T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/302 - 2025/444
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO: 2025/302
KARAR NO: 2025/444
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/01/2025
NUMARASI: 2023/2 Esas - 2025/37 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 18/12/2017 tarihinde yüklenici hafriyat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince ... parselde kayıtlı arsa üzerinde hafriyat çalışması yapıldığını, yapılan işin toplam bedeli olan 1.029.078,00-TL için 3 adet fatura düzenlendiğini, ödenmeyen bedelin 584.078,00-TL olduğunu, borcunu ödememesi üzerine Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8164 esas nolu dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu vekili tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, ayrıca davalı/borçlu vekilinin yetki itirazında da bulunduğunu ancak yetki itirazının yerinde olmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, sonuç alınamadığını ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; müvekkilinin işletme merkezinin Konya'da bulunduğunu, davada Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının iddia ve taleplerinin haksız, hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşme ili kendisine verilen işleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmediğini, arsa üzerindeki işini tam ve eksiksiz ifa etmediği gibi oldukça fahiş bir maliyet bedeli hesaplayarak bu bedeli müvekkili şirkete fatura ettiğini, davacının iddia ettiği gibi 55.280,80 m³ hafriyat çalışması olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesinde bahsedilen dolgu işleminin de yapılmadığını, davacı tarafından yapılan işin ne olduğu, ne kadar m³ alanı içerdiğinin tespiti için sahada keşif yapılması gerektiğini, davacının hak etmediği bedeli müvekkili şirketten ilamsız icra kanalıyla talep ettiğini, haksız kazanç elde etmek gayesiyle müvekkiline ayrı ayrı 3 adet fatura gönderildiğini, bu faturaların müvekkili tarafından süresi içerisinde noter kanalıyla davacıya iade edildiğini, akabinde takibe haklı olarak ve süresinde itiraz ettiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, takibin hukuka uygun bir şekilde durdurulduğunu, davacının şimdiye kadar ki hakedişlerinin ödendiğini, sözleşmede KDV'nin hariç olduğuna ya da ayrıca ödeneceğine dair bir açıklama bulunmadığını, bu nedenle iş bedelinin KDV'yi de kapsadığının kabulü gerektiğini, davacı tarafça belediyeye ödenecek olan harç ve vergilerinde ödenmediğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tepebaşı Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere verilen 26/01/2024 tarihli cevap yazısında; "Söz konusu ada parselde kayıtlı bulunan inşaat için Ek-1'de yer alan 11.12.2017 tarihli 21102 sayılı ... Eğitim ve Yayıncılık Hizmetleri Tic. A.Ş. adına vekaleten ... tarafından sunulan dilekçe ile Eskişehir Porsuk Yapı Denetim kontrol ve denetiminde, ... Sondaj İnş. Mühendislik Müşavirlik Hiz. Tic, Ve San. Ltd. Şti. firması tarafından iksa çalışması yapmak istediklerini belirterek tarafımızdan izin talep edilmiştir. İksa uygulama projesi ve iksa proje raporu Belediyemiz personeli tarafından incelenmiş olup, ilgi yazı ekinde bulunan çalışma platformu oluşturulması amacıyla 2m ön hafriyat evrağı ile iksa (kazı öncesi dayanma yapısı) projesi uygulama izni verilmiştir. İlerleyen süreçte ruhsat işlemlerinin tamamlanması gerekçesiyle Ek-2'de belirtilen 03.05.2018 tarih 7559 sayılı dilekçe ile tarafımıza yapılan başvuru değerlendirilmiş olup, Ek-3'de bulunan 16.11.2018 tarih 8210 sayılı yazımız ekinde söz konusu projeler yüklenici firmaya iade edilmiştir. Arşiv kayıtlarında talep edilen iksa uygulama projesi ve iksa proje raporu bulunmamaktadır" denilmiştir.
Davacının belediyeden alınan izin doğrultusunda (2m kazı izni) taraflar arasındaki harfiyat sözleşmesine istinaden kazı işini yaptığı anlaşılmaktadır.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/588 E. Sayılı dosyasında bulunmasından dolayı muavin kayıtları üzerinden inceleme yapıldığı, davalı tarafından muavin kayıtlarında yer aldığı saptanan 15/101/2018 tarihli ve 249.405,98 TL bedelli fatura ile 13/10/2018 tarihli ve 200.600,00 TL bedelli 2 adet davacı faturasına yönelik bilirkişi raporuna bir itiraz ileri sürmediği, davalı tarafından davacının düzenlediği 01/07/2019 tarihli ve 579.072,02 TL bedelli 3. faturaya noter aracılığıyla itiraz edilmiş bulunulmasına göre ilk iki faturanın kesinleştiği, buna karşılık 3. Faturanın kesinleşmiş olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla bilirkişi kurulu tarafından mahallinde inceleme ve ölçüm yapılarak saptanan işin yapıldığının kabulünün gerektiği, davalı vekili tarafından istinaf kararından sonra alınan 3. Ek rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belgeler belediyeden gelen belge niteliğinde olmadığı, belediyeye yazılan müzekkere cevabında davalının gerekli belgeleri belediyeye sunmaması nedeniyle başvuru dosyasının iade edildiğinin ifade edilmesine karşılık ve yine söz konusu belgelerin 28/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda değerlendirildiğinin de anlaşılmasına göre bu yöne ilişkin davalı vekili itirazının da yerinde olmadığı, sonuç itibariyle tüm dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan 27/06/2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek davacıya ödenmesi gereken miktarın KDV hariç 415.095,85 TL olduğunun kabulünün gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede birim fiyata KDV dahil olup olmadığı açıkça belirtilmemesine karşılık davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından itirazsız defterlerine kaydedildiği anlaşılan 15/101/2018 tarihli ve 249.405,98 TL bedelli fatura ile 13/10/2018 tarihli ve 200.600,00 TL iki adet faturada sözleşmede kararlaştırılan birim fiyat üzerine hesaplanan bedele %18 KDV eklendiği anlaşıldığından bilirkişi tarafından saptanan 415.095,85 TL bedele %18 KDV eklenerek hesaplanan 489.813,10 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının yapılan işe göre davalı tarafından hesaplanılabilir olmasına göre alacak likit ve bilinebilir kabul edildiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının Eskişehir 6. İcra dairesinin 2019/8164 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 489.813,10 TL'lik asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında takdir edilen 97.962,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu itirazın yapıldığı takip dosyası incelendiğinde, vekil eden tarafından düzenlenen ve davalı tarafça süresi içinde itiraz edilmemesi nedeniyle TTK. 21. maddesi gereğince içeriğini kabul ettiği faturaların 51.300,00 m³ hafriyat üzerinden hesaplandığını, hafriyat tarihi ile bilirkişilerce yapılan ölçüm tarihi arasında yaklaşık 2 - 3 yıl gibi bir süre geçtiğini, hafriyat alanının yerel mahkemece yapılan keşif tarihinde su ile dolu olduğunu, müvekkili tarafından bu alandaki suyun boşaltılması neticesinde bilirkişilerce ölçüm yapılabildiğini, aradan geçen sürede yağmur ve kaynak sularının hafriyat alanını doldurması, toprak kayması, çamurlaşma ve diğer doğal, fiziksel etkenler bir arada değerlendirildiğinde 1.803.894 m³ değerindeki farkın olağan karşılanması gerektiğini, yerel mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu ve sözleşmede kararlaştırılan bedelin KDV hariç bedel olduğu, yapılan işin ayıplı olmadığının değerlendirilmesi ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi yönünde verilen kararın isabetli olduğunu ancak, davanın tümü ile kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, hafriyat çalışmasını bitirmeden, bitirdiğini iddia ettiğini, yapılan iş için fahiş bir maliyet hesaplayarak, müvekkiline fatura ettiğini, müvekkilinin davacının yapmış olduğu iş oranında bedeli davacıya ödediğini, müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça yapılan hafriyat çalışmasının 55.280.80 m³ olmadığını, belirtilen değerin çok altında alanda hafriyat çalışması yapıldığını, belirtilen alanda yapılan hafriyat çalışmasının tamamlanmadığını bu nedenle, müvekkilinin arsa üzerine taşınmaz inşa edemediğini, ayrıca sözleşmede kararlaştırılmasına rağmen, inşaat bitmeden inşaatın etrafına yapılacak olan dolgu işinin de davacı tarafından yapılmadığını, dava konusu arsa üzerinde inşaat yapılamamasının, yapı ruhsatı alınmamasının, davacı tarafından işin eksik yapıldığını talep ettiği iş bedeline hak kazanmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, belediyeye ödemesi gereken harç ve vergileri de ödemediğini, mahkemece bu bedellerin de hesaplanarak alacak miktarından mahsup edilmeden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, yine sözleşmede KDV hariç olduğuna ya da ayrıca ödeneceğine dair bir ibarenin bulunmadığını, bu nedenle iş bedelinin KDV'yi de kapsadığının kabul edilmesi gerektiğini, bu hususun yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin davacıya olan borcuna karşılık olarak 23 ton demir, 3 adet konteyner ve 175 adet pano verdiğini, yerel mahkeme kararında 489.813,10 TL'lik asıl alacağın takibinin devamına karar verildiğini, ancak hükmedilen miktar belirlenirken borca karşılık verilen bu malzeme fiyatlarının da mahsup edilmediğini, 6098 sayılı TBK'nın 472/2 maddesi ve 475. maddesi çerçevesinde iş sahibinin seçimlik hakları dikkate alınarak, ayıp oranında bedelden indirim yapılıp yapılmayacağı hususu ile ilgili açık bir tespitin yapılamayacağını, 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; iksa projesi raporunun belediyede bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, iksa projesinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından temin edilerek mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkemece bu proje değerlendirilmeden dosyanın karar bağlanmasının da doğru olmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, mahkemece bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraflar arasında imzalanan 18/12/2017 tarihli sözleşme uyarınca davalıya hafriyat işi yaptığını, davalının iş bedelinin bir kısmını ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, davalı davacının iddia ettiği miktarda hafriyat yapmadığını, iş bedeline ayrıca KDV eklenmesinin de doğru olmadığını savunmuş, mahkemece bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınarak davanın kısmen kabulü ile davalının 346.433,80 TL'nin alacak miktarını yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme eser sözleşmesi kapsamındadır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.
İlk derece mahkemesince verilen ilk karar Dairemizin 2022/102 E-1154K sayılı ilamı ile HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Dairemiz kaldırma kararının 2 numaralı bendinde tarafların ilgili dönem ticari defter ve belgelerinin inceletilmesi gereğinden bahsedilmiştir. Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrasında davalı defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılmak istenmiş, mali müşavir bilirkişi davalının ilgili dönem ticari defterlerinin Yargıtay'a gönderildiğini belirterek, muavin kayıtları üzerinden bir inceleme yaparak, bu kayıtlara göre, davalının davacıya fazla ödeme yapmış olduğunu belirtmiş, muavin kayıtlarının davalı lehine bir delil olamayacağını da özellikle belirtmiştir. Sonrasında mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti davacının bakiye alacağını 415.095,85 TL olarak hesaplamış, mahkemece bilirkişi heyetince hesaplanan miktara KDV eklenmek suretiyle 489.095,02 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
1-Dairemizin kaldırma kararının 2 numaralı bendi doğrultusunda davalı tarafın ilgili dönem ticari defter ve belgeleri ilgili Yargıtay Dairesinden temin edilerek, yahut davalı defterleri e defter beratı alınmış ve e defter şeklinde sunulabiliyorsa bu şekilde davalı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak incelemesi yaptırılmalıdır.
2-Uyuşmazlık konusu 01/07/2019 tarihli ve 579.072,00 TL bedelli faturayı davalının form BA belgesi ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirip bildirmediği araştırılmalıdır.
3-Davalı muavin kayıtlarını inceleyen mali müşavir bilirkişi davalının 13/10/2018 tarihli faturanın 200.600,00 TL olarak, 15/10/2018 tarihli faturanın 249.405,98 TL bedel ile defterlerine kayıt ettiğini bildirmiştir. Muavin kayıtlarına göre yapılan incelemeden söz konusu bu miktarların faturaların KDV ekenmiş bedelleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece yukarıda 2 numaralı bent uyarınca davalı ticari defter ve belgeleri üzerinden yaptırılacak incelemede de aynı tespitlerin yapılması durumunda, davacının hesaplanan alacağına ayrıca KDV eklenip eklenemeyeceği hususu da gözden geçirilmelidir.
Somut olayda Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ve Dairemizin önceki kaldırma kararının 2 numaralı bendi son paragrafında belirtilen şekilde davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/2 Esas, 2025/37 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır