullanıcı birliğin mevcut sistemlerin çalışır vaziyette kalmasına yönelik talebi nedeniyle 2209 numaralı binada çalışılamaması nedenleriyle müvekkilinin 09.03.2015 tarihli yazıyla fiyat farkı talep edileceğini bildirdiğini, müvekkilinin yine 18.03.2015 tarihli yazıyla kendisinden kaynaklanmayan ve sorumlu tutulamayacağı nedenlerle çalışılmayan gün ve saatleri gerekçeli özet dökümü ile davalıya bildirdiğini, davalının hava muhalefeti nedeniyle süre uzatımı verilemeyeceğini belirtmekle birlikte, malzeme onaylarında geçen süreler için inceleme yapılacağını bildirdiğini, belirtilen nedenlere ilişkin gecikmelerin 09.04.2015 tarihli yazıyla davalıya tekrar hatırlatıldığını, davalının değerlendirme yapmaksızın sadece işlerin hızlandırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin 15.06.2015 tarihli yazıyla kullanıcı birliğin tatbikatları nedeniyle sahada imalat yapılamaması, olumsuz hava koşulları, saat 16.30'dan sonra ve hafta sonu yasaklı bölgede çalışmaya izin verilmemesi, kullanıcı birlik eskort sayısındaki yetersizlik nedeniyle gecikmeler yaşandığını açıklayarak süre uzatımı talep ettiğini, davalının cevaben hava muhalefeti nedeniyle süre uzatımı verilmeyeceğini, sahada 24 saat çalışma izni alındığını, diğer hususlarla ilgili inceleme ve görüşmeler yapıldığını, cezasız süre uzatımının 28.05.2015 tarihi itibariyle dolduğunu, cezalı çalışma süresi uygulamaya başlandığını bildirdiğini, yine 25.06.2015 tarihli yazısında güvenlik kameralarının kablolarında değişiklik yapıldığı ile ürünlerin davalı tarafından tedarik edileceğinin bildirildiği, müvekkilinin ekipleri güçlendirdiğini, mesai saatlerini arttırdığını, davalının birlik tatbikatları nedeniyle çalışılmayan günler için cezasız çalışma süresi tanındığını bildirdiğini, müvekkilinin tatbikatlar nedeniyle imalat yapamadığını, davalının sadece tatbikatlar nedeniyle çalışılmayan günler ve toplam 71 gün cezasız ek süre verdiğini, davalı tarafından talimat edilen hangar içindeki kablo tipi, gözetleme direklerinde kullanılacak yakalama ucu, sensör tespit sistemi, tel çit ve bariyer gerçekleştirmesi nedeniyle süre uzatım taleplerinin reddine karar verildiğini, cezai şart uygulandığını, hava koşulları nedeniyle sahada çalışılamayan 33 gün için de ek süre verilmeyerek ceza uygulandığını, RSSI'nın bariyerleri ürettiğini, 09.12.2015 tarihinde sevke hazır hale getirdiğini, sevk için 7-9 hafta öngörüldüğünü, davalının ürünlerin gemi yerine hava yoluyla getirilmesini istediğini ve onayladığını, müvekkilinin işin tesliminin daha fazla gecikmemesi ve hakedişlerden daha fazla gecikme cezası kesilmemesi için 02.01.2016 tarihinde bariyerleri hava yoluyla Türkiye'ye sevk ettirdiğini, gemi yerine uçakla sevk edilmesi nedeniyle maliyet farkı oluştuğunu, bariyerlerin tedarikinin sürüncemede kalması, onayın geç verilmesi nedeniyle ürünlerin sözleşmede belirlenen birim fiyatın çok üstünde bir bedelle alındığını, müvekkilinin kur farkları nedeniyle de zarara uğradığını, ayrıca belirtilen nedenlerle teslim süresinin uzaması ve ek işler yaptırılması sebebiyle sahada daha uzun süre kalınması, daha fazla malzeme kullanılması, idari masrafların artması, iş araç ve gereçlerinin tahsisi, personel çalıştırılması nedenleriyle de fazla masraf yapıldığını öne sürerek şimdilik gecikme cezası için 100.000 TL, diğer zararlar için 100.000 TL ve ek iş için 100.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini dava etmiş, 10.06.2022 tarihli kısmi ıslah ile gecikme cezasını 348.000 TL'ye ve ek işler alacağını 351.902,66 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşme kapsamındaki yapım işlerinin kullanıcı birlik kullanımında olan Hotel ve İndia Loop bölgeleri olduğunu, iş süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, 12.01.2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, 05.02.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının imzalandığını, müvekkili tarafından 71 gün cezasız ek süre tanındığını, buna göre davacının 133 gün gecikme için ceza ödemesi gerektiğini, toplam 798.000 TL gecikme cezası uygulandığını, davacının bariyerlere ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bariyerler ve bariyerlerle bağlantılı işler dışındaki tüm işleri eksiksiz olarak tamamlandığını ve bu durumun tespit edildiği tarihle 30.12.2015 tarihi arasında gecikme cezası uygulanmayacağını bildirdiğini, bariyerler dışındaki imalatların 26.12.2015 tarihinde tamamlandığını, bu tarih ile 30.12.2015 dönemi için gecikme cezası uygulanmadığını, müvekkilinin 07.09.2015 tarihli yazısını takiben geçen 3,5 aylık sürede dahi davacının bariyerler dışındaki imalatları tamamlayamadığını, sözleşmenin 24.700.000 TL + KDV götürü bedelli olduğunu, 1.438.763,37 TL keşif artışı yapıldığını, keşif artışının ifa sırasında ortaya çıkan ve sözleşme kapsamında yer almayan ilave ihtiyaçların karşılanması ile sahada daha hızlı çalışılabilmesinin temini için yapıldığını, sözleşme dışında ek iş olarak ekstra kazı ve dolgu yapıldığı iddiası konusunda davacının ihaleye ilişkin teklifi oluştururken tüm unsurları değerlendirmesi gerektiği, ihale şartnamesindeki tüm koşulları ve kapsamındaki dokümanları kabul ederek ihaleye katıldığını, sözleşmenin 28.2, 28.3 ve 25.1.4 maddeleri gereğince davacı yüklenicinin kendisine verilen projeler ve teslim edilen malzemeler ile verilen talimatların sözleşme ve eklerinde bulunan hükümlere aykırı olduğunu, hatalı olduğunu tespit ettiği tarihte 7 gün içerisinde müvekkiline bildirmesi ve projelerdeki eksik ve uyuşmazlıkları bildirmekle birlikte, gerekli şekilde tadil edilerek onaya sunulması gerektiğini, davacının hafriyat ve dolgu imalatlarında proje revizyonuna ilişkin başvuruda bulunmadığını, mevcut projeyle imalata devam ettiğini, proje revizyonlarını müvekkilinden beklediğini, beton yol imalat projesi revizyonunun müvekkili tarafından gönderildiğini, sözleşmeye göre belirlenen sürenin bitimine 22 gün kala davacının 19.06.2015 tarihli yazıyla yol dolgu proje kesitlerinde uyumsuzluk olduğunu bildirdiğini, ek iş iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira davacının yaptığı ve ilave iş olarak değerlendirilebilecek imalatlara ilişkin olarak keşif artışı yapıldığını, hafriyat ve dolgu kalemlerinde 446.750,10 TL keşif artışı yapıldığını, idare ile yapılan kesin hakediş ve ataşmanlardan da görüleceği üzere toplam hafriyat ve dolgu miktarının keşif artışı ile birlikte teklif dokümanında verilen ve sözleşmede yer alan miktarlardan düşük kaldığını, idareye sunulan ve onaylanan toplam hafriyat miktarı 82.085,54 m³ iken teklif dokümanındaki miktarın 81.134,65 m³ olduğunu, keşif artışıyla toplam 88.965,54 m³ olduğunu, yine onaylanan dolgu miktarı 67.776,51 m³ iken teklif edilen miktarın 67.344 m³, keşif artışı ile birlikte toplam miktarın ise 73.794 m³ olduğunu, buna göre sözleşmede yer almayan işler için 1.438.763,37 TL keşif artışı yapıldığını, bedelinin davacıya ödendiğini, sözleşmeyle tanımlanan ifa süresinde eksiltme yapılmadığını, davacının ihale şartnamesindeki tüm koşulları ve kapsamındaki tüm dokümanları kabul ederek ihaleye katıldığını ve sözleşme imzaladığını, sözleşmenin eki olan İnşaat Birim Fiyat Tarifeleri dokümanında uçak ve araç geçiş kapılarının (bariyerlerin) RSSI marka olacağının açıkça belirtildiğini, davacının 07.01.2015 tarihli yazıyla bariyerler için RSSI marka ürünlerin kullanımını onaya sunduğunu, müvekkilinin 11.03.2015 tarihinde RSSI markayı onayladığını davacıya bildirdiğini, davacının onaya sunma aşamasından sonra ürünlerin hırsızlığa ve yangına karşı alarmlar vb cihazlar numarası ile ithal edilebileceği ve bunun için CE belgesi zorunluluğu bulunduğunu bildirdiğini ancak davacının ürünlerin GTİP numarasını hatalı belirlediğini, ürünlerin limanlarda ve hava meydanlarında trafiğin otomatik olarak kontrol ve idaresine mahsus elektrikli cihazlar olduğunu, CE belgesi zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin bu hususu davalıya bildirdiğini, bunlara rağmen davacının gümrükte sorun yaşanacağı ısrarı ile müvekkilinin iyi niyetle iş sahibi bakanlıkla temasa geçtiğini, onay aşamasında yerli muadil ürünlerin de onaya sunulabileceğini ve incelenebileceğinin sözlü olarak bildirildiğini, davacının alternatif olarak bildirdiği yerli bariyerlerin RSSI bariyerleriyle aynı özellikleri taşımadığını, müvekkilinin ... ürünlerine onay verdiği iddiasının doğru olmadığını, sadece davacının ısrarı üzerine değerlendirme yapıldığını, davacının başvurusu üzerine ve halen RSSI firması onaylanmış olmasına rağmen davacının Temmuz 2015 tarihinde tekrar başvurduğunu, RSSI firmasının onaylandığı belirtilerek gümrükte sorun yaşanmaması için kullanılması gereken GTİP numarası bildirilerek temin sorumluluğunun kendisinde olduğunun davacıya ifade edildiğini, davacının RSSI marka bariyerlerin temin, montaj ve devreye alma sürelerinin 22-25 hafta süreceğini bildirmesi üzerine 21.08.2015 tarihli yazıyla bariyerler haricindeki imalatların 27.11.2015 tarihi öncesinde tamamlanması ve bu durumun tespiti halinde, tespit tarihinden 27.11.2015 tarihine kadar bariyerler için ceza uygulanmayacağının bildirildiğini, bilahare bu tarihte temin edemeyeceğini belirtmesi üzerine sürenin 30.12.2015 tarihine ötelendiğini, ancak davacının RSSI şirketine 04.09.2015 tarihli sipariş verdiğini, avans ödemesi yapmadığı için üretime başlanmadığını, bu hususta davacının 21.09.2015 tarihli yazıyla uyarıldığını, davacının avans ödemesini 21.09.2015 ve 15.10.2015 tarihlerinde parçalı olarak yaptığını, RSSI'nın teslim için taahhüt ettiği 8 haftalık sürenin avans ödemesinin tamamlandığı 15.10.2015 tarihi itibariyle başladığını, bariyerler dışındaki imalatların 26.12.2015 tarihinde tamamlandığı, bu tarihten 31.12.2015 tarihine kadar bariyerler için ceza uygulanmadığını, davacının bariyerler dahil işlerin tümünü 05.02.2016 tarihinde tamamlayabildiğini, açıklandığı üzere süreç boyunca müvekkilinin gecikmeye neden olacak bir davranışta bulunmadığını, davacının yanlış yönlendirmeleri nedeniyle bariyerlerin temin sürecinin uzadığını, sözleşme kapsamında gecikmeler yaşandığını, yine RSSI'nın 24.12.2014 tarihli e-postasında bariyerler için CE belgesi gerekmediği açıkça belirtilmesine rağmen davacının bundan bahisle malzeme siparişini sürüncemede bıraktığını, davacının ithalat konusunda deneyimli olduğunu, ABD'de temsilciliğinin bulunduğunu, RSSI teknik isterler, CE belgesi ve nakliye konusunda gerekli koordinasyonun yapılamamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının gecikme cezasının iadesine ilişkin diğer nedenlerinin de yerinde olmadığını, sözleşmenin 7.4 maddesinde kullanıcı birliğin iş durdurma talimatları, güvenlik nedeniyle personel eşliğinde çalışma zorunluluğu, personelin mesai saatlerine uyma gerekliliği vs nedenleriyle fiyat farkı, ilave bedel ve de süre uzatımı talep edilemeyeceğinin açıkça belirlendiğini, tatbikatlar, eskort sayısındaki yetersizlik, sadece bir uçak bariyerinde çalışmaya izin verilmesi gibi nedenlerin davacı tarafından öngörülmesi gerektiğini, kablo kesitleri ve damar renkleri, pano otomasyon şemaları, hangarlar, gözetleme direkleri ve tel çit konusunda iddianın doğru olmadığını, galvanizli tel çit vs için fiyat farkı onay sürecinin başlatıldığını, 2209 numaralı binadaki çalışma vs konularında müvekkili şantiye personeli tarafından kullanıcı birlikle gerekli koordinasyonun sağlanması konusunda gerekli çalışmanın yapıldığını, askeri alanda hiçbir taahhüt işi için verilmemişken, müvekkili tarafından 24 saat çalışma izni alındığını, çalışma saatlerinin 22.00'a kadar uzatıldığını, bunlara rağmen davacının beton dökümü hariç mesaili çalışma yapmadığını, gerekli özeni göstermediğini, davacının sözleşme hükümlerine uygun olmaması sebebiyle reddedilen süre uzatım taleplerini yinelediğini, kullanıcı birlik kaynaklı olarak sahada çalışılamayan günler için davacıya toplam 71 gün ek süre verildiğini, bugünlerde dahi sadece yasaklı alanda çalışma izni verilmediğini, diğer bölgelerde çalışma yapılabileceğini, cezai şart uygulamasının hakkaniyete uygun yapıldığını, davacıdan kaynaklı nedenlerle yaşanan gecikmeler sebebiyle iş sahibi tarafından müvekkiline kesilen cezaların müvekkili tarafından ödendiğini, bu husustaki haklarını saklı tuttuklarını, davacının gecikme nedeniyle ek maliyet yaptığı iddiasıyla alacak talebinin yerinde olmadığını, belirtildiği üzere bariyerlerin teminindeki gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, bu nedenle kur farkı, şantiye ve merkez ofis giderleri nedeniyle de talepte bulunulamayacağını, tabloda listelendiği üzere, 45 günlük ödeme süresi bulunmasına rağmen müvekkilinin faturaları 1 ila 13 günlük sürelerde ödediğini, davacının dava dilekçesinin 3 ve 36 numaralı eklerinde kendisinde bulunmaması gereken yasal yollardan elde etmediği aşikar olan belgeleri sunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle; " ...Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine yönelik olup, davacı yüklenici, davalı işveren konumundadır. Taraflar arasında; Davacı ... İnş. Taah. Elektronik Tur. San ve Tic AŞ Davalı ... Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş ile 18/12/2014 tarihinde "İncirlik Hava Üssü WS3 Güvenlik Sisteminin İyileştirilmesi Yapım İşleri Sözleşmesi" akdedildiği ve işin davacı yüklenici tarafından tamamlandığı konularında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacının sözleşme dışı yaptığı ek işler olup olmadığı ve yapmışsa bedeli, davacının hakkedişinden kesilen ceza faturalarının yerinde olup olmadığı ve yerinde değilse davacının bu hususta alacağı olup olmadığı, davacının sözleşmeye dayalı zararı varsa davalının sorumluluğu noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan SMMM, inşaat mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan 27/10/2021 tarihli rapor ve 20.04.2022 tarihli ek raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.(Dosya kapsamına uygun düşmeyen diğer raporlara itibar edilmemiştir). Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu-ek raporu, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ticari defterlerine göre, davalı şirketten alacak veya borç bakiyesi olmadığı, davalı defterlerinde de ceza faturalarının kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacının sözleşme dışı fazla iş yaptığı iddiası incelendiğinde; Proje ve sözleşme kapsamında bulunmayan ve projenin sahaya aplikasyonu için gerekli imalat haricinde ilave işlerin bedelleri aşağıda belirtilen miktarlarda ... tarafından keşif artışı yapılarak ödemesi yapılmıştır. Davalı taraf dilekçesinde ayrıca 1.438.763.37TL ek işler keşif artışının yapılmış olduğu sözleşme ve eklerinde tanımlı olmayan ek işler karşılığı Sözleşmenin 33. Madde kapsamında gerekli ( mevcut ihale bedeline bağlı %30 artış veya eksiliş ) keşif artış yapıldığını belirtmiştir. Onaylı Elektrik ve İnşaat işleri keşif artışı tablosundan toplam 1.438.763,37 TL tutan tutardan inşaat işleri İÖ-4 poz nolu Hafriyat işine ait 6.880,00 m3 ve İÖ-6a(İYF-10) Poz nolu Alt Temel Dolgu malzemesine ait 6.450,00 m3 miktarda Keşif artışı yapılmış olup karşılığı hakedişle 446.757,10 TL ödeme yapılmıştır. Ancak hakediş miktarına keşif artışı eklenerek bulunan toplam hafriyat - dolgu imalatlar miktarları ile revizyon proje hafriyat - dolgu metrajları farkından kalan ek iş miktarı değerlendirildiğinde; Davacının sözleşme dışı fazla iş yaptığı ve alacağının 351.902,66 TL olduğu belirlenmiştir. Davacının hakkedişinden kesilen cezanın yerinde olup olmadığı incelendiğinde; Sözleşmede belirtilen RSSI ürünün CE belgesiz olduğu sabit olup bu konuda davalı ile yazışmalar yapıldığı ve dava dışı işin sahibi MSB ile davalının yapmış olduğu yazışma ve toplantılara göre süreç ilerlemiş ve 12.01.2015 tarihinde yer teslimi yapılan sözleşme ile ilgili bariyerlere kesin onay tarihinin 11 Mart 2015 tarih ve USES300-15M-600328 nolu ... yazısı ile kesinleşmiştir. Taraflar arasında 18.12.2014 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre, yer tesliminden sonra işi bitirme süresi 180 gün olarak belirlenmiştir. Her iki tarafında yer tesliminin 12.01.2015 tarihinde olduğu noktasında itirazı bulunmamaktadır. Söz konusu işin Geçici Kabulü ile ilgili 05.02.2016 tarihinde durum tespit tutanağı düzenlenmiş, bu tutanakta işlerin %99 seviyesinde tamamlandığı belirtilerek, geçici kabul işlemlerinin daha sonra başlanacağı ancak işin geçici kabule hazır hale getirildiği 05.02.2016 tarihinden itibaren geçecek sürede gecikme cezası uygulanmayacağı belirtilmiş olup, bu durumda 05.02.2016 tarihinde geçici kabulün yapıldığı kabulü gerekmektedir. İşin yer teslimi 12.01.2015 tarihinde yapılmış, işin sözleşmeye göre bitim tarihi 180 gün sonra 11.07.2015 dir. 71 gün olarak verilen ek süre sonu işin teslim tarihi 20.09.2015 dir. İşin Geçici Kabul Tarihi : 05.02.2016 olup, 20.09.2015 ile 05.02.2016 tarihleri arasındaki sürenin 138 gün olduğu, bu süreden 26.12.2015 - 30.12.2015 tarihleri arasına ceza tahakkuk ettirilmediği, geri kalan 133 günlük süre için davalı tarafından ceza hesaplaması yapılarak hakkedişlerden kesinti yapıldığı sabittir( 133 gün x6000 Tl/gün= 798.000 TL). Somut olayda; Davacı yüklenicinin işin ehli olup, basiretli bir tacir olarak ihale ile üstlendiği işi bu iş için gerekli RSSI marka ürünü başlangıçtan itibaren bildiği ve bu nedenle farklı marka bir ürün arayışına girmemesi gerektiği, bu durumda yer tesliminden itibaren 71 gün cezasız süre düşülerek 133 günlük gecikme cezası uygulamasının kabul edilmesi gerektiği, böylece idarenin uyguladığı 798.000 TL cezanın yerinde olduğu ve davacının talep hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının hava muhalefeti ve onay süreci uzaması nedeniyle oluşan gecikmelerden dolayı kur farkı alacağı olup olmadığı incelendiğinde; Sözleşmenin 7.4 md.sinde: Bu sözleşme konusu işlerin fiyatları ve sözleşme bedeli gerek sözleşme süresi gerek uzatılan süre içinde sabit olup kur değişiklikleri, nakliye, işçilik malzeme, makine,. Teçhizat yedek parça, vb fiyatlarında ve rayiçlerinde ve yurt içi yurt dışı hava, kara deniz, demiryolu taşıma ücretlerinde artış olması, akaryakıt fiyat artışları Veya vergi resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mükellef ihdasından ötürü meydana gelecek artışlar da dahil olmak üzere herhangi bir artış ile müşteri ve/veya kullanıcının operasyonel gereklilikleri nedeni ile verilen iş durdurma talimatları , kullanıcının güvenlik tedbirleri kapsamında gözetmen personel eşliğinde çalışılacak olma zorunluluğunda ABD güvenlik personeli mesai saatlerine uyum zorunluluğu ilgili alana giriş çıkış işlemlerinin uygunluğu/zorluğu özel güvenlik taraması nedeniyle yüklenici/ taşeron işçi personelinin değiştirilmeden proje süresince istihdamının gerekebilmesi işlerin kullanıcı tarafından teslim alınması esnasında sorun yaşanmaması maksadı ile ABD tarafı uzmanlarının sahadaki imalat kontrol sürecinde gelebilecek ve önceden öngörülmeyen talepleri ile imalatın yenilenmesi riski gibi nedenlerle yüklenici fiyat farkı ilave bedel ya da süre uzatımı gibi isteklerde bulunamayacağı açıkça belirtilmiştir. Davacının bu madde gereğince sözleşme ile üstlendiği işteki hava şartlarını nazara almış olması gerekmektedir. Kaldı ki işin yapıldığı sırada beklenmeyen derecede olağanüstü bir hava muhafeleti olduğu da ispatlanmamıştır. Veya hava muhalefetinin davacının üstlendiği işi yapmasını engelleyecek derecede olduğu da ispatlanmamıştır. Kur farkı da aynı madde gereğince talep edilemeyecektir. Davacının yasaklı bölgede 16.30 sonrası ve hafta sonu çalışmaması nedeniyle gecikmenin olduğu iddiası incelendiğinde; Davacı yasaklı bölgede çalışacağını ve çalışma şartlarını keyfi olarak uzatamayacağını bildiği veya bilmesi gerektiği nazara alınarak mesai saatlerinden bahisle talepte bulunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının daha fazla gecikmeye mahal vermemek için gemi yerine uçakla taşıma yapmasından dolayı uğradığı zarar talebi incelendiğinde; Davacı daha fazla gecikmesinin sonucu gecikme cezası olacağından bu cezaya muhatap olmamak için uçakla nakliyeyi tercih etmiş olup, bu husustaki talebi gerek somut olayın şartları, gerekse sözleşme maddelerine uygun görülmemiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacının sözleşme dışı fazla iş (Hafriyat ve Dolgu) yaptığı ve alacağının 351.902,66 TL olduğu; Davacının üstlendiği işte RSSI marka ürünü başlangıçtan itibaren bildiği ve bu hususta yer tesliminden itibaren sürenin işlemesi gerektiği, bu nedenle davalının 798.000,00 TL davacının hakedişlerinden kesinti yapmasının doğru olduğu ve bu durumda davacının fazla kesinti yapıldığından bahisle alacak talebinin yerinde olmadığı; Davacının hava muhalefeti, onay sürecinin uzamasından dolayı kur farkı ve giderlerin artmasından dolayı uğranılan zararlar, gemi yerine uçakla taşıma yapılmasından doğan zarar, yasaklı bölgede çalışma saatlerinin kısıtlı olmasından dolayı sürecin uzaması ve bundan dolayı uğranılan zarar hususlarında sözleşme 7.4 md gereğince talep haklarının doğmadığı anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulü ile; Davacının yaptığı ek işler nedeniyle 351.902,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek.." gerektiği gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davacının yaptığı ek işler nedeniyle 351.902,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, mahkemece sözleşmede belirtilen RSSI ürününün CE belgesiz olduğunun sabit olduğu, bu konuda yazışmalar yapıldığı, dava dışı iş sahibi MSB ile davalının yaptığı yazışma ve toplantılara göre sürecin ilerlediği, 12.01.2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığı ve bariyerlere 11.03.2015 tarihli davalı yazısıyla onay verildiğine dair gerekçenin hatalı olduğu, zira sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğindeki şartnamelerde uçak giriş kapısı bariyerleri ile araç giriş kapısı (pop up) bariyerlerinin temininin öngörüldüğü, şartnamede belirtilen Cable Track tipine karşılık gelen bariyerlerin tek üreticisinin RSSI şirketi olduğu, yer tesliminin yapıldığı tarihte davalı onayına sunulmakla birlikte bu şirketin ürününe ilişkin çekincelerin de davalıya bildirildiği, davalının olumlu veya olumsuz bir cevap vermediği, konunun dava dışı iş sahibi ile tarafların katıldığı toplantılarda görüşüldüğü, müşavirin e-posta ile alınan toplantı kararlarına göre alternatif oluşturacak araç ve uçak giriş kapısı bariyeri üreticisi iki şirketin daha onaya sunulmasını müvekkilinden istediği, istinaf dilekçesinde belirtilen tarihlerde yapılan yazışmalarla RSSI ürününe ilişkin gümrükte karşılaşılacak mahrece iade sorunlarının, CE belgesi temin edilemeyeceğinin bildirildiği, Bakanlığa başvurularak CE belgesi konusunda muafiyet talep edilmesinin istendiği, davalının cevaben ürünün hangi projede kullanılacağının bildirilebileceği, ancak CE belgesi konusunda resmi bir yazı ve olur verilemeyeceğinin belirtildiği, takiben davalının müvekkilinden CE belgeli ürün araştırması yapmasını istediği, müvekkilinin CE belgeli bariyer üreten iki alternatif üreticiyi 02.03.2015 tarihinde davalının onayına sunduğu, davalının RSSI ürünlerinin ithalinin gümrük mevzuatı uyarınca mümkün olmadığını bildiği, davalı ve iş sahibi tarafından CE belgeli alternatif şirket araştırması talep edildiği halde 11.03.2015 tarihli yazıyla bariyerlerin RSSI şirketinden tedarik edilmesini bildirdiği, bunun üzerine müvekkilinin RSSI ile iletişime geçerek ürün teminiyle ilgili bilgileri aldığı ve RSSI bilgilendirme e-postasını 27.03.2015 tarihinde ... ile paylaştığı, 30.03.2015 tarihinde iş sahibi nezdinde gerçekleştirilen toplantıda RSSI ürünüyle ilgili çekincelerin tekrar gündeme getirildiği, iş sahibi Bakanlığın alternatif şirket araştırması yapılmasını, bilhassa Türkiye'de bakım onarım servisi bulunan şirketlerin seçilmesini istediği, belirtildiği şekilde RSSI ürünlerinin ithalinin mümkün olmaması ve alternatif şirket araştırmaları nedeniyle ürün tedarikine ilişkin işlemlerin sürüncemede kaldığı, yine davalının 17.04.2015 tarihli e-postada yerli bariyerlere sıcak bakıldığını bildirdiği, müvekkilinin 06.05.2015 tarihinde alternatif şirket listesini davalı onayına sunduğu, üssün kullanıcısı olan yabancı birlik yöneticilerinin yerli üretim bariyerlere sözlü olarak onay verdikleri, davalının 05.06.2015 tarihinde bariyerlere ilişkin bariyer onay dokümanlarını talep ettiği, 22.06.2015 tarihli toplantıda ise, alternatif bariyerlerin uygun bulunduğunun bildirildiği, iş sahibi ve davalı yetkililerinin alternatif bariyerlere göre proje revizyonlarının yapılması için davalının üreticilerle görüşüleceğini belirttiği, yine kullanıcı yabancı birliğin 24.06.2015 tarihli e-postada alternatif bariyerleri uygun bulduğunu ifade ettiği, aynı tarihte davalı merkezinde yapılan toplantıda davalının alternatif olarak sunulan ... bariyerlerinin iş sahibine bildirilmesine karar verildiğini açıkladığı, yapılan sunumlar ve sözlü onaylara rağmen resmi onay süreci gerçekleşmediğinden müvekkilinin 01.07.2015 tarihinde alternatif bariyerleri davalı onayına tekrar sunduğu, 09.07.2015 tarihinde davalıdan onay konusunda bilgi talep edildiği, davalının belirtilen 7 aylık süreç sonunda fikir değiştirerek 10.07.2015 tarihli e-postasında sürecin sıkıntıya girdiği, RSSI'dan ürün temini sürecine ilişkin teklifin yeniden gönderilmesini istediği, müvekkilinin RSSI ile görüşmeler başlattığı, RSSI'nın bariyerlerin tedarik ve montaj süresinin 23-27 hafta olacağına dair bildirimin davalının dikkatine sunulduğu, RSSI'nın CE belgesi temin edilebilir ise sürenin 22-25 hafta olacağına dair güncel tedarik ve montaj sürelerine ilişkin teklifinin davalıya tekrar bildirildiği, oysa alternatif ürünlerde bu sürenin 12-13 hafta ve 8-9 hafta olduğu, ...'ın 21.08.2015 tarihli yazısıyla bariyerler dışında kalan tüm işlerin 27.11.2015 tarihinden önce geçici kabule hazır hale getirilmesi ve bu durumun tespiti halinde hazır olduğunun belirlendiği tarih ile 27.11.2015 tarihi arasında geçecek süre için bariyerlerden kaynaklanan gecikmeler için gecikme cezası uygulanmayacağını, bariyerler dışında kalan imalat için ise, tespit tarihine kadar sözleşme gereğince ceza uygulanmasına devam edileceğini bildirdiği, RSSI ile ilgili 07.09.2015 tarihli sipariş teyidinin davalıya iletildiği, 08.09.2015 tarihinde görüş ve onay için davalıya sunulduğu, görüşmelerin 15.09.2015 tarihinde sonuçlandığı, müvekkilinin 21.09.2015 ve 15.10.2015 tarihlerinde RSSI'ya avans ödemesini tamamladığı, RSSI'nın 21.09.2015 tarihinde imalata başladığı, davalının bilahare 21.08.2015 tarihli yazısıyla bildirdiği 27.11.2015 tarihini 30.12.2015 gününe uzattığı, belirtilen işlem ve yazışmaları takiben müvekkilinin geçici kabulün bariyerler ve bariyerlerle bağlantılı işlerden bağımsız olarak yapılmasını talep ettiği, davalının 03.12.2015 tarihli yazıyla talebin reddine karar verdiği, bu itibarla mahkemenin RSSI şirketi tarafından üretilen bariyerlere 11.03.2015 tarihinde davalı tarafından onay verildiğine dair gerekçenin hatalı olduğu, yine mahkemenin RSSI marka ürünün başlangıçtan beri bilindiği, müvekkilinin farklı bir ürün arayışına girmemesi gerektiği RSSI marka bariyerlerin tedarikini sağlamak için işlem yapmasına dair gerekçesinin de hatalı olduğu, zira RSSI marka bariyerlerin CE ve UL belgesinin bulunmadığı, bu nedenle bu bariyerlerin ithalinin mevzuat gereği mümkün bulunmadığı, diğer yandan üretim ve sevk sürelerinin çok uzun olduğu, RSSI'nın Türkiye ve Avrupa'da temsilciliğinin bulunmadığı, sözleşmede öngörülen 2 yıllık garanti döneminde arızalara 48 saatte müdahaleyi mümkün kılacak bakım - onarım servisinin olmadığı, durumun açıklandığı biçimde davalıya ve iş sahibine bildirildiği, iş sahibi ve davalı tarafından belirtilen nedenlerle yerli bariyerlerinde araştırılmasının istendiği, alternatif ürün araştırmasının bundan kaynaklandığı, müvekkilinin basiretli bir yükleniciden beklenecek dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, müvekkilinden kesilen gecikme cezalarının iadesi talebinin reddine dair kararın kaldırılması gerektiği, müvekkili tarafından yapılan fazla imalata ilişkin hesaplamanın revizyon proje kübajları dikkate alınarak yapılması gerekirken keşif artışı neticesinde bedelleri ödenen işlere ilişkin iş miktarının davada talep olunan ve steril alanda yapılan ek işlerin miktarından düşülmek suretiyle hesaplanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, zira müvekkilinin 06.02.2015 tarihinde kazıya başlamasına rağmen ekli tabloda görüleceği üzere 20.03.2015 tarihine kadar bu alanda sağlıklı bir kazı yapmasının mümkün olmadığı, kazı sonrası proje ve uygulama arasındaki uyumsuzluğun 27.03.2015 tarihli yazıyla davalıya bildirildiği, davalının makul süre içerisinde projeleri revize ederek müvekkiline ulaştıramadığı, beton yola ilişkin proje revizyonlarının yapılması gerektiğinin 17.04.2015 tarihinde ifade edildiği halde revize projelerin bir kısmının ancak 29.05.2015 tarihinde müvekkiline gönderildiği, kazı ve dolgulara ilişkin fazla imalatın doğru olarak hesaplanabilmesi için iş sahibi tarafından hazırlanıp, MSB'ye teslim edilen proje revizyonlarının bir kopyasının müvekkiline verilmesinin istendiği, bu tarihte dahi revize projelerin halen gönderilmediği, revizyonlar sonucu ek işlerin ortaya çıktığı, davalı tarafından talep edilen işlerin yapıldığı, müvekkilinin sözleşmede belirlenenle dışında işin öngörülen sürede bitirilememesi sonucunu da gözeterek ekstra kazı ve dolgu yaptığı, böylece sözleşmede kararlaştırılanın çok ötesinde malzeme, zaman, emek ve kaynak harcadığı, hükme esas alınan 27.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 20.04.2022 tarihli ek raporda fazla işlere ilişkin hesaplamanın revizyon proje kübajları dikkate alınarak yapılabileceği, ancak hakediş miktarına keşif artışı eklenerek bulunan toplam hafriyat ve dolgu imalat miktarları ile revize proje hafriyat dolgu metrajları farkından kalan ek iş miktarlarının değerlendirilmesi suretiyle hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirtildiği üzere esaslı hataya düşüldüğü, zira hükme esas alınan raporlarda inşaat işleri İÖ-4 poz nolu hafriyat işine ait 6.880 m³ ve İÖ-6a poz nolu alt temel dolgu malzemesine ait 6.450 m³ keşif artışı karşılığı hakedişle 446.757,10 TL ödeme yapıldığına ilişkin ifadelerle açıklanan hususun davaya konu ilave işlerle ilgili olmadığı, diğer bir deyimle bilirkişilerin davaya konu talep ile ilgisiz işler için yapılan keşif artışlarındaki iş miktarlarının davada talep edilen ek iş miktarlarından mahsup edilmesi sonrası kalan miktarlara keşif artışındaki bedelleri uygulamasının hatalı olduğu, bilirkişilerin dikkate aldıkları keşif artışına konu belirtilen işleri devriye yolunda yapılan fazla imalata ilişkin olduğu, eldeki davada ise, steril alandaki proje revizyonu sonrası fazladan yapılan sıyırma, yarma ve dolgu işlerinin talep edildiği, sonuç itibariyle cevaba cevap dilekçesinin 7 numaralı eki olarak sunulan enkesit ve kübaj hesaplarından görüleceği üzere steril alanın 2+950 km ile 3+900 km arasında müvekkili tarafından 4.788,31 m³ sıyırma ve yarma, 2.847,081 m³ fazladan dolgu yapıldığı, imalatın %30'unu aşmaması nedeniyle birim fiyatlar dikkate alınarak hesaplama yapılması, %30'u aşan kısım için ise vekaletsiz iş görme hükümlerine göre piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerektiği, bu nedenlerle dava konusu olmayan işlere ilişkin keşif artışlarındaki iş miktarlarının davada talep edilen ek iş miktarlarından mahsup edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, davalıdan kaynaklanan nedenlerle sözleşme süresinin uzaması sonucu müvekkili tarafından yapılan fazla giderlerin tazmini gerekirken reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu, zira bariyerlerin tedarik ve montajı için üretici seçimi ve ürün onayındaki gecikmeler nedeniyle bariyerlerin tedarik ve montajı için sözleşme öncesinde belirlenen birim fiyatın çok üstünde ödeme yapılmak zorunda kalındığı, bu durumun 12.03.2015 tarihli yazıyla davalıya bildirildiği, ürünün müvekkiline atfedilemeyecek nedenlerle belirlenen sürede temin edilemediği, müvekkilinin uzayan süre içeresinde personel çalıştırmak durumunda kaldığı, yine RSSI tarafından malzemelerin sevki için geçecek sürenin 7-9 hafta olacağının bildirilmesi üzerine davalının ürünlerin hava yoluyla naklini talep ettiği, müvekkilinin ekstra harcama yaptığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları tekrarla, sözleşme kapsamında yer almayan ilave ihtiyaçların karşılanması ve ayrıca davacının sahada daha hızlı çalışabilmesinin sağlanması maksadıyla 1.438.763,37 TL tutarlı keşif artışı yapıldığı, yine işin ifası sırasında emniyeti temin için geçici olarak tel çitlerin tesis edildiği, davacının bunlara rağmen beklenen ilerleme hızına ulaşamadığı,
sözleşmenin 28.2, 28.3 ve 25.1.4 maddeleri gereğince davacının kendisine verilen projeler ve talimatlar ile teslim edilen malzemelere ilişkin 7 günlük süre içerisinde müvekkiline bildirimde bulunması, projeleri hazırlaması gerektiği, değerlendirmelerin tamamlanmasından sonra gerekli değişikliklerin, keşif artışlarının müvekkili tarafından yapıldığı, yine davacının sunması gereken revize projelerin de müvekkili tarafından yaptırılarak idareye verildiği,
davacının kendisine verilen, ihale eki olan projelerle kazıya başladığı, hafriyat imalatları %90 ve dolgu imalatları %80 seviyesinde iken ve de sözleşme süresinin bitimine 22 gün kalmışken, davacının yol dolgu proje kesitlerinde uyumsuzluklar bulunduğunu bildirdiği,
beton yol imalat proje revizyonlarının iyi niyet çerçevesinde müvekkili tarafından yapılarak davacıya gönderildiği, revizyonların beton imalatının sahada uygulanmasına yönelik proje tadilatlarına ilişkin olduğu, revizyon ile projesinde olmayan imalat kalemi ortaya çıkmadığı, işin muhteviyatının değişmediği, revizyonla sadece fen ve sanat kurallarına uygun şekilde uygulamanın sağlandığı, davacının proje tadilatı sırasında da kazı ve dolgu imalatlarına devam ettiği,
davacının talep ettiği projelerin ifası tamamlanan imalatlara ilişkin idareye sunulması gereken yapıldı (as-build) projeleri olduğu, hafriyat ve dolgu imalatlarına ilişkin saha uygulamasına yönelik değişikliklerin işlendiği, bu projelerin hazırlanma sorumluluğunun da davacı olduğu halde yapılmadığı, müvekkili tarafından iyi niyet çerçevesinde hazırlanarak idareye sunulduğu, ihale dosyasındaki projelerle karşılaştırıldığında, toplam kazı ve dolgu miktarlarında değişiklik olmadığı hatta davacı lehine bir durum oluştuğu, yapılan imalatların keşif artışı ile eksiksiz ödendiği,
sonuç olarak, davacının kazı ve dolgu imalatlarını proje kaynaklı herhangi bir iş artışı ve gecikme olmaksızın sürdürdüğü,
altyapının tamamlanmış olması nedeniyle proje sahasında yapılan kazı ve dolgu metrajlarının net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı, yerinde kazı örneklemeleri yapılmadan hesabın çıkarılamayacağı nedenleriyle kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda davacı taşeron, davalı yüklenici olup, taraflar arasında İncirlik Hava Üssü WS3 Güvenlik Sisteminin İyileştirilmesi başlıklı, ek-II teknik şartnameler ile sözleşmenin diğer eklerinde detayları verilen ve projesinde gösterilen altyapı, yapım, tadilat ve yenileme işlerinin ifası, malzeme ve ürünlerin temini, ürün, malzeme ve sistemlerin kurulumu ile sözleşmede ve eklerinde belirtilen diğer işlerin ifasını konu alan 18.12.2014 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği, iş bedelinin KDV hariç 24.700.000 TL anahtar teslim götürü bedel olarak kararlaştırıldığı (7.1.), Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olduğu (10.2.), sözleşmeden itibaren 30 gün içerisinde yer teslimi yapılması ve yer tesliminden itibaren 180 gün içerisinde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilmesinin (11.1.1), aksi halde gecikilen her gün için günlük 6.000 TL ceza ödenmesinin (11.2.) kararlaştırıldığı, yine 7.4 maddede fiyatların sabit olduğu, kur değişikliği, nakliye, işçilik, malzeme... fiyatlarında ve rayiçlerinde ve yurt içi, yurt dışı hava, kara, deniz ve demiryolu taşıma ücretlerinde artış olması... nedenleriyle herhangi bir artış ve operasyonel gereklilikler nedeniyle verilen iş durdurma talimatları, kullanıcının güvenlik tedbirleri kapsamında gözetmen personel eşliğinde çalışılacak olma zorunluluğu, ABD güvenlik personeli mesai saatlerine uyum zorunluluğu, ilgili alana giriş/çıkış işlemlerinin uzunluğu/zorluğu... gibi nedenlerle yüklenicinin fiyat farkı, ilave bedel ya da süre uzatımı talep edemeyeceğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde haksız olarak kesildiği iddiasıyla gecikme cezalarının şimdilik 100.000 TL'sinin faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere ilave işler için 100.000 TL ile davalının kusurundan kaynaklanan gecikme sonucundan artan maliyetler için şimdilik 100.000 TL'nin tahsiline karar verilmesi talep etilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve hükme esas alınan raporda davacının projelerdeki revizeler nedeniyle iş artışları meydana geldiği belirtilerek 351.902,66 TL iş bedelinin tahsiline karar verilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre iş artışının olması ve bu talebin kabulü durumunda iş artışına konu imalatın sözleşme süresine etkisinin de değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan raporun iş artışı ve ilave işler yönünden davalı tarafça verilmesi gereken süreler ile davalı tarafça verilen süre uzatımları konusunda, bu kapsamda denetlenebilir nitelikte inceleme ve teknik tespit içermediği görülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken iş taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, sözleşmenin ifasında meydana gelen iş artışı ve sözleşme dışı işler yönünden verilmesi gereken süre uzatımının belirlenmesi, davalı tarafından sözleşmenin ifası aşamasında davacıya verilmiş olan süre uzatımları da değerlendirilerek işin teslimi gereken tarihin belirlenmesi, teslim ile belirlenen süre arasında uygulanması gereken ceza tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken haksız kesilen gecikme cezası iddiasına dayalı eksik incelemeyle hüküm kurulması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-) Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.06.2022 tarih ve 2016/995 Esas- 2022/566 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3-) Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-) Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
5-) Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL + 5.928,92 TL olmak üzere toplam 6.009,62 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
6-) İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır