T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/501 - Karar No:2025/570
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/501
KARAR NO : 2025/570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2022
NUMARASI : 2018/982 E-2022/955 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 17.09.2013 tarihli taşeron sözleşmesi ile Bakü Hava alanı kapsamında yer alan “Ofis imalatları, Gate Kapıları ve Akrilik Mutfak Tezgah İşleri” imalatlarının üstlenildiğini, sözleşme bedelinin 221.792,00 ABD Doları + KDV olduğunu, bu tutar kadar teminat senedi verildiğini, hakediş ve fatura keşide edilmesine bağlanmış olan ödemelerden bugüne kadar davalı yanca 195.800,00 ABD doları karşılığı 399.609,70 TL ödeme yapıldığını, sözleşme ile imalatların süresinde ve eksiksiz olarak yapılmış olduğunu ancak bakiye ödemenin yapılmadığını, müvekkili şirketin sadece 9 adet akrilik tezgah montajını, montaj yerleri davalı yanca süresinde hazırlanmadığı için tezgahlar davalıya teslim edilerek şantiyeden ayrıldıklarını, bu imalatın montajının cüzi bir tutar olduğunu, davalının kusurundan kaynaklı olarak montaj işleminin yapılamaması hususunda davalı yetkililerinin onayının alındığını, bu hususa ilişkin e posta yazışmalarına ekte yer verildiğini, ayrıca Ocak ayı içerisinde işin eksiksiz tamamlandığına dair ... Şirketinin şantiye sorumlusu ... Bey tarafından gönderilen 31.01.2014 tarihli onay maili ile Şubat ayı içerisinde tamamlanan iş için 03.02.2014 tarihli onay maillerinin müvekkili şirkete gönderildiğini, davalı şirketin onayı sonrası fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini ancak faturanın haksız olarak iade edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere müvekkiline ödenmeyen sözleşme bedelinin karşılığı olarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 3.000,00 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini, 26.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.310,64 USD üzerinden ıslah ettiklerini belirterek, toplam 4.310,64 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında 17.09.2013 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında işlerin tesliminin son aşamaya geldiğinde, davacı tarafından işlerin yarım bırakılması, eksik ve kusurlar olması sebebi ile Ankara 19. Noterliği'nin 26.04.2014 tarih ve 2749 yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek eksik, ayıplı ve yarım kalan işlerin bulunduğunun, bu işleri tamamlamak için 3 gün içinde şantiye sahasına gidilmesinin aksi takdirde işlerin nam ve hesaba yaptırılacağının ihtaren bildirildiğini, ihtarnameye uyulmaması sebebiyle kalan işlerin ana yüklenici tarafından davacı nam ve hesabına yaptırıldığını ve alacaklarından mahsup edildiğini, ayrıca sözleşmede taahhüt edilen sürede işlerin tamamlanmaması sebebi ile gecikme cezası uygulandığını, davacının zamanında işe başlamadığını, işin gerektirdiği sayı ve nitelikte personel ve ekipman bulundurmadığını, bu sebeplerle işi noksansız ve eksiksiz teslim edemediğini, davacı tarafın iş programına uymadığını, işi yarım bırakarak iş mahallini terk ettiğini, işin zamanında yapılmaması sebebi ile diğer imalatların geciktiğini ve işin zamanında bitirilemediğini ve teslim edilemediğini, bu nedenle müvekkilinin de işi zamanında teslim edemediğini, davacı tarafın işleri yarım bıraktığını kabul etmesine rağmen yapmadığı işlerin bedelini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davacının haksız, hukuka aykırı, teknik dayanaktan yoksun davasının esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, taraflar arasında 17.09.2013 tarihinde taşeron sözleşmesi kapsamında bakiye alacak istemine ilişkin olduğu, sözleşme kapsamında davacının Bakü Havaalanındaki ofis imalatları, gate kapıları ve akrilik mutfak tezgah işlerinin imalat ve montajı işine ilişkin olduğu, davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin davacı namına üçüncü kişilere yaptırılması ve gecikme cezası uygulaması nedeniyle bakiye bedelin ödenmediğinin anlaşıldığı, dosya arasına alınan bilirkişi raporları kapsamında davalı yanca köprü geçişlerindeki akrilik yapılarda üçüncü kişilere tamamlattırılan iş bedelinin yarısının davacıdan kesildiği, mutfak tezgah üstü akrilik tezgah yapılmasına dair ihtara konu tamamlattırılan işlemlerin davacıdan kesildiği ve işin sözleşme ile belirlenen sürede tamamlanmaması nedeniyle sözleşme bedelinin %1 oranında gecikme cezasının davacı alacağından kesildiği, anılan eksik ve tamamlama işleri dışında davacı tarafça edimlerin yerine getirildiği, davacı namına yapılan iş bedeli ve gecikme cezası kesintisinin sözleşme dikkate alındığında usulüne uygun olduğu ve davacının 4.310,64 USD bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.310,64 USD'nin 3.000 USD'sinin dava tarihinden itibaren, 1.310,64 USD'sinin 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının sözleşme gereği tamamlanması gereken işleri eksik ve kusurlu bıraktığını, bu hususta Ankara 61. Noterliği'nin 14.11.2013 tarih ve 20786 yevmiye no'lu ihtarname keşide edilerek, eksik, ayıplı ve yarım kalan işlerin bulunduğunun bildirildiğini, sonuç alınamaması üzerine Ankara 19. Noterliği'nin 26.03.2014 tarih ve 2749 yevmiye no'lu ihtarname keşide edilerek 3 iş günü içerisinde şantiye alanına gidilmesinin, eksik, ayıplı ve yarım işlerin tamamlanmasının istenildiğini, aksi takdirde işlerin nam ve hesaplarına yaptırılacağı hususunun ihtar edildiğini, verilen mühlet içerisinde şantiyeye gelinmemesi ve işlerin tamamlanmaması nedeniyle ana işveren tarafından eksikliklerin davalı nam ve hesabına üçüncü kişilere tamamlattırıldığını ve davacının alacaklarına mahsup edildiğini, müvekkili şirketin işin her aşamasında gerekli imkan ve donanımı sağladığını ancak yüklenici firmanın işe zamanında başlamadığını ve zamanında bitiremediğini, iş yerini taahhütlerini gerçekleştirmeden terk ettiğini, davacının dilekçesinde de işi tamamlamadığını, 9 adet akrilik tezgahın montajını yapmadan şantiye alanında bırakıp, iş mahallini terk ettiğini de kabul ettiğini, işlerin süresinde tamamlanmaması nedeniyle gecikme cezasının davacı alacağından mahsup edilmiş olup, davacının bir alacağının bulunmadığını, davacının işini sadakat ve özen borcu gereği iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona zarar vermeden meydana getirmekle yükümlü olduğunu, aksi takdirde doğan zarardan sorumlu olacağını, eksik bırakılan işin davacı nam ve hesabına tamamlattırıldığını, bu durumun diğer imalatları geciktirmesi sebebiyle de zarar ortaya çıktığını ve işin vaktinde teslim edilemediğini, ortaya çıkan zararın, tamamlattırma ve gecikme bedellerinin davacının alacağından mahsup edildiğinde, bakiye borcun kalmadığı gibi, müvekkili alacağının ortaya çıktığını, 20.06.2022 tarihli dilekçelerinde izah edildiği üzere dosyada mevcut faturalarda yer alan metrajlar incelendiği zaman davacının, davalı müvekkili ... A.Ş.'ye toplamda 900,20 m² iş bedeli üzerinden faturalandırma yaptığını ancak davalı müvekkilinin, ana işveren ...’ya teslimini yapmış olduğu işin 835,43 m² olduğunun açıkça görüleceğini, dolayısıyla davacının, davalı müvekkiline 64,77 m² fazladan fatura kestiğinin görüleceğini, davacının hiç bir alacağı olmadığı gibi aksine müvekkilinden fazla tahsilat yapmış olduğunun anlaşılacağını belirterek, hatalı ve eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekiline istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça yapılan toplam iş bedelinin belirlenmesinde tacir olan tarafların usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde kayıtlı 8 adet faturaya göre davalı defterinde kayıtlı miktarın esas alınmasına, mahkemece davacı alacağından mahsup edilen kalemler dışında mahsubu gereken başka bir alacak kalemi olduğunun davalı tarafça yasal delillerle ispat edilememiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.751,22 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL + 507,90 TL olmak üzere toplam 687,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.063,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır