T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/382 - Karar No:2025/520
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/382
KARAR NO : 2025/520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2022
NUMARASI : 2019/410 E-2022/683 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07.05.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Taraflar arasında ... AVM ve Otel Projesi Seramik Cephe Yapımına İlişkin taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 6.maddesine göre işin metrajının 5000 m2, iş bedelinin 31 USD/m2 olarak belirlendiğini, müvekkilinin 6350 m2 iş yaptığını, bu hususun proje ile sabit olduğunu, yaptığı iş bedelinin eksik ödendiğini, ayrıca işin ifası sırasında davalı yükümlülüğünde olan iskele kurulumu işinin müvekkiline yaptırıldığını, bu işin toplam metrajının yaklaşık 1000 m2 olup, proje üzerinden hesabı gerektiğini, anılan sözleşme dışı işin değerinin 5 USD/m2 olduğunu, bunun dışında işçilik ödemelerinin davalı tarafından yapılması gerekirken davalının kusuru nedeni ile işin geciktirilmesi, işçilere iş yaptırılmaması nedeni ile müvekkili tarafından ekstra işçilik ödemesi yapılmak zorunda kalındığını, bu bedellerin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Müvekkilinin ... AŞ ile yaptığı sözleşme kapsamındaki ... AVM ve Otel Projesi Seramik Cephe yapım işine ait projeyi davacının müvekkili ile anlaşma yapmadan önce incelediğini, sözleşmenin 3.9. maddesi son cümlesinde “Projeler ayrıca gönderilip yüklenici tarafından incelenmiştir” hükmüne yer verildiğini, davacının projeyi inceledikten sonra teklif verdiğini, teklifinin kabulü akabinde taraflar arasında
13.08.2014 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 6.maddesinden de anlaşıldığı üzere tarafların götürü bedel üzerinden anlaşma yaptıklarını, dolayasıyla davacının işi projesine uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi halinde hakedeceği toplam alacağın 155.000$ olduğunu, buna karşın davacının işi tamamlamadan kaçtığını, müvekkilinin toplam iş bedelinin de üstünde ödeme yapmak zorunda kaldığını, yani davacının yapılan işin bedelinin eksik ödendiği yönündeki iddiasının sözleşmeye ve mevcut duruma aykırı olduğunu, davacının iddiası aksine cephe iskelesi kurulumunun müvekkili şirket yükümlülüğünde bulunmadığını, işin gereği iskele kurulması gerektiğinden davacının bu kalem alacak yönünden talebinin yerinde olmadığını, davacının işin süreli olduğunu bildiği halde yeterli kalifiye eleman çalıştırmadığını, davacı işçilerinin şantiyede çıkardıkları olaylar Cezayir polis makamlarına kadar intikal edince müvekkili şirket sözleşmenin 3.6 maddesi gereği taşeronun bazı işçilerini şantiyeden uzaklaştırdığını, işin süreli olması, davacının yeterli kalifiye eleman temin edememesi ve işin zamanında bitirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, davacının da dahil olduğu bir komisyon oluşturularak yerinde ölçüm yapıldığını, yerinde ölçümü yapılan işlerin proje üzerinden de işaretlenerek metrajlar ortaya çıktığında davacının bu metrajların yanlış olduğunu kendisinin tekrar ölçeceğini bildirdiğini, ancak ölçüm yapmadan ve işi yarım bırakarak şantiyeyi terk ettiğini, bunun üzerine kalan işin davacının şantiyede bıraktığı elemanlar da çalıştırılmak suretiyle müvekkili tarafından yapıldığını, bu arada işin yetişmeyeceğini bildiren üst işveren ... İnşaat’ın da 04.05.2015-26.05.2015 tarihleri arasında ayrı bir ekip bularak işin bir kısmını müvekkili nam-ı hesabına yaptırdığını, bu işler karşılığı müvekkil şirket hakedişinden 20.894,50 $ olarak kesildiğini, müvekkili şirketçe işin tamamlanarak teslim edildiğini, işin teslim edildiğini öğrenen davacının müvekkili şirket yetkilisini arayarak alacağı kaldığını iddia ettiğini ve ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin ödemeleri şantiye şefleri aracılığı ile yaptığından davacıdan aldığı paraların listesini ve yaptığı işin metrajını bildirmesini istediğini, şirket hesapları ile karşılaştırma yapıldıktan sonra bir araya gelerek hesap görülebileceğini davacıya bildirdiğini, bu arada davacının ısrarlı talepleri ve şirket yetkilisini sürekli telefonla rahatsız etmesi nedeniyle davacıya 13.08.2015-22.09.2015 ve 07.12.2015 tarihlerinde ödeme yapıldığını, davacının çalıştığı şantiyenin kayıtları ile davacı tarafından gönderilen hesap karşılaştırıldığında davacıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu durum davacıya bildirildiğinde davacı bir yandan müvekkili şirket yetkilisini tehdit ederken diğer taraftan da üst işverene müracaat ederek müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının alacak talebi sözleşmeye aykırı olmasına rağmen müvekkilinin davacının tehdit ve şirket çalışanlarını sürekli olarak rahatsız etmesini önlemek amacıyla ayrıca davacı işi tam olarak da bitirmemiş olduğundan metrajlar üzerinden hesap görülmesi hususunda tarafların mutabık kaldıklarını, müvekkili tarafından davacı tarafından yapılan metrajları ve yapılan ödemelere ait listeyi davacıya gönderdiğini, davacının metrajları ve ödemeleri kontrol etmesini istediğini, davacının metrajların gönderilmesi akabinde projeleri de istediğini, projelerin Autocad çiziminin içinde olduğu da davacıya ayrıca bildirildiğini, davacının metrajların kendisine gönderilmesi akabinde hazırladığı yeni hesap dökümünün yapılan sözleşmeye aykırı olduğu gibi yapılan imalata da uygun olmadığını ve davacıya fazla ödeme yapıldığının bildirildiğini, davacının gönderdiği hesaplar incelendiğinde davacının ... inşaat adına da usta çalıştırdığını iddia ederek müvekkilinden bu nedenle de alacak talep ettiğinin görüldüğünü, müvekkili şirketin 02.03.2017 tarihinde davacıya mail göndererek hem ... inşaattan alacağı olduğu yönündeki iddianın dayanağı belgeleri istediğini, hem de fazla ödemenin iadesini talep ettiğini, davacının bu maile karşı 03.03.2017 tarihli maili gönderdiğini, davacının gönderdiği mail ekindeki hesaptan davacının uçak biletleri müvekkili şirket tarafından ödenen işçilerini üst işveren ... İnşaatın işinde müvekkiline bilgi ve haber vermeden çalıştırdığının öğrenildiğini, üstelik davacının bu işçiler için ilave işler adı altında talepte bulunduğunun görüldüğünü, yine davacının kalifiye eleman çalıştırmaması nedeniyle kırılan ve yeniden yapılan cephe seramikleri nedeniyle kırılan taşların bedeli üst işveren tarafından müvekkilinin hakedişinden kesildiği ve davacı bu hatalı imalatları nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığı halde “kırılan ve yeniden yapılan cephe seramikler” adı altında metraj hesabı yaparak da talepte bulunulduğunun görüldüğünü, gelinen aşamada davacının işi tam olarak bitirmesi halinde alabileceği toplam hakedişin de üzerinde alacak talep ettiğini, davacıya ve onun nam ve hesabına yapılan ödemelerin işin bedelinin çok üzerinde olduğundan davacıya ödeme yapılamayacağı bildirilerek fazla ödenen tutarın iadesinin talep edildiğini, hesap görülmesi ve hakediş hazırlanması için davacının davet edildiğini, proje ve metrajlar üzerinden hesaba yaklaşmayan davacının davayı açarak sözleşmeye ve mevcut duruma aykırı iddia ve taleplerde bulunduğunu, davacının alacaklı değil aksine borçlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazladan yapılan işin bedelinin ve davacı tarafından yapılan işçilik ödemelerinin davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olduğu, davacının alt taşeron, davalının ise üst taşeron yüklenici olduğu, yanlar arasında, 13.08.2014 tarihinde imzalanan sözleme ile davacının, davalının dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalının üstlendiği Cezayir Setif Park Mall AVM ve otel projesi işinin seramik cephe yapım işini sözleşmedeki götürü fiyat bedeli ile yapımını üstlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, tarafların iddia ve savunmalarının araştırılması için dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, talimat yoluyla 21/10/2020 tarihinde SMMM bilirkişiden rapor alındığı, inşaat mühendisi bilirkişi ve SMMM bilirkişi tarafından 26/05/2021 tarihli raporun düzenlendiği, inşaat mühendisi, SMMM ve mimar bilirkişiden oluşturulan heyet tarafından düzenlenen 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;işin götürü bedele göre yapıldığı, yapılan işin bedelinin metraja göre 152.401 $ olduğu, götürü bedele göre ise 155.000 $ olduğu, davacıya yapılan ödemenin ise davalı tarafın defter kayıtlarından ve ibraz ettiği/beyan ettiği belgelerden, kök raporda toplam, 530.010,24TL ödeme yapıldığının hesaplandığı, bunun $ karşılığı ise sözleşme tarihi olan, 13.08.2014 tarihi itibariyle, 530.010,24.TL./ 2.1588 - 245.511,50 $ ödendiğinin tespit edilmiş olduğunun rapor edildiği, taraflar arasında imzalanan 13/08/2014 tarihli taşeron sözleşmesinin 3.7. maddesi uyarınca "Taşeronun çalıştıracağı kişilerin SSK ve Vergi masraflarının işverene ait olacağının" düzenlendiği, sözleşmenin 4.2. maddesinde "Şantiyede gerekli cephe iskelesi, yeterli emniyeti haiz olarak ve cephe çalışmalarına imkan verecek şekilde kurulacak ve çevreden tecridi sağlanacaktır. Gerekli hallerde asma iskele kurulumunu taşeron yapacaktır." düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmenin 6.1. maddesinde "Seramik+alt taşıyıcı (50x100 ve 50x50) + taşyünü(10x10) + taş altı yatay profiller: 31-$/m2 Klipslerin silikonlanması ve seramiklerin projesine göre yerine takılması, Yaklaşık metraj 5.000m2'dir. Metraj artışı olabilir. Metraj artışı olması halinde fiyat farkı talep edilmeyecektir." dendiği, yine sözleşmenin 8.maddesinin son cümlesine göre "Normal mesai saati harici çalışma için Taşeron, İşverenden herhangi bir ücret talep edemez" düzenlemelerinin bulunduğu, dosyada tarafların bilgi ve belgelerinin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişiler marifetiyle yaptırılan inceleme sonucunda davalının cephe iskelesi kurduğunu, işçilerine fazla ödeme yaptığını ve sözleşmedeki metrajdan fazla metrajda iş yaptığını ispatlayamadığı gibi bunları yapmış olsa bile sözleşmeye göre fazla mesai ücretlerini ve asma iskele kurulumu için ayrıca bir ücret talep edemeyeceğinin anlaşıldığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme götürü usulle düzenlenmiş olup sözleşmeye göre metraj artışı olması halinde fiyat farkı talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, taraflar tacir olup imzalarına havi sözleşmenin her iki tarafı da bağlayacağı, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının hatalı olduğunu, sözleşmenin götürü usulü olmadığını, kaldı ki yapılan ekstra işlerin sözleşme kapsamında değil ayrıca yapıldığını, işçilere fazla para ödenmesi, iskele kurulması ve daha fazla metrekare iş yapılması sözleşme kapsamında değil ayrıca talep edilerek yaptırılan ekstra işler olduğunu, bu bakımdan karar ilk olarak bu yönüyle hatalı olup müvekkilinin bu işlerin bedelini talep edebileceğini, öte yandan işçilere fazla para ödendiği, iskele kurulduğu ve daha fazla metrekare iş yapıldığının da dosya kapsamında sabit olduğunu, dosyaya sunulan proje dikkatli incelendiğinde yapılan işin 6.350m2 olduğunun açıkça görüldüğünü, bu konuda hükme esas alınan rapora yapılan itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, proje incelenmeksizin rapor düzenlendiğini ve bu raporun hükme esas alındığını, raporda işin metrekaresinin yanlış hesaplandığını, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, dosyadaki proje incelenmiş olsaydı yapılan işin 6.350m2 olduğunun açıkça görüleceğini, dava dilekçesi ekinde sundukları yevmiye listesinden de ekstra işçi ödemesi yapıldığının da açıkça görüldüğünü, esasında dosyada dinlenen tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere dava konusu işin bitirildiğini ve ekstra yapılan işlerle ayıpsız olarak teslim edildiğini, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere işin yapıldığı, hatta sözleşme konusu işlerin dışında ekstra işlerin de yapılarak ayıpsız olarak davalıya teslim edildiğinin dosya kapsamında sabit olduğunu, mahkemenin bu hususların ispatlanamadığı kanaatinin hatalı olduğunu, bu bakımdan sözleşme konusu işlerin ve ekstra yapılan işlerin bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, toplam 530.010,24 TL ödeme yapıldığını belirtmiş ise de bu tespitin tamamen davalının defterlerine dayalı olarak yapılmış bir tespit olduğunu, defterde her ne kadar ödemelere ilişkin kayıt bulunsa da bu ödemelerin yapıldığına ilişkin dosyada dekont, banka dekontu veya ödeme makbuzu bulunmadığını, yine davalının defterinde sözleşmede yapılan işlerin gösterilmediğini, bu bakımdan bu miktarda müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu ödemelere ilişkin dosyada belge bulunmadığını, mahkeme kararının bu bakımdan da hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle taraflar arasındaki 13.08.2014 tarihli sözleşme ve davadaki talebin sözleşmede belirlenen yaklaşık metrekareden (metrajdan) fazla iş yapıldığı, sözleşme gereği iskele kurulumu davalıda olduğu halde davacı tarafça kurulduğu ve işçilik ödemelerinin davalı tarafından yapılması gerekirken davalının kusuru nedeniyle işin geciktirilmesi, işçilere iş yaptırılmaması nedeniyle işçilere ekstra ödeme yapılmak zorunda kalındığı iddialarına dayalı bu kalemlerle sınırlı alacak istemine ilişkin olmasına, bu iddiaların usul ve yasaya uygun delillerle kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır