T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2026/548-2026/555
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO: 2026/548 Esas
KARAR NO: 2026/555
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2025
NUMARASI: 2024/891 Esas-2025/171 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin üyesi olduğu S.S. ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasında akdedilen 01/02/2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalının eksik ve ayıplı olarak edimlerini yerine getirdiğini, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/18 d.iş sayılı dosyası ile bu durumun tespit edildiğini, buna rağmen davalının eksik ve ayıpları gidermediğini, kooperatifin ferdileşmesi sonucu müvekkiline düşen bağımsız bölüme ilişkin olarak yeterli sıkıştırma yapılmadığı için çökmeler meydana geldiğini, bu durumun Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/73 d.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, özen yükümlülüğünü, sözleşmesel taahhütlerini fen ve teknik kurallarına göre yerine getirmeyen davalının yaptığı inşaat imalat ve ihzaratından dolayı ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini iddia ederek zararın belirlenerek şimdilik 10.000,00 TL'nin taşınmazın tapuya tescil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari işletme kredisi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, sözleşmenin dava dışı kooperatif ile yapıldığını, kooperatif ile aralarındaki anlaşmazlıklar nedeni ile müvekkili tarafından açılan davalar ile kooperatif tarafından açılan davaların birleştirilerek Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, eksik ve ayıplı iş bedelinin o davaya da konu edildiğini, eldeki davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkilinin mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacağını, husumet, derdestlik ve hukuki yarar itirazında bulunduklarını, yokluklarında yaptırılan tespitlerin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini usulüne uygun olarak ifa ettiğini, tespit dosyalarını kabul etmemekle birlikte ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmiş olması karşısında süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, zamanaşımının da dolduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Davacının üyesi olduğu dava dışı kooperatif ile davalı arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ayıp ve eksik imalatlara ilişkin olarak Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 esas sayılı dosyasının derdest olduğu kooperatif tarafından açılan davada eksik ve ayıplı iş bedellerine hükmedilmesi durumunda davalının mükerrer ödeme yapmak zorunda kalabileceğini, kural olarak sözleşmelerin, onları akdedenler ile cüz'i ve külli haleflerini bağladığı, bu bakımdan kooperatif ortağının, doğrudan doğruya taraf olmadığı sözleşmeye dayanarak yükleniciden eksik ve ayıplı imalat nedeni ile uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkı bulunmadığını (Yargıtay 15. HD 2016/3031 esas 2016/5123 karar sayılı ilamı), davacınnı talebini ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayandırdığı, bu hali ile davacının aktif husumetinin bulunduğundan söz edilemeyeceği belirtilerek davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin müstakil tapusunun mevcut olduğunu, davalının genel hükümlere göre ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ile dava dışı kooperatif arasındaki davanın bekletici mesele yapılmadığını, davalının genel hükümlere göre 10 yıl sorumlu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır