T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/197 - Karar No:2026/601
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/197
KARAR NO : 2026/601
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
NUMARASI : 2022/668 E-2023/978 K
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 20/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkil şirkete ait ... plakalı 2016 model ... marka aracının yazlım sistemini yükseltmek için ... ... A.Ş. nin temsilcisi olduğu SS ... otomotiv yazılım şirketi ile anlaşma sağlandığını, hizmet sonucu yazılım şirketine 3.245,00 TL ödeme yapıldığını, araca 09.05.2022 tarihinde yazılımın yüklenmesi ile aracın İstanbul'dan İzmir'e seyir halinde iken motorundan dumanlar çıkmaya başladığını ve motorun durduğunu, aracın çekici ile İzmir ... yetkili servise çekildiğini 09.05.2022 tarihinde çekiciye 3.775,20 TL ödendiğini, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/108 D.İş.dosyası üzerinden yaptırılan delil tespitinde “aracın motorunun vuruntulu ve gürültülü çalıştığını, motorun aşırı yağ üflediğini, bunun akabinde motor yataklarının gerekli şekilde yağlanmaması neticesinde motorun yatak sardığı ve motorun komple revizyon gerektiğinin belirtildiğini, meydana gelen bu arızanın aracın motor gücünün aşırı arttırılması sonucunda meydana geldiğini ve araçtaki toplam hasarın 381,711,07 TL olduğunu, ayrıca araçta değer kaybının da meydana geldiğini, bu nedenle şimdilik araç onarım bedeli olarak 2.000 TL, aracın nakil bedeli olarak 3.775,20 TL, motor tespiti için sarf edilen 3.186,10 TL ve araç kiralama bedeli için şimdilik 2.000,00 TL değer kaybı için 4.038,70 TL bedelin dava tarihinden başlamak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.10.2023 tarihli dilekçe ile de talep ettikleri bedeli 333.675,43 TL artırarak 348.675,43 TL olarak belirledikleri, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yazılım yüklemesini müteakip yolda arıza yapan aracı İzmir’e taşımak için yapılan çekici bedeli olarak 3.775,20 TL’nin, 3. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/108 D. İş nolu dosyasında yapılan 3.186,10 TL’nin, bu bedellere ek olarak müvekkilin eşdeğer özelliklere sahip muadil araç kira bedeli olan 7.500,00 TL’nin, araçta meydana gelen hasar yönünden onarım bedeli olarak 329.214,13 TL’nin, araçta meydana gelen değer kaybı yönünden 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili, davacının dilekçesinin talep kısmında 2. 3. ve 5. bentlerde yazdığı alacak miktarları "kesin ve belirli" olduğunu, davanın davacı tarafından açıkça "belirsiz alacak davası" olduğu belirtilmiş, talep edilen alacak miktarları da dosyadaki delillerle kesin ve belirli olduğundan, ilgili yasal düzenlemeye göre 2. 3. ve 5. bentte sayılan talepler için davanın "belirsiz alacak davası" şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, diğer davalı SS ... Otomotiv Ltd Şti'nin müvekkili şirket ... A.Ş.'nin yetkili temsilcisi olmadığını, dosyaya sunulan belgelerde yapılan işlemin 'chip tuning' (yazılım yüklemesi) olarak yazıldığını ancak yüklenen yazılımın ne marka ya da hangi şirketin yazılımı olduğunun açıklanmadığı ve işlem ücretinin de aynı şirketçe alındığını, davacının, kendi isteği doğrultusunda ... marka aracını diğer davalı ... Ltd Şti'ne götürdüğünü ve adı geçen diğer davalı şirkete 05/05/2022 tarihinde yazılım yüklemesi yaptırdığını, davacının bilirkişi raporundaki kendi kusuruna dayalı tespiti dikkatten kaçırmak ve müvekkil ... A.Ş.'yi iddia edilen zarardan sorumlu tutabilmek maksatlı, SS ... Otomotiv Ltd Şti'nin düzenlediği araç kabul ve iş emri tutanağında ... ... A.Ş.'nin anteti olduğunu, hatta şirketin tabelasının diğer davalının iş yerinde asılı bulunduğundan bahisle hukuki bir bağ kurmaya çalışmış ise de müvekkil şirketin otomotiv yazılımında tanınmış ve tercih edilen bir 'marka' sahibi olmasından dolayı aynı sektörde çalışan 3.kişilerce haksız olarak müvekkile ait markanın reklam olarak kullanılması ve markanın güvenilir ticari gücünden yararlanılmaya çalışıldığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Davalı SS ... ... Ltd. Şti vekili, müvekkil şirketin SS ... ... Ltd. Şti ile ... ... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında, 09/07/2021 Tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş olup; işbu sözleşme karşılıklı olarak onaylanmış ve sözleşmeye konu bayilik çalışma sistemine geçildiğini, diğer Davalı ... ... A.Ş'nin Müvekkil Şirketin bayi Şirketi olmadığı yönündeki beyanlarının haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, dosyaya sunulan hesap hareketlerinden anlaşılacağı üzere müvekkil şirket tarafından ... ... A.Ş.'den dosya satın alınmasına istinaden, şirket sorumlusu ... eşi ... adına her ay 10.000,00 bin TL gönderim yapıldığını, müvekkili Şirket ile ... ... A.Ş'nin yetkili kişileri arasında geçen kayıtlardan da görüleceği üzere her iki taraf da ticari iş kapsamında devamlı görüşme halinde olduklarını, müvekkil şirket, ilgili araçlar üzerinde; sadece Diagnostic cihazların bağlanılması suretiyle gerekli testler yapmakta (turbo boost, buji, bobin, kaçak testi) olduğunu, herhangi bir arıza kodu yoksa da aracın dosyasını okuyarak, panel üzerinden ... ... A.Ş.'ye gönderdiğini, söz konusu araca ... ... A.Ş. tarafından gönderilen yazılım yüklemesi dışında bir işlem yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın davacıya ait araçta yapılan yazılım yükseltme işlemi nedeniyle meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın tazmini istemli eda davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait araca yapılan yazılım yüklemesi nedeniyle aracın hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar oluştu ise araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı oluşmuş ise hasar ve değer kaybı miktarı ve bu bedeli isteme ve çekici hizmeti , ikame araç bedeli ve tespit masraflarının davalılardan isteme şartlarının oluşup oluşmadığı , davalıların bu taleplerden sorumlu olup olmadıkları, müşterek müteselsil sorumluluklarının doğup doğmadığı, davalı ... şirketinin husumet itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı, davalılardan ... ... A.Ş.’nin, yazılımın üreticisi, diğer davalı SS ... ... Ltd.Şti.’nin ise davacının aracının yükleme hizmetini aldığı servis olduğu, davalı ... şirketi husumet itirazında bulunmuş olup, dosyaya sunulan davalılar arasındaki, 09/07/2021 Tarihli Bayilik Sözleşmesinin varlığı ve buna göre davalı ... ... A.Ş.'nin diğer davalıya temin ettiği ve sadece davalı ... ... A.Ş. ile işlem yapılabilen cihazlar ile gelen araçların Motor Kontrol Modülü beyinleri üzerindeki yazılım okunmakta olması, bayi.....com.tr adresi üzerinden aracın tüm bilgilerinin girilerek yapılması gereken işlemler belirtilmesi işlenen bu dosyalar aynı panel üzerinden davalı SS ... şirketine gönderilmekte olması ve bu işlemlerin uygulandığı her araçtan ise; kredi düşümü yolu ile taraflar arasında ödeme işlemlerinin yapılması dikkate alınarak davalının husumet itirazının yerinde görülmediği, TBK 162 maddesinin " Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar." hükmünü içerdiği, buna göre tespit edilmesi halinde varsa zararın tamamından davalıların sorumluluğunun olacağının yazılım yükseltme işleminin garanti kapsamında olması nedeniyle davalıların müşterek müteselsil sorumluluğu kapsamında araştırma yapıldığı, davacının, aracına yazılım yüklenmesi için davalı SS ... şirketinin şirketin iş yerine bırakmış, bu suretle taraflar arasında eser sözleşmesi oluştuğu, eser sözleşmesinde ayıba dair hükümlerin, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlendiği, ayıbın eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade ettiği, TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerektiği, bilirkişi raporunda araçta meydana gelen motor hasarının kullanım kaynaklı olmayıp, aracın “gizli ayıplı” onarılmasından kaynaklı olduğunun tespit edildiği, davacının eseri 05.05.2022 tarihinde teslim aldığı, 09.05.2022 tarihinde ise aracın arıza verdiği çekici ile servise çekildiği, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/108 D. İş nolu delil tespiti ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve 28.07.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığı, İzmir 27. Noterliği 08.08.2022 tarih ve 15369 yevmiye no’lu ihtarı her iki davalıya ihtarname keşide edildiği, bu nedenle davacının eseri ayıplı haliyle kabul ettiğinin kabul edilemeyeceği, ayıp halinde iş sahibinin haklarının 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik haklarının sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme hakları olduğu, öte yandan iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı olup ayrıca bir zarara uğranmış ise bunun da tazminini isteme hakkının varlığının kabulü gerektiği, davalı ... Şirketinin "Yazılım uygulanan araçlar için 3 yıl veya 100.000 km ye kadar orijinale dönme, güncelleme, servis giriş çıkışları gibi durumlarda tekrar yazılım ücreti ödenmez, ek olarak elektronik ünite 3 yıl boyunca ... garantisi altına alınır." şeklindeki taahhüdü de dikkate alınarak araçtaki yazılımın ayrıca garanti altında da olduğu, tespit edilen ayıba göre davacının ayıbın giderilmesi yönünde onarım bedelini ve çekici hizmeti , değer kaybı, ikame araç bedeli gibi zararlarının tazminini isteyebileceği, bilirkişi raporuna göre 3.775,20 TL çekici bedeli, 7.500,00 TL ikame araç bedeli, 329.214,13 TL onarım bedeli, 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 345.489,33 TL'den TBK 162 maddesi gereği davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, dava tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş olup taraflar tacir olmakla bu istemin yerinde görüldüğü, davacının tespit masraflarını da davaya konu etmiş ise de bu bedelin yargılama gideri olması nedeniyle bu kapsamda değerlendirmesi yapıldığı belirtilerek davanın kabulü ile 3.775,20 TL çekici bedeli, 7.500,00 TL ikame araç bedeli, 329.214,13 TL onarım bedeli, 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 345.489,33 TL'nin 14/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... Otomotiv..Ltd.Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının uğramış olduğu tüm maddi zararlardan dolayı sorumluluğun diğer davalı ... ... A.Ş.'ye ait olduğu, davalı ... ... A.Ş'nin müvekkil şirketin bayi şirketi olmadığı ve hiçbir hukuki bağları olmadığı yönündeki iddiaları hukuka ve gerçeğe aykırı olduğu, müvekkil ile davalı arasında 09/07/2021 Tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin karşılıklı olarak onaylandığı ve sözleşmeye konu bayilik çalışma sistemine geçildiği, mahkemece, karar verilirken beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığı, müvekkil firmanın, davacının aracına davalı ... tarafından gönderilen yazılımı yükleme işlemi dışında başkaca hiçbir işlem yapmadığı, söz konusu Bayilik Sözleşmesi kapsamında; davalı ... firmasının, müvekkil şirkete temin ettiği ve sadece ... ... A.Ş. ile işlem yapılabilen cihazlar ile gelen araçların Motor Kontrol Modülü (ECU) beyinleri üzerindeki yazılımın okunduğu, bayi.....com.tr adresi üzerinden aracın tüm bilgilerinin girilerek yapılması gereken işlemlerin belirtildiği, müvekkil şirketin okuduğu dosyaları merkeze gönderildiği, bu dosyaların aynı panel üzerinden müvekkil şirkete gönderildiği, müvekkil şirketin de son aşamada gelen bu dosyayı ilgili aracın beynine yazma işlemlerini gerçekleştirdiği, bu işlemlerin uygulandığı her araçtan ise; kredi düşümü yolu ile müvekkil şirketten panel üzerinden ödeme alındığı, müvekkil şirketin, ilgili araçlar üzerinde; sadece Diagnostic cihazların bağlanılması suretiyle gerekli testler yaptığı, (turbo boost, buji, bobin, kaçak testi), herhangi bir arıza kodu yoksa da aracın dosyasını okuyarak, panel üzerinden ... ... A.Ş.'ye gönderdiği, ... ... A.Ş. tarafından gönderilen modifiyeli dosyanın ise; hiçbir bilgi ve kontrol yapılmadan araca yazıldığı, bu yazma işlemi bittikten sonra ise, aracın; tekrar Diagnostic cihaza bağlanarak hata olup olmadığının kontrol edildiği ve aracın müşteriye teslim edildiği, söz konusu araca ... ... A.Ş. tarafından gönderilen yazılım yüklemesi dışında bir işlem yapılmadığı, müvekkil şirketin görevinin merkezden gelen dosyanın araca yüklenmesi olduğu için sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin 2022/108 D.İş dosyası ile bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişiler tarafından "motorun fabrikasyon performansın üstünde aşırı tork ve güç’te çalıştırılmasına bağlı olarak, zorlanması ve aşırı ısınması neticesinde," motorunun arızalandığı tespiti yapıldığı, bilirkişi raporundaki bu tespit karşısında aracın motorundaki arızanın sürücü hatasından kaynaklanma ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişinin "sürücüden kaynaklı hatanın motor arızasına etkisi" ve araçta mevcut durumdaki yazılımın ne olduğu ile aracın mevcut arızalı durumunun araca 05.05.2022 tarihinde yüklenen bir yazılım olup olmadığı, araç yürümez halde ise arızanın elektronik yazılım yüklemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularına dair detaylı bir araştırma ve değerlendirmede bulunması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ......A.Ş. velili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu edilen hasar ve tamir bedeli ile çekici bedellerinin, davacı tarafından sunulan makbuz ve fatura belgeleriyle, keza dava öncesi alınan bilirkişi raporuyla da KDV dahil olarak tam ve kesin olarak belirli olduğu, buna rağmen davacının davasını yine de "Belirsiz Alacak" davası olarak açmasının yasaya aykırı olduğu, haklarında açılan davanın husumetten reddi gerektiği, dosyaya herhangi bir bayilik sözleşmesi sunulmadığı, paranın gönderildiğine dair bir belge de sunulmadığı, anonim şirket olan müvekkilinin basiretli tacir niteliğinin gereği olarak tüm bayileriyle "sözleşme" yaparak resmi web sitesinde bayilerini gösterdiği ve tanıttığı, oysa diğer davalı SS. ... Ltd Şti'nin müvekkil şirketin web sitesinde yayınlanan bayi listesinde hiç olmadığı ve İstanbul'da müvekkilin zaten başka bir bayisinin olduğu dosyada "içerikleri ve tespitleri" birbiriyle tamamen farklı iki ayrı bilirkişi raporu olduğu, 28/07/2022 Tarihli 1.Bilirkişi Raporu, 09.05.2022 tarihinde dava konusu aracın arızalanarak yetkili ... servisine çekilmesini hemen takiben, 12/05/2022 tarihinde arızalı iken bilfiil aracın üzerinde ve hasar gören motor incelenerek düzenlendiği (İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/108 D.İş dosyasında), rapor incelendiğinde; dava konusu motor arızasının sebebi raporda (aynen) "Motorun arızasının; motorun aşırı performansın üstünde çalıştırılmasına bağlı olarak, zorlanması ve aşırı ısınması neticesinde yağlamanın yetersiz kalarak Ana ve Kol Yataklarının sarması/bozulması ile Piston ve Silindir Yüzeylerinin çizilmesi/bozulması olduğu" şeklinde yazıldığı, diğer bir anlatımla, dava konusu arızaya 'motoru performansının üzerinde çalıştırarak zorlayan "sürücünün" neden olduğu' çok açık ve net olarak tespit edildiği, ortaya çıkan hasara yazılımın sebep olduğu iddiası bilirkişilerce doğrulanmadığı, 05/06/2023 tarihli 2. Bilirkişi Raporu ise, karar veren yerel mahkemece davaya konu araçtaki arıza tamir edildikten ve hasarlı motoru 'sıfır-yeni' motorla değiştirildikten bir (1) yıl sonra, yani arızalı araç bilirkişilerce hiç görülmeden düzenlendiği, araca sıfır motor takıldığını da raporlarına yazan bilirkişilerin, bu şartlar altında arızalı iken görmedikleri araçta hangi yazılımın bulunduğunu, keza arızaya yazılımın neden olup-olmadığını da tespit edebilmelerinin "tartışmasız ve her türlü izahtan vareste" ve imkansız olduğu, fotoğraflara bakarak "yazılım" yani bilgisayar programı incelemesi yapabilen bu bilirkişilerin, aynı yöntemle arızalandığı esnada araç üzerindeki yazılımın müvekkil ... A.Ş.'ye ait olduğuna(?), araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olmadığına(?) ve ortaya çıkan hasarın da aracın gizli ayıplı onarılmasından kaynaklandığına dair de (yine fotoğraflar üzerinden) görüş bildirebildikleri, mahkemece neden (2.)bilirkişi raporuna "neden" üstünlük tanıdığını ise hukuka uygun gerekçeleriyle kararında açıklamadığı, "gizli ayıbın" ne olduğunu ve aracın hangi parçasının gizli ayıplı onarıldığını, gizli ayıbın nasıl tespit edildiğini ve motorda çıkan hasara gizli ayıplı onarımın nasıl sebebiyet verdiğinin kararında açıklanmadığı, hiç bir şekilde "araç üzerindeki yazılımın müvekkile ait olduğunu" kabul etmemekle birlikte, yazılımın "gizli ayıplı" olduğu ya da "araca gizli ayıplı yazılım yüklendiği"nin de bilirkişi raporlarında tespit edilmediği, kaldı ki, müvekkil ... A.Ş. tarafından yazılıma garanti de verilmediği, cevap dilekçelerinde ek-3'de sunulan ve web adresinde halen görülen Garanti Metni incelendiğinde müvekkil ... A.Ş.’nin, sadece yazılımın araçtan kaldırılması ya da yeniden yüklenmesi gerektiğinde "tekrar ücret alınmayacağı" şeklinde ve ayrıca, yazılım uygulanan aracın "elektronik ünitesi"ne yönelik garanti verdiğinin açıkça görüldüğü, garanti metni içeriği de dikkate alındığında, müvekkil şirket ... A.Ş. tarafından "yazılıma" garanti verilmediği halde, mahkemenin aksine kararına "araçtaki yazılımın ayrıca garanti altında da olduğu görülmüştür" şeklinde yazması ve buradan yola çıkarak "garanti kapsamı" nedeniyle müvekkil şirketin hasardan müşterek müteselsil sorumlu olduğuna karar vermesinin de hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal
düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu aracın motor yazılım güncellenmesinde davalı ... ... A.Ş.'nin yazılımın kullanılmasına ve davaya konu işlemde davalı ... ... A.Ş.'nin yazılımı yapan üretici firma olarak sorumluluğunun olduğunun anlaşılmasına davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 23.600,37 TL istinaf karar harcından davalı SS.......Otomotiv tarafından yatırılan 427,60 TL ve 5.472,50 TL ve davalı ......A.Ş.tarafından yatırılan 5.901,00 TL olmak üzere toplam 11.801,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.799,27 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır