(ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (5237 S. K. m. 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 100, 280, 286)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.04.2018 tarih, 2018/214 esas ve 2018/3478 karar sayılı bozma ilamı verildiğinden, dosya yeni esasa kaydedilerek dairemizce yapılan yargılama sonunda:
İDDİA:
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2016 tarih, 2016/522 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunu işlediğinden bahisle Türk Ceza Kanunu 188/3, 4, 5(ilk cümle). 53/1, 54, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve iddia olunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; sanığın TCK'nın 188/3-4-5, 62, 52 maddeleri gereğince 18 yıl 9 ay hapis ve 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dairemizce yapılan yargılıma sonunda ise sanık hakkında TCK'nın 188/3, 4, 192/3, 62, 52 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Dairemizce yapılan yargılama sonunda verilen 08.12.2016 tarihli hüküm yönüyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinin uygulama koşulları oluşmadığından aleyhe istinaf talebinde bulunulması üzerine; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.04.2018 tarih ve 2018/214 esas ve 2018/3478 sayılı karar ile sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları oluşmadığından bozulmasına karar verildiğinden;
Sanık hakkında davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine karar verilmiş olup bu yönde yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: ''Olay tarihinde araçta yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeler bana aittir. Ben kullanmak amacıyla olayın olduğu gün açık kimlik ve adresini bilmediğim Anbar Mahallesinde bulunan R. isimli şahıstan 320 TL karşılığında satın almıştım, bu şahıs bana uyuşturucuları iki adet sigara paketi içerisinde verdi. Daha öncede bu şahıstan bir defa esrar almıştım, olay günü gezmek amacıyla araçta bulunuyordum, polisleri görünce sigara paketinin birini yan tarafımda oturan İ. D.'e verdim, ona sigara paketini al, kapının cebine koy dedim, onlar polisi fark etmemişti, İ. benden paketi alıp oraya koydu, diğer paket bendeydi, aracı ben kullanıyordum, sürücü kapısının altına attım, diğer sanıkların uyuşturucudan haberleri yoktu, onlarla beraber uyuşturucu madde daha öncesinde kullanmadım, suçlamaları kabul etmiyorum şeklinde beyanda bulunmuş olup; sanığın 12/05/2016 tarihli kolluk ifadesi okunup çelişki sebebiyle sorulduğunda: ''Emniyette beni sıkıştırdıkları için okuduğunuz şekilde ifade verdim, şimdiki ifadem doğrudur'' şeklinde; 13/05/2016 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesi okunup çelişki sebebiyle sorulduğunda: ''Ben yukarıda belirttiğim gerekçeyle okuduğunuz şekilde ifade verdim, şimdiki ifadem doğrudur.'' şeklin de; 13/05/2016 tarihli sorgu sırasındaki savunması okunup çelişki sebebiyle sorulduğunda: ''Ben yukarıda belirttiğim gerekçeyle okuduğunuz şekilde ifade verdim, şimdiki ifadem doğrudur'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizce yapılan 08.12.2016 tarihli yargılama sırasında alınan beyanında ise; "Susma hakkını kullanmak istediğini, savunma yapmayacağını, sorgudaki, savcılıktaki ve polisteki ifadelerinin doğru olmadığını, duruşmada alınan ifadesinin doğru olduğunu, uyuşturucunun kendisine ait olduğunu, A. ve İ.'in bu uyuşturucu ile bir ilgisinin olmadığını, polisleri görünce panikle uyuşturucunun bir kısmını İ.'e verdiğini, yerde bulunan uyuşturucunun da kendisine ait olduğunu. "şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizce yapılan 11.07.2016 tarihli yargılama sırasında alınan beyanında ise;" Ben eski beyanlarımı tekrar ediyorum. Bozmayı kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Olay tarihinde silahlı şahısların çevreye rahatsızlık verdiği şeklindeki polise yapılan bir ihbarla kontrol için bildirilen yer ve çevresine gidildiğinde otoparkta diğer sanıklardan A. tarafından kiralanmış olan bir aracın park halinde olduğunun görüldüğü, bilgi almak için yaklaşıldığında araç içindekilerin paniklemesi üzerine Kayseri Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada değişik mahiyette fişekler halinde uyuşturucu maddeler elde edildiği, uyuşturucu maddelerin mahiyeti, miktarı, paketleniş şekli göz önüne alındığında sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmakla, sabit olan bu eyleminden dolayı TCK'nın 188/3-4(a), 52, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, tutuklu kalınan süre ve tertibi muhtemel ceza miktarı göz önüne alındığında sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLER:
İddia, savunma, olay tutanağı, ekspertiz raporu, idrar raporları, arama kararı ile tüm dosya belge ve içerikleri.
Dosyada hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delil bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
12.05.2016 tarihinde saat 12.00 sıralarında polise yapılan ihbarda, silahlı bir şahsın çevreyi rahatsız ettiğinin bildirildiği, polisin kontrol için bildirilen yer ve çevresine gittiği, bu sırada otoparkta park halinde bulunan 38 GE 7.. plakalı araçta (beyanına göre sanık A.'in kiraladığı araç) oturan kişilere silahlı birini görüp görmediklerini sormak için yaklaştığı sırada araç içerisindeki şahısların paniklediğinin görüldüğü, bu sırada aracın sağ ön tarafında oturan beraat eden İ. D.'in panikle kapıyı açtığı, polisin açılan kapının yan gözünde kapağı açık parlement marka sigara kutusu içerisinde alüminyum folyoya sarılı bir şeyleri gördüğü ve araç içerisinde bulunan sanıklara araçtan inmelerini söylediği, Kayseri 1. SCM 2016/1631 D. İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada sağ ön koltuk cebinden alınan sigara paketi içerisinde 16 fişek 6,3 gram ADB-FUINACA VE 5 FLUORO AKB 48 içeren uyuşturucu madde ve aracın şöför koltuğunda oturan sanık E.'ın indiği tarafta araç kapısının hemen alt kısmında yerde Camel sigara paketi içerisinde MDMA içeren 5 adet tablet ve 1 adet 0,6 gram ADB-FUINACA VE 5 FLUORO AKB 48 içeren uyuşturucu madde ele geçirildiği, aracın arka koltuğunda oturan kişinin ise beraat eden A. Y. olduğu anlaşılmıştır.
A. Y. tüm aşamalarda değişmeyen beyanlarında, aracı arkadaşından kiraladığı, sanık E.'ı tanımadığı, arkadaşı olan İ.'i araç ile aldıktan sonra İ.'in isteği üzerine sanık E.'ı da aldıkları, sanık E.'ın aracı kullanmayı istemesi üzerine aracı sanık E.'ın kullanmaya başladığı, bir süre gezdikten sonra aracı park ederek sohbet etmeye başladıkları, polisin geldiğini gören sanık E.'ın panikle elinde olan sigara paketini İ.'e vererek arabanın altına atmasını istediği, İ.'in ise paketi kapı kısmındaki cepe koyduğu, kendisinin ve İ.'in uyuşturucudan haberlerinin olmadığı, ele geçen uyuşturucuların sanık E.'a ait olduğunu söylediği,
İ. D.'in soruşturma aşamasında uyuşturuculardan haberinin olmadığını beyan ettiği, mahkeme huzurundaki savunmasında ise polisi gören sanık E.'ın panikle kendisine atması için sigara paketi verdiğini ancak kendisinin sigara olduğunu zannederek aracın içerisine geri bıraktığını ve uyuşturuculardan haberinin olmadığını söylediği,
Sanık E.'ın ise soruşturma aşamasındaki beyanlarında, suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmişse de, mahkemedeki savunmasın da A.'in beyanlarını doğrular şekilde suç konusu uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, kullanmak için satın aldığını, araç içerisindeyken polisi görünce panikleyerek paketlerden birini İ.'e arabanın cebine koyması için verdiğini, İ. ve A.'in uyuşturucu maddelerden haberlerinin olmadığını beyan etmiştir.
Dosya kapsamı, olay tutanağı, İ. ve A.'in beyanları, sanık E.'ın ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, suç konusu uyuşturucu maddelerin sanık E.'a ait olduğu kanaatine varılmış, sanık E.'ın bu uyuşturucu maddelerini kullanmak için bulundurduğu savunmasına ise suç konusu uyuşturucu maddelerin paketçikler halinde olması ve madde çeşitliliği göz önüne alınarak itibar edilmemiş, uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu netice ve kanaatine varılmıştır.
Olayın oluş şekli, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve A. Y.'ın istikrarlı beyanları dikkate alındığında, TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları oluşmadığından, uygulanmamasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2016 tarih, 2016/280 esas, 2016/300 karar sayılı sanık hakkındaki Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti yapma veya Sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B-1-Sanık E. S.'ın üzerine atılı Uyuşturucu Madde Ticareti suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan TCK'nın 188/3. maddesi 1. cümlesi gereğince, suçun işleniş biçimi, uyuşturucu maddenin miktarı, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak takdiren alt sınırdan 10 YIL HAPİS ve 5 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Suça konu uyuşturucu maddenin sentetik-kannabinoid sınıfından olması nedeniyle TCK'nın 188/4-a maddesi gereğince verilen cezada yarı oranda artırım yapılarak 15 YIL HAPİS VE 7 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında koşulları oluşmadığından TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek; TCK'nın 62 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 12 YIL 6 AY HAPİS ve 5 GÜN karşılığı TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdiren günü 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek 100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık E. S.'ın Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 tarih, 2011/491 Esas 2011/569 Karar sayılı kararı ile tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan sanığın cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
6-24/11/2015 tarih 29542 sayılı resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2014/140- 2015/85 E/K sayılı iptal kararı doğrultusunda sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
7-a-Sanığın üzerine atılı suçun niteliği, verilen mahkumiyet hükmü, atılı suçun CMK'nın 100/3 maddesinde ön görülen suçlardan oluşu, verilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesi ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması hususları dikkate alınarak CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, hüküm özeti düzenlenerek Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
b-Tutukluluğun devamına ilişkin karara 7 gün içerisinde mahkeme kalemine verilecek bir dilekçe veya zabit katibine tutulacak tutanak ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi nezdinde itiraz edebileceklerinin sanık ve müdafine bildirilmesine, (bildirildi)
Sanığın şahsi hürriyetini kısıtlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdikleri sürelerinin TCK’nın 63 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
8-Kayseri Adli Emanetinin 2016/2318 sırasında kayıtlı bulunan 20 Adet alüminyum folyo parçası, 1 Adet parlıament ibareli sigara paketi, 1 Adet camel ibareli sigara paketinin TCK'nın 54/1, 2,3 gram 5 FLUORO AKB 48 ve ADB-FUBINACA maddelerini ihtiva eden uyuşturucu maddenin ve Kriminal Polis Laboratuvarında şahit numune olarak alıkonan toplam 2,0 gram şahit numune uyuşturucu maddelerin TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
İlk derece mahkemesinde yapılan 13 TL, dairemizce yapılan 14 TL davetiye yargılama giderinin (Toplam 27 TL) sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, sanık E. S. ve sanık müdafii Av. A. D. yüzüne karşı, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı Gürhan Aktaş'ın katılımıyla mütalaya uygun olarak verilen kararın tefhiminden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Mahkemelerinden birisine aynı usulle başvurulması, tutuklu bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle CMK 286. maddesi gereğince Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği ihtaratıyla oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11.07.2018 (¤¤)