T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/253 - 2025/446
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO: 2025/253
KARAR NO: 2025/446
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/12/2024
NUMARASI: 2023/207 Esas - 2024/910 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA:
Davacılar vekili; davalı ... A.Ş (...) ile, dava dışı ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret A.Ş. arasında iş ortaklığı sözleşmesinin imzalandığını, davalı ... ve dava dışı ... firmasının yeni şirket kurmak yerine ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...)'in %50 hissesinin ...'ya devredilmesi ve yurt, üstün zekalılar koleji ve özel kolej projelerinin bu şirket üzerinden faaliyete geçirilmesi konusunda mutabakata varıldığını, bu konuda ek protokol düzenlendiğini, ..., davacı ...'te mevcut hissesini 16.01.2014 tarihinde ... Müteahhitlik Sanayi ve Ticaret A.Ş.' ye (...) devrettiğini, ..., bu devirden sonra ...'in toplam sermayesinin %20'sine denk gelen payı ayrıca ...'ten devraldığını, 15.05.2015 tarihinde imzalanan Ortaklık Sözleşmesi ile Davacı ..., Davacı ...'in %45 ine denk gelen payını ...'dan devir aldığını ve Davacı ...'in ortaklık durumu; %45 böylelikle, hisse durumunun Davacı ..., %30 Davalı ... ve %25 ... haline geldiğini, ... Üniversitesi Yönetim Kurulu Kararı ile mülkiyeti Üniversiteye ait olan Beytepe Kampüsündeki bazı taşınmazların ...'in kurulmasında kullanılmak üzere ...'e tahsis edilmesine karar verildiğini, 19.03.2013 tarihinde 2013/26 nolu karar ile davalı ... 29094 ada, 9, 10, 11nolu parselleri “... ... Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Kolej, yurt ve diğer tüm yapısalların yapılması amacıyla 45 yıllığına (19.03.2058” e kadar) Şirket'e tahsise” ve “tahsis edildiğini, ilgili işlemler, ruhsatlar ve tüm izinlerin takibine ilişkin yetkilendirmeye” ilişkin Yönetim Kurulu Kararı alındığını, uygulama kapsamında yapılan A1 ve A2 bloklar ile teshin merkezi inşaatlarının geçici kabul aşamasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından mühürlendiğini, anılan yapıların Kredi Yurtlar Kurumuna garanti bedellerinin çok altında kiralandığını, “Davacı Şirket ...'in ve Davacı ...'in halen tamamlanmış yatırımlar nedeniyle zarara uğradığını, 9 ve 10 nolu parselin kullanılamayacak alması nedeniyle de zarar ortaya çıkacağını, inşaat ruhsatı alınamaması sebebiyle de zarar oluşacağını, ileri sürerek, davacı ... ve davacı ... olarak sözleşmesel ve yasal olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; halen yapılmış olan yatırım dolayısıyla 5 yıl boyunca davacı Şirket ...'in ve ortağı olan davacı ...'in uğrayacağı 5.058.008 Amerikan Doları zararın davalıdan tahsil edilerek, Davacı ...'e ödenmesine, halen yatırıma başlanmamış olan projeler ile ilgili inşaat ruhsatlarının şu anda alınmasının mümkün olmaması ve yatırımın dava tarihi itibariyle halen başlamamış olması nedeni ile de, davacı şirketin uğramış olduğu zararın tespit edilmesine, hükmedilecek meblağa inşaat ruhsatının iptali ve mühürleme işleminin yapıldığı 13.08.2015 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; iş bu davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, yapılan tüm devirlerin iyiniyet dışı davranışlar içerisinde tanzim edildiğini, bir kamu kuruluşu olan ... Üniversitesinin % 100 hissesine sahip olduğu müvekkil şirketin kişisel menfaatler temin etmek suretiyle zarara uğratılmasına neden olan bu işlemlerin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine aykırı olduğunu, kesin hükümsüzlük nedeniyle geçersiz bulunan sözleşmelere dayanılarak talepte bulunulduğunu, bu sözleşmeleri tanzim ve imza eden ilgililer hakkında gerek hukuki gerekse cezai yollara müracaat edileceğini, müvekkilinin ... ile ... A.Ş. arasında imzalandığı ifade olunan iş birliği sözleşmesi ile çalışkan ve zeki öğrencilerin barınma sorununu temin bakımından öncelikli 5000 kapasiteli bir mahallin yapımı bakımından şirket kurulmasının belirtildiğini, 16.11.2011 tarihli ek protokol ile yeni bir şirket kurmaktan vazgeçilerek kurulmuş ve faaliyette olan ... A.Ş. ile bu faaliyete devam edileceğinin kabul edildiğini, ... ... A.Ş.'deki hissesini ...'a ve ...'e devrettiğini, bilahare yapılan devirlerle ... A.Ş.'nin ortaklarının %30 ... A.Ş., % 25 ... A.Ş., %45 ... A.Ş. şeklinde olduğunu, ... A.Ş. lehine yapılacak sözleşmede belirtilen yurtlarda doluluk garantisi verildiğini, garanti belgesini imzalayan kişinin ... olduğunu, bu kişinin hem ... Üniversitesinin genel sekreteri hem de ... A.Ş.'nin genel müdürü ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, gerek ... Üniversitesi ve gerekse ... A.Ş. kanunla kurulmuş kamu kurumlar olduğunu, 2547 sayılı YÖK Kanununda ... Üniversitesi genel sekreterinin görevi açıklanmış olup bu kişinin hak ve taahhüt verme yetkisi bulunmadığını, 17.09.2013 ve 05.05.2014 tarihli ... A.Ş. lehine verilen garanti mektuplarının herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, bu sözleşmeler ve taahhütlerin Borçlar Kanununun 27. Maddesi uyarınca kesin hükümsüzlükle malul sözleşmeler olduğunu, inşası yapılacak yurtların bulunduğu bölgenin ... A.Ş. hudutları dışında olduğunu, bu bölgeye verilen ruhsatın iptal edildiğini, Bakanlıkça iptal edilen ruhsat işlemine karşı ... ... A.Ş. tarafından idari dava açılmış olup davaların devam ettiğini ve ruhsatın iptalinde ... ... A.Ş.'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... ... A.Ş, ile ... A.Ş. arasında herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, bu nedenle davacı ... A.Ş.'nin işbu davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkil şirketin hudutları dahilinde bulunmayan bir taşınmaz üzerinde inşa olunan, öğrencilerin eğitim ve barınma sorunlarının halli bakımından yapılan inşaat faaliyetlere ilişkin ruhsatların, Bakanlıkça iptali nedeniyle müvekkil şirkete bir kusur atfedilemeyeceğini, davacıların talebinin hukuken geçerli bir talep olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, ortaklık sözleşmesinin ihlaline dayalı kar kaybı ve gecikmeden kaynaklı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 15/05/2014 tarihli 'ortaklık sözleşmesi' imzalandığı, anılan sözleşmede hak, yetki ve sorumlulukların ayrıntılı olarak belirlendiği, gayrimenkullerin, imar ve ruhsat sorunlarının mevcut olması halinde, çözümünün davalı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin amacının eğitim faaliyetlerine destek olmak, öğretim kurumları açmak, işletmek olarak belirtildiği, anılan sözleşmenin konusu ... parselin üst kullanım hakkının 49 yıllık süre ile malik dava dışı Üniversite tarafından davalı ... A.Ş.'ye tahsis edildiği, yapılacak binaların mülkiyetinin üniversiteye ait olacağı hükmüne yer verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Öte yandan, 13/01/2016 tarihinde Bakanlar Kurulunun sözleşmeye ve davaya konu taşınmazların Teknoloji Geliştirme Bölgesi kapsamında çıkarttığı, Sanayi Bakanlığının görevinin bu tarih itibari ile sona erdiği, Çankaya Belediye Başkanlığının yetkili hale geldiği, Çankaya Belediye Başkanlığına yapılan yapı kullanma izin belgesi verilmesi yönündeki talebin 08/03/2016 tarihinde reddedildiği husus da dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalının, imar mevzuatı bakımından yapılan değişiklik sonrası üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise bunda kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların zararın doğup doğmadığı, doğmuş ise tutarı ile davalının bu zararlardan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İddia, savunma, önceki tesis edilen hüküm, BAM kaldırma kararı, Çankaya Belediyesi yazısı, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacıların oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında 15/05/2014 tarihli 'ortaklık sözleşmesinin' imzalandığı hususu sabittir. Kaldırma kararında da açıklandığı üzere, davacı tarafa dahil tüm ortakların bu davayı birlikte açması gerekli olduğundan, dava dışı ortak ... Müt. A.Ş'nin işbu davaya muvafakati sağlanmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin olduğu kabul edilerek işin esası incelenmiştir. Dava konusu olayda sözleşmenin ve davanın konusunu teşkil eden taşınmazlar, dava dışı ... Üniversitesi'ne ait olup, anılan taşınmazlar üzerinde davalıya üst hakkı tesis edilmiştir. Sözleşmenin imzalanmasından sonra bu taşınmazlarla ilgili imar düzenlemesinde değişiklik olmuş, imar mevzuatı bakımından yetkiler Çankaya Belediye Başkanlığına geçmiştir. Öncesinde taşınmazlar 'Teknoloji Geliştirme Bölgesi' kapsamındayken 13/01/2016 tarihi itibariyle Bakanlar Kurulu tarafından kapsam dışına çıkarılmıştır. İmara ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkindir. Davalı sözleşmenin devamı ve ayakta kalması için, idari yargıda dava açmış, yapı kullanma izin belgesi talebi de reddedilmiştir. Her ne kadar Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca sözleşmeye ve davaya konu taşınmaz durumundaki taşınmazlarla ilgili olarak belli koşullarda özel tesis yapılabileceği hüküm altına alınmış ise de, bu işlemin öncelikle gerçekleşebilmesi için, taşınmazın malikinin başvurusu gerekmektedir. Ancak, davalı, taşınmaz maliki olmayıp, taşınmazda üst hakkı sahibidir. Üst hakkı sahibi, mülkiyetten kaynaklı hakları kullanmakla birlikte, imar mevzuatı bakımından taşınmazın vasfıyla ilgili tasarruf hakkı sahibi değildir. Öte yandan, davalı ile taşınmaz maliki Üniversite ayrı tüzel kişiliklerdir. Ortaklar arasında aynılık veya başka bir ilgi, ayrı tüzel kişilik olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Başka bir ifadeyle, davalının, dava dışı Üniversiteyi imar değişikliği yapılması yönünde zorlama, onun bu yönde iradesini sağlama mecburiyeti bulunmamaktadır. Davalı, gerek sözleşme gerekse mevzuat bakımından üzerine düşeni yapmış olup, edimini kendisinden sadır olmayan imar mevzuatındaki değişiklik nedeniyle yerine getirmemiş, kusursuz imkansızlık hali doğmuştur. Kusursuz imkansızlık halinde, koşulları oluştuğu takdirde borçlu, edimi yerine getirmekten kurtulacak, varsa aldığı şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, müspet zarardan sorumlu olmayacağı, bu durum karşısında davacıların davasının sübuta ermediği" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu alınan dava tarihinden sonra Çankaya Belediyesinin yetki alanına girdiğini, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin edimlerini yerine getirmesinin mümkün olduğu halde, bundan imtina ederek davanın açılmasına sebep olduğunu, bu hususun yerel mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, davalının dava tarihine kadar imar ve ruhsat sorunlarının çözmesinin mümkün olmasına rağmen, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını, ilk derece mahkemesince kabul edilen kusursuz imkansızlık halinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davanın açıldığı tarihte böyle bir halin bulunmadığını, davalı tarafın taraflar arasında aktedilen sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirmediğini, davaya konu alanın özel statüsü nedeniyle genel nitelikteki arazı ve arsa düzenlemeleri hakkındaki yönetmelik hükümlerinin değil daha özel nitelikteki teknoloji geliştirme bölgeleri kanunu ile teknoloji geliştirme bölgeleri uygulama yönetmeliğindeki hükümlerin uygulanması gerektiğini, davalı şirketin üst hakkı sahibi olduğunu, bu hakkın davalıya işlem yapma yetkisini verdiğini, davalının kötüniyetle hareket ettiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını, dosya kapsamında daha önceden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. Dairemizce uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi hükümlerine göre ve Ankara BAM 24. Hukuk Dairesi tarafından çözümlenmesi gerektiği değerlendirmesi ile bahsi geçen Daireye aidiyet kararı verilmiş, bu dairece de Dairemizin görevli olduğu düşüncesiyle aidiyet kararı verilmesi üzerine, Ankara BAM Başkanlar Kurulu uyuşmazlığın eser sözleşmesine ilişkin olduğu, bu nedenle Dairemizin görevli olduğu yönünde karar verilmesi üzerine, Dairemizce istinaf incelemesi yaıplmıştır.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin ödendiğinden, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır