T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/1344 - Karar No:2024/870
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1344
KARAR NO : 2024/870
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2022
NUMARASI : 2021/134 E-2022/773 K
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 15.05.2019 tarihli elektrik tesisatı işçilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede işin bitiş süresinin açıkça belirtilmediğini işin süresinin resmi kabul tarihine kadar olduğunun belirtildiğini ve sözleşmenin imzalanması ile işin başlayacağının kabul edildiğini, sözleşmenin eki iş programında işin süresinin yaklaşık 7 ay olduğu ve iş kapsamında 350.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yine sözleşme ile iş programında belirlenen işlerin ihale makamı idarenin kesin kabulü sonrasında tamamlanmış sayılacağının kabul edildiğini, Mayıs-Aralık 2019 arası 7 aylık süre için toplam 350.000,00 TL, aylık 50.000,00 TL bedel ödeneceğinin açık olduğunu, sözleşmenin 7 ayda tamamlanmadığını ve 10 ay boyunca devam ettiğini, iş programına uyulamamasının davalının tedarik yükümlülüğünü yerine getirmemesi, tedarik edilen malzemelerin geç tedarik edilmesi, belirlenen marka, nitelik ve kriterlere uymaması nedeni ile idare tarafından reddedilmesi, davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi/geç ödenmesi gibi nedenlerden kaynaklandığını, iş programına uyulmamasında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, 7 aylık işin uzaması nedeni ile davalının izni, muvafakati ve kabulü doğrultusunda müvekkilinin işe devam ettiğini, sözleşme aynı şartlarda devam etmiş ise de davalının ödemesi gereken tutardan daha düşük bedel ödediğini, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından Kahramanmaraş Afşin 500 Kişilik Öğrenci Yurdu Yapım İşi'nin müvekkili şirkete ihale edildiğini, davacının da ilgili proje kapsamında müvekkili şirket nezdinde hem sigortalı çalıştığını hem de kendisi ile alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, davacının mesleki ve ticari olarak yeterli birikime sahip olmayışı ve şantiye sahasına yeterli özeni göstermemesinden ötürü sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından davacı işçinin çalıştığı süre boyunca tüm hak ve alacaklarının ödendiğini ancak işçinin şantiye sahasını terk ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, taşeron konumunda olan davacının asli yükümlülüğünün ifa edeceği işleri ana sözleşmede belirlenen teknik hususlara uygun olarak zamanında gerçekleştirmesi olduğunu ancak davacının şantiye sahasına gitmediğini, gerekli özeni göstermediğini ve yapılan imalatların teknik şartnameye aykırı olduğunu, elektrik imalatlarında yaşanan gecikmelerin doğrudan mekanik imalatların da aksamasına neden olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, elektrik tesisatı işini yapacak olan personelin tamamının müvekkili şirket bünyesinde sigortalı çalıştığını, davacının çalışan personelin koordinasyonunu ve çalışma disiplinini şantiyeye gelmeyerek Ankara'dan yürüttüğünü, çalışan personele ücret ödenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşmenin 350.000,00-TL üzerinden akdedilmesine karşın sözleşmede belirtilen işlerin ifası için toplam 1.098.825,25-TL harcama yaptıklarını, davacı işi yarım bırakmasa idi bu denli yüksek miktarda ödeme yapılmayacağını, müvekkili şirketin gerekli malzeme ve teçhizatları peşin aldığını ve davacıya teslim ettiğini ancak davacının imalatı geciktirdiğini ve hatalı şekilde ifa ettiğini, sözleşme ile kararlaştırılan gecikme bedelinin mahsubunun gerektiğini, idare tarafından ihale edilen işin halen devam ettiğini, sadece işçilik giderleri için 1.098.825,25 TL ödeme yaptıklarını, işçilerin yemek konaklama ve diğer masrafları için 892.569,23 TL ödeme yaptıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 15.05.2019 tarihli elektrik tesisatı işçilik sözleşmesi ile Kahramanmaraş Afşin 500 Kişilik Öğrenci Yurdu Yapım İşi kapsamında yapılacak olan elektrik tesisatı işçiliği işini üstlendiği ve iş bedelinin sözleşmenin 5.maddesi uyarınca 350.000,00 TL olduğu, davacı tarafından e-mail yolu ile sunulan iş programının davalı tarafça onaylanmadığı, taraflar arasında geçerli bir iş programı bulunmadığı ve davacı tarafça davalının kusurlu hareketleri ile işin teslim süresinin uzadığının ispat edilemediği gözetildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesi (İşin müddeti ihalenin resmi kabul tarihine kadardır) ve 14.maddesindeki (Ekte sunulan iş programı kapsamında belirtilen işler, İşveren tarafından kesin kabulün yapılması ile tamamlanmış sayılacaktır) düzenlemesi karşısında işin bitim süresinin 7 ay ile sınırlandırılmadığı, iş süresinin sözleşme uyarınca kabul tarihine kadar olduğu ve davaya konu işin kesin kabulünün 29.03.2021 tarihi itibariyle yapılmadığı, bu kapsamda davacının gecikilen süre için alacağa hak kazanmadığı gerekçesiyle, taraflar arasındaki sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece müvekkili tarafından sunulan iş programının davalı tarafça onaylanmadığı, işin süresinin kesin kabule kadar olduğu, kesin kabulün ise halen yapılmadığı, davacının iddia ettiği alacağa hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu gerekçenin hatalı, yasaya, usule, dosya içeriğindeki delillere ve somut olayın gerçeklerine aykırı olduğunu, müvekkilinin, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, iş programına sadık kalarak işi yürüttüğünü ancak kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle işin uzadığını, iş programındaki 7 aylık sürenin aşıldığını, işin uzamasının ve iş programına uyulmamasının davalının tedarik yükümlülüğünde olan malzemelerin tedarik edilememesi, bir kısım tedarik edilen malzemelerin geç tedarik edilmesi, bu geç tedarik edilen malzemelerin ihale şartnamesinde belirlenen marka, nitelik ve kriterlere uymaması, bu nedenle ihale makamı idare tarafından malzemelerin reddedilmesi, davalı tarafından müvekkile ödenmesi gereken miktarların ödenmemesi veya ödense bile çok geç ödenmesi, işçilerin ücretlerinin ödenmemesi veya çok geç ödenmesinden kaynaklandığını, tüm bu hususların, dava dilekçesi ekinde ve yargılamanın çeşitli aşamalarında sunulan deliller, mail ve whataspp yazışmaları ile kanıtlanmış olmasına rağmen, mahkemece bu delillerin dikkate alınmadığını ve müvekkili davacının iş programının davalı tarafça onaylanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, iş planı ve programını hazırladığını ve davalı şirketin resmi mail adresine gönderdiğini, bu iş programının davalı tarafa ulaştığını ancak davalı tarafça usulüne uygun bir şekilde cevap verilmediğini, davalı tarafın usulüne uygun şekilde cevap vermemesinden müvekkili davacıyı sorumlu tutmanın, tamamen hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili davacının, davalı tarafı cevap vermeye zorlayacak bir imkanı bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşeni yaptığını, bu aşamadan sonra davalı tarafın cevap vermemesinin sorumluluğu ve bunun olumsuz sonuçlarının müvekkili davacıya yüklenmemesi gerektiğini, mahkemece hatalı, usule ve yasaya aykırı şekilde, davalı tarafın maile cevap vermemesi, sessiz kalması, müvekkili davacı aleyhine yorumlanarak, bundan müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, aynı konuyla ilgili dosyada alınmış bilirkişi raporunun 11. sayfasında, müvekkili davacı tarafından usulüne uygun şekilde iş programının hazırlandığı ve davalı şirkete gönderildiği ancak davalı tarafça buna bir cevap verilmediğinin tespit edildiğini, cevap verilmemiş olmasının davalının kusuru olduğunu, fiili uygulamada da cevap veya itiraz maili gönderilmemesinin, iş programının kabul edildiği anlamına geldiğini, kaldı ki müvekkilinin tüm faaliyetlerini bu iş programına uygun şekilde yürüttüğünü, davalı tarafça da buna itiraz edilmediğini, iş programı maili sonrası belli miktarda ödemeler yapıldığını ve tüm bu işlemlerin davalı tarafça iş programının kabul edildiğini gösterdiğini, bilirkişi raporuyla açıkça tespit edilen bu hususların mahkemece müvekkili aleyhine değerlendirildiğini, davanın red gerekçesi olarak, müvekkili davacının işinin süresinin inşaatın kesin kabulüne kadar olduğu tespitinin de hatalı, hukuka, usule, yasaya ve somut olayın gerçeklerine aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumlu olduğu inşaatın elektrik işleri, inşaatın tamamına göre çok daha kısa sürede yapılabilecek altyapı işlerinde olup, bir inşaatın tamamlanıp içinde yaşanacak hale gelmesi, bir kaç yıl sürebilecek nitelikte ise de, elektrik işlerinin çok daha kısa bir sürede bitirilip teslim edilebileceğini, inşaatın tamamıyla bitip, hem resmi olarak hem de fiilen kesin kabulünün yapılmasını beklemenin, elektrik işleri alt taşeronu olarak çalışan müvekkili açısından son derece anlamsız, akla, mantığa, hayatın olağan akışına aykırı olacağını, ihale makamı olan Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından mahkemeyi gönderilen müzekkere cevabında; 29.03.2021 tarihi itibariyle sadece geçici kabulün yapıldığı, kesin kabulün halen yapılmadığının bildirildiğini, ihalenin üzerinden yaklaşık 4,5 yıl geçtikten sonra Kasım 2022 itibariyle de inşaatın kesin kabulünün yapılıp yapılmadığının halen belirsiz olduğunu, özellikle kamu ihalelerindeki inşaatların çok uzun sürelerde kesin kabullerinin yapıldığı göz önünde bulundurulursa, inşaatın kesin kabulünün çeşitli eksiklerden dolayı halen yapılmamış olmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkili tarafından elektrik işlerinin usulüne uygun şekilde süresi içinde bitirildiğini ancak davalı tarafça yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, müvekkili aleyhine sözleşmeye konulmuş, kesin kabulün beklenmesi yönündeki tek taraflı haksız şartın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, işin resmi bitiş tarihinin 14/12/2019 olarak belirlenmesine rağmen, davalı tarafın kendisinden kaynaklanan problemlerden dolayı aldığı süre uzatımlarının müvekkili davacı tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığını ve müvekkili davacı tarafından fiyat teklifi verilirken, resmi bitiş tarihi baz alınarak verildiğini, müvekkilinin davalı tarafın inşaatı ne zaman kesin olarak teslim edeceğini, ihale makamı tarafından kesin kabulün ne zaman yapılacağını bilmesinin de mümkün olmadığını ve bilmesinin de beklenilemeyeceğini, müvekkili tarafından sunulan, davalı tarafça itiraz edilmeyen iş programına göre, elektrik işlerinin başlangıç tarihi Mayıs 2019, bitiş tarihi de Aralık 2019 olarak, toplam 7 aylık bir süre olarak öngörüldüğünü, sözleşmedeki 350.000,00 TL'nin de bu süre için belirlendiğini, bu 7 aylık sürede rastgele bir süre olarak değil, ihale makamı olan KYK ile davalı şirket arasındaki asıl sözleşmeye göre belirlendiğini, sözleşmenin 35. maddesinde, sözleşmenin imza tarihi 09.11.2018, 9.2 maddesinde ise işin resmi bitiş tarihi, yer tesliminden itibaren (süre uzatım talepleri hariç) 400 gün sonrası, yani 14.12.2019 olarak kararlaştırıldığını, resmi yer teslimi ile sözleşme imzalanmasının aynı gün gerçekleştiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında, müvekkilinin işinin süresinin 7 ay olduğu, bu süreden itibaren müvekkilinin alacaklarına hak kazandığının açıkça görüleceğini, kaldı ki müvekkilinin hakettiği alacaklarını 7 ay sonrasında, Aralık 2019'da değil de, belirsiz bir zaman diliminde inşaatın kesin kabulünden sonra alacağını önceden bilmesi durumunda, sözleşme bedelinin çok daha yüksek olacağının da açık olup, sözleşme bedeli olan 350.000,00 TL'nin 7 aylık elektrik işleri süreci için, Aralık 2019'da ödenmesi amacıyla verilmiş bir fiyat olduğunu, bu hususun da müvekkili davacının işinin süresinin kesin kabule kadar değil, işin resmi bitiş tarihi olan Aralık 2019'a kadar olduğunu açıkça gösterdiğini ancak mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında "Elektrik Tesisatı İşçilik Sözleşmesi" başlıklı 15/05/2019 tarihli, "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından ihale edilen Afşin 500 Kişilik Öğrenci Yurdu Yapım İşi kapsamında Elektrik Tesisatı işinin yaptırılması..," işini konu alan 350.000,00 TL götürü bedelli sözleşme imzalanmış olup, davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenicidir.
Yine, sözleşme kapsamında malzemenin davalı tarafından temin edileceği, işçiliğinin davacı tarafından yapılacağı ve sözleşmenin 8.maddesine göre sürenin ekte sunulan iş programına göre yerine getirileceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafça, davalıdan kaynaklanan sebeplerle işin 2020 yılına uzadığı, yapılan işe göre, ödenmesi gereken iş bedellerinin ödenmediği gibi, malzeme tedariği yapılmaması nedeniyle 2020 yılı Eylül ayının sonu itibariyle işin bırakılmak zorunda kalındığı belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak bakiye iş bedeli talebinde bunulduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belgelerden davalı ile dava dışı idare arasında itibar tarihi 05/10/2020 olan, onay tarihi 10/12/2020 olan geçici kabul tutanağı düzenlendiği ve bu geçici kabul tutanağında eksik ve ayıplı imalatların belirlendiği anlaşılmakla ve davacı tarafça 2020 yılı Eylül ayının sonu itibariyle işin bırakıldığı belirtilmiş bulunmakla, geçici kabul tarihine kadar yapılan imalatların davacı tarafça yapıldığının kabulü gerekeceğinden, mahkemesince davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işler dikkate alınarak ve geçici kabulde belirtilen eksik ve ayıplı işlerden, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüğünde olan kısımının yani işinin olup olmadığı belirlenerek ve Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere götürü bedel içerisinde bu eksik ve ayıpların oranı da belirlenmek suretiyle bedelinin mahsubuyla davacının yapmış olduğu işler ve talep edebileceği bedelin belirlenmesi, bu bedelden davalı tarafça ispat olunacak ödemelerin düşülmesi, yine davalı ile dava dışı idare arasında kesin kabulün yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, kesin kabul aşamasında da davacı alacağından mahsubu gereken bir alacak olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekeceğinden, mahkemece bu kapsamda ek rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2021/134 Esas- 2022/773 K
arar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır