T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/315 - Karar No:2026/554
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/315
KARAR NO : 2026/554
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2023
NUMARASI : 2020/537 E-2023/845 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili özetle; davacıların oluşturduğu ... ... Ortak Girişimi ile davalı ... Ins. Pet. Ür. Loj. Gıd. Tur. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 11/09/2015 tarihli 1.432.049,20 TL bedelli anahtar teslimi “Etlik Şantiye Sahasını Kuzeyden Güneye Geçen ve ASKİ Atık Su ve Yağmur Suyu Hatlarının Deplase Edilme İşlerine Yönelik 08-2005.02 numaralı Alt yüklenim Sözleşmesi” imzalandığını; davalının, alt yüklenim sözleşmesinin 14.1 (a), (d), (e), (h) maddelerindeki sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını; 12/06/2017 tarihli harita ekibi altyapı deplase işi raporunda yapılan imalatın proje ve teknik şartnameye aykırı olduğunun belirlendiğini, menholler projesinde Ø2400 olmasına rağmen uygulamada 1.40m x 1.25m genisliginde menhol kullanıldığını, projede gösterilen eğimlere uyulmadığını, projede gösterilen sutlu menhollerin bazılarının yapılmadığını, geri dolguların ya hiç yapılmadığını ya da sıkıştırma işleminin yapılmadığını, kazıdan çıkan fazla malzemenin sahada gösterilen bölgeye taşınmadığını; yine 15/06/2017 tarihli yağmur suyu deplase hattı taşkınları hakkındaki inceleme raporunda da: ASKI standartları ve proje kriterlerine uymayan tüm menhollerin yenilenmesi gerektiği, izin verilen eğimlerin üzerinde yapılmış bulunan tüm deplase boru hatlarının proje kriterlerine uyacak şekilde değiştirilmesi gerekliliği, tüm düşülerin ASKI standartlarında gösterildiği hale getirilmesi, alt ve üst bağlantılarının sağlanması, kamera ile tespit edilen kusurlu imalatların yenilenmesi, yenilenemeyen kısımlarda kamera ile tespit edilen inşaat artığı ve diğer malzemelerin temizlenmesi, yapım sırasında kabul edilebilir değerler içerisinde kalmak kaidesiyle oluşan farklılıkların ve değiştirilecek hatların yeni değerlerini de içerecek sekilde tüm proje hesaplarının yenilenmesinin ve kriterlere uygun olduğunun teyit edilmesi gerektiğini; davalının, hiç veya gereği gibi yerine getirmedigi eksiklikler konusunda ifaya davet edilmesine rağmen ifadan kaçındığını; davalıya, 20/07/2016 tarih ve 12/01/2017 tarihli yazılarla sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesi, getirmediği takdirde nam ve hesabına yaptırılacağının ihtar edildiğini; altyapı kazısında çıkan malzemenin döküm sahasına gönderilmesi işinin ... Adi Ortaklığına, baca içi sıva işi ve baca merdiven basamaklarının yapılması işinin ... Mühendislik Ltd. Şti.’ne yaptırıldığını; ortak girişimin Ankara 54. Noterliğinin 23/08/2017 tarih (37381) yevmiye sayılı ihtarnamesini göndererek eksik ve kusurlu işlerin proje ve teknik şartnameye uygun hale getirilmesini, aksi halde sözleşmenin 8.maddesi gereğince nam ve hesabına yaptırılacağının ihtar edildiğini; müvekkilinin, eksik ve kusurlu imalatları 3. kişilere nam ve hesaba yaptırmış ve yaptırmaya devam ettiğini, baca içi sıva işi ve baca merdiven basamaklarının yapılması işinin ... Mühendisliğe 24.965 TL+KDV, kanal görüntülemesi ile ilgili görüntü raporunun hazırlanması işinin ... Görüntüleme Rehabilitasyon Tem Altyapı Teknolojileri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne 25.000 TL+KDV, deplase hatları saha altyapı işlerinin ... İnş. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne 2.295.424 TL+KDV tutarında sözleşmelerle yaptırıldığını; ... İnşaat ile yapılan sözleşmenin 1.951.143,98 TL+KDV kısmının davalı ... nam ve hesabına olduğunu, geri kalan 344.280,02 TL+KDV kısmının ise ... yükümlülüğü altında bulunmayan işlere ilişkin olduğunu; müvekkilinin, 31/10/2019 tarihinde kadar davalı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırdığı işlere ilişkin olarak 698.667,03 TL yansıtma faturaları düzenlediğini ve Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2020/2432 esas sayılı takip dosyasından icra takibine geçtiğini; 31/10/2019 tarihinden sonraki yaptırılan imalatlarla ilgili kısmın henüz dava konusu edilmediğini, bu sebeple itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulünce tebligat yapılmasına karşın cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince: Davacının alt yüklenici sıfatı ile davacı yüklenici iş ortaklığı arasında 11/09/2015 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 1.432.049,20 TL+ KDV olarak belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen hak edişlerin kümülatif toplamının 1.227.412,88 TL+ KDV olduğu, davacı tarafından üçüncü kişilere sözleşme ve yasal düzenlemeler kapsamında eksik ve ayıplı işler nedeniyle nama ifa şeklinde yaptırılan ve davalıdan talep edilebilecek toplam tutarın 1.951.143,98 TL+ KDV şeklinde gerekçeli ve denetime elverişli olarak bilirkişi kurulu raporunda belirlendiği (bu nedenle faturadaki istek kalemi dışında yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı) davada yansıtma faturasına dayalı 698.667,03 TL'lik kısmının talep edildiği, ancak faturada yer alan üç farklı istek kaleminden kanal görüntülemesi yapılması ile ilgili görüntü raporunun hazırlanması ile ilgili KDV dahil 29.500 TL'nin taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği dikkate alındığında davalının yükümlülüğü bulunmadığından davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmakla, bu miktar için davanın reddine, kalan bakiye alacak için (alacak likit olmamakla, koşulları oluşmadığı için icra inkar tazminat istemi haklı görülmeyerek) davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek davanın kısmen kabulü ile, Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2020/2432 esas sayılı dosyasında, 669.167,03 TL'ye yönelik itirazın iptali ile bu miktar için takibin, takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,koşulları oluşmayan icra inkar tazminat isteminin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Öncelikle usule ilişkin itirazları olduğunu, mahkemesince müvekkili şirket yönünden isticvabına karar verilmişse de kanuna aykırı olarak bu işlemin yapıldığını, zira HMK m.170 "Tüzel kişiler adına, temsil yetkisine sahip kimseler isticvap olunur." hükmü gereği şirket yetkilisi adına isticvap yapılması gerekirken tüzel kişilik olan ... şirketine yönelik isticvap yapıldığını, yapılan isticvabın kanuna aykırı olduğunu, müvekkili ... Şirketi ile davacı ortak girişimin; 11/09/2015 tarihli 1.432.049,20 TL bedelli anahtar teslimi Etlik Şantiye Sahasını Kuzeyden Güneye Geçen ve ASKİ Atık Su ve Yağmur Suyu Hatlarının Deplase Edilme İşlerine Yönelik 08-2005.02 numaralı Altyüklenim Sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili firma tarafından işin çoğunluğu bitirilip yapılan işler bedeli olarak tanzim ve tasdik edilen, kök bilirkişi raporuyla da teyit edilen toplam 7 adet 30.11.2015- 30.12.2015, 30.01.2016, 29.02.2016, 31.05.2016, 30.06.2016, ve 30.07.2016 tarihli hakedişler tanzim edildiği bu hakedişlerin kümülatif olarak 1.227.412, 88 TL + KDV bedeli davacılarca müvekkili firmaya ödendiğini, müvekkili firma tarafından davacılara Mersin 6. Noterliği'nin 23239 yevmiye nolu ve 18.07.2017 tarihli ihtarname keşide edilerek hak edişlerinden bakiye 729.760,00 TL + KDV tutarın ödenmesi talep edildiğini ve işbu ihtarnamenin dosyada mübrez olduğunu, ancak davacılar tarafından 7 adet hak ediş raporlarına göre yapılan işi teslim alınıp ödeme yapmalarına rağmen müvekkili firmanın eksik ve kusurlu teslim yaptığı gerekçesiyle fahiş tutarlar talep edildiğini, müvekkilinin hak edişlerinin aldığı işlerin eksiksiz ve sözleşmeye uygun yapıldığı belirlenerek hak edişler ödendiğinden eksik ya da hiç yapılmamış iddiasında bulunan davacıların bu hususu kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ispat etmeleri gerektiğini, davacıların ticari defterlerinde davaya konu olan faturaları işlediğini, ilk derece mahkemesince de bu nedenle yansıtma faturalarında belirtilen malların kullanıldığını ve hizmetin ifa edildiğinin kabul edildiğini, ancak dosyaya daha önceden ibraz edilmiş Yargıtay kararlarında da anlaşılacağı üzere salt ticari defterlere işlenen faturalara konu olan mal veya hizmetin teslim edildiği veya ifa edildiği kabul edilmediğini, kısacası davacıların yansıtma faturasına konu olan bedelin muhatabı olan ..., ... ve ... şirketlerine ait fatura ibraz etmesi başlı başlına işin yapıldığı anlamına gelmediğini, bilirkişi ek raporunun değerlendirme kısmında da yine "Yaptığımız incelemede alt yapı imalatlarının tamamlanmış olduğu çalışma yapılan güzergahların asfatlanarak yolların trafiğe açıldığı ve tesisin işletildiği görülmüştür. Bahsi geçen onarım imalatlarının yapıldığı tarafların beyanından anlaşılmakta olup söz konusu imalatları tevsik eden hakedişlerinde sunulduğu ve sunulan ilk 5 hakedişte sadece atık suyu imalatlarına ilişkin kesintilerin yer aldığı görülmüştür." şeklinde bir değerlendirme mevcut olduğunu, yollar asfaltlanığından kullanılan malzemelerin niteliği ve niceliğinin saptanmasının da mümkün olmadığını, keşif olmadan, yerinde denetim olmadan davacı tarafların iddiasını ispatlama imkanı hukuken mümkün olmadığını , bilirkişi, raporunda, raporunun 15. Sayfasında "Ancak bahsi geçen imalat düzeltmelerinin yerinde uygulanıp uygulanmadığı hususunda dosyaya sunulan faturaların dışında bir tespit bulunmamaktadır." şeklindeki değerlendirmesinden de açıkça anlaşıldığını, ilk derece mahkemesinin, gerekçeli kararında "Raporda ve sonrasında ek raporda teknik yönden yapılan değerlendirme de gerekçeli ve denetime elverişli olarak ek rapor aşamasında yerinde inceleme de yapılarak, davalı alt yüklenicinin sözleşme kapsamında edimini ifa etmesi gerekirken, etmediği kısım, nama ifa gerektirecek şekilde ayıplı yaptığı imalatlar ayrıntılı olarak değerlendirilerek, davacının eksik ve ayıplı kısımlarla ilgili nama ifa şeklinde üçüncü kişilere yaptırdığı işler nedeniyle 1.951.143,98 TL + KDV talep edebileceği belirlenmiştir." ve hükümden hemen önce de "... nama ifa şeklinde üçüncü kişilere yaptırılan ve davalıdan talep edilebilecek tutarın bilirkişi kurulu raporuyla 1.951.143,98 TL + KDV olduğu, talebin 698.667,03 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır." yönünde bir değerlendirmede bulunduğunu ancak raporda bu yönde bir değerlendirme söz konusu olmadığını, kök raporun Teknik Yönden Yapılan Değerlendirme kısmının son paragrafında "...Bu kapsamda harcaması gerçekleşen ve talep edilen ve yukarıda detayı verilen 592.090,70 TL + 106.576,33 TL (KDV) = 698.667,03 TL nin yerinde olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde olduğunu, ilk derece mahkemesince eksik inceleme sonucu davanın kabulüne yönelik verdiği kararını bu sebeplerle usul, esas ve yasaya açıkça aykırı olduğundan düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi için istinaf kanun yoluna müracaat etme zarureti hâsıl olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin devamı aşamasında hakedişlerde yer alan ve bedeli ödenen kalemlere yönelik eksik ve ayıplı işlere ilişkin taraf iddia, beyan ve delillerine dosya kapsamına usul ve yasaya uygun karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 45.710,80 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.427,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.283,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır