T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 05.07.2022 tarihli sözleşmeyle müvekkilinin üstlendiği imal ve edim yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının iş bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmenin 6. maddesinde fatura kesiminden sonra 30 gün içinde davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, takipten önce davalı ile yapılan mail yazışmalarında davalı tarafça gönderilen mutabakat metinlerinde 61.665,11 USD borcu olduğunu kabul edildiğini, bu hususun son gönderilen mail kaydında "Listeler bugün onaylandı ve ödenmesi için merkeze gönderildi. ... 54.711 TL ve ... 61.665 USD bakiyeleri yarın veya en geç Pazartesi ödenmiş olacaktır." denilmekle sabit olduğunu, davalı yetkilisinin müvekkiline olan borcu kabul ettiğini, ancak 19.06.2023 Pazartesi günü ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple, müvekkili tarafından Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16867 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının likit olan ve karşılıklı mutabakata varılan dava konusu alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafça müvekkiline icra takibinden sonra 48.846,24 USD karşılığı ödeme tarihindeki kur üzerinden (23,6371) 1.154.583,46 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ve davalı ticari defter kayıtları, mail kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme ve teslim tutanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında haklılıklarının ortaya çıkacağını öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacının icra takibi tarihi itibariyle muaccel olmuş alacağı bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından başlatılan ve işbu davaya konu icra takibinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafça açılan davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini, taraflar arasında 05.07.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacının; “...... (boyalar da dahil olmak üzere)’’ sözleşme hükümleri ve ''Avesoro Resources İnc'' tarafından onaylanan proje ve şartnamelere uygun olarak yapmayı taahhüt ettiğini, 15.06.2023 tarihli 2 nolu hakedişin taraflarca 20.06.2023 tarihinde imzalandığını, hakediş bedelinin de sözleşmede yer alan süre içerisinde davacıya ödendiğini, bu nedenle davacının sözleşme kapsamında müvekkilinden muaccel hale gelmiş alacağı bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen mail yazışmalarını ve aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, ispat yükünün davacıda olduğunu, her iki tarafın ticarit şirketi olması nedeniyle davacı tarafın bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa ödenmemiş hiçbir borcu bulunmadığını, Kanun'da ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiğini, HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmasının, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olmasının gerektiğini, öte yandan Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, netice itibariyle davacı tarafından takip tarihi itibariyle muaccel olmayan bir borç için icra takibi başlatılmış olup, müvekkili tarafından haklı olarak takibe itiraz edildiğini, davacı tarafından hakedişlerin müvekkiline ibraz edilmediği ve sözleşme gereği tam ve eksiksiz yerine getirilmediği için bu aşamada bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "Taraflar arasında 05.07.2022 tarihli alt istisna sözleşmesi imzalanmıştır. İlgili sözleşmenin 8. Maddesinde" ... tarafından Konmont'a ödenecek her ara hakedişten hakediş tutarının %5'i oranında teminat kesintisi yapılacaktır.Bu kesintilerin tamamı iş bu sözleşme çerçevesinde tüm malzemelerin Libya'daki ... ... ... Tesisinde montajının tamamlanmasından 90 gün sonra ...'nın yazılı onayına istinaden iade edilecektir. ...'nın yazılı onayını takiben 30 gün içinde söz konusu miktar Konmont'a ödenecektir. " hükmü düzenlenmiş olup, davalı tarafça teminat kesintisi hariç davacı tarafça yapılan iş bedeli ödenmiştir. Taraflar arasında işin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamakla birlikte davalı tarafından yapılan son hakediş tarihi 09.06.2024 tarihidir. Davalı tarafından sunulan keşif tutanaklarından işin dava ve takip tarihi itibariyle bitmediği anlaşılmaktadır. Davalının yaptığı ödemeler nazara alındığında ödenmeyen kısmın sözleşmenin 8. Maddesinde düzenlenen teminat kesintisine ilişkin kısmın olduğu ve bu kısım alacağın montajın tamamlanmasından 90 gün sonra ödeneceği dolayısıyla takip ve dava tarihi itibariyle 90 günlük süre geçmediğinden davacının muaccel bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğu tespit ve ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle "Davanın reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, müvekkili tarafından 20.06.2023 tarihinde 2023/16867 sayılı icra takibinin başlatıldığı, bu takibe istinaden de aynı gün davalı tarafından müvekkili hesabına 48.846,24 USD *23,6371 TL= 1.154.583,46 TL ödemenin icra takibinden sonra yapıldığı, mahkeme tarafından icra takibine ilişkin dosya celp edilmediği gibi bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz da reddedildiğinden ödemenin takipten sonra yapıldığının tespit edilemediği, davalı tarafından ödeme icra takibinden sonra yapıldığından bu ödemeye ilişkin alacağın ferilerine ilişkin faiz, vekalet ücreti ve icra takibi masrafları olmak üzere tüm ferilerin haksız olarak reddedildiği, kaldı ki icra takibinde TBK 100. madde gereği yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle alacağın ferilerine ilişkin kabul edileceği hususunun da açık bir şekilde düzenlendiği, davalı tarafından icra takibinden sonra yapılan ödemenin muaccel olduğu ve alacağın ferilerine ilişkin talebin kabulü gerektiği, sözleşmenin 6. maddesinde "Konmont tarafından işbu sözleşme kapsamında yapılacak iş bedelleri; madde 6'da götürü birim fiyat ile düzenlenecek ara hakediş raporları ile hesaplanacaktır. Ara hakedişler ...'ya teslim edilmiş iş bedellerini kapsayacak ve bedelleri ... tarafından hakediş onaylanmasına müteakip kesilen faturanın tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde fatura mukabili Konmont'a ödenecektir. Ara hakediş raporları 15 günlük periyotlar halinde değerlendirilecektir." hususunun düzenlendiği, ara hakedişlerin 15 günlük periyotlarda yapılacağı ve hak edişin onaylanması ile kesilen fatura tarihinden sonra 30 gün içinde fatura karşılığı ödemenin müvekkiline yapılacağı hususunun düzenlendiği, başlatılan icra takibinin son fatura tarihinden yaklaşık 40 gün sonra olduğu, bu sebeple alacağın muaccel olduğu, taraflar arasında 05.07.2022 - 08.05.2023 dönemindeki ticari ilişkide farklı tarihlerde toplam 34 fatura düzenlendiği, faturalara ilişkin ise, sadece 2 kez hakediş tutanağı düzenlendiği, oysa davalının daha önceki ödemelerini yaklaşık fatura tarihinden yaklaşık 30 gün sonra yaptığı ve müvekkilinin de bu güven içerisinde edimlerini ifa etmeye devam ettiği, dava konusu alacak için ikinci bölümde teminata ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken teminat yönünden de muaccel olmadığı sebebiyle ret kararı verildiği, ancak müvekkilinin sözleşme gereği kesilen ve teminat olarak kabul edilen alacağının da muaccel olduğu, sözleşmenin 8. madddesinde; "... tarafından Konmont'a ödenecek her ara hakedişten, hakediş tutarının %5 oranında teminat kesintisi yapılacaktır. Bu kesintilerin tamamı işbu sözleşme çerçevesinde tüm malzemelerin Liberya'daki ... ... ... Tesisinde montajının tamamlanmasından 90 gün sonra ...'nın yazılı onayına istinaden iade edilecektir. ...'nın yazılı onayına istinaden 30 gün içinde söz konusu miktaR ... ödenecektir." hükmü ile teminatın miktarı ve ödeme zamanının belirlendiği, oysa taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davalının 15.06.2023 tarih, perşembe gününde " ... hanım merhaba, listeler bugün onaylandı ve ödenmesi için merkeze gönderildi. ... 54.711 TL ve ... 61.665 USD bakiyeleri yarın veya en geç pazartesi ödenmiş olacaktır. kolay gelsin" şeklinde gönderdiği mail ile ödemenin en geç Cuma veya en geç Pazartesi günü olmakla 19.06.2023 tarihinde yapılacağını kesin vade ile beyan ettiği, ödeme tarihinin belirlenmesinde ara hakediş raporları esas alınmış olup, hatalı tespit yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede, ödeme tarihi olarak fatura kesilmesinden sonra 30 günlük sürenin esas alındığı, son fatura tarihinin 08.05.2023 tarihi olduğu, icra takibi tarihi ise 20.06.2023 tarihinde başlatıldığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının takip tarihi itibariyle 2 numaralı hakedişten 48.830,76 USD alacağı ile 1 ve 2 numaralı hakedişlerden yapılan %5 nakdi teminat kesintisi nedeniyle 10.248,83 USD ve 2.570,04 USD olmakla toplam 12.818,87 USD nakdi teminat kesintisi alacağı bulunduğunun, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ve 8 maddeleri gereğince takip tarihi itibariyle %5 nakdi teminat kesintisi talep hakkının doğmadığının ve takip tarihi itibariyle de 48.830,76 USD alacağın ödenmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90 TL istinaf karar harcının yatırılan 462,36 TL harçtan mahsubuyla artan 551,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-) İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır