T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/550 - 2024/469
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/550 Esas
KARAR NO: 2024/469
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/03/2022
NUMARASI: 2021/592 Esas-2022/151 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.05.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile davalı borçlu şirketin taahhüdünde bulunan “... Çatı İşleri” işinin anahtar teslim şekilde müvekkili şirkete verilmiş olduğunu, sözleşmenin 2. maddesine göre yapım işi için 300.000,00 TL+KDV bedel üzerinden anlaşıldığını, müvekkili şirketin üstlendiği işi sözleşmede belirtilen süre içerisinde bitirdiğini,... Belediyesi tarafından da işin kabulünün yapılmış olduğunu, davalı şirketin hak edişlerinin herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödendiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu iş için davalı şirkete 337.800,00 TL (300.000,00 TL + KDV) bedelli faturanın düzenlendiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturaya ve içeriğine süresi içerisinde itiraz etmediğini, buna rağmen müvekkili şirkete yalnızca 300.000,00 TL'lik bir ödeme yapıldığını, KDV bedelinin ödenmediğini, eksik ödeme nedeniyle davalı hakkında eksik ödemenin tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Dairesi’nin 2021/1418 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin 03.02.2021 tarihli dilekçe ile borca ve fer’ilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek, Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1418 E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra takibinin tüm alacaklar yönünden devamına, ayrıca %20 icra inkâr tazminatının, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; EGO Genel Müdürlüğü Araç Bakım Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından ihale edilen 1. Bölge Şube Müdürlüğü Yerleşkesi Yapım İşinin, 22.02.2019 tarihli sözleşme ile müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, davacı şirketin de söz konusu iş kapsamında "... Çatı İşini" anahtar teslim yapmayı taahhüt ettiğini, davacı tarafın 27.04.2019 tarihinde göndermiş olduğu elektronik posta ile ... Çatı İşi'ne ait 37.083 kg imalat miktarı üzerinden fiyat teklifini müvekkili şirkete sunmuş olduğunu, daha sonra 01.05.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafından söz konusu işin anahtar teslim götürü bedel olarak yapılmasının taahhüt edildiğini ve yapımı taahhüt edilen imalatın yaklaşık tonajının 37.083,00 kg olduğunu, sözleşmenin 2. maddesine göre işin bedelinin 300.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında davacı tarafa 300.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşme kapsamındaki işin tonajının 37.083,00 kg olduğunu, fakat yerinde yapılan imalatlar kontrol edildiğinde davacı tarafından yapılan işin tonajının yaklaşık 21.520,45 kg olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla davacının yapmadığı imalat miktarının 15.562,55 kg olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinin son cümlesinin "Malzemelerde eksik kullanım olur ise işin tutarına oranlanarak işin tutarından düşülecektir." şeklinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümleri kapsamında yapılan hesaplamaya göre, davacının yapmadığı imalatın bedelinin 125.900,41 TL+KDV olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bulunan ... Çatı İşinin kaplama imalatları ve profillerinin müvekkili şirket tarafından yapılmış olduğunu, müvekkilinin, imalatların malzemelerini başka şirketlerden aldığını, işçiliğini ise kendi işçilerine yaptırdığını, müvekkili şirketin, kaplama ve profil imalatlarını yaptırmak için ... Mak. Metal İnş. Hırd. Oto. Tekst. San. Tic. Ltd. Şti.'ye 05.07.2019 tarihli E-537518 sıra numaralı 67.045,00 TL bedelli faturaya istinaden 67.045,00 TL malzeme bedeli ödemiş olduğunu, işçilere de 15.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, sözleşme konusu işin bedelinden eksik iş bedeli ve müvekkili şirket tarafından yapılan imalatların bedeli mahsup edildiğinde davacı tarafa fazladan ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacının, keşide ettiği faturaya dayanarak yapmadığı imalatın bedelini talep etmekte olduğunu, davacı tarafın alacaklı değil, aksine borçlu olduğunu beyan ederek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarihli 2021/592 Esas 2022/151 Karar sayılı kararında özetle; Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1418 Esas sayılı dosyası aslı, tarafların ba-bs formları, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Dava dayanağı Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1418 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının toplam 48.053,37 TL alacak için adi haciz yoluyla icra takibi başlattığı, davalıya ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibari ile kalan alacak olup olmadığı ve varsa miktarı ile işlemiş faizin tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 18/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1418 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, dava değerinin 48.053,37 TL olduğu, davacının asıl alacak tutarının 37.800,00 TL olduğu, davacı yanca, takip öncesi işlemiş faiz talep edilmişse de, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir bildirime dosya kapsamında rastlanmadığından, takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği, icra inkâr tazminatının takdiri mahkemeye ait olmak üzere, hükmolunması durumunda 37.800,00 TLx%20= 7.560,00 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında imzalanan 01/05/2019 tarihli sözleşme nedeniyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise takip tarihi itibari ile miktarı, var ise işlemiş faiz miktarı ve bu kapsamda yapılan icra takibine itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasına EGO 1. Bölge Şube Müdürlüğü Yerleşkesi Yapım İşi kapsamında ... Çatı işlerinin malzemeli anahtar teslim götürü bedel olarak yapılması için 01/05/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığı, söz konusu iş bedelinin 300.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, davacı tarafça işin tamamlandığı, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde eksik ve ayıplı iş yapıldığı yönünde savunmada bulunmuş ise de davalının bu savunmasını destekleyecek herhangi bir delil sunamadığı, öte yandan; davacının söz konusu sözleşme kapsamında 08/07/2019 tarihli ve 337.800,00 TL tutarlı faturayı keşide ederek davalıya tebliğ ettiği, bu faturanın davalı tarafından BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirildiği ve ticari defterlerine ihtirazi kayıtsız olarak 05/07/2019 tarihinde kaydedildiği, faturaya binaen davacıya 300.000,00 TL ödeme yapıldığı ve neticeten faturaya dahil olan 37.800,00 TL'lik KDV'nin davacıya ödenmediği; gerek taraflar arasındaki sözleşme, gerek bilirkişi raporu ve gerekse davalının BA formu ile tarafların mutabık ticari defter kayıtlarına göre sabit olduğundan 37.800,00 TL'nin davacı lehine hüküm altına alınması gerekmiştir.
Her ne kadar davalı taraf alınan bilirkişi raporuna itirazda bulunarak yeniden bir bilirkişi raporu alınması yönünde savunmada bulunmuş ise de; davacı tarafından keşide edilen alacağa dayanak faturanın BA formu ile bildiriminin yapılması ve davalı defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedilmiş olması karşısında yeniden rapor alınmasının sonuca etki etmeyeceği değerlendirilmiş ve yeni bir rapor/ek rapor alınması cihetine gidilmemiştir. Dava konusu alacak için davalının temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından takip tarihine kadar işlemiş ve takipte talep edilen faize hükmedilmemiştir. Talep edilen bakiye alacak miktarının likit olması ve davalının itirazında haksızlığı gözetilerek davacı lehine asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranı ile hesap edilen icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1418 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, 37.800,00 TL asıl alacak için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde gösterilen faiz oranı işletilerek takibin kaldığı yerden devamına, 7.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen 04.04.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, alacak istemine yönelik davası hakkında, dosya kapsamında bulunan 18.01.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporuna karşı yasal süre içerisinde itiraz etmelerine rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, itiraza uğramış bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu ortaya çıkan kararın hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, işe ait proje ve namı hesabına yapılan ödemeler incelenmeden; taahhüt edilen işlerin eksik bırakıldığının tespiti amacıyla talep etmelerine rağmen imalat yerinde inceleme yapılmadan ve işin eksik bırakıldığına ilişkin delilleri dikkate alınmadan hazırlandığını, yapılan hatalı ve eksik inceleme nedeniyle davacının haksız kazanç sağlamasına imkan veren bir kararın ortaya çıktığını, mahkemenin eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunu esas alarak ve rapora karşı itirazları ile delilleri dikkate almayarak verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın 27.04.2019 tarihinde göndermiş olduğu elektronik posta ile, ... Çatı İşi için 37.083 kg imalat miktarı üzerinden fiyat teklifini müvekkili şirkete sunduğunu, söz konusu fiyat teklifinin dosya kapsamında bulunduğunu, fakat mahkemece dikkate alınmadığını, daha sonra 01.05.2019 tarihinde davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, davacının imzaladığı sözleşme ile, "Ego 1. Bölge Şube Müdürlüğü Yerleşkesi Yapım İşi Kapsamında ... Çatı İşlerini Malzemeli Anahtar Teslim Götürü" olarak yapmayı taahhüt ettiğini, davacı tarafından yapımı taahhüt edilen imalatın yaklaşık tonajının 37.083,00 kg olduğunu, sözleşmenin 2. maddesine göre işin bedelinin 300.000,00 TL+ KDV olarak kararlaştırıldığını, davacı tarafa sözleşme ile birlikte toplam 300.000,00 TL tutarlı çek verilerek ödeme yapıldığını, davacı tarafın sözleşme kapsamında olmasına rağmen kaplama imalatları ve profil imalatlarını yapmadığı gibi işi eksik bıraktığını, taahhüdü kapsamında bulunan imalatları tamamlamadığını, kaplama imalatları ve profillerinin müvekkili şirket tarafından yapılmış olmakla birlikte sözleşme kapsamında olup davacı tarafın yapmadığı imalatların da bulunduğunu, hem namı hesabına yapılan ödemelerin hem de eksik bıraktığı diğer işlerin tespit edilmeden, davacı tarafın işin tamamını yapmış gibi sözleşme bedelini içeren fatura esas alınarak davacının alacaklı olduğuna karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafın taahhüt ettiği imalat miktarını yapmadığını ve işi eksik bıraktığını, ancak dosyanın eksik incelendiği ve taahhüt edilen imalatların yapılıp yapılmadığının yerinde kontrol ve tespit edilmediği için hatalı bir kararın ortaya çıktığını, dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili şirketin borçlu değil alacaklı durumda olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 01/05/2019 tarihli ve konusu “... Çatı İşleri”ni konu alan götürü bedelli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
Davacı taşeron vekili, eldeki davada, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli sözleşme niteliğinde olup sözleşme bedelinin 300.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, işin ifa edilerek teslim edildiğini, davalı yüklenicinin müvekkiline 300.000,00 TL ödeme yaptığını ancak 37.800,00 TL'lik KDV bedelinin ödenmediğini, davalı tarafa gönderilen 337.800,00 TL'lik faturanın davalıya tebliğine rağmen yasal süre içerisinde itiraza uğramadığını, KDV bedelin faizi ile birlikte tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve müvekkili yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, davalının teklifinde verdiği tutar miktarında iş yapmadığını, eksik imalatların bulunduğunu, bu imalatların kendileri tarafından tamamlanmış olduğunu, davacı adına üçüncü kişilere yapılan ödemelerin de bulunduğunu, bu sebeplerle davacıya hak ettiğinden fazla ödeme yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden sonra ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve bu rapor hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre davacının iş bedeline yönelik olarak düzenlemiş olduğu 337.800,00 TL'lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, işin ifa edilerek davalıya teslim edildiği, davalının defterlerine kaydettiği bu faturayı BA formu ile vergi dairesine de bildirdiği, davalının savunmasındaki, davacının taahhüt ettiği imalat miktarının 37083 kg olması gerekirken 21520 kg olduğu yolundaki beyanın davalı tarafça dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle kanıtlanamadığı gibi sözleşmenin eki olan teknik şartname ile işin projesinde de buna dair bir kayda rastlanmadığı, yapılan ödeme tutarı düşüldüğünde davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 37.800,00 TL tutarında alacaklı olduğu, takipten önce davalının temerrüde düşmediği anlaşıldığından takip tarihinden önce davalıdan işlemiş faiz talep edilemeyeceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyası ile hakkında başlatılan icra takibinin 37.800,00 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin 37.800,00 TL'lik asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takip talepnamesinde talep edilen faiz oranları işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarihli 2021/592 Esas 2022/151 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.582,12 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 645,53 TL'nin mahsubu ile kalan 1.936,59 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip