T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/610 - 2025/638
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/610 Esas
KARAR NO: 2025/638
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2025
NUMARASI: 2025/54 Değişik İş Esas -2025/54 Karar
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/07/2025
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine talep edilen ihtiyati haciz isteminin mahkemece kabulüne ve bu karara karşı taraf vekilinin itirazının reddine dair verilen karara karşı süresi içinde karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından verilen talep dilekçesinde özetle; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 Esas 2025/135 Karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile müvekkili lehine toplam 170.000,00 TL tazminata hükmolunduğunu, bu ilama dayalı olarak ve alacakları teminata bağlanmadığından ihtiyati haciz talep etmelerinin gereğinin doğduğunu belirterek İİK'nın 259/2. Fıkrasına göre ilama dayalı toplam 209.103,20 TL alacakları için teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 20/03/2025 tarihli 2025/54 Değişik İş Esas 2025/54 Karar sayılı karar ile talep eden vekilinin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/379 Esas 2025/135 Karar sayılı ilamı ile karşı taraf aleyhine 209.103,20 TL alacağa hükmedildiği dikkate alınarak bu alacak için teminatsız olarak İİK'nın 207/1 maddesi gereğince karşı taraf borçlunun borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına dair karar verildiği görülmüştür.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... A.Ş. Vekili tarafından verilen itiraz dilekçesinde özetle; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/379 Esas sayılı dosyası dayanak gösterilerek müvekkili şirket aleyhine alınan ihtiyati haciz kararı ile Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/19821 Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, ihtiyati haczin 21/03/2025 tarihinde öğrenildiğini, 209.103,20 TL alacak için uygulanan hacizlerin orantısız olduğunu, verilen ihtiyati haciz kararının taraflara tebliğ edilmediğini ve kesinleşmediğini, müvekkilinin borçtan haberdar olmadan ilama dayalı olduğu gerekçesi ile teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/183 Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, tüm bu nedenlerle 20/03/2025 tarih, 2025/54-54 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarihli 2025/54 D.İş Esas 2025/54 Karar sayılı ek kararında özetle; Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemlidir.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK.nun 265.maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Somut olayda; alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ...A.ş. ... Şubesi aleyhine ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkememizce dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihli ve 2025/54-54 D.İş sayılı karar ile teminatsız olarak talebin kabulüne karar verildiği, verilen ihtiyati haciz kararına borçlu tarafından 24/03/2025 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
İtiraz eden vekilinin itiraz dilekçesi incelendiğinde, Mahkememiz ihtiyati haciz kararına istinaden konulan hacizlerin aşkın haciz niteliğinde olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği görülmüştür. İİK.'nun yukarıda belirtilen 265.maddesine göre, ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmış olup, bunlar; ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat olup, bunun dışında başka bir itiraz nedeninin ileri sürülmesi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde yer alan sebeplerin hiçbirisinin anılan kanun maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmadığı, itiraz eden vekili tarafından Mahkememiz ihtiyati haciz kararına istinaden konulan hacizler nedeniyle aşkın haciz bulunduğu iddiasıyla ihtiyati hacze itirazı noktasında yapılan değerlendirmede, taşkın hacizlerin bulunup bulunmadığı, varsa kaldırılmasının hususunun değerlendirme yetki ve görevinin Mahkememize ait olmadığı, yapılan yargılama sonucunda, alacaklının ihtiyati haciz talebinin dayanağının Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/379 Esas, 2025/135 Karar sayılı kararı olduğu, yaklaşık ispat seviyesinde delilin bulunduğu, bu şekilde ihtiyati haciz sebeplerinin mevcut olduğu dikkate alındığında, Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında kanuna aykırılık bulunmadığı, itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla, ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin itirazının reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından verilen 13/05/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;Söz konusu ihtiyati haciz kararına dayanak ilamın, ihtiyati haciz kararının verildiği 20.03.2025 tarihinde henüz kesinleşmediğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/54 D. İş sayılı dosyası ile vermiş olduğu ihtiyati haciz kararının konusunun taraflar arasındaki Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı kararı olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı kararının, 19.03.2025 tarihinde UYAP sistemine yüklenmiş olup ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte taraflara tebliğe dahi çıkarılmadığını, müvekkilinin, bahse konu karardan ancak ihtiyati haciz süreci neticesinde uygulanan hacizlerle 21.03.2025 tarihinde haberdar olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı kararının kesinleşmemesi ve karar taraflara tebliğe dahi çıkarılmadan ihtiyati haciz kararına dayanak edilerek ihtiyati haciz için yaklaşık ispat seviyesinde delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı vermesi ve ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine karar vermesinin hukuka uygun olmadığını, 19.03.2025’te UYAP’a yüklenen bir kararın doğrudan 20.03.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararına konu edilmesinin dahi somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığının dahi yeteri kadar araştırılmadığını, müvekkili şirketin temel savunma ve mahkemeye erişim hakkının zedelendiğinin açıkça gösterdiğini, ilk derece mahkemesi kararının, kesinleşmeye gerek olmaksızın icra edilebilir olsa da ihtiyati haciz gibi müvekkilinin tüm malvarlığını etkileyecek derecede önemli etkileri olabilecek bir karar tesisinin hukuka uygun olmadığını, ihtiyati haciz kararının orantısız ve ölçüsüz olduğunu, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurularına konu 2025/54 D. İş sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 20.03.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının dayanağını, 209.103,20 TL’lik bir alacak iddiası olduğunu, ilk derece mahkemesinin 2025/54 K. sayılı kararında yer alan gerekçe ve değerlendirmeler dikkate alındığında “yaklaşık ispat koşulunun sağlanması” şartını sağladığı belirtilen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı kararının, müvekkili aleyhine 209.103,20 TL değerinde bir hüküm niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin hacmi ve ticari faaliyetleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz kararı verilmesinin orantısız ve ölçüsüz olduğunun anlaşılacağını, karşı tarafın, ilk derece mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ihtiyati haciz kararı kapsamında müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına, hisselerine, icra dosyası alacaklarına ve daha birçok malvarlığına haciz tatbik etmiş olup bu durumun müvekkil şirketin tüm ticari hayatının durmasına neden olduğunu, ihtiyati haciz kararının, miktar olarak düşük bir alacak iddiasına dayanmakla birlikte müvekkil şirket açısından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracak hacizleri haklı kıldığını, Anayasa’nın 35, 48 ve ilgili maddeleri uyarınca güvence altına alınan malvarlığını geliştirme hakkı ve çalışma hakkını müvekkili hilafına orantısız ve ölçüsüz şekilde ihlal ettiğini, tüm bu hususlar gözetilmeksizin orantısız ve ölçüsüz sonuçlara mahal veren ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğu ve itirazları kapsamında kaldırılması gerektiğinin açık olduğundan ilk derece mahkemesinin itirazlarının reddi yönündeki kararının kaldırılması gerektiğini, teminatsız şekilde ve müvekkili şirket yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin vermiş olduğu 20.03.2025 tarihli kararda alacak iddiasının ilama dayandığı gerekçesiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararına hükmettiğini, ancak ihtiyati haciz kararına dayanak olan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı ilamı incelendiğinde her ne kadar müvekkili şirket aleyhine 209.103,20 TL’lik bir alacağa hükmedildiği görülse de bu kararın; 19.03.2025 tarihinde UYAP sistemine yüklendiği (ihtiyati haciz kararından 1 gün önce), taraflara tebliğe çıkartılmadığını,kesinleşmemekle birlikte müvekkili şirketin bilgisine dahi sunulmadığının anlaşılacağını, hâl böyle iken henüz kesinleşmemiş olan ve müvekkili şirketin borçtan haberdar dahi olmadığı karara dayanarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hem hukuka hem hakkaniyete aykırı düştüğünü, ilk derece mahkemesinin müvekkili şirketin karşılaşabileceği zararları teminen herhangi bir teminata gerek duymaksızın ve müvekkili şirketin yokluğunda ihtiyati haciz kararı vermesinin hukuka uygun olmadığını, ihtiyati haciz nedeniyle müvekkilinin hesaplarına bloke konulması nedeniyle ödeme dengesinin bozulduğunu, mevcut alacaklarına haciz konması sebebiyle tahsil kabiliyetinin azaldığını, gerçekleştirilen sair hacizler nedeniyle sözleşmelerini yerine getirememe tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, bu denli önemli ve telafisi güç sonuçlara yol açan bir kararın salt mahkeme ilamına dayandığı gerekçesiyle teminatsız şekilde verilmesinin, bu hâlde alacak hükmü ihtiva eden ilamının müvekkili şirket tarafından ıttıla edilmediğinin dikkate alınmaması ve müvekkili şirketin yokluğunda karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının, Kanunda sayılan şart ve unsurları taşımadığını, ihtiyati haciz kurumunun amacına aykırı şekilde karar tesis ettiğini, ihtiyati haciz kurumunun, bir borç ilişkisinde alacaklı tarafın alacağını güvence altına almak ve alacağı tahsil etmesi yönündeki tehlikeyi ortadan kaldırmak için öngörülmüş geçici ve koruyucu tedbir niteliğinde olduğunu, bu koruyucu tedbirin, alacaklının ileride açacağı esas dava ve takiplere rağmen alacağını tahsil edememe riskine karşı, mahkemeler tarafından istisnai olarak uygulanan ve somut olgularla gerekçelendirilmesinin zorunlu bir güvence olduğunu, ihtiyati hacizin, alacaklının başta alacak hakkı olmak üzere alacaklının haklarının korunabilmesi için borçlu malları üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlanmasından ibaret olduğunu, bu nedenle de ihtiyati haczin uygulanması için yalnızca bir haklı alacağın varlığı yeterli olmayıp alacaklının borçludan alacağını tahsil edememesi yönünde bir riskin varlığı gerektiğini, müvekkili şirketin alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu yönünde hiçbir somut tespitin yer almadığını, bu belirli şartların somut olayda karşılık bulduğunu gösteren herhangi bir değerlendirmeye veya gerekçeye yer verilmediği apaçık ortada olduğunu, bu hususlara ilişkin en ufak somut tespitte bulunulmaksızın, salt alacaklı beyanları ve dayanaksız iddialar üzerine karar tesis edilmesinin, hem usul hukukunun temel ilkelerine hem de İİK’nın amir hükümleriyle hem de kanun koyucunun amacıyla bağdaşmadığını, hiçbir şekilde gerekçe belirtilmeksizin yalnızca alacaklı karşı tarafın alacağının ilama dayalı olduğu gerekçesiyle ilamlı takip başlatmadan evvel ihtiyati haciz ile alacağını güvence altına alınmasını talep etmek için hukuki yararının olduğunun kabul edilmesi ve doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin, bu konuya ilişkin itirazlarının da hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanak Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/379 E. 2025/135 K. sayılı kararında alacağa hükmedilmesinin yaklaşık ispat koşulunu sağladığı yönünde tamamen hukuk dışı bir açıklamayla itirazlarının reddedildiğini, oysa yaklaşık ispatın, esasen ihtiyati tedbirlerde dahi sınırlı ve sıkı denetime tabi tutulurken, ihtiyati haciz gibi malvarlığına doğrudan müdahale eden bir tedbirde, açık ve ikna edici delillere dayanılmasının zorunlu olduğunu, İİK ve ilgili mevzuat kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartlar açıklıkla ve sınırlı şekilde sayılmış durumdayken ve yaklaşık ispat koşulu gibi bir şarttan söz edilmemişken ilk derece mahkemesinin son derece düşündürücü şekilde alacağın ilama dayalı olmasını yeterli görerek ihtiyati haciz kararı vermesinin ve ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarını reddetmesinin tamamen hukuk dışı bir uygulama olup kaldırılmaya mahkum olduğunu, ihtiyati haciz talep eden karşı tarafın ihtiyati haciz talepli dilekçesin incelendiğinde de ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların sağlandığını gösterir hiçbir somut delilin de sunulamadığının görüleceğini, müvekkili şirketin oldukça uzun süredir aynı adreslerde ticari faaliyetlerde bulunmakta olup kayıtlı tüm malvarlığı kolaylıkla tespit edilebilir nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin yükümlülüklerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya yönelik herhangi bir emare bulunmamasına, hileli işlemlerde bulunmadığının açık olduğunu, tüm bu açıklığa ve ispat dahi edilememiş soyut ve anlamsız gerekçelerle müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin, ihtiyati haciz kararında gerekli kanuni şartların sağlandığını gösterir herhangi bir açıklamaya yer verilmemesinin, ihtiyati haciz kararına itirazlarının yine aynı şekilde hiçbir şekilde kanunen yeterli gerekçe ve açıklama sunulmaksızın reddedilmesinin tümüyle hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup talep eden vekili Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 Esas 2025/135 Karar sayılı ilamına müsteniden karşı taraf borçlunun malvarlığı üzerine alacak tutarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece Değişik İş dosyası üzerinden verilen 20/03/2025 tarihli karar ile talebin ilama dayalı olduğu ve İİK'nın 259/2. Maddesi uyarınca ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde taminat dahi aranmayacağı kabul edilerek ve somut olay bakımından da, alacağı ilama dayalı alacaklının ilamlı takip süreci başlatmadan ihtiyati haciz ile alacağının güvence altına alınmasını talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek talep eden vekilinin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 Esas 2025/135 Karar sayılı ilamı ile karara bağlanan 209.103,20 TL alacak için teminatsız olarak karşı taraf borçlu ... A.Ş'nin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf borçlu vekilinin 24/03/2025 tarihli dilekçe ile yaptığı itirazın da aynı gerekçelerle ve ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. Maddesinde sınırlı olarak gösterildiği, itiraz dilekçesinde gösterilen sebeplerin bu sebeplerden olmadığı, aşkın haciz iddiasını değerlendirmeye ait yetki ve görevin mahkemeye ait olmadığı, ilama dayalı alacak yönünden yaklaşık ispat şartının da oluştuğu kabul edilerek itiraz eden vekilinin itirazının 08/04/2025 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı, karşı taraf borçlu vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, karşı taraf borçlu vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine ilişkin 08/04/2025 tarihli ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarihli 2025/54 Değişik İş Esas 2025/54 Karar sayılı ek kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan ihtiyati hacze itiraz edenden alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığını,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır