T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/390 Esas
KARAR NO: 2024/205
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/02/2022
NUMARASI: 2019/668 Esas-2022/99 Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ:
DAVALI: ... ...
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen 23/12/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının anahtar teslimi taşeron iş sözleşmesi imzaladığını, buna göre 31/08/2016 tarihli 220.000,00 TL + KDV bedelli götürü sözleşme uyarınca Bilkent Beytepe 28565 ada 2 parselde bulunan binaların ısıtma, soğutma, pis su, temiz su, sıcak su tesisatı ve ilave işlerinin yapılmasının taşeron olarak taahhüt edildiğini, sözleşme konusu işler için müvekkili davacıya toplam 177.471,98 TL ödeme yapıldığını, ancak birinci hakediş, ikinci hakediş, üçüncü hakedişten yapılan kesintiler toplamı ile dördüncü hakediş bedelinin davacıya ödenmediğini, imalatların teslim edilmiş olmasına rağmen davalı yanın bu güne kadar bakiye alacağı ödemeye yanaşmadığını, faturanın davalıya Ankara 66. Noterliği'nin 16/11/2018 tarih ve 31532 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, davalının ise faturayı Ankara 16. Noterliği'nin 28/11/2018 tarih ve 18891 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından yapılan işlerin tespiti amacıyla Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/21 D. İş sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi tespit raporunda 205.628,38 TL + KDV tutarında fiili imalat yapıldığının tespit edildiğini, ancak bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde eksiklikler bulunduğunu, bu nedenle rapora itiraz edildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu belirterek şimdilik 108.163,19 TL alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 13.253,83 TL hakedişlerden yapılan kesintilerin avans faizi ile birlikte, ihtarname masrafı olan 220,30 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT;
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesinde özetle; Yapılan işlerin faturasının düzenlenmesi üzerine bedellerinin davacıya ödendiğini, davacının fazla imalat yaptığı iddiasının doğru olmadığını, fazla imalat yapıldığının davacı yanca ispatlanması gerektiğini, yine davacı tarafından yapılan imalatlarda eksiklikler ve ayıplar bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarihli 2019/668 Esas 2022/99 Karar sayılı kararında özetle; Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/21 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yönünden düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "tespit isteyen tarafından sözleşme gereği olarak yapılan işler; sıhhi tesisat 60.140,00 TL, havalandırma 4.380,00 TL, ısıtma soğutma 145.000,00 TL olmak üzere toplam 209.520,00 TL olmakla birlikte tespit dilekçesinde asma kat eksiklik tutarının da 3.891,62 TL olduğunun belirtildiği, dolayısı ile anılan miktarın tenzili ile 205.628,38 TL + KDV tutarında fiil imalatı yapmış olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 09/04/2021 tarihli raporda özetle; "davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu raporun B-mali incelemeler kısmında detaylı açıklandığı üzere tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 177.471,98 TL olduğu, tarafların ticari defterlerinde ödemelerin bire bir uyumlu olduğu, 2017 yılı sonuna kadar birinci hakediş, ikinci hakediş ve üçüncü hakediş için yapılan teminat kesintiler ve asıl alacak ile birlikte toplam 13.253,82 TL'nin tarafların ticari defterlerine kaydettiği, 2017 takvim yılında devir eden bakiyelerin uyumlu olduğu, 2018 takvim yılında ise dördüncü hakediş bedeli olan 108.163,19 TL davacının defterine kaydettiği ve bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafın ise bu faturayı kayıtlarına almadığının tespit edildiğini, dosya içerisine sunulan belgelerde davacının davalıya 108.163,19 TL'lik 035894 nolu faturanın Ankara 66. Noterliği'nin 16/11/2018 tarih ve 31532 yevmiye numaralı ihtarname ile gönderildiğini, 20/11/2018 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalının ise Ankara 16. Noterliği'nin 28/11/2018 tarih ve 18891 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu faturaya itiraz ederek faturayı iade ettiğini bu hususun mahkemenin takdirinde olduğunu, teknik incelemeler konusunda ise yerinde inceleme yapılmasının gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Tarafların itizarı ve bilirkişi heyetine makine mühendisi bilirkişi eklenerek keşfen yapılan inceleme sonunda düzenlenen ek raporda özetle "mali inceleme yönünden ilk rapordaki düşüncelerinin değişmediğini, teknik incelemeler yönünden ise sözleşme dışı yapılan işlerin yerinde yapılan keşif esnasında heyete katılan makine mühendisi bilirkişiye tek tek gösterilmesi gerekirken gösterilmediğini, sözleşme ve sözleşme dışı yapılan işlerin toplamı, sözleşme kapsamında davacı tarafın alacak tutarının 77.535,90 TL olacağı, sözleşme dışı yapılan imalatlar ilave edildiğinde toplam 121.417,02 TL alacağının bulunduğu, sözleşme dışı yapılan işlere heyete katılan makine mühendisi bilirkişinin onay vermesi gerektiği, davacının sözleşme dışı yapılan işleri keşif esnasında uyarılara rağmen gösterilmediğini, o işlerin faturaları kesildi denildiğini, dolayısı ile sözleşme dışı yapılan imalatların sonuca ulaştırılmasının takdirinin mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ve ilave iş bedelinin tahsiline yönelik olup davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir.
Davacı, taraflar arasında akdedilen Anahtar Teslim Taşeron İş Sözleşmesi kapsamında asıl iş ve asıl işe ilave olarak 37.187,38 TL +KDV bedelli ilave imalatın yapıldığını, 177.471,98 TL ödeme yapıldığını, Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/21 d. İş sayılı dosyası ile de delil tespiti yaptırıldığını, gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını beyanla 108.163,19 TL iş bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasında 31.08.2016 tarihli "Anahtar Teslim Taşeron İş Sözleşmesi" başlıklı sözleşme akdedildiği, sözleşme kapsamında yüklenici tarafından 28565 ada 2 parselde yapılacak inşaatın mekanik, ısıtma, soğutma pis temiz su sıcak su tesisatı işlerinin yapılacağı, iş bedelinin havalandırma, ısıtma, soğutma ve sıhhı tesisat işleri için ayrı ayrı belirlenmek üzere toplamda 220.000,00 TL +KDV olarak kararlaştırıldığı, davalı tarafından 177.471,98 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık dışıdır, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı yüklenicinin edimini yerine getirildiği ve eksiksiz ve ayıpsız olarak eseri teslim edildiği ve asıl ve ilave iş bedeline hak kazandığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davaya konu 108.163,19 TL tutarındaki 16.11.2018 tarihli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, iş bu faturanın davalı tarafından süresinde davacıya iade edildiği, ancak yapılan ödemelerin uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/21 d. İş sayılı delil tespiti dosyası, mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu bir bütün halinde incelendiğinde; asıl iş bedeline yönelik olarak, dava öncesinde davacı talebi üzerine alınan delil tespiti dosyasında;
Havalandırma kanalına yönelik olarak havalandırma kanalına rastlanmadığı, bu iş kalemi yönünden 4.620,00 TL iş bedelinden minha ile alacağın 4.380,00 TL+KDV olacağı,
Isıtma ve soğutma tesisatının tam olduğu, iş bedeli olarak 145.000,00 TL+KDV ödenmesi gerektiği,
Sıhhi tesisat yönünden toplamda 4.880,00 TL eksik iş bedeli mevcut olup hakedişen iş bedelinin 60.140,00 TL+KDV olduğu, toplamda ise 209.520,00 TL ayrıca asma kat eksikliklerinin de tutarı indirildiğinde 205.628,38 TL + KDV= 242.641,48 TL olduğunun belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan keşif ve alınan raporda ise delil tespiti raporundan farklı olarak delil tespitinde tespit edilemeyen havalandırma kanallarının imal edildiğinin belirtilerek asıl iş bedeline 4.620,00 TL ilave edilmesi ile KDV dahil toplamda 248.093,09 TL iş bedeli hesaplanmış ise de, delil tespiti sırasında bulunmayan imalat kaleminin tespit sonrasında davacı tarafından yapıldığı yönünde davalı tarafından kabul bulunmadığı gibi davacının da tespit sonrasında imalat yapıldığı iddiası mevcut değildir, bu nedenle tespitte yer alan imalat kalemleri göz önüne alınarak mahkememizce hesaplama yapılarak iş bedeli hesaplanmıştır.
İlave iş bedeline yönelik olarak, davacı tarafından sunulan ve imzasız olan 13.07.2017 tarihli sözleşme ve hakedişlerde davalı imzasının olmadığı, ilave işin yapıldığının yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından ilave iş bedeline yönelik olarak davanın reddine karar verilmiş, yine davadan önce davalının Ankara 66. Noterliği'nin 31532 yevmiye, 16.11.2018 tarihli ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğü anlaşıldığından alacağın avans faizi ile ihtarda belirtilen önel bitimi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline dair karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 65.169,50 TL alacağın temerrüt tarihi olan 07/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 11/04/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından şaft içerisinde ve tuvaletlerin asma tavanlarında yer alan havalandırma kanallarının göz ardı edildiğini, sözleşmede WC havalandırma kanalı için 4.620,00 TL değil 3.060,00 TL belirlendiğini, ayrıca mutfak havalandırma kanalı ve WC havalandırma kanalı için ayrı ayrı fiyat belirlendiğini, bilirkişi tarafından bu hususun göz ardı edilmek suretiyle her iki imalat kalemi için belirlenen fiyatın toplanıp WC havalandırması için belirlenmiş gibi gösterildiğini, raporda bilirkişinin, havalandırma kanallarına rastlanmadığını bildirmiş ise de müvekkili tarafından sözleşme kapsamında havalandırma kanalları imalatının gerçekleştirilmiş olup bilirkişi tarafından gözden kaçırıldığının görüldüğünü, müvekkili tarafından sözleşmede belirlenen imalatlardan yalnızca 3.891,62 TL+ KDV'lik kısmın iş sahibinin asma kat inşaatını tamamlayamaması nedeniyle ifa edilemediğini, havalandırma kanallarının şaft içerisinde ve tuvaletlerdeki asma tavanlarda mevcut olup bilirkişi tarafından bariz bir biçimde gözden kaçırıldığını, istinafa konu olan hükmü veren mahkemece yapılan keşif ve alınan rapor incelendiğinde görüleceği üzere delil tespiti raporundan farklı olarak delil tespitinde tespit edilemeyen havalandırma kanallarının imal edildiğinin belirtilerek asıl iş bedeline 4.620,00 TL ilave edilmesi ile KDV dahil toplamda 248.093,09 TL iş bedelinin hesaplandığını, iş bu raporların bile Sulh Hukuk Mahkemesince düzlenen 26.09.2019 tarihli bilirkişi raporunun eksik olduğunu, raporda eksik imalatlara yönelik mükerrer kesinti yapılarak hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda, sıhhi tesisat kalemleri ile ilgili sözleşme konusu olup, yapılmamış/ eksik işlerin tespit edildiğini, bu işlerin toplam bedelinin 4.860,00 TL olduğunu, müvekkilinin bu kalemden doğan hak edişinin 65.000,00 TL - 4.860,00 TL = 60.140,00 TL olacağının bildirdiğini, raporun sonuç kısmında da tespit dilekçesinde asma kat eksiklikleri tutarının da 3.891,62 TL olduğunun belirtildiğinden toplam hak edişten de bu miktarın tekrar düşüldüğünü, ancak bilirkişi tarafından mükerrer olarak yapılan kesintilerin kabulünün mümkün olmadığını, asma katın tamamlanamaması nedeniyle yapılan eksik imalatların taraflarınca bildirildiğini, bilirkişi raporunda sıhhi tesisat kalemine istinaden yapılan eksik işleri hesaplayıp hak ediş miktarından düştükten sonra hiçbir gerekçe göstermeksizin aynı zamanda taraflarınca bildirilen miktarın da düştüğünü, bu şekilde mükerrer yapılan kesintinin hiçbir hukuki mantığı ve izahı bulunmadığını, bilirkişinin hem kendi tespit ettiklerini hem de taraflarınca bildirilen eksik imalat bedellerini mükerrer olacak şekilde toplam hak ediş miktarından düştüğünü, bilirkişinin kendi yapmış olduğu eksik imalat kalemlerinin de gerçeği yansıtmadığını, hak ediş raporlarında ve dilekçelerinde yer almasına rağmen işveren tarafından yaptırılan eksik imalatların hiç değerlendirilmediğini, sözleşme dışı yapılan imalatların dosyada mübrez 1,2 ve 3 nolu hak ediş raporlarının ekinde yer alan belgelerde açıklama kısmında 'villalar için yaptırılan çalışmalar' şeklinde yer aldığını, bilirkişinin raporu düzenlerken dosyada mübrez tüm belgeleri incelemeden, talepleri göz önüne almadan yeterli dikkat ve özeni göstermeden hazırlamış olduğu raporun usul ve yasaya uygunluğundan bahsedilmesinin imkansız olduğunu, açılacak davaya esas olmak üzere yaptırılan işbu tespit dosyasında da, hukuk ve hakkaniyete uygun olarak, gerekli dikkat ve özenin bilirkişi tarafından gösterilmesinin hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından elzem olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında taraflarınca dosyaya sunulan delil tespit raporundan farklı olarak 4.620,00 TL+KDV bedelinin havalandırma kanallarının yapıldığının tespit edildiğini, bilirkişiler tarafından bu bedelin de taraflarınca yapılan toplam iş bedeline eklendiğini, bilirkişilerce yapılan bu tespitin doğru olmasına karşın yerel mahkemece bu hususun yanlış değerlendirildiğini, yerel mahkemece 'ilave işin yapıldığının yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından ilave iş bedeline yönelik olarak davanın reddine' şeklindeki gerekçe ve kararın, sözleşme dışı yapılan işlerin ya betonun içine gömülü olduğundan ya toprak altında olduğundan ya da şantiyeye ilişkin olup şantiye kalmadığından gözle görülmesinin mümkün olmaması sebebi ile taraflarınca gösterilememiş olması nedeni ile hukuka ayrılık arz ettiğini, sözleşme dışı yapılan işlerin ya betonun içine gömülü olduğundan ya toprak altında olduğundan ya da şantiyeye ilişkin olup şantiye kalmadığından gözle görülmesinin mümkün olmadığını, görülemeyen imalatların tespitinin mümkün olduğunu, sözleşme dışı yapılan ilave işlerin yine idari bina ve villaların ısıtma, soğutma, pis su, temiz su, sıcak su tesisatına ilişkin iş ve imalatlar olduğunu, davalı tarafından itiraz edilmeyen hakediş raporları ile taraflarınca sözleşme dışı ilave işlerin yapıldığının kanıtlandığını, yapılan işlere yönelik olarak da müvekkilince 05/09/2016 tarihli birinci hakediş, 05/11/2016 tarihli ikinci hakediş, 05/12/2016 tarihli üçüncü hakediş ve 30/05/2017 tarihli dördüncü hakediş raporu olmak üzere dört ayrı hakediş raporu düzenlendiğini, bu hakediş raporlarından 1-2 ve 3 nolu hakediş raporlarının 13.253,83 TL eksik olsa da davalı tarafından kabul edildiğini ve ödendiğini, mahkeme ve bilirkişilerce gözden kaçırılan en büyük hususun bu hakediş raporlarının içeriğini olduğunu, 1-2 ve 3 nolu hakediş raporlarının içeriği incelendiğinde hepsinde idari bina açıklamasının yanında villalar için yaptırılan çalışmaların yazdığını, sözleşmede kararlaştırılan işlerin yalnızca idari bina için kararlaştırıldığını, taraflarınca davalarının ispatlanmış olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamının kabulüne karara verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 10/04/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında ... deki binanın yapımı devam ederken binanın havalandırma tesisatı, ısıtma soğutma tesisatı ve sıhhi tesisat yapımı için toplam 220.00,00 TL + KDV üzerinden 31.08.2016 tarihinde anahtar teslimi taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, davacı tarafça işlerin peyderpey tamamlamasına müteakip düzenlenen 1. , 2. ve 3. hak ediş bedelleri toplamına karşılık 190.725,81 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın işi tamamlayıp teslim etmediği için son kesin hak edişin düzenlenemediğini, davacı tarafın sözleşme ile belirlenen işleri sözleşmede belirlenen sürede tamamlamadığını, yaptığı imalatlarda da bir çok eksik ve hatalı iş yaptığını, müvekkili şirketin bu işleri daha sonrasında başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, davacı tarafından taraflarına Ankara 66. Noterliği'nin 16.11.2018 tarih ve 31532 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderilen 035894 seri numaralı 108.163,19 TL'lik faturaya yasal sekiz günlük süresinde itiraz ettiklerini ve Ankara 16. Noterliği'nin 28.11.2018 tarih ve 18891 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davacı tarafın bu fatura ile talep ettiği bedel karşılığı işin yapıldığının Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/ 21 D. İş dosyasının delil tespit dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde ve daha sonra mahkeme ile iki kez yapılan keşifte belirlendiğini, üç kez bilirkişi incelmesi yapıldığını, davacının bu fatura bedeli kadar iş yaptığını ispat edemediğini, bu faturadaki işlerin yapılmadığının, müvekkili şirketin kabulünde olmayan afaki işler için düzenlenmiş bir fatura olduğunun açık ve net olduğunu, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği işleri eksiksiz ve zamanında tamamlamadığının açık ve net iken haksız menfaat elde etmek amacı ile yapmadığı işler için de müvekkili şirkete fatura düzenlediğini, taraflarınca faturaya yasal süresi içinde Ankara 16. Noterliği'nin 28.11.2018 tarih ve 18891 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, davalının faturadan dolayı müvekkili şirketten bir alacağı bulunmamasına rağmen mahkemecı, keşif tespitleri ve bilirkişi incelemesinin dışında kendisinin bir hesaplama yaparak davanın 65.169,50 TL üzerinden kabulü ile temerrüt tarihi olan 07/12/2018 den itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline karar verdiğini, bu karar usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğundan istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 31/08/2016 tarihli ve 220.000,00 TL + KDV bedelli olarak götürü bedel şeklinde düzenlenen ve konusu "Bilkent ... parsel sayılı taşınmazdaki binaların ısıtma, soğutma, pis su, temiz su ve sıcak su tesisatı ile bir kısım ilave işlerin yapımı"nı kapsayan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı taşeron vekili eldeki davada müvekkilinin ödenmeyen bakiye 4. Hakediş bedeli olan 108.163,19 TL iş bedeli alacakları ile üç adet hakedişten yapılan 13.253,83 TL nakit teminat kesinti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile, yapılan işler bedelinin davacı taşerona ödenmiş olduğunu, yapılan işlerdeki eksik ve ayıplı imalatlar gözetildiğinde davacı taşeronun müvekkilinden bakiye alacağının bulunmadığını, yine yapılan fazla işin de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava açılmadan önce yaptırılan tespit dosyasındaki tespit bilirkişi raporu ile mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporları ile ek raporları sonrasında sözleşme kapsamında yapılan toplam iş bedelinin KDV dahil 242.641,48 TL olduğu, her ne kadar aldırılan son bilirkişi raporunda, tespit dosyasında varlığı belirlenemeyen havalandırma kanallarının da yapılan keşifte imal edildiği belirlenerek asıl iş bedeline 4.620,00 TL + KDV olarak ilave edilmiş ise de bu imalatların, davacı tarafından tespit dosyasından sonra yapıldığının davacı yanca ispatlanamadığı, bu hususun davalının da kabulünde olmadığı, bu nedenle iş bedeli alacağı olarak belirlenen KDV dahil 242.641,48 TL'den yapılan ödemeler tutarı olan 177.471,98 TL'nin mahsubu sonucunda dava tarihi itibariyle davacının davalı yandan bakiye 65.169,50 TL alacağının bulunduğu, dava açılmadan önce davacı tarafından davalıya miktar belirtilerek ve süre verilerek gönderilen ihtarnamede belirtilen ödeme süresinin sona erdiği tarih olan 07/12/2018 tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 65.169,50 TL alacağın temerrüt tarihi olan 07/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği ve ihtarname giderlerinin de yargılama giderlerine dahil edilerek davadaki haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırıldığı, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarihli 2019/668 Esas 2022/99 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.113,00 TL'den mahsubu ile kalan 685,40 TL harç fazlasının talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 4.451,73 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.112,93'nin mahsubu ile kalan 3.338,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır