T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/490 - 2025/655
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/490 Esas
KARAR NO: 2025/655
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2024
NUMARASI: 2018/560 Esas-2024/655 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline bağlı ... Müdürlüğünce "4 Adet Atık Isı Kazanı Baçlarına Sürekli Emisyon Cihazı Montajı İçin Platforma Yapımı İşi" için ihale yapılarak davalı ... Şti ile müvekkili arasında 648.000,00 TL bedelle 26/10/2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, işi gecikmeli tamamladığını, sözleşmenin 25. Maddesi uyarınca gecikilen günler için 15 günlük gecikme cezası alacağı olan 48.600,00 TL gecikme cezası alacaklarının davalıdan ihtarname ile talep edildiğini ancak bu cezaya ilişkin düzenlenen faturanın davalı yanca iade edildiğini, tüm bu sebeplerle gecikme cezası karşılığı olarak davalı hakkında tahakkuk ettirilerek faturaya bağlanan 48.600,00 TL alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sözleşme hükümlerini yerine getirmeye çalıştığını, işin yapımını engelleyen tutum ve eylemlerin bulunması ile taraflar arasındaki sözleşmenin fesih işlemlerinin yapıldığını, davanın öncelikle yetki ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, aksi halde davacının haksız davasının esastan reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2024
tarihli 2018/560 Esas 2024/655 Karar sayılı kararında özetle; Davanın, davacı ile davalı arasında açık ihale sonucunda davalının ihaleyi kazanması üzerine 26/10/2015 tarihli 4 adet Atık Isı Kazanı Bacalarına 12/10/2012 tarihinde yürürlüğe giren SEÖS tebliğinde tanımlandığı şekilde ve verilen onaylı projeye göre platform yapımı işine ait sözleşme imzalandığı, sözleşmenin belirlenen 60 günlük sürede tamamlanmaması üzerine davalıya 11/01/2016 tarihine kadar işi bitirmesi için yazılı ihtar yapıldığı, davalının bu süre zarfında da işi bitirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiği sözleşme hükümleri gereğince 28/12/2015-11/01/2016 tarihleri arasındaki 15 gün için 48.600,00 TL gecikme cezası alacağının ortaya çıktığına dair davacının iddiası ile 48.600,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınması talebinden ibaret olan eldeki davanın açıldığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın işin gecikmesinin hangi taraftan kaynaklandığının, gecikme nedeniyle davalının kusurunun bulunup bulunmadığı ve davacının cezai şart alacağını hak edip etmediği hususlarından ibaret olduğu anlaşıldı.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/385 esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bekletici mesele yapılan kesinleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/385 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... A.Ş. olduğu, davanın eldeki davadaki uyuşmazlığa konu sözleşmenin davalı yanca haksız feshedildiği iddiası ile munzam zararın tazminine ilişkin olduğu, davacının işi zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmemiş, eksik ve hatalı imalatlarını düzeltmediğinden davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 25. Maddesinde, yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde işi süresinde bitirmediği taktirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağı, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin binde beşi oranında gecikme cezasının uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 26/10/2015 tarihli 4 adet Atık Isı Kazanı Bacalarına 12/10/2012 tarihinde yürürlüğe giren SEÖS tebliğinde tanımlandığı şekilde ve verilen onaylı projeye göre platform yapımı işine ait sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacının sözleşmede belirtilen şekilde davalıya yazılı ihtarda bulunduğu, davalının sözleşmeye uygun şekilde işi bitirmediği, davacının fesihten önceki davalıya verilen 10 günlük süreye ilişkin gecikme cezasını sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği, 28.12.2015-11.01.2016 tarihleri arasında 15 günlük gecikme cezasına hak kazandığı ve talep edilen 48.600,00 TL'lik bu tutarın sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, 48.600,00 TL'nin 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen 13/04/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/385 Esas ve 2019/671 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, bekletici mesele yapılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/385 esas sayılı dosyasında müvekkili şirket tarafından feshin geçerli olup olmadığının araştırıldığını, sonuç olarak geçersiz fesih nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ancak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/385 sayılı dosyasında yapılan incelemede 19.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun IV. Değerlendirmeler başlığı altında 3. maddesinde açıklandığı üzere; idareden kaynaklı gecikmeler nedeniyle, 26/10/2015 tarihli sözleşme ile üstlenen işe başlanamadığını, 26/10/2015 tarihli sözleşme kapsamında; müvekkili şirketin 28.10.2010 tarihli iş programı ve teknik personel listesini davalı idareye sunduğunu, davalı idare tarafından iş programının 11.11.2015 tarihinde onaylandığını, iş programının davalı idare tarafından 14 gün gecikmeli olarak onaylandığını, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinden projede uygunsuzların tespit edildiğini, bu uygunsuzlukların giderilmesi için 06.11.2015 tarihinde yapılan proje revizesi için onay istendiğini, davalı idare tarafından 13.11.2015 tarihinde onay verildiğini, 28.10.2015 tarihinde üstlenilen işe 13.11.2015 tarihinden önce idareden kaynaklı gecikmeler nedeniyle fiilen başlamanın mümkün olmadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 11 maddesi 4. Fıkra d) bendine göre müvekkilinin ek süre hakkının olduğunu, bu sürenin cezalı süre değil işin idareden kaynaklı nedenlerden dolayı sözleşmeye eklenmesi gereken normal süre olduğunu, aksi halde sözleşme süresinin 60 gün değil, idareden kaynaklı gecikmeler nedeniyle 45 güne düşeceğini, mahkeme tarafından işin esasına girilerek idareden kaynaklı gecikmelerin de sözleşme süresine eklenerek sözleşme bitiş tarihinin tespit edilmesi ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece bu konuda hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/385 dava dosyasının sonucunda davanın reddedildiğini dikkate alarak huzurdaki davanın kabulüne karar verildiğini, 28.10.2015 tarihinde üstlenilen işin 13.11.2015 tarihinden önce idareden kaynaklı gecikmeler nedeniyle fiilen başlamanın mümkün olmadığının dikkate alındığında işin doğal bitiş süresinin 12.01.2016 tarihi olduğunun açık olduğunu, sözleşmenin sona erme tarihinin 12.01.2016 olduğu durumda; idarenin "28/12/2015-11/01/2016 tarihleri arasında 15 gün için 48.600,00 TL gecikme cezası alacağı" ortaya çıkmayacağını, bu sürenin normal sözleşme süresi içinde kaldığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 26/10/2015 tarihli eser sözleşmesi kapsamında sözleşmenin davalı yanca haklı nedenle feshedildiği, ancak davalıya fesih bildirimi ile verilen 15 günlük feshedilemeyen süre nedeniyle sözleşme hükümleri kapsamında davalıya sözleşme hükümlerine göre tahakkuk ettirilmesi gereken 15 günlük gecikme cezası karşılığı olan 48.600,00 TL gecikme cezası alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ve taraflar arasında daha önce aynı sözleşmeden kaynaklı olarak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/385 Esas 2019/671 Karar sayılı dosyasında görülen ve Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin 23/02/2022 tarihli kararı ile esastan reddine karar verilen ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2032 Esas 2023/2766 Karar sayılı ilamı ile de onanmasına karar verilen dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davacı idarenin yaptığı feshin, davalı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle haklı olduğunun kabulü ile o davada yüklenicinin bir kısım zararlarının ve iş bedeli alacağının tahsili talebi ile açtığı davanın reddine karar verildiği, bu sebeple yapılan feshin haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre iş sahibi davacının feshedilemeyen 15 günlük süreye ilişkin gecikme cezası alacağını davalıdan talep edebileceği ve bu tutarın sözleşme hükümlerine uygun olduğu kabul edilerek davanın kabulüne, 48.600,00 TL gecikme cezası alacağının 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda açıklanan gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2024 tarihli 2018/560 Esas 2024/655 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 3.319,87 TL istinaf nispi karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.630,40 TL'nin mahsubu ile kalan 689,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır