T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/706 - Karar No:2025/146
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/706
KARAR NO : 2025/146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2021
NUMARASI : 2021/19 E-2021/647 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.02.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davalı olarak ... Mimarlık Ltd. Şti.'yi göstererek, icra Müdürlüğünün 2015/12496 Esas sayılı dosyası ile başlatmış oldukları takibe, borçlunun itiraz ettiğini, takibe konu alacağın, müvekkili şirket ile davalı şirket/şirket yetkilisi arasındaki, "... Yapı Kooperatifinin mimari projelerinin hazırlanmasına" ilişkin sözlü anlaşmaya dayandığını, mimari projenin hazırlanması için davalı şirket yetkilisine vekalet verildiğini, anlaşma gereğince müvekkili tarafından borçlu tarafa yatırılması gereken miktarın 30/09/2014 tarihinde “... Ltd. Şti. ... parsel çalışma bedeli” şeklindeki açıklama ile 50.021,00 TL ve 25/12/2014 tarihinde “... parsel proje ve ruhsat” şeklinde açıklama ile 100.021,00 TL olarak borçlu ...’nün hesabına havale edildiğini, yapılan ödemeye rağmen davalının vekaletten doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, mimari projenin hazırlanması ile ilgili müvekkiline bilgi aktarımı da yapmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıya Ankara 10. Noterliği'nin 25/05/2015 tarih ve 10270 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili tarafından havale edilen toplam 150.000,00 TL tutarındaki miktarın iadesi için bildirimde bulunulduğunu, borçlunun ihtarnameye itiraz ettiğini, akabinde borçlunun aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12496 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine de itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; HMK’nın 124. maddesi uyarınca husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hatalı olduğu, davacının husumeti yanlış yönlendirdiği ile ilgili herhangi bir beyanının olmadığı, husumet yönünden ....Ltd.Şti.'nin davaya karşı beyanlarına cevaplarında da husumete yönelik bir itirazının bulunmadığı, husumete yönelik yapılan yanlışlığın hazırlık celsesine kadar düzeltilebileceği, adına gönderilen ödemelerin sahibi ve müdürü olduğu ... 1 Mimarlık Ltd Şti’ya yapılan masraf ve avans ödemelerinin olduğu, sözleşmenin şirket ile yapıldığı, ödemelerim şirket adına masraf olarak kullanıldığı, kaldı ki şirketin davacıdan alacaklı olduğu beyan edilerek davanın müvekkiline yöneltilmesinden vazgeçilmesi, aksi taktirde davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
...-1 Mimarlık Müşavirlik... Ltd. Şti. Vekili özetle; davada, davalı olarak ...-1 Mimarlık... Ltd. Şti.’nin gösterildiğini, oysa Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12496 Esas sayılı dosyasında başlatılan takipte borçlu olarak ...'nün gösterildiğini, dosyaya yapılan vaki itirazın da ... adına yapıldığını, icra takip dosyası ile huzurdaki dosyada tarafların farklı olduğunu, tebligat adresinin de müvekkili şirketin müdürünün ikametgâh adresi olduğunu, bu nedenlerle davaya usul yönünden itiraz ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise; müvekkili firma ile davacı arasında imarın ... parselinde kayıtlı olan taşınmaz üzerinde inşa edilecek binaların projelerinin hazırlanması için sözlü anlaşma yapıldığının doğru olduğunu, yapılan ödemelerin dava dışı firma müdürü ...'ye ait olan hesaba yapıldığını, ödemelerin davalı firma adına dava dışı ... tarafından sözlü sözleşme gereği kabul edildiğini, taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, ancak davacının sanki dava dışı ...'ye yapılan ödemeler, onun şahsına yapılmış gibi icra takibi başlattığını, dava dışı ...'nün de başlatılan takibe davacının yaptığı ödemelerin şahsı adına değil, temsilcisi olduğu firma adına yapılması nedeni ile haklı olarak itiraz ettiğini, davalı müvekkilinin üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini, dava dışı kooperatif ile davacı arasında akdedilen sözleşme eki projeler incelendiğinde bunların, müvekkilinin sözleşmeden evvel hazırladığı ve tarafların kabul ettiği mimari proje, kat planı ve vaziyet planı olduğunun görüleceğini, bu delillerden, müvekkilinin satış vaadi sözleşmesinin akdedilmesinden evvel üzerine düşen görevi yerine getirdiğinin anlaşılacağını, rutin bir uygulama olarak mimari proje tasdikinden sonra mimari proje eki olarak onaya sunulması gereken betonarme, sıhhi tesisat, kalorifer, peyzaj, elektrik, telefon projelerin de hazırlandığını ve mimari projenin onayının beklendiğini, davacının mail adresine gerekli bilgiler gönderilerek, davacının her aşamada bilgilendirildiğini, katalogların bu bilgiler doğrultusunda hazırlandığını, müvekkili firmanın daha önceden imarın ... parselinde bulunan taşınmazda yapılacak inşaatlarla ilgili olarak dava dışı Kooperatif ile ... Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme gereği 7 Bloktan oluşan proje hazırladığını ve bu projeye ruhsat alındığını, ancak Kooperatif ile ... arasında yaşanan sözleşme iptali nedeniyle inşaat alanı aynı kalmak üzere kat sayısının artırılarak 7 Blok yerine 6 Blok yapılmasına karar verildiğini, bu nedenle yeniden jeolojik etüt yapılması gerektiğini, müvekkili firmanın ... Jeo. Teknik Ltd. Şti ile anlaşarak ve 82.600,00 TL bedeli davacı adına ödeyerek çalışma yaptırdığını, raporların ODTÜ ve Keçiören Belediyesine 12/01/2015 tarihinde onaylatıldığını, müvekkili firmanın 01/01/2014 tarihinde ... parselin çap bedeli olarak 3.121,00 TL ve yol harcı katılım payı olarak 325,00 TL’yi davacı adına yatırıldığını, müvekkili firmanın hazırladığı mimari projeyi Keçiören Belediyesi İmar Müdürlüğüne 27/04/2015 tarihinde teslim ettiğini, ancak davacı ve dava dışı Kooperatifin ve vekalet vermiş olduğu davacı firma müdürünün oğlu ... ...'nın birlikte, 08/05/2015 tarihinde imar müdürlüğüne müracaatla mimari proje onayından vazgeçtiklerini bildirerek proje onayını durdurduklarını, akabinde kooperatifin müvekkili firma müdürünü, vermiş oldukları vekaletten azlettiğini, bu azille müvekkilinin iş yapamaz hale geldiğini, müvekkili firmanın kendine yapılan 150.042,00 TL ödemeden 86.046,00 TL'nı davacı adına yapılan bir kısım ödemeler yapmak üzere kullandığını, arta kalan 63.954.00 TL’nin ise proje hizmeti bedeli avansı olarak alındığını, davacının ödemiş olduğu 150.042,00 TL'nin davacıya 01/06/2015 tarihli ve 002573 sayılı fatura ile fatura edildiğini ve Altındağ 3. Noterliği'nin 03/07/2015 tarih ve12962 yevmiye ihtarı ile tebliğ edildiğini, davalının ihtarına cevap verildiğini belirterek; öncelikle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı takdirini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak, 19.02.2018 tarih, 2015/669 Esas-2018/97 Karar sayılı karar ile, davacı ve davalı taraf, arasında dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine ait inşaatın mimari projelerinin yapılması konusunda sözlü bir anlaşma yapıldığı ve davacı şirketin davalı şirkete toplam 150.042,00 TL ödediği konusunda ihtilaf olmadığı, asıl davada davacının, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2015/12496 sayılı dosyasında 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL asıl alacak ve toplam 8.226,37 TL faiz alacağının takip borçlusu ...'den tahsili istemiyle genel haciz yoluyla takip başlattığı, ...'nün takibe itiraz ettiği, takip alacaklısı ... Elektronik Mühendislik İnşaat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.'nin aleyhine takip yaptığı ... aleyhine değil, davalı ... Mimarlık aleyhine dava açtığı, itirazın iptali davasında, davalı sıfatının aleyhine icra takibi yapılan ve takibe itiraz eden borçlu olabileceği, ... Mimarlık'ın taraf sıfatının bulunmadığı bu nedenle aleyhine açılan davanın davalı sıfatı bulunmadığından reddine karar verildiği, davalı ve karşı davacı ... Mimarlık'ın davacı ve karşı davalı ... Elektronik ile yaptıkları sözlü anlaşmayla, dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'ne ait arsada yapılacak inşaatın, mimari uygulama projesinin hazırlanması-hazırlatılması ve zemin etüt raporunun hazırlatılması işini üstlendiği, 78.870,00 m² inşaat alanı dikkate alındığında yapılan hesaplama ile TMMO Mimarlar Odası Ankara Şubesi Resmi Web sitesinde yer alan Asgari Proje Bedel Hesabı sekmesinde 2014 yılı Birim Fiyatları ile yapılan hesaplamada IV. Sınıf -A Grubu Yapılar Apartman tipi konutlar (Yapı Yüksekliği 21,50 yi aşan ) olarak kabulü ile belirlenen proje bilgilerine göre davalı ve karşı davacının yaptığı iş miktarının proje mesleki uygulama oranı toplam %60 olarak kabul edildiğinde toplam hizmet bedelinin 263.726,00 TL olarak hesaplandığı, serbest piyasa koşulları ile bu bedel üzerinden %35 tenzilat yapılabileceği dikkate alındığında yapılan işin sözleşme tarihi olan 2014 yılı ile fiyatlarının 171.429,00 TL olduğu, buna göre ... Mimarlık ... Ltd. Şti. tarafından mimari projelerin belediyeye teslimine kadar geçekleştirdiği işin tutarının mimari proje olarak 171.421,90 TL, zemin etüt raporunun 70.000,00 TL, olmak üzere toplam 241.421,90 TL olduğu, KDV dahil bu miktarın 284.877,85 TL olduğu, firma kataloğu için hazırlanan 3 boyutlu görsellerin bilgisayar ortamında hazırlanması, mimari proje hazırlanması işinden bağımsız olduğu düşünüldüğünde, piyasa rayiçleri ile 6.709,30 TL bedelle yapılabileceği, bu bedele arsa maliki tarafından yatırılması gereken çap yenilenme bedeli de eklendiğinde toplam iş bedelinin 299.798,85 TL olduğu, davalı ve karşı davacı tarafından ayrıca şantiye-satış ofisi olarak kullanılacak yapının ön proje çalışmaları yapılmış olmakla birlikte bu projenin uygulanıp uygulanmadığı veya davacı ve karşı davalı tarafça kabul edilip edilmediği anlaşılamadığından ve krokiler üzerinden alan hesabı yapılabilmesi mümkün olmadığından bedel hesabına katılmadığı, toplam iş miktarı olan 295.915,82 TL’den davacı ve karşı davalı tarafından havale edilerek ödenen 150.042,00 TL düşüldüğünde davalı ve karşı davacının, davacı ve karşı davalıdan alacağının 145.873,82 TL olduğu, davacı ve karşı davalı ... Elektronik'in davalı ve karşı davacıdan alacağının olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından, davalı ve karşı davacı yararına kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacı- karşı davalı vekili ile davalı ... vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 07.10.2020 tarih, 2018/1059 Esas- 2020/956 Karar sayılı kararında özetle; "İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkaya bağlı davalardır. İtirazın iptali istenilen Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12497 Esas sayılı icra takibinde düzenlenen takip talebi incelendiğinde, takip borçlusu olarak T.C. Kimlik numarası da yazılmak suretiyle ...'nün gösterildiği, ödeme emrinin ...'nün adresine gönderildiği, itirazın iptali davasının ise ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti. Adına ... hakkında açıldığı, dava dilekçesinin ...'ye tebliğ edildiği, davacı vekilinin 03/05/2016 havale tarihli dilekçesiyle dava dilekçesinde ...-1 Mimarlık..Ltd.Şti.'nin sehven davalı olarak gösterildiği belirtilerek, ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti.'nin davalı husumetinden çıkartılarak HMK'nın 124.maddesi kapsamında ...'nün davalı olarak eklenmesini talep ettiği, Mahkemece de bu talebin kabul edilerek 20/06/2016 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile, ...'nün davalı olarak kayıtlara eklenmesine karar verildiği, mahkemenin gerekçeli kararında ise, itirazın iptali davasında, davalı sıfatının aleyhine icra takibi yapılan ve takibe itiraz eden borçlu olabileceği gerekçesiyle ...-1 Mimarlık'ın taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle şirket aleyhine açılan davanın, davalı sıfatı bulunmadığından reddine karar verildiği belirtilmiş, ancak hüküm fıkrasında davacı tarafından davalı ... Mimarlık ...Ltd.Şti. aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2015/12496 sayılı takip dosyasında takip borçlusu olarak gösterilen ...'nün itirazının iptali istemi ile açtığı davanın reddine karar verilmiştir. Asıl dava olan itirazın iptali davasında davalının ... olduğunun kabulü gerekir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti. ve HMK'nın 124. Maddesi kapsamında talep doğrultusunda davalı olarak kabul edilen davalı ... yönünden ayrı ayrı usulüne uygun hüküm kurulmadığından, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik istinaf nedenleri incelenmemiştir. Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; HMK'nın 133. maddesine göre karşı dava açılabilmesi için; asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması şarttır. Çünkü, açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın davalısının, cevap dilekçesinde, asıl davanın davacısına karşı, asıl davanın görüldüğü mahkemede bir dava açması hâlinde, ancak karşı davadan söz edilebilir.
Somut olayda; dava dilekçesinde ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti. davalı olarak gösterilmiş ve bu davalı tarafından da karşı dava açılmıştır. Bununla birlikte asıl dava olan itirazın iptali davası yukarıda açıklandığı üzere ... hakkında açılmıştır. Karşı dava, ancak asıl davanın davalısı tarafından açılabileceğinden, asıl davada davalı sıfatı bulunmayan ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti. tarafından açılmış olan alacak davası, HMK'nın 133. maddesi kapsamında açılmış bir karşı dava olarak kabul edilemeyeceğinden, bu davanın asıl davadan ayrılarak, ayrı bir esas üzerinden yargılamaya devam olunması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı- karşı davalı vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine
” karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince; 26.04.2021 tarihli celsede karşı dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek asıl davaya yönelik yapılan yargılama sonucunda; davalı ... ..., davacı ... Elektronik ile yaptıkları sözlü anlaşmayla, dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine ait arsada yapılacak inşaatın, mimari uygulama projesinin hazırlanması-hazırlatılması ve zemin etüt raporunun hazırlatılması işini üstlendiği, 78.870,00 m2 inşaat alanı dikkate alındığında yapılan hesaplama ile TMMO Mimarlar Odası Ankara Şubesi Resmi Web sitesinde yer alan Asgari Proje Bedel Hesabı sekmesinde 2014 yılı Birim Fiyatları ile yapılan hesaplamada IV. Sınıf -A Grubu Yapılar Apartman tipi konutlar (Yapı Yüksekliği 21,50 yi aşan ) olarak kabulü ile belirlenen proje bilgilerine göre davalının yaptığı iş miktarının proje mesleki uygulama oranı toplam %60 olarak kabul edildiğinde toplam hizmet bedelinin 263.726,00 TL olarak hesaplandığı, serbest piyasa koşulları ile bu bedel üzerinden %35 tenzilat yapılabileceği dikkate alındığında yapılan işin sözleşme tarihi olan 2014 yılı ile fiyatlarının 171.429,00 TL olduğu, buna göre davalı ...'nün (... Mimarlık Ltd. Şti.) tarafından mimari projelerin belediyeye teslimine kadar geçekleştirdiği işin tutarının mimari proje olarak 171.421,90 TL, zemin etüt raporunun 70.000,00 TL, olmak üzere toplam 241.421,90 TL olduğu, KDV dahil bu miktarın 284.877,85 TL olduğu, firma kataloğu için hazırlanan 3 boyutlu görsellerin bilgisayar ortamında hazırlanması mimari proje hazırlanması işinden bağımsız olduğu düşünüldüğünde, piyasa rayiçleri ile 6.709,30 TL bedelle yapılabileceği, bu bedele arsa maliki tarafından yatırılması gereken Çap yenilenme bedeli eklendiğinde toplam iş bedelinin 299.798,85 TL olduğu, davalı tarafından ayrıca şantiye-satış ofisi olarak kullanılacak yapının ön proje çalışmaları yapılmış olmakla birlikte bu projenin uygulanıp uygulanmadığı veya davacı tarafça kabul edilip edilmediği anlaşılamadığından ve krokiler üzerinden alan hesabı yapılabilmesi mümkün olmadığından bedel hesabına katılmadığı, toplam iş miktarı olan 295.915,82 TL den davalı tarafından havale edilerek ödenen 150.042,00 TL düşüldüğünde, davalının davacıdan halen alacağının 145.873,82 TL olduğu denetime ve hüküm veremeye elverişli bilirkişi raporu ile anlaşıldığından, davalıya yapılan ödemenin iadesi için başlatılan takibe, davalının itirazında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hiçbir inceleme yapılmaksızın davalının iddiasına göre karar verdiği, raporda karşı yaptıkları itirazın giderilmediği, karar sonucunda davalı borçlunun takip başlatan davacıdan alacaklı çıktığı, alacaklı olunduğuna dair hiçbir dekont ve makbuz sunulmadığı, tespit edilen bedellerin farazi hesaplamalar sonucu ortaya çıktığı, dava konusu işlerin davalı tarafından yapılmadığı, takip başlatılana kadar davalının alacak iddiasında bulunmadığı, ortada tamamlanmış bir proje olmamasına karşın bilirkişilerce ön proje çalışmaları, uygulama proje çalışmaları ve sistem montaj detaylarının yapıldığı yönünde tespitte bulunulduğu, davalının asılsız beyanlarını esas alınarak bir de söz konusu hususlara ilişkin rayiç bedel hesaplaması yapıldığı, mimari proje çizimi için dava konusu bedelin havale edildiği fakat kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, işi yaptığını ispat edemediği belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenen iş bedelinin iadesine yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin 04.07.2024 tarih, 2022/966 Esas-2024/604 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince eksiklik mahal mahkemesince ikmal edildikten sonra, istinaf edilen kararın esası incelenmiştir.
Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ödenen iş bedelinin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İş sahibi mimari proje yaptırdığı ve ödeme yaptığı şirket temsilcisine takip başlatarak işin yapılmadığından bahisle ödenen bedelin iadesi için takip başlatmış, davalı şirket temsilcisi takibe itiraz etmiştir. Fakat dava açılırken takip borçlusu yerine sözleşme yapılan şirkete karşı dava açılmış olup davacı vekilinin 03/05/2016 havale tarihli dilekçesiyle dava dilekçesinde ...-1 Mimarlık..Ltd.Şti.'nin sehven davalı olarak gösterildiği belirtilerek, ...-1 Mimarlık...Ltd.Şti.'nin davalı husumetinden çıkartılarak HMK'nın 124.maddesi kapsamında ...'nün davalı olarak eklenmesinin talep edildiği, mahkemece de bu talebin kabul edilerek 20/06/2016 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile, ...'nün davalı olarak kayıtlara eklenmesine karar verildiği ve bu durumda eldeki davanın davalısının ... olduğu ve Dairemizin kaldırma kararından sonra 26.04.2021 tarihli celsede karşı dava tefrik edilerek mahkemenin 2021/282 Esasına kaydedildiği, yapılan yargılamada akti ilişkinin ...-1 İnşaat Mim. Proje San. Tic. Ltd. Şti ile ... Mühendislik İnş. Turz. Tic. Ltd. Şti arasında kurulduğu kabul edilerek dava konusu sözleşme kapsamında yüklenicinin ...-1 İnşaat Mim. Proje San. Tic. Ltd. Şti'nin 145.873,82 TL iş sahibi ... Mühendislik İnş. Turz. Tic. Ltd. Şti'den alacaklı olduğu tespit edilerek bedelin hüküm altına alındığı ve kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 06.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; dava konusu sözleşme ilişkisinin ...-1 İnşaat Mim. Proje San. Tic. Ltd. Şti ile ... Mühendislik İnş. Turz. Tic. Ltd. Şti arasında kurulduğu, iş bu davanın davalısı ...'nün yüklenici ...-1 İnşaat Mim. Proje San. Tic. Ltd. Şti'nin temsilcisi olduğu ve davacı ile aralarında akti ilişki bulunmadığı, akti ilişkinin taraf sıfatı niteliğinde usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla mahkemece, davalı ... yönünden taraf yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin esasa yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekse de bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirleneceğinden, taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliğinin, def'i değil itiraz niteliğinde olmasıve taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği yine taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği gözetildiğinde istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava icra takibine itirazın iptali, takibin devamı istemine ilişkin olup, mahkemesince verilen ilk kararın istinafı üzerine Dairemizce verilen karar üzerine tefrik edilen dosya dikkate alındığında akdi ilişki dava dışı şirket ile kurulduğundan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmakla; davanın husumet nedeniyle reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih 2021/19 E-2021/647 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2-Davanın pasif husumet nedeniyle reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafın yapmış olduğu 1.050,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince 25.316,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
İstinaf İncelemesi Yönünden:
9-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
10-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 402,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 564,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 05.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır