T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/348-2025/434
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Yeniden Hüküm/HMK m. 353/1-b.2)
DOSYA NO: 2025/348 Esas
KARAR NO: 2025/434
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2025
NUMARASI: 2022/808 Esas-2025/3 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Müvekkil ile davalı arasında hizmet sözleşemesi imzalandığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, davacıya karşı ödenen bedelin iadesi ve maddi tazminat talebi için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/492 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre 472.000,00 TL alacak belirlendiğini, ancak taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL'ye hükmedildiğini, bakiye alacak için Ankara 3. İcra Müdürlüğü 2020/2525 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini, itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/767 E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, dava konusu işin tamamlanma oranı somut verilere dayanılarak hesaplanmadığını, rapor hazırlanırken müvekkil tarafından tamamlanan ancak davacı tarafından teslim alınmayan işler olduğunu, davacının bu konuda temerrüde düştüğü hususunun göz ardı edildiğini, davacı uhdesinde mali değeri bulunan bir yazılımın görülmemesinden bahisle işin sadece tarama kısmının tamamlandığı varsayımıyla hesaplama yapılmasını ve varsayımsal hesaplamaya göre müvekkil şirket aleyhinde takip başlatılmasını kabul edilmediğini belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2023/117861 takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 25/02/2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde asıl alacak, 422.000,00-TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 06/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 03/03/2020 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, borca itiraz evrakı davacıya tebliğ edilmediğinden davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacının davalıya karşı açtığı istirdat ve tazminat davasında, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/492 Esas, 2019/1017 Karar sayılı 04.12.2019 tarihli ilamı ile 472.000,00 TL'nin davacıya iadesi gerektiği tespit edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL yönünden istirdat talebinin kabulüne hükmedilmiştir. Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/117861 (Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2525) esas sayılı takip dosyası ile bakiye 422.000,00 TL alacak için davalı aleyhine takip başlatıldığı ve davalının yasal süresinde yaptığı borca itiraz ile takibin durdurulduğu görülmüştür. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/492 Esas, 2019/1017 Karar Sayılı 04.12.2019 tarihli ilama karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2020/962 Esas, 2021/1119 Karar Sayılı 25.11.2021 tarihli ilam ile kararın kaldırılarak yeniden inceleme için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma ilamı doğrultusunda Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/767 Esas, 2022/128 Karar Sayılı 02.03.2022 tarihli ilam ile istirdat talebinin kabulü ile 50.000 TL'ye hükmedilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2022/897 Esas, 2022/1119 Karar Sayılı 01.12.2022 Tarihli ilam ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/822 Esas, 2024/3586 Karar sayılı 21.10.2024 tarihli ilam ile onama kararı verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/767 Esas, 2022/128 Karar Sayılı 02.03.2022 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda istirdatı gereken tutarın 472.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Temyiz aşamasından geçerek kesinleşen mahkeme ilamında tespit edilen alacak kaleminin haklılığı açık olup davalı taraça yapılan itirazın iş bu nedenlerle iptali gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatı isteminin kabulüne dair karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe dayanak yapılan bilirkişi raporundaki eksikler, hatalar ve çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kesinleşmiş ise de eldeki dava için kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini, icra inkar talebinin haksız olduğunu, talep edilen alacağın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, takibin kötü niyetli olduğunu, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hakimi bağlamayacağını, önceki raporlar arası çelişkinin giderilmediğini, %40 tamamlama oranının neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, bilirkişi heyetinin taraflı olarak değerlendirme yaptığını, teslim alınmayan işler yönünden davacının temerrüde düştüğünü, dayanak bilirkişi raporundaki işin ifasının gerçekleştirilmediği, davacıya teslim edilmediğinin tespitini kabul etmediklerini, feshin haksız olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Somut olayda, dava konusu alacak Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/767 Esas sayılı dosyasında bilirkişi hesabı ile belirlendiği; söz konusu kararın Dairemiz incelemesinden sonra Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2024 tarih, 2023/822 Esas - 2024/3586 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; dolayısıyla davalı borçlu yönünden 21/10/2024 tarihi itibariyle takip konusu alacağın tespit edilebilir hale geldiği; takip tarihi itibariyle davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit etme durumu olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına; davanın kabulü ile Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/117861 (Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2525) esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/01/2025 tarih ve 2022/808-Esas-2025/3 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile; Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/117861 (Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2525) esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
4-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 28.826,82 TL karar ve ilam harcından 5.096,71 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 23.730,11 TL ilk derece mahkemesi karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 5.096,71 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.177,41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının karşıladığı 362,50 TL tebligat ve posta giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 67.300,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
12-Davalıdan alınan 7.206,70 (4.129,56+3.077,14) TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
13-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır