T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/820 - 2025/1021
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
DOSYA NO: 2025/820 Esas
KARAR NO: 2025/1021
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/02/2025
NUMARASI: 2021/488 Esas- 2025/96 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... Akaryakıt Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne yöneltilen davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ... Anonim Şirketi'ne yöneltilen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen 18/11/2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... Akaryakıt Tic. Ltd. Şti. ile ... şirketi olan diğer davalı ... ... A.Ş. arasında istasyonlu bayilik anlaşması yapıldığını, anlaşmaya göre bayinin arazisi üzerine dağıtım şirketinin belirlediği tip projeye göre yine dağıtım şirketinin anlaşmalı yüklenici firmalarına bayi tarafından yaptırılması zorunlu olan yapım bedelinin bayiinin, bayilik hizmet bedelinden kesilmek suretiyle dağıtım şirketi tarafından yüklenici firmaya ödeneceğini, bayilik anlaşmasından sonra müvekkili yüklenici firma ile davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti. arasında 14/05/2009 tarihinde anahtar teslimi istasyon yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşmede ödemelerin, bayiinin hizmet bedeli karşılığı ... A.Ş. tarafından yapılacağı ifade edildiğinden 27/05/2009 tarihli yazı ile olur verilmesinin davalı ...'den talep edildiğini, davalı ... A.Ş. tarafından yazı ekinde bulunan sözleşme içeriğine itirazda bulunulmayarak önce şifahi işe başlanmasının talep edildiğini ve akabinde 02/07/2009 tarihli yazı müvekkili firmaya gönderilerek sözleşmenin tarafı olduğunun teyit edildiğini, inşaata başlamak için davalı ... A.Ş.'den olur alan müvekkili firmanın sözleşmenin 11. maddesindeki avansın ödenmesi için ...'ne 28/05/2009 tarihli verdiği dilekçe üzerine 127.000,00 TL bedelli avans teminat mektubunu talep üzerine davalıya sunduğunu, müvekkili tarafından sunulan teminat mektubu karşılığı davalı ... A.Ş tarafından, avansın, talepleri üzerine 03/09/2009 tarihinde gönderildiğini, yapılan avans ödemesinden sonra müvekkilinin sözleşmede belirtilen işleri tamamlayarak inşaatı %35 seviyesine getirdiğini, müvekkili ve diğer davalı ... Akaryakıt... Ltd Şti tarafından hak edişin ödenmesinin istenmesi üzerine ... tarafından müvekili firmanın hesabına 22/12/2009 tarihinde 135.255,00 TL hak edişi ödemesi yapıldığını, %30'luk hakediş ödemesinin davalı ... tarafından yapılmadığını, hakedişin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 22/02/2010 tarihli dilekçe verilerek işin %85'inin tamamlandığını ancak %35 kısmın hakedişinin ödendiğini, %50 kısmın hakedişinin ödenmediğini, ödenmemesi halinde işe zorunlu olarak ara verileceğinin bildirildiğini, ... tarafından şifahi olarak müvekkiline Mart 2010 ayı sonlarında ödeme yapılacağının bildirildiğini, yapılan imalatların ...'nin anlaşmalı denetim firması tarafından kontrol edilip ...'ye bildirilmesine rağmen ödeme yapılmayınca her iki davalıya 26/05/2010 tarihli ihtarname keşide edilip hak ediş miktarı olan 374.650,00 TL nin ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameden sonra ... yetkililerince şifahi olarak müvekkiline bayi ile sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiğini, müvekkili firma tarafından imalatlarının tespitinin yaptırıldığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi tespitine göre imalatların %85 oranında tamamlandığı ve parasal değerinin 374.650,00 TL olduğunun sabit olduğunu, bu sebeplerle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın 27/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 17/10/2014 tarihli dilekçesinde ıslah talebinde bulunarak müddeabihi 364.650,00 TL arttırarak 374.650,00 TL üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ... A.Ş. vekili tarafından verilen 24/01/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve bu sebeple davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini,
Esas yönünden ise, davacı ile müvekkili şirket arasında müvekkilini borç altına sokan herhangi bir ticari sözleşme olmadığı gibi, müvekkilinin "borca katılmasından" da söz edilemeyeceğini, davaya konu istemin dayanağının, diğer davalı şirket ile davacı arasında yapılan 14/05/2009 tarihli inşaat sözleşmesi olduğunu, anılan sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, sözleşmeye dayalı olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunulamayacağını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazıların ise müvekkili şirketi kurumsal ve ticari olarak bağlayıcı niteliğe haiz olmadığından borca katılma sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin diğer davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan 07/08/2008 tarihli protokol ve 22/08/2008 tarihli bayiilik sözleşmesi kapsamında diğer davalının talebi üzerine yapılan ödemeler olduğunu, ödemelerin taraflar arasındaki protokolün 6.1.3. maddesi gereğince diğer davalının iş programına göre hakettiği alacakların tespiti ve diğer davalının yazılı istemleri üzerine yerine getirildiğini, davacının yapımını üstlendiği akaryakıt istasyonunun inşa aşamalarına göre doğan alacaklarının sorumlusu ve yükümlüsünün müvekkili şirketi olmayıp davalı ... Akaryakıt... Ltd Şti olduğunu, nitekim bu hususun yapılan protokolün 2.2. maddesinden de anlaşıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Akaryakıt Tic. Ltd Şti'ne yapılan tebligata rağmen davaya karşı yazılı beyanda bulunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 tarihli ve 2021/488 Esas ve 2025/96
Karar sayılı kararında özetle; Mahkememizce 02/08/2021 tarihli tensip tutanağı düzenlenerek taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğine karar verildiği, davalı ... Akaryakıt Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına çıkartılan davetiyenin iade edilmesi üzerine Babaeski Ticaret Sicili Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonucunda 07/01/2022 tarihli cevabi yazı ile davalı şirketin 30/11/2013 tarihinde Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin bildirildiği, bu durumda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davacı vekiline, davalı ... Akaryakıt Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası için dava açmak üzere mahkememizin 21/01/2022 tarihli ara kararı ile yetki verildiği, davacı vekilince Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan ihya davasında, mahkemece 22/04/2022 tarihli 2022/53 Esas 2022/217 Karar sayılı kararı ile ... Akaryakıt Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin mahkememiz dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği görülmüş, bu suretle yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 04/11/2023 tarihli rapor ile, davalının ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde, 2009-2010 ve 2011 dönemi ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, Ankara 31. Hukuk Dairesi 2020/869 Esas 22.06.2021 tarih ve 2021/662 sayılı bozma kararının “DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE” başlığı altında belirtilen dönemlerine ilişkin davalı ...'nin ticari defter kayıtlarında incelendiği, buna göre, davacı ... mühendislik ...'nun takip edildiği 159.00.0010 nolu hesapta en son 29.12.2009 tarihinde hareket olduğu, bu tarih sonrasında herhangi bir parasal hareket olmadığı, diğer davalı ... Akaryakıtın takip edildiği 120.00.01.0092 nolu hesapta en son 31.12.2009 tarihinde hareket olduğu bu tarih sonrasında herhangi bir parasal hareket olmadığı, davalı ...'nin diğer davalı ... Akaryakıttan kendi ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle 289.858,72 TL alacaklı olduğu, davalı ...'nin ticari defter kayıtlarında 31.12.2009 sonrasında taraflar adına yapılmış bir ödeme olmadığı rapor edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/869 Esas 2021/662 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacının davalı ... AŞden talep edebileceği alacağının olup olmadığının tespiti için daha önceki bilirkişi raporları ile bilirkişi raporlarına itirazlar da değerlendirilmek suretiyle mahkememizce görevlendirilen borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 02/09/2024 tarihli rapor ile, davacı tarafından davalı ... ile aralarında akdedilen inşaat yapım sözleşmesi uyarınca, diğer davalı ... tarafından kendisine ödenmesi gerekip de ödenmemiş olan bakiye bedelin tahsilinin talep edildiği, davalı ... tarafından davacıya 127.000,00 TL ve 135.255,00 TL olmak üzere toplam 262.255,00 TL ödenmiş olduğu hususunda tartışma bulunmadığı, öncelikle davacının imalatı getirdiği seviye itibariyle bakiye alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bulunan tespit raporu, davalı ...'nin müşavir firması olan Sine tarafından düzenlenmiş olan 19.04.2010 tarih 2010/006 nolu İmalat Raporunda verilmiş olan imalatlara ilişkin bilgiler birbirini teyit eder nitelikte olup her iki raporda da inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin %85 olduğunun belirtildiği, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan sözleşmenin eki Yapı İşleri İcmali ile tespit raporu ve İmalat Raporunda belirtilen hususların karşılıklı değerlendirilmesi neticesinde, yapılmış olduğu belirtilen imalatlar ile gerçekleşme oranlarının uyumlu olduğundan bu dava kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda olduğu gibi anılan raporlarda belirtilen %85 fiziki gerçekleşme oranına itibar edilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan sözleşmede davacı tarafından yapılacak işlerin toplam bedelinin KDV hariç 635.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, işin %85 oranında tamamlandığı kabul edildiğine göre tamamlanmış imalatların KDV dahil toplam bedelinin 636.905,00 TL, buna göre de davacının bakiye alacağının 374.650,00 TL olarak hesaplandığı, davalı ... ... A.Ş, 18.06.2010 tarihinde mütemerrit olduğundan, bu tarihten dava tarihi olan 04.11.2013'e kadar değişen oranlarda işleyen ticari temerrüt faiz tutarının ise 198.561,93 TL hesap edildiği rapor edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/869 Esas 2021/662 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalı ... ... Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş'den 06/01/2010 ve 16/02/2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususunda mahkememizce görevlendirilen borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 11/11/2024 tarihli ek rapor ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2020/869 esas, 2021/662 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalı ... ...Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş'den 06.01.2010 ve 06.02.2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunmadığı rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/247 Esas 2016/475 Karar sayılı ilamı ile davalı ... AŞ ile diğer davalı ... Akaryakıt Ltd Şti arasındaki davada, asıl davanın konusu olan sözleşmenin ve protokolün feshinin haklı olduğunun belirtildiği ancak dava bedel iadesine ilişkin olduğundan asıl davanın reddine karar verildiği, ilamın 06.11.2019 tarihinde kesinleştiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/869 Esas 2021/662 Karar sayılı ilamı ile davalı iş sahibi ile davalı ... A.Ş arasındaki sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan 22/08/2008 tarihli ek protokolün 4.1.5 maddesi ile sözleşmedeki aynı madde kaldırılarak, bayinin, istasyonda yapılacak inşaat ve tadilatları, ...'nin tespit edeceği firmaya yaptıracağı, yapılacak inşaatın da yine ...'nin tespit edeceği denetici firma tarafından denetleneceğinin kabul ve taahhüt edildiği, bayinin, istasyon inşaatının yapım ve denetimi için ödenecek hak ediş bedellerinin, intifa ve bayilik hizmet bedellerinden mahsup edilerek ... tarafından yüklenici firmalara ödenmesine rıza gösterildiğine ilişkin düzenlemeye yer verilmekte olduğu anlaşıldığından, sözleşmedeki bu şart ile davalı ...'nin yüklendiği edim yükümlülüğü nedeniyle, davacı tarafı olmadığı halde bu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunabileceği ancak bunun için davalı iş sahibinin (davalı ... A.Ş'nin) kendisinden talepte bulunulduğu tarihte, diğer davalı ve bayisi olan ... Akaryakıt Ltd. Şti'ye henüz ödememiş olduğu bayilik hizmet bedeli borcu bulunması gerektiği, eğer borç var ise bu borcu, bayi olan davalı şirkete ödemeyerek öncelikle davacı taşerona hak ediş alacağı olarak ödemesi gerektiği işaret edilmiş olup, davacının, davalı ... A.Ş'ye müracaat tarihi itibariyle diğer davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti'nin davalı ... A.Ş'den ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağı olup olmadığı yönünden aldırılan 11/11/2024 tarihli ek rapor ile davalı ... ...Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş'den 06.01.2010 ve 06.02.2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunmadığı rapor edilmiş olmakla davacının davalı ... ... Anonim Şirketi'nden, üçüncü kişi (davacı) yararına sözleşme hükümleri gereğince talepte bulunamayacağı anlaşılmış olup, bu davalıya yöneltilen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... Akaryakıt Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden davasını atiye bırakmış ve davasını yenilememiş olmakla bu davalıya yöneltilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 08/09/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/475 E. Sayılı dosyası kararına, mahkemenin gerekçeli kararında değinilmediğini, kesinleşmiş bir karara aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, ...'nin ... Akaryakıta 2. taksit miktarı olan 1.000,00 USD + KDV toplam 1.180,00 USD olduğunu, bu bedelden; 03.09.2009 tarihinde 84.290,00 USD, 22.12.2009 tarihinde 12.390,00 USD, 04.01.2010 tarihinde 90.940,00 USD olmak üzere toplam 187.620,00 USD ödemede bulunduğunu, ödemesi gereken geri kalan miktarın ise 992.380,00 USD olduğunu, ...'nin 2008 yılında 1. taksit miktarı olan 1.770.000,00 USD'yi ödemiş olup 11.06.2009 tarihinde imzaladıkları ek protokol ile karşılıklı çalışmalara devam edilerek 2. taksit miktarından da 187.620,00 USD ödemede bulunduğunu, hatta ... tarafından 02.07.2009 tarihinde taraflarına yazılmış olan yazıda ödemeleri bayilik hizmet bedelinden ödeneceğinin ifade edildiğini, bu yazı doğrultusunda taraflarınca akaryakıt istasyonunun yapımına başlanarak yukarıda belirtilen tarih ve miktarda ödemelerde bulunduğunu, ancak ...'nin bayilik hizmet bedelinden 06.01.2010 tarihinde 224.790,00 TL 16.02.2010 tarihinde ise 149.860,00 TL toplam 374.650,00 TL ödeme yapmamış olup taraflarınca davalıların 26.05.2010 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, ... ödemeleri geciktirerek ve 2010 yılında da talep edilen ödemeleri yapmayarak istasyonun tamamlanmasına ve hizmete açılmasına engel olduğunu, ...'nin bu sözleşme ve protokolü 01.12.2010 tarihinde Ankara 63. Noterliği 24599 yazısı ile tek taraflı olarak fesh ettiğini, Ankara 31. Hukuk Dairesinin 2020/869 Esas 22.06.2021 tarih ve 2021/662 sayılı kararında, iş sahibi davalı ... A.Ş.'nin kendisinden talepte bulunulduğu tarihte, bayisi olan ... Akaryakıt Ltd. Şti' ye henüz ödememiş olduğu bayilik hizmet bedeli borcu var ise tespiti amacıyla ilk derece mahkemesinin talep ettiği bilirkişi raporunda davalı ve davacının sadece defterleri incelenerek parasal hareketler değerlendirilmiş olup ...'nin ... Akaryakıta borcunun var olup olmadığı konusunda ticari ilişkinin başlangıç nedeni olan ödemelere esas sözleşme ve protokol maddelerinin değerlendirilmediğini, borçlu olan ...'nin alacaklı olarak ifade edildiğini, bu yönüyle raporun değerlendirmesinin yetersiz ve yanlış olduğunu, fakat ilk derece mahkemesinin bu bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis ettiğini,... protokol süresinin 15.12.2008 tarihinde bittiğini fakat davacı müvekkilinin çalışmalara devam ettiğini, aksi takdirde 11.06.2009 tarihinde davalı yanın ek protokolü imzalamayarak hiç bir ödeme yapmayacağını, protokolü fesh edeceğini, fesih hususunun ...'yi ödeme sorumluluğundan kurtarmayacağını, mahkemenin açık ve hükme elverişli bilirkişi raporuna rağmen aleyhlerine karar verdiğini, gerekçeli kararında da raporun hükme neden esas alınmadığının izah edilmediğini, borçlu olduğu görülen davalı ... ... A.Ş'nin, 374.650,00 TL’nin 26/05/2010 temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. Vekili tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın istinaf gerekçelerinin tümüyle dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin, davacının ödeme talebinde bulunduğu tarihte diğer davalı şirketin talep edebileceği muaccel bir bayilik hizmet bedeli alacağı bulunmadığından, davacının, müvekkili şirket ...'nin diğer davalı ... A.Ş.'ye borcu bulunduğundan bahisle bildirdiği istinaf nedeninin dayanaksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ...'nin davacıya bir ödeme yapabilmesi için öncelikle diğer davalı şirketin müvekkilinden bir bayilik hizmet bedeli alacağının bulunması gerektiğini, müvekkili tarafından diğer davalıya iki defa ödeme yapılmasından sonra davacı yana protokolün ek protokol ile değiştirilen düzenlemesi doğrultusunda davalı ... Akaryakıtın onay ve talebi doğrultusunda muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin yerine getirilmesi zorunlu olmayan bayilik hizmet bedeli ödemeleri olup istasyon inşaatının devamının sağlanabilmesi için iyi niyetle yapılan ödemeler olduğunu, ancak bu iyi niyetli tutumun diğer davalının müvekkili ...'den bayilik hizmet bedeli alacağı bulunduğu şeklinde gerçek dışı bir değerlendirmede bulunulduğunu, davacının ödeme yapılmasını talep ettiği ihtarnamenin çekildiği 26/05/2010 tarihinde yapılmış herhangi bir ödeme olmadığı gibi diğer davalı şirketin de bu tarihte ve 2010 yılı içinde müvekkilinden bayilik hizmet bedeli veya sair bir kalemden dolayı muaccel hale gelmiş bir alacağının da bulunmadığını, diğer davada kesinleşen ilamda ve yerel mahkemenin karar gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı ... Akaryakıt müvekkili şirkete 289.858,81 TL borcu bulunduğunun açık olduğunu, davacının da bu hususu ikrar ettiğini, davalı ... Akaryakıtın bayilik lisansını ne 2010 yılı öncesinde ne de 2010 yılı içinde almadığından dolayı müvekkili şirketten bu şirkete ödenecek bir bayilik hizmet bedeli borcu da bulunmadığını, davacı yana yapılan daha önceki ödemelerin de gerçekleştirilmesi zorunlu ödemeler olmadığını, cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, tüm bu sebeplerle haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, yüklenici davacı ile iş sahibi konumundaki diğer davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti arasında düzenlenen 14/05/2009 tarihli ''Anahtar Teslimi İstasyon Yapımı Sözleşmesi'' konulu eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının davalı iş sahibi ... Akaryakıt Ltd. Şti ile her iki davalı arasındaki bayilik sözleşmesi ve düzenlenen protokol kapsamında davalı ... A.Ş'nin diğer davalının borcunu üstlendiği iddiasıyla her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan ... Akaryakıt Ltd. Şti., ticaret sicilindeki adresine usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiş yargılamaya katılmamıştır.
Diğer davalı ... A.Ş vekili ise, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davanın dayanağı olan sözleşmenin, davacı ile diğer davalı arasında düzenlenen 14/05/2009 tarihli eser sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca davacının kendilerinden alacak talebinde bulunamayacağını, aralarında düzenlenen '' borca katılma '' olarak nitelendirilebilecek bir sözleşmenin de bulunmadığını, davacıya yapılan bir kısım ödemelerin, diğer davalı ... Ltd. Şti ile ... arasında yapılan 07/08/2008 tarihli protokol ile 22/08/2008 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında diğer davalının talebi üzerine yapılan ödemeler olduğunu, protokolün 6.1.3 maddesi gereğince diğer davalının iş programına göre hak ettiği alacaklarının, yine bu davalının yazılı istemi üzerine davacıya yapıldığını, davacının inşaat aşamalarına göre doğan alacağının sorumlusunun diğer davalı ... Ltd. Şti olduğunu, bu hususun davalılar arasındaki protokolün 2.2 maddesinden anlaşıldığını, kefil ve garantör sıfatlarının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın davalı ... ... A.Ş. Yönünden taraf ehliyeti yokluğundan dolayı usulden reddine, diğer davalı yönünden ise kabulü ile 374.650,00 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti'den tahsiline dair verilen 07/12/2017 tarihli 2013/698 Esas 2017/933 Karar sayılı ilk kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 22/06/2021 tarihli 2020/869 Esas 2021/662 Karar sayıl kararı ile ve bu karardaki gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararında özetle; her iki davalı arasındaki sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan 22/08/2008 tarihli ek protokolün 4.1.5 maddesi ile sözleşmedeki aynı madde kaldırılarak, bayinin istasyonda yapılacak inşaat ve tadilatları ...'nin tespit edeceği firmaya yaptıracağı, yapılacak inşaatın da yine ...'nin tespit edeceği denetici firma tarafından denetleneceğinin kabul ve taahhüt edildiği, bayinin istasyon inşaatının yapım ve denetimi için ödenecek hakediş bedellerinin, intifa ve bayilik hizmet bedellerinden mahsup edilerek ... tarafından yüklenici firmalara ödenmesine rıza gösterildiğine ilişkin düzenlemelere yer verilmekte olduğu anlaşıldığından bu düzenlemenin BK'nın 111. Maddesinde düzenlenen, "başkası lehine şart" niteliğinde olduğu, bu şartın üçüncü kişi yararına olduğu kadar sözleşmenin tarafları lehine de sonuç doğuran niteliği olduğu, bu sebeple sözleşmenin taraflarının bu şarttan yarar sağladıktan sonra, şartın üçüncü kişi lehine olan sonuçlarının yerine getirilmesinden kaçınılmasının hakkaniyete uygun olmadığı gibi anılan maddeye de açıkça aykırı olduğu, bu sebeple sözleşmedeki bu şart nedeniyle davacının davalı ...'nin yüklendiği edim yükümlülüğü nedeniyle tarafı olmadığı halde bu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunabileceğinden davalı iş sahibi ... Akaryakıt'ın, davalı ... A.Ş.'den talepte bulunulduğu tarihte davalı ve bayisi olan ... Akaryakıt Ltd. Şti'ye henüz ödememiş olduğu bayilik hizmet bedeli borcu var ise bu borcu bayi olan davalı şirkete ödemeyerek öncelikle davacı taşerona hakediş alacağı olarak ödemesi gerektiği, kendisine başvurulduğu tarihten sonra bayi olan diğer davalı Akaryakıt Şirketine bayilik hizmet bedeli olarak ödeme yapmış ise bunun ibra yasağına aykırı ve kötü ödeme olup, kötü ödemede bulunanın sonucuna katlanmak zorunda olduğu ancak davacının da taşeron olarak yaptığı işlerin varlığını ve alacağının miktarını ispatlaması gerektiği (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2015/5619 Esas 2016/2683 Karar sayılı ilamı) bu nedenle mahkemece bu hususların araştırılarak davacının davalı yandan ihtarname ile alacağını talep ettiği 26/05/2010 tarihi itibari ile davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti'nin diğer davalı ...'den ödenmeyen bakiye bayilik hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilerek şayet davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti'nin ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağı var ise bu bedelin davalıya ödenmeyerek davacıya ödenmesi gerektiğinin dikkate alınması ve buna göre alacak talepli dava hakkında hüküm kurması, yine her iki davalı arasındaki sözleşmenin feshine dair dava dosyasındaki yargılamanın sonucunun da kesin hükme bağlanmasının beklenmesi gerektiği gerekçelerine yer verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda, Dairemiz kaldırma kararı gerekçeleri de gözetilerek ve taraflar arasında görülen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/247 Esas -2016/475 Karar sayılı ilamının da 06/11/2019 tarihinde kesinleşmesinden sonra yeni bir uzman bilirkişi kurulundan alınan 02/09/2024 tarihli kök rapor ile 11/11/2024 tarihli ek raporlar sonrasında bu raporlar hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre davacının davalı ... A.Ş'ye müracaat tarihi itibari ile diğer davalı ... Akaryatık Ltd Şti'nin davalı ... A.Ş.'den ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunmadığı, bu sebeple davacının davalı ... A.Ş.'den üçüncü kişi yararına sözleşme hükümleri gereğince talepte bulunamayacağı kabul edilerek bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin diğer davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti yönünden davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi ve 3 aylık yenileme süresi içerisinde de bu davalı hakkındaki davanın yenilenmemiş olması sebebi ile davalı ... Akaryakıt Ltd. Şti hakkındaki davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 tarihli 2021/488 Esas 2025/96 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip