T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1051 - 2025/1135
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO: 2025/1051
KARAR NO: 2025/1135
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/05/2025
NUMARASI: 2025/119 Esas - 2025/410 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA:
Davacı vekili; taraflar arasında 01/03/2016
tarihinde "Betonarme İmalatı Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı
şirket tarafından yapımı üstlenilen ... parselde vaki ve kain AVM + İş Merkezi İnşaatının Demir Beton Hariç Her Türlü Malzeme, İşçilik, Nakliye,
Mobilizasyon, Masraflar vb. giderler, müvekkili taşeron şirkete ait olmak üzere konvansiyonel sistem ile beton
ve betonarme kalıbı işinin müvekkili şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirme amacıyla hareket etmiş olduğunu, ancak davalı işveren şirketin sözleşmenin 5.c.
maddesinde düzenlenen "Blokların Ayrıntılı Yer Teslim Takvimi" uyarınca sözleşme konusu AVM+iş merkezi
inşaatına ait A2, B1, B2, C1 ve C2 blokların teslimini sözleşmede belirtilen sürede müvekkili şirkete teslimini
gerçekleştirmediğini, davalı tarafın iş bu sözleşmeye aykırı davranışının tespiti ve iş bu sözleşmeye aykırı davranış neticesinde müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu sözleşme uyarınca uğramış olduğu zararların hak ettiği alacağın gecikme
cezasının ve kar mahrumiyetinin tespiti amacıyla 20/12/2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından Ankara 6. Sulh
Hukuk Mahkemesinin 2016/261 D. İş dosyası delil tespiti talep edildiğini, dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporunda da; A2 nolu Bloğun tamamının yer teslimi, 25/05/2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016
tarihinde dahi teslim edilmediğini, toplamda 215 gün,
B1 nolu Bloğun tamamının yer teslimi, 25.05.2016 tarihi olmasına karşın 24.11.2016 tarihinde tesliminin
yapıldığını, toplamda 179 gün,
B2 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.05.2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016
tarihinde dahi teslim edilmediğini ve toplamda 215 gün,
C1 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.03.2016 tarihi olmasına karşın olan 24.04.2016 tarihinde
teslim edildiğini ve toplamda 30 gün,
C2 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.05.2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016
tarihinde dahi teslim edilmediğini ve toplamda 215 gün olmak suretiyle toplamda 854 gün yer tesliminde gecikmiş olduğunu, anılan sözleşmenin 5.c. maddesi uyarınca davalı işverenin yükleniciye her gecikilen gün için 5.000,00 TL ödenmesini içerdiğini ve her
gecikilen günün işin teslim tarihine ilave edilmesi hususunda taraflarca anlaşmaya varıldığının belirtildiğini, söz konusu gecikmeler ve parçalı olarak verilen temeller üzerine yapılan parçalı imalatların müvekkili
şirketin ağır iş ve taşımalarda imalat kaybına sebebiyet verdiğini, ayrıca davalı tarafın davalı tarafın müvekkili şirketin işini
yapmasını engellemesi (davalı tarafın müvekkili şirket çalışanlarına hakaret ve tehditlerde bulunarak şantiye
alanından kovmaya çalışması neticesinde müvekkili şirketin yükümlülüklerini ifa etmesinin imkânsız hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL gecikme cezası, 5.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL hakediş alacağı ile 15.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağı talebini 2.299.350,00 TL'ye, kâr kaybı talebini 320.592,25 TL'ye, imalat bedeli alacağı talebini 1.785.051,15 TL'ye yükseltmiş, maddi tazminat şeklinde belirttiği 5.000,00 TL'lik talebinden feragat etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; taraflar arasında 01/03/2016 tarihinde A... Parselde arsa üzerine yapılacak AVM inşaatı konusunda Betonarme İnşaatı Yüklenici
Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin TBK 123 vd. maddelerinde düzenlenen “Karşılıklı Borç
Yükleyen Sözleşme” olduğunu, tarafların sözleşmeden doğan borçlarını temerrüde düşmeksizin ifa etmesi gerektiği halde davalı şirket
borçlarını süresinde ifa etmediğini, müvekkili şirket tarafından Ankara 60. Noterliği 20/12/2016 tarih ve 50560
yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek davacının sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmediğini, sözleşmenin 13.m. gereğince müvekkiline verilmesi gereken 250.000,00 TL Banka Teminat Mektubunun taraflarına verilmediğini, sözleşmenin 2 ve 7/d.m. gereğince çalışan işçilerin sigorta giderleri davacı şirkete ait olduğu halde 311.000,00 TL
SGK sigorta pirim borcunun halen ödenmediğini,
yine ödenmeyen SGK işçi prim borçları nedeniyle şirketlerine SGK tarafından 94.476,00 TL
ödeme emri tebliğ edildiğini ve bu meblağın müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını,
yine şirketin cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak belirttiği sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediği gibi söz konusu yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ihtaren talep etmeleri üzerine Ankara 16. Noterliği'ne ait 06/02/2017 tarih ve 02514 yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ederek dava konusu sözleşmeyi feshettiğini, akdedilen 01/03/2016 tarihli sözleşmenin bizzat davacı tarafından feshedildiğini, davacının kendi feshettiği sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar dava konusu isteme dayanak 01/03/2016 tarihli "Betonarme imalatı yüklenici sözleşmesi" imzalandığı çekişmesizdir. Davacı yan alt yüklenici ve davalı ise; yüklenici konumundadır. Somut uyuşmazlık davalının davacı yükleniciye karşı sözleşme kapsamında edimini tam ve gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacı şirket tarafından ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı ve davalının gerçekleştirdiği imalatlar yönünden eksik ve ayıplı iş mevcut olup olmadığı, bu hususlara bağlı olarak davacının dava konusu alacak ve tazminat talep kalemlerini davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; "Sözleşmenin konusu"
başlıklı 2.maddesinde; “İŞVEREN tarafından yapımı üstlenilen,... Parsel/de inşaatı devam etmekte olan iş merkezi inşaatında onaylı proje ve detayına uygun şekilde, işbu sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde fen, sanat kurallarına ve teknik şartnamelere, proje ve genel betonarme kalıp yapım tekniklerine uygun olarak, her türlü malzeme, işçilik, nakliye ve mobilizasyon masrafları, sigorta, vergi, resim, harç giderleri yükleniciye ait olmak üzere,
konvansiyonel sistem ile beton ve betonarme kalıbı yapılması işidir.”
hükmüne yer verildiği, "Fesih ve tazminat" başlıklı 12.maddesinde ayrıntılı olarak sözleşmenin feshi nedenlerinin düzenlendiği, sözleşmenin ihtara gerek kalmaksızın feshi ve sözleşme konusu işin nedenleri arasında alt yüklenici tarafından işin bitiş tarihinde bir aydan fazla gecikme olması ve yüklenicinin teknik, idari veya diğer sebeplerle işin devam etmeyeceğine karar vermesi hallerinin de öngörüldüğü, sözleşmenin söz konusu madde kapsamındaki nedenlerle yüklenici tarafından feshi veya alt yüklenici tarafından haksız olarak feshi halinde, işverenin işi başkasına vermek zorunda kalması
ve bu nedenle uğradığı zararın mevcut teminatla karşılanamaması halinde alt yüklenicinin bu zararı da tazminle yükümlü
olduğunun açıkça kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda davanın dava konusu hak ediş alacağı ve kâr kaybı alacağı talebi yönünden kısmen kabulüne, dava konusu gecikme cezası talebinin reddine, davacının maddi tazminat talebinin ise vâki feragat nedeniyle reddine dair verilen karar istinafen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.H.D.Başkanlığı'nın 30.01.2025 tarih, 2024/152 E.,2025/97 K.sayılı ilamı ile kesin nitelikte kaldırılmakla; dosyamızda Mahkememiz yeni esasına kayden yargılama devam olunmuştur.
Yargılamanın istinaf kaldırma ilamı sonrasındaki ilk duruşmasında davacı vekiline davalının elden ödeme iddiasına konu ödeme miktarları yönünden mevcut ise; kabul ettiği ödeme tarihleri ve miktarlarını açıklayıcı şekilde beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili duruşma davalı vekilinin elden ödeme iddiasını kabul etmediklerini beyanla dosyada mevcut ilk bilirkişi raporu doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamızda istinaf kaldırma ilamı ve dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak başkaca inceleme ve araştırmaya gerek görülmemiştir.
Taraflar arasında 01/03/2016 tarihli "betonarme imalatı yüklenici sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı alt yüklenici şirketin ... Parsel üzerinde inşaatı devam etmekte olan iş merkezi inşaatında onaylı proje ve detayına uygun şekilde, işbu sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde fen, sanat kurallarına ve teknik şartnamelere, proje ve genel betonarme kalıp yapım tekniklerine uygun olarak, her türlü malzeme, işçilik, nakliye ve mobilizasyon masrafları, sigorta, vergi, resim, harç giderleri alt yükleniciye ait olmak üzere,
konvansiyonel sistem ile beton ve betonarme kalıbı yapılması işinin ifasını üstlendiği, sözleşmenin "blokların ayrıntılı yer teslimi" takvimine ilişkin 5.maddesinde sözleşme konusu işin yapılacağı öngörülen A1 blok yönünden yer tesliminin yapıldığının açıkça belirtildiği, A2 blok yönünden tamamının 25/05/2016, C1 blok yönünden 25/03/2016, C 2 blok yönünden 25/05/2016, B1 blok yönünden 25/03/2016 ve B2 blok yönünden ise 25/05/2016 tarihine kadar işveren (yüklenici) tarafından gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü, aksi takdirde gecikme cezası olarak her gecikilen gün yönünden 5.000,00-TL ödenmesinin kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/C maddesindeki cezai şart hukuki niteliği itibariyle ifanın kararlaştırılan tarihte ve yerde ifa edilmemesine karşılık olarak tanzim edilmekle; 6098 sayılı TBK'nın 179/2 m.gereğince ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olduğu, dosya kapsamında davacı taşeron şirket kendisine sözleşme kapsamında yer tesliminin gecikmeli olarak yapılması nedeniyle cezai şart talebinde bulunmakta ise de; somut olaydaki gibi kendisi tarafından tek taraflı sözleşmenin feshi durumunda dahi davalı yükleniciden cezai şart talep edebileceğine ilişkin sözleşmede açık bir hükme yer verilmediği, bu nedenle değinilen yasal düzenleme gereğince davacının dava konusu cezai şart talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, yine yerleşik yargısal içtihatlar gereğince sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden tarafın karşı taraftan kâr kaybı talep edebilmesi için bu konuda açık bir düzenlemenin mevcut olması gerektiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmede davacının sözleşmeyi feshetmesi halinde dahi ifaya olan menfaat kapsamında davalıdan kâr kaybı tazminatı talep edebileceğine ilişkin açık bir hüküm yer almadığından, davacının dava konusu kâr kaybı tazminatı talebininde reddi gerektiği, dosya kapsamına sunulan 25/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 25 ve 26.sayfalarında ödeme tarihleri ile birlikte dökümleri yapılan toplam 1.391.700,00-TL elden ödeme miktarının dosyada mevcut davacı şirket adına ...'a nakden yapılan yazılı belgeli ödemelere ilişkin olduğu, söz konusu ödeme belgelerinde ...'ın imzasının mevcut olduğu, dosya kapsamında anılan ödeme belgelerindeki imzalara yönelik bir itirazın mevcut olmadığı, yine aynı ödemelerin davacı yüklenici şirket tarafından benimsenmediğine yönelik olarak dava öncesindeki döneme ait bir iddia ve delilde sunulmadığı, bu durumda söz konusu toplam 1.391.700,00-TL elden ödeme miktarının davacının davalıdan yaptığı imalatlar karşılığında talep edebileceği hak ediş bedelinden mahsubunun gerektiği, buna göre davacı tarafından düzenlenen 1.251.980,00-TL ve 2.113.964,02-TL olmak üzere toplam 3.365.944,02-TL fatura düzenlendiği, davalı tarafından yapılan ve davacı ticari defter kayıtlarında olan 1.013.391,04 TL, davalı tarafından elden ödenen 1.391.700,00-TL, SGK Yapılandırma 342.187,00-TL ve 21.948,49-TL SGK İdari Prim Ceza ödemesi olmak üzere toplam 2.769.226,53-TL ödeme yaptığı, davacı tarafından düzenlenen faturalar ile davalı yanca yapılan ödemelerin kabulü halinde davalı şirketin davacı yana 596.717,49-TL borçlu olacağı, Bilirkişi marifetiyle hesaplanan imalat maliyetine göre; Davacı yanca yapılan imalat tutarı 2.707.379,10-TL + KDV 487.328,24-TL = 3.194.707,34-TL hesaplanmış olduğu, davalı şirket tarafından, davacı yana (1.013.391,04-TL+1.755.835,49-TL=) 2.769.226,53-TL ödeme yapmış olduğu, imalat tutarından, davalı ödemeler toplamı tenzili sonucu, (3.194.707,34-TL- 2.769.226,53-TL) davalı şirketin davacı yana dava tarihi itibariyle 425.480,81-TL borçlu olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; davalı şirkete keşide edilen Ankara 16. Noterliği'ne ait 06/02/2017 tarih ve 2514 yevmiye sayılı ihtarname ile davacının işbu dava konusu alacaklarının ödenmediğinden bahisle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, söz konusu ihtarnamenin dosyada mevcut tebligat parçasına göre muhatap davalı şirkete 08/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında; temerrüt olgusunun anılan tarihten itibaren gerçekleştiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 425.480,81-TL hak ediş alacağının temerrüdün gerçekleştiği 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının gecikme cezası ve kâr kaybı taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının maddi tazminat talebinin vâki feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen 01/03/2016 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, yüklenilen bazı işlerin müvekkilinin müdahale alanı dışındaki sebeplerden dolayı gecikmeye uğradığını, eserin yapım tarihlerinde forekazık işlemlerinin işe başlamadan yapıldığını, işin gecikmesinin forekazıktan kaynaklanmadığını, dosya kapsamında 01/04/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, sonradan oluşturulan raporlar esas alınarak dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, yine 02/06/2022 tarihinde alınan raporda da müvekkilinin haklılığının ortaya konulmasına rağmen, yeniden alınan rapor alınmasının ve müvekkili lehine sonuç teşkil eden bu iki bilirkişi raporunun görmezden gelinmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve özellikle davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır