T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/384 - Karar No:2024/864
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/384
KARAR NO : 2024/864
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : 2023/1401 E-2024/165 K
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
Sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkili lehine davalı .... Şirketi (...) ile akdedilen sözleşmeyle davalının müvekkiline ait lisanssız elektrik üretim izinlerini güneş enerjisi santraline dönüştürmesinin ve belirlenen santrallerin kendisine devrinin kararlaştırıldığını, davalının hiçbir ödeme ve gider almaksızın anahtar teslim yapmayı taahhüt ettiğini, davalı ...'in tam hisse sahibi olan dava dışı ...'in sözleşme kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu olmayı kabul ettiğini, sözleşme gereğince davalı .... Şirketine düşen santrallerin ekonomik bütünlük içerisinde bulunan diğer şirketlere devredildiğini, dava dışı ...'in diğer davalı .... Şirketinin (...) de tam hisse sahibi ve yetkilisi olduğunu, müvekkiline ait tesisi davalı ...'in yaptığını, davalılar arasında ekonomik bütünlük bulunduğunu, sözleşmeye konu projelerle ilgili olarak ... bankalarının uygun kredi verdiğini, müvekkilinin krediden yararlanmak istediğini, vergi ve muhasebe vs. mevzuat gereği tesisi yapan davalı ...'in mallarına ilişkin fatura kesmek zorunda olduğunu, ödemeye ilişkin açıklama bölümünde bankanın "ges proje ödemesi" yazdığını, davalıların .... Bankasından aldıkları ödemeyi müvekkiline iade etmeleri gerektiğini, ancak 667.500 USD'nin ödenmediğini, oysa sözleşmede davalı tarafın tesis için hiçbir ödeme talep etmeyeceğini, geslerin kurulumu ile TEDAŞ'tan geçici kabullerini yaptırmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin alacağın tahsili için başlattığı icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava etmiştir.
Davalılar vekili özetle; davacının itirazın iptali talepli bu davada icra takibinde dayanmadığı belgelere dayanamayacağını ve takipteki belge hariç sözleşme vs. belgelere dayanmasına muvafakat etmediklerini, icra takibinin 667.500 USD bedelli dekonta dayandığını, dekontun bu tutarın davacı hesabına geçirildiğini gösterir iç dekont olduğunu, dekontta ismi geçmeyen müvekkili ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketler arasında bağ bulunduğu iddiasının başka bir yargılamanın konusu olacağını, bahsedilen 667.500 USD ödemenin müvekkili ... tarafından leasing sözleşmesi gereğince .... Bankasına düzenlediği aynı tutarlı fatura karşılığı yapıldığını, müvekkili ... hakkındaki davanın da husumet nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmeye dayanılmasına muvafakat etmemekle birlikte davacının ve davalı ...'in sözleşmenin tarafı olmadıklarını, sözleşmenin üçüncü kişi lehine eksik sözleşme niteliğinde olduğunu, davacının ucuz krediden faydalanmak için belirtildiği şekilde işlem yapıldığına dair iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/29490 esas sayılı dosyası kapsamında davalıların yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı ve davalıların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin vekili 07.12.2020 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/29490 E. sayılı dosyası ile davalılar ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Enerji İnş. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhinde 667.500,00 USD (5.190.680,25 TL) TL tutarında ilamsız icra takibi başlatmış, asıl alacağının dayanağı olarak 11.08.2019 tarihli ödeme dekontundan kaynaklı cari hesap alacağını göstermiştir. Davalı borçlu ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Enerji İnş. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin vekili tarafından 09.12.2020 tarihli dilekçesiyle müvekkili şirketlerin takipte alacaklı olarak gözüken tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek, asıl alacağa, ferilerine ve yasal faizi aşarak talep edilen faiz oranına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep etmiştir. Ankara Batı İcra Müdürlüğü, davalı borçlunun aleyhinde başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz etmesi nedeniyle 10.12.2020 tarihinde takibin durdurulmasına karar vermiştir. Dava dosyasına mübrez bilgi ve belgelerin tetkikinden; Davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin vekili 07.12.2020 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/29490 E. sayılı dosyası ile davalılar ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Enerji İnş. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhinde 667.500,00 USD (5.190.680,25 TL) TL tutarında ilamsız icra takibi başlatmış, asıl alacağının dayanağı olarak 11.08.2019 tarihli ödeme dekontundan kaynaklı cari hesap alacağını göstermiştir. Uyuşmazlık konusu 11.08.2019 tarihli ödeme dekontu incelendiğinde; dekontun başlığında “proje ödemesi müşteri geçici hesabına” ibaresinin olduğu, açıklama kısmında “... Enerji Gıda ... Elek. İnş. Ödeme” yazdığını, tutarının 667.500,00 USD olduğu anlaşılmaktadır. Denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan 28/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dekontun başlığından geçen “proje ödemesi müşteri geçici hesabına” geçici hesap ibaresinden dolayı kesin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, zira geçici hesaplar, asli olarak kullanılmayan hesaplar yerine mahiyeti bilinmeyen durumlar için kullanıldığı, asli hesaplarla ilgili durumların ortadan kalktığında geçici hesaplardaki bakiyenin asli hesaplara aktarıldığı, bu kapsamda uyuşmazlık konusu geçici dekontun mahiyetinin belirlenmesi amacıyla ... ... ... Bankası A.Ş.’nin mahkememize sunmuş olduğu 22.03.2022 tarihli yazsının ekinde dosyaya sunulan CD içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinden; Dekontun üzerinde yer alan 95323922-5500 nolu müşteri numarasının davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye ait olduğu, Davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı ... ... ... Bankası A.Ş. arasında 17.10.2019 tarihli leasing sözleşmesi imzalandığı, Diyarbakır ili… ... GES güneş enerjisi santrali elektrik tesisinin geçici kabulünün onaylandığı, Söz konusu leasing sözleşmesi kapsamında, davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin, dava dışı ... ... ... Bankası A.Ş.’ye 08.11.2019 tarihli dilekçesi ile 95323922 nolu hesabından kullanmış olduğu 5500 nolu projenin satıcının (... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.) geçici hesaplarına ödeme yapılması talimatı verdiği, Davalı ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... ... ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan mal satın alma formunda aynen; “bankamız adına tanzim etmiş olduğumuz 16.10.2019 tarih ve – nolu proforma fatura muhteviyatı, fiyatı ve ödeme şekli aşağıda belirtilen mallar ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye kiralanmak üzere teklif ettiğimiz şartlarla satmayı kabul ettiğiniz takdirde sipariş edilmiştir.” ifadelerinin kullanıldığı, ayrıca söz konusu formda, ödeme tarihinin 31.10.2019, tutar ise 667.500,00 USD olarak belirlendiği, bunun üzerine davalı ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... ... ... Bankası A.Ş. adına 07-11-2019 tarihli, OZG2019110700001 nolu fatura tanzim edildiği tespit edilmiştir. Dava konusu dekont genel olarak değerlendirildiğinde; dava dışı ... ... ... Bankası A.Ş.’nin uyuşmazlık konusu dekontta belirtilen 667.500,00 USD’nin davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin talimatı ile davalı ... Elekt. İnş. Nak. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne gönderildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, taraflar arasında meydana gelen uyuşmazlık konusu ödeme dekontunun, 16.11.2018 Tarihli… Tesisin Yapım Sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu sözleşme genel olarak değerlendirildiğinde; Sözleşmede, Tablo 3’te (Diyarbakır Kaldırım Köyü Projesi 5MW) davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile birlikte 5 adet güneş enerjisi santralini projesi kapsamında davalı ...… Ltd. Şti. anlaşıldığı, bu sözleşmeye göre yüklenici şirket olan ...… Ltd. Şti.’nin davacı şirket ve diğer işverenlerin sahip olduğu lisanssız elektrik üretim izinlerini güneş enerji santrallerine dönüştürüldüğü, tesise dönüştürülen bu santrallerin sözleşmede belirtilen adet miktarının davacı şirket ve diğer işverenlere, kalan kısmının da yüklenici ...… Ltd. Şti.’de kalacağı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin genel bilgiler başlıklı 3.2. maddesinde aynen; “Tablo 1, Tablo 2 ve Tablo 4’te yazılı GES tesis devirleri karşılığı yüklenici bedelsiz olarak Tablo 3’te belirtilen 5 adet GES’i ve tablo 2’de yer alan ... şirketine ait İdil’de bulunan 2 adet GES’i anahtar teslimi yapacak ve TEDAŞ geçici kabul işlemlerini yaparak işverenlere teslim edecektir.” ifadeleri kullanılmıştır. Sözleşmenin ödeme şekli başlıklı 5. maddesinde aynen; Yüklenici, işverenlere işbu sözleşmenin tablo 3’te belirtilen 5 adet ve tablo 2’deki ...’ye ait İdil’deki 2 adet GES kurulumu dışında kaçak ve süre uzatımı sorunlarının aşılması halinde 38 adet GES tesis devri için başkaca herhangi bir ödeme yapmayacaktır. …fiilen yapılan GES’lerin tüm hakları karşılığında Tablo 3’te belirtilen 5 adet ve Tablo 2’deki ...’ye ait İdil’deki 2 adet GES’leri işbu sözleşme ve paylaşım oranları koşullarında bedelsiz olarak yaparak TEDAŞ geçici kabullerini yapmakla ve çalışır vaziyette tesisleri devretmekle sorumlu olacaktır. ifadeleri kullanılmıştır. Dava dosyasına mübrez 16.11.2018 Tarihli… Tesisin Yapım Sözleşmesi genel olarak değerlendirildiğinde; söz konusu güneş enerjisi santrali projesinin bedelsiz yapılacağı veya yapımı karşılığında herhangi bir ödeme yapılmayacağı anlaşılmaktadır. Söz konusu sözleşmenin detayları incelendiğinde Tablo 3’te belirtilen 5 adet GES’in bir tanesinin davacı ... Enerji Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye ait olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı ... ... Bankasından gelen yazı cevaplarında da aslında projenin davacı tarafça yapıldığı ödemenin faturayı kesen davalı şirket adına yapıldığı da gözönüne alındığında davacı tarafça davalılardan ....Ltd.Şti.'ne gönderilen para aslında davacıya ödenmesi gereken bir para olup davalı tarafından iade edilmesi gerektiğine Mahkememizce kanaat getirilmiştir. Bu hukuksal sonuca ulaştıktan sonra Mahkememizce davalı şirketler arasında organik bağ olup olmadığı değerlendirilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi organik bağdan söz edebilmek için şirketler arasında iktisadi bütünlüğü yönetsel özdeşliği bulunması gerekmektedir. Dosya incelendiğinde; her iki davalı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, aynı sözleşmeye dayanılarak davacı tarafça alınacak bedele ilişkin sözleşmede imzası olmayan ...'in fatura kesmesi, dosya içerisindeki bilgilere göre bir süre her iki şirketin faaliyet adresleri ile davalı tarafların faaliyet konularının aynı olduğu görüldüğünden her iki şirket arasında organik bağ olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalılar vekilince karar tarihinden sonra 17/09/2022 tarihinde verilen dilekçede iki şirketin birleşerek ... Elektrik Anonim Şirketi adını aldığı da aşikardır. Bu durumda davalı taraflar arasında iktisadi bütünlük ve yönetsel özdeşlik dikkate alındığında organik bağ olduğu kabul edilmiş ve davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile belirlenebilir yani likit olan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına ..." karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın kabulüne, davalı tarafın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/29490 Esas sayılı icra dosyasına itirazının iptaline, takibin asıl alacak olan 667.500USD ile bu miktara takip tarihinden (3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca) yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının bu yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne, icra takibine konu edilen 667.500USD'nin takip tarihi olan 07/12/2020 tarihindeki TL karşılığı (7.8632X667.500USD) olan 5.248,686TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece BAM kaldırma kararı dercedilerek, 2021/802 esas sayılı kaldırılan kararla birebir aynı şekilde, noktasına virgülüne dokunulmaksızın gerekçe de karara yansıtılarak davanın kabulüne karar verildiği, sadece BAM kararı gereğince faiz oranı ve icra inkar tazminatı talebinin düzeltildiği, BAM kaldırma kararı gereğince inceleme yapılması gerektiği halde ilk celsede karar verildiği, ilk derece mahkemelerinin BAM kaldırma kararı ile bağlı oldukları, icra takibine dayanak yapılmayan belgenin itirazın iptali talepli davada incelenmesinin mümkün olmadığı, aksi halde takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık kuralının ihlal edileceği, icra takibinde davacı ile dava dışı banka arasında düzenlenen 11.08.2019 tarihli dekonta dayanıldığı, gerekçeli kararda ise, müvekkili ile birleşen ... ile dava dışı şirketler arasında akdedilen 16.11.2018 tarihli sözleşmeye dayanılmasının fahiş hata olduğu, bu sözleşmeye ve diğer belgelere dayanılmasına muvafakat etmediklerini bildirdikleri, mahkemece bu itirazın dikkate alınmadığı, eksik ve hatalı tespitler, hukuki niteleme ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiği, bilirkişi raporunda 16.11.2018 tarihli tesis yapım sözleşmesinin davacı .... Şirketi ile davalılardan ... arasında imzalandığına dair hatalı tespitte bulunulduğu, yine değerlendirme bölümünde alacağın 11.08.2019 tarihli ödeme dekontundan kaynaklanan cari hesap alacağı olduğu yönünde hatalı tespit yapıldığı, dekonta dayanıldığı, ancak cari hesap ilişkisine dayanılmadığı, mahkemenin bilirkişinin hatalı tespitlerine gerekçeli kararında yer verdiği, mahkemece 11.06.2022 tarihli ara kararda takip tarihi itibariyle alacak - borç ilişkisinin tespitinin istenilmesine karar verildiği, bu yönde rapor düzenlenmesinin istendiği, bilirkişinin ticari defterleri incelemediği, kararın eksik inceleme nedeniyle kaldırılması gerektiği, mahkemenin kaldırma kararı gereğince delilleri toplamadığı, bedeli iade talebinin leasing sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının taraf olmadığı 16.11.2018 tarihli GES yapım sözleşmesinin eldeki davada incelenmesinin mümkün olmadığı, aksi halde sözleşmelerin nispiliği ilkesinin ihlal edileceği, davacı ile dava dışı banka arasında 17.10.2019 tarihli leasing sözleşmesinin akdedildiği, banka tarafından leasing sözleşmesine konu malların temini için müvekkiline başvurulduğu, müvekkilinin 06.10.2019 tarihli proforma faturada yazılı malları bankaya 07.11.2019 tarihinde satıldığı ve 667.500 USD tutarlı fatura kesildiği, müvekkilinin dava dışı bankayla yaptığı sözleşme gereğince satıcı konumunda olduğu, leasing sözleşmesinin tarafı olmadığı, bankanın müvekkilinden satın aldığı malların davacıya teslim edildiği, bu hususun davacının da kabulünde olduğu ve davacının 08.11.2019 tarihli talimatı ile fatura tutarı 667.500 USD'nin müvekkiline ödendiği, müvekkilinin satış sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü dava dışı bankaya karşı eksiksiz olarak yerine getirdiğinin teslim tesellüm belgesi ile sabit olduğu, borçlanmadığı bir edimi kendi isteğiyle yerine getiren kişinin ancak kendisini borçlu zannederek yerine getirdiğini ispat etmesi halinde edimin iadesini talep edebileceği, davacı şirketin ise, 16.11.2018 tarihli GES yapım sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığını bildiği, açıkça ikrar ettiği, buna rağmen ödeme yapılmasını kendi rızasıyla sağladığı, ihtirazi kayıt olmaksızın yaptığı ödemeyi talep edemeyeceği, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediği, bankayla yaptığı sözleşme gereğince malları teslim ettiği ve davacının talimatıyla fatura bedelinin müvekkiline ödendiği, müvekkili tarafından sözleşmeyle yüklenilen edimlerin yerine getirildiği, yapılan 5 adet GES'in sözleşmenin tarafı, iş sahibi olan işverenlere teslim edildiği, bu sözleşmenin taraflarının birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettikleri, ibranamenin dava dosyasına sunulduğu, davacının tarafı olmadığı 16.11.2018 tarihli GES yapımına ilişkin sözleşmeye delil olarak dayanılmasının davacı lehine değerlendirilmesine muvafakat etmedikleri, davacının bu sözleşme gereğince 5 adet GES'ten birinin sahibi olduğu, GES'in bedelsiz şekilde yapılacağını, GES kapsamında müvekkiline borçlu olmadığını açıkça bildiği, buna rağmen GES tesisi yapım sözleşmesi nedeniyle kendisinden 667.500 USD tutarında bedel alındığını öne sürdüğü, davacının borçlu olmadığını bilmesine rağmen kendi yazılı talimatı ile müvekkiline ödenen 667.500 USD tutarındaki bedelin iadesini talep ettiği, oysa bu bedelin TBK 77 ve 78 maddeler gereğince talep edilemeyeceğini, Yargıtay kararları gereğince davacının kendisini borçlu zannederek ödeme yaptığını açıkça ispatlaması gerektiği, ödeme tarihinden 2 yıl sonra dava açıldığı, TBK 30 madde gereğince irade bozukluğu sebeplerine dayanılamayacağı, ödemenin davacı şirketin iradesi dışında gerçekleşmediği, yazılı talimatı üzerine yapıldığı, inançlı işlem iddiasının ancak yazılı delille ispatlanabileceği, davacının yazılı bir belge sunmadığı, davanın reddi gerektiği, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere sözleşmenin ancak eksik üçüncü kişi lehine sözleşme olarak nitelendirilebilecek sözleşmeye dayanarak tesis hiç yapılmasa dahi talepte bulunamayacağı, üçüncü kişiler lehine sözleşmenin eksik yapılmasının kural olduğu, tam üçüncü kişi lehine sözleşme olabilmesi için üçüncü kişinin talep hakkı bulunduğunun açıkça kararlaştırılmış olması, yahut sözleşme içeriğinden bu hususun anlaşılması gerektiği, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığı, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının kendi yaptığı murabaha işlemleri ve verilen onayı ile müvekkiline ait fatura bedelinin banka tarafından ödenmesi işlemine uygun faiz olanakları bahanesine sığınarak kendi yapmış olduğu muvazaa ve kötü niyetli davranışından çıkar sağlamasının hukuken kabul edilebilir olmadığı, alacağın varlığı tartışmalı ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, alacağın likit olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda davacı vekili, davalı ... ile dava dışı şirketler arasında akdedilen sözleşmede davalı ...'in müvekkiline ait lisanssız elektrik üretim izinlerinin güneş enerjisi santrallerine dönüştürmeyi, belirli santrallerin kendisine devredilmesi karşılığında belirtilen diğer santralleri de hiçbir ödeme ve gider almaksızın yapılmasını taahhüt ettiğini, sözleşmedeki Tablo-3'te yer alan bedelsiz yapılıp devredilecek tesislerden birisinin de müvekkiline ait olduğunu, sözleşmenin müvekkili lehine düzenlendiğini, ... bankalarının proje kredisi adı altında müşterilerine uygun oranda kredi verdiklerini, bankaların ödemeleri proje ismini belirterek gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin bu krediden faydalanmak istediğini, bu amaçla santrali yapan, malları alıp sevk eden, davalı ... ile aynı şirketler grubuna dahil davalı ...'e kredinin gönderildiğini, ödemeye ilişkin talimat alan ... ... bankasının açıklama kısmına "ges Proje ödemesi" şerhi yazarak ödemeyi gerçekleştirdiğini, davalı ...'in 667.500 USD kredi ödemesini müvekkiline göndermesi gerektiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş; davalılar vekili ise, güneş enerjisi santrallerinin yapılmasına ilişkin sözleşmede davacı tarafın ve müvekkili ...'in taraf olmadığını, santralin yapılması için kredi çekilmesinin yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, santralin bedeli karşılığında yapıldığını bildiğini, müvekkili ...'in kestiği faturaya istinaden bankanın leasing işlemi sonucunda yapmış olduğu ödemenin davacı tarafça talep edilmesinin dayanaksız olduğunu, icra takibine dayanak dekontun proje ödemesi müşteri geçici hesabına ilişkin olup, 667.500 USD'nin davacı hesabına geçirildiğini gösterir bir iç dekont olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda verilen 2021/802 E-2022/750 K sayılı davanın kabulüyle icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin 667.500 USD asıl alacak üzerinden devamına ve 133.500 USD icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, Dairemizin 17.11.2023 gün, 1135/1184 sayılı ilamında davanın itirazın iptali talepli olduğu, takibin 11.08.2019 tarihli dekonta dayandığı, takibe dayanak dekontun 667.500 USD'nin davalı ...'e ödenmesine ilişkin olduğu, davalı ...'in dayandığı satışa ilişkin 07.11.2019 tarihli e-fatura 16.10.2019 tarihli proforma faturaya ilişkin düzenlendiğinden uyuşmazlığın tacirler arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu kapsamda davanın itirazın iptali talepli olduğu, itirazın iptali talepli davanın icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, yargılamanın takip talebindeki alacak ve dayanağı ile bağlı ve sınırlı olarak yapılması gerekirken hatalı değerlendirmeyle karar verildiği, kabule göre de icra inkar tazminatının kamu düzeni gereği ... Lirası olarak hüküm altına alınması gerekirken USD olarak karara bağlanmasının ve yabancı para borcu olarak belirlenen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı yerine takip talebinde yazılı oranda ticari temerrüt faizi uygulanması sonucunu doğuracak biçimde hüküm tesisinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, kaldırma kararı sonrasında icra edilen ilk duruşmada davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği üzere uyuşmazlığın satış sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi, taraf delillerinin satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olması nedeniyle gerektiğinde davacı tarafa yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davacının taraf olmadığı 16.11.2018 tarihli eser sözleşmesi esas alınmak ve davalı tarafın bu sözleşme kapsamında akidi olan dava dışı şirketler tarafından ibra edildiğine dair savunması da değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-) Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2024 tarih ve 2023/1401 E-2024/165 K
sayılı kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına,
3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-) Davalı tarafından yatırılan 12.581,20 TL + 88.644 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve davalı tarafça ödenen istinaf istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 30.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır