T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/49 Esas
KARAR NO: 2025/70 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2024
NUMARASI: 2023/258 Esas- Derdest
TALEP: İhtiyati Tedbir
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptali Tescil - Olmadığı Takdirde Alacak
KARAR TARİHİ: 20/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2025
Davacı vekili tarafından davallar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil - olmadığı takdirde alacak davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı ihbar olunanlar vekilinin yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı süresi içinde ihbar olunan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkili ile ...Şti. arasında aktedilen 15.10.2021 tarihli sözleşme gereği, davalı ...Şti.nin yapmayı taahhüt ettiği ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... parselde yapılmakta olan ... adlı konut projesindeki C Blokta bulunan inşaatın bazı kısımlarının malzemeli yapımının müvekkili tarafından taahhüt edilmesi, sözleşme gereğinin, müvekkilinin tüm edim ve taahhütlerini yerine getirmesine rağmen davalı işveren ...Şti. Tarafından 5.350.000,00 TL'lik iş bedeli karşılığı müvekkiline devri vadedilen ve arsa sahipleri ... ve ... ile akdettiği Ankara 12. Noterliğinin 06/02/2020 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapımını üstlendiği, ... C Blok 1,2,3,5,6,7,8,11 ve 41 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydını devretmediğini, yine sözleşmeden kaynaklanan bakiye 1.971.275,00 TL alacaklarının da ödenmediğini, bu sebeplerle bu davanın açılmak zorunda kalındığını belirterek davalarının kabulüne ve davalı yüklenici tarafından 5.350.000,00 TL'lik ödeme karşılığı devri taahhüt edilen; ... bağımsız bölümlerin, müvekkili adına tespit ve tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış bedelinin sözleşmenin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan tahsilini talep ettiği, yine dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu C Blok'un iskan raporu alındığını, taşınmazın arsa sahiplerinin, kat karşılığı taşınmaz vaadi sözleşmesi gereği ...Şti. ne veya onun talimatı ile üçüncü kişilere devretmesinin gerekmekte olduğunu, yani dava konusu C Bloktaki bağımsız bölümlerin, hukuken davalı ...Şti.'ne ait olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerine, davalı şirkete veya 3. kişilere devrinin önlenmesi için dava sonuna kadar 6100 Sayılı HMK’nun 392/1. maddesine istinaden teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını veya "davalıdır" şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, kararı inceleyen Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin 27/06/2024 tarih ve 2024/531-622 Esas karar sayılı kararı ile; "Dava konusu somut olayda, davacı davalı yüklenici BMS şirketi ile aralarındaki eser sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde alacak istemektedir. Davalı BMS ile diğer davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmaktadır.
Davalı yüklenici şirkete arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca verilmesi öngörülen bir kısım taşınmazların davacı taşeron ile davalı yüklenici arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca, davacı taşeronun hak edeceği iş bedeline karşılık olmak üzere davacıya devri kararlaştırılmıştır. Davacı, sözleşme gereklerini yerine getirdiğini iddia ederek, söz konusu bu 9 adet bağımsız bölümün tapusunun iptali ile kendi adına tescilini bunun mümkün olmaması halinde alacak istemektedir. Davacı temlik alacaklısı konumunda olup, yazılı temlik sözleşmesi de mevcuttur. Bizatihi dava konusu edilen taşınmazlar söz konusudur. HMK 389 vd maddelerinde öngörülen ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece HMK'nın 392 maddesi doğrultusunda ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu taşınmazların değerleri gözetilerek belirlenecek münasip teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkememiz ara kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek 19/07/2024 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davaya konu taşınmazlar üzerine dava dilekçesinde belirtilen 5.350.000,00 TL dava değeri gözetilerek dava değerinin %15'i oranında teminat yatırılmak kayıt ve şartı ile iş bu dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; 5.350.000,00 TL dava değeri üzerinden %15 oranında teminat yatırılmak kaydıyla davaya konu ...nolu bağımsız bölümlerin davalı şirkete veya 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde dava sonuna kadar ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.
İhbar olunanlar ... ve ... vekili tarafından verilen 17/11/2024 tarihli dilekçe ile, bir kısım Yargıtay kararlarını sunduklarını, bu içtihatlar uyarınca Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde arsa sahibinin sadece yükleniciye devrini vadettiği dairelerin yükleniciye verilebileceğini, yüklenicinin de ancak kendisine devri vadedilen daireleri inşaatı tamamlaması şartı ile üçüncü kişilere alacağın temliki yoluyla devredebileceğini, somut olayda hem 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yükleniciye devrinin öngörülmediğini, hem de yüklenicinin edimlerini yerine getirip inşaatı tamamlayamadığını belirterek 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 19/11/2024 tarihli ara karar ile talep dilekçesinde yeni delil sunulmadığı, ihbar olunanlar vekilinin ihtiyati tedbire yaptıkları itirazın 18/11/2024 tarihli ara kararı ile reddedildiği, yeni bir delil sunulmaması ve bu iki bağımsız bölümün halen ihbar olunanlar adına kayıtlı olmayıp dava dışı ...'a devredildiği, bu nedenle davaya konu 8 ve 11 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi bakımından ihbar olunanların hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhbar olunanlar ... ve ... vekili tarafından verilen istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nın 394. Maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebi ile menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebileceklerini, müvekkilleri tarafından da taşınmazlarına tedbir konulduğu öğrenilir öğrenilmez derhal tedbirin kaldırılmasının talep edildiği ve tedbire ilişkin harcın da yatırıldığı, ancak mahkemece verilen 19/11/2024 tarihli ara kararı ile taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlal eden tedbirin kaldırılması gerektiğini, ihbar olunan müvekkilleri ile arsa sahipleri ... ve ... ile davalı ... arasında ...yapılacak inşaat konusunda kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, karma bir sözleşme olan kat karşılığı inşaat sözleşmelerine göre, yüklenicinin edimini arsa sahibine taahhüt ettiği şekilde yerine getirmesi şartı ile arsa sahibinin devretmeyi vaat ettiği taşınmazlara hak kazanabileceği, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, bu sebeple yüklenicinin, edimini yerine getirmeden talepte bulunamayacağı gibi edimini yerine getirmesi halinde ise sadece arsa sahibinin devretmeyi vaat ettiği taşınmazları talep edebileceğini, yine müvekkili olan arsa sahiplerinin davacı taşerona herhangi bir taahhütte bulunmamış olup, davacının arsa sahiplerinden bir talep hakkının da bulunmadığını,
Uyuşmazlık bu açıdan ele alındığında yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmediğini, bir an için aksi kabul edilse dahi, dosyada bulunan müvekkili arsa sahipleri ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve eki paylaşım cetvelinde görüldüğü üzere davaya konu bağımsız bölümlerden 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yükleniciye devrinin asla vaat edilmediğini, ancak bu hususun şimdiye kadar davacı ve davalı tarafından dile getirilmediğini, özellikle mahkemeden ve istinaftan saklanarak müvekkili arsa sahiplerinin zararlandırılmak istendiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin eki olan paylaşım çizelgesinin yargı mercilerinin dikkatinden kaçırılmak istendiğini, zira bu davanın davacısı olan ...'in, davalı olan ... şirketinin kat karşılığı sözleşmesinin imzalandığı tarihteki yetkilisi olduğunu, bu nedenle de 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yüklenici ...şirketine devrinin vaat edilmediğini bildiği halde kötü niyetli bir biçimde bu kez ...şirketi ile kendi yaptığı ve davanın temel dayanağı olan 15/10/2021 tarihli taşeronluk sözleşmesine yükleniciye devri vaat edilen 7 bağımsız bölümün arasına 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümleri de sıkıştırdığını ve ne yazık ki basiretli bir tacir gibi davranmayıp sözleşmeyi kontrol etmeyen ...şirketinin yeni yetkilisi tarafından da davacıya devri vaat olunmayan 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin taşerona devredileceği yolundaki sözleşmenin imza edildiğini, kimsenin hakkından fazlasını devredemeyeceği ilkesinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin izni, onayı bir tarafa haberinin dahi olmadığı bir sözleşmenin taraflar arasında imzalanarak müvekkillerinin mağdur edildiğini, ekte sundukları paylaşım cetvelinden de görüleceği üzere 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahipleri olan müvekkilleri ... ve ...'de kalacağını, tüm bu sebeplerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/258 Esas sayılı dosyası üzerinden 8 ve 11 sayılı bağımsız bölümlere konulan tedbirin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin olarak verilen 19/11/2024 tarihli mahkeme ara kararının kaldırılmasına ve itirazlarının kabulü ile 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, davacı ile davalılardan ...İnş. Tic. Ltd. Şti arasında düzenlenen 15/10/2021 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici tarafından davacı taşerona iş bedeli karşılığı devri vaat edilen bağımsız bölümlerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde öncelikle tapu iptal ve tescil isteminde bulunduklarını, bu taleplerinin mümkün olmaması halinde ise taşınmazların rayiç bedellerinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sonuçlanıncaya kadar bu bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulması isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece verilen 19/07/2024 tarihli ara karar ile, Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin 2024/531 Esas 2024/622 Karar sayılı 27/06/2024 tarihli kaldırma kararı kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve davaya konu taşınmazlar üzerine dava dilekçesinde belirtilen 5.350.000,00 TL dava değerinin %15'i oranında teminat yatırılmak şartı ile davaya konu ...sayılı taşınmaz üzerinde kurulu bulunan C Blok 1,2,3,5,6,7,8,11 ve 41 nolu bağımsız bölümlerin davalı şirkete veya üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünden dava sonuçlanıncaya kadar tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, bu karara ihbar olunanlar ... ve ... vekili tarafından yapılan itirazın ise 19/11/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı ihbar olunanlar vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyatı tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.
Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır (HMK. m. 390/3) ispat ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu sebepledir ki ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.
Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur.
Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa'nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.
Mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi halinde; istemin reddine karar verdiğinde de kararda hukuksal gerekçe göstermek durumundadır. Çünkü, 1982 Anayasa'sının 141. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre bütün mahkemelerin bütün kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
İhbar olunanlar vekili tarafından verilen ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; üzerine ihtiyati tedbir konulan 8 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin müvekkilleri ile yüklenici ...Şti arasında düzenlenen Ankara 12. Noterliğinin 06/02/2021 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye devri taahhüt edilen bağımsız bölümlerden olmadığını, bu iki bağımsız bölümün sözleşmenin eki olan paylaşım cetveline göre arsa sahibi olan müvekkilleri ... ile ...'e isabet ettiğini, bu sebeple davalı yüklenicinin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müvekkilleri tarafından kendisine devri vaadedilmeyen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devretmesinin müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığı gibi davacı taşeron ile müvekkili arasında başkaca bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığını belirterek ve dava tarihi itibari ile müvekkilleri tarafından üçüncü kişiler olan ...'a devredilen yani dava tarihi itibari ile davalılar adına kayıtlı olmayan yani dava dışı kişiler adına kayıtlı 8 ve 11 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece verilen ara karar ile ihbar olunanların, tapu kayıt maliki olmadıkları gerekçesi ile hukuki yararlarının bulunmadığı kabul edilerek bu karara yaptıkları itirazın reddine karar verilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 394/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebi ile menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihtiyati tedbirin öğrenilmesinden itibaren 1 hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebileceklerinden ve ihbar olunanların da davalı yüklenici şirket olan ...Şti. İle düzenlemiş oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan inşaat üzerinde kurulan 8 ve 11 nolu bağımsız bölümler üzerinde sözleşme gereği mülkiyet hakkı sahibi oldukları ve bu haklarına istinaden mülkiyetleri altındaki taşınmazları dava dışı kimseler adına tapuda devrettikleri anlaşılmakla ihbar olunan arsa sahiplerinin 8 ve 11 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünden hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü gerektiğinden mahkemece bu gerekçe ile ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yine ihbar olunanlar vekili tarafından dosyaya sunulan paylaşım cetvelinden, ihbar olunan arsa sahipleri ile davalılardan ...arasında düzenlendiği anlaşılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilen 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahipleri ... ile ...'e ait olduğunun kararlaştırıldığı, yani yüklenici şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 8 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin davalı yükleniciye devrini taahhüt etmediğinden davalı yüklenici tarafından ihbar olunan arsa sahiplerinden sözleşme uyarınca tapu devri talebine hakkı olmayan bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devrinin de arsa sahibi olan ihbar olunanları bağlamayacağından davalı yüklenicinin taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacıya devrini vaadettiği bu bağımsız bölümler nedeniyle davacı taşeronun ihtiyati tedbir istemi yönünden yaklaşık haklılık durumunu ispatladığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bunun yanında, mahkemenin, 19/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin ara kararı ile üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesine karar verilen taşınmazların dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu, ... Tapu Müdürlüğü'nün yazısı ve ekindeki tapu kayıtları ile anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tedbir konulan ve davalılar adına kayıtlı olmayıp, tapuda üçüncü kişiler adına kayıtlı bağımsız bölümlerin, devrini önleyici ve davada taraf olmayan şahısların haklarını etkiler nitelikte konulmuş bulunan ihtiyati tedbir, HMK'nın 389/1. maddesine ilke olarak da aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihbar olunanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkemenin 19/11/2024 tarihi ara kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ihbar olunanlar ... ile ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazın kabulü ile ve taleple bağlı kalınarak davaya konu 8 ve 11 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair dairemizce karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhbar olunanlar, ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/258 Esas sayılı derdest dosyasından vermiş olduğu 19/11/2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-İhbar olunanlar, ... ve ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazın KABULÜNE,
a-)Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2024 tarihli ara kararı ile; ... Mahallesinde kain ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu bulunan C Blok 8 ve aynı yerde bulunan C Blok 11 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyaırnca KALDIRILMASINA,
b-)Tedbir kararının kaldırılması konusundaki işlemlerin, ilk derece mahkemesince icrasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf incelemesi yönünden;
5-İhbar olunanların istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, ihbar olunanlar tarafından ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar TL istinaf karar harçlarının talep halinde ihbar olunanlar, ... ve ...'e iadesine,
6-İhbar olunanlar tarafından ayrı ayrı yatırılan 1.169,40'ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile 310,00 TL dosya gönderme giderinden oluşan toplam 2.648,80 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu ihbar olunanlara verilmesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f ve 394/5. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 20/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır