İstinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2014 tarih ve 2014/24225 esas sayılı iddianamesi ile sanığın işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması istemiyle dava açılması üzerine, Ankara 35. ASLCM'nin yukarıda özet bilgileri bulunan kararla sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan TCK'nın 191/1, 192/3, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup,
Suç tarihinin 15.05.2014 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında 10.05.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmekle;
Yapılan inceleme sonucu;
Sanık hakkında 20.02.2013 tarihli eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan açılan kamu davası üzerine Ankara (Kapatılan) 12. SCM'nin 23.12.2013 tarih, 2013/1067 esas, 2013/1358 karar nolu ilamı ile TCK'nun 191/2 maddesine göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükmün 31.12.2013 tarihinde kesinleştiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlandığı, sanık hakkında 14.01.2015 tarihli eylem nedeniyle yapılan ihbar üzerine Ankara 37. ASLCM'nin 2015/611 esas, 2015/1142 karar nolu ilamı ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde bulunması nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediği, Denetimli Serbestlik evrakının 14.01.2015 tarihinde kapatıldığı, incelemeye konu eylemin kapatma tarihinden önce gerçekleşmesi nedeniyle Ankara (Kapatılan) 12. SCM'nin tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlali niteliğinde olduğu, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişik TCK'nun 191 maddesi ile uyuşturucu bulundurma veya kullanma suçlarıda yeni bir sistem getirildiği, buna göre denetim süresi içinde işlenen aynı nitelikteki eylemin tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlali niteliğinde kaldığı, TCK'nun 191/5 maddesine göre ihlal sayılan eylemden dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile getirilen düzenlemenin bu açıdan sanık lehine olduğu ve TCK'nun 7. Maddesine göre lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmakla ve olayın aydınlanması için herhangi bir araştırmanın yapılmasının gerekli olmaması karşısında, duruşma açılmayarak bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık Yunus POLAT hakkındaki Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2018 tarih, 2017/12 esas, 2018/406 karar sayılı kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmekveya bulundurmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA,
CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının DÜŞMESİNE,
Ankara 37. ASLCM'nin 2015/611 esas, 2015/1142 karar nolu dava dosyasına, mahkemesince mahallinde bilgi verilmesine,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanığa tebliğine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Mahkemelerinden birisine aynı usulle başvurulması, tutuklu bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle CMK 286. maddesi gereğince Yargıtay TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere (temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği ihtaratıyla) 31.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)