T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/144 - Karar No:2025/931
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2024/144
KARAR NO : 2025/931
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2023
NUMARASI : 2021/310 E-2023/723 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :23/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :31/10/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı firmanın Kuveyt başta olmak üzere birçok ülkede çeşitli proje ve işler yapan bir firma olduğunu, davacı firmanın Kuveyt'te ... Projesi işini ihale yoluyla aldığını, bu iş kapsamında cephe temizlik sistemi ünitesine ihtiyaç duyulduğunu ve işbu ünitenin proje çizimi, üretimi ve sistemin yerinde kurulması için 02/05/2018 tarihli sözleşme davalı ile davacı şirketler arasında akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. Maddesi sözleşmenin konusunu düzenlemekte olup buna göre ” Kuveyt'te yapılmakta olan ... projesi işi kapsamında, cephe temizlik sistemi ünitesi imalatı ve montajı işinin yüklenici tarafından gerekli şartname ve standartlara uygun olarak ... projesinde belirtildiği şekilde yapılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. Maddesinde ise işin bedeli düzenlenmiş olup buna göre toplam tutar 48.000 USD olup, sözleşmenin imzalanması ile toplam tutarın %25'i yani 12.000 USD sözleşmeye müteakip peşinat olarak ödeneceğini, toplam tutarın %65'i yani 31.200 USD ürünlerin hazırlanıp sevke hazır olduğunda ödeneceğini, kalan toplam tutarın %10'u ise montaj bittikten sonra ödeneceğini, işveren tarafından bu projeye ek olarak 2 adet daha sepet eklendiğini ve renk değişikliğine gidildiğini, bu husus tarafların iradesi doğrultusunda sözleşme bedeli 52.463,30 USD olarak revize edildiğini, imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde ise ulaşım, barınma, yeme-içme giderleri huşularında anlaşmaya varıldığını, davalının montaj için 3 işçisini Kuveyt'e göndereceğini, işin tamamlanma sürecinin 15 günü geçmeyeceğini, işçilerin taahhüt edilen 15 günlük süre içerisinde uçak biletleri, konaklama, yeme-içme masraflarının müvekkil firmaca karşılanacağının kararlaştırıldığını, davacı şirket peşin olarak anlaşılan 12.000 USD'yi 03/05/2018 tarihinde davalıya ödediğini, davalı tarafça hazır olan fabrikada üretimi tamamlanan ürünler sevk edildiğini, müvekkil tarafından ihracatı gerçekleştirildiğini ve davalıya 13/08/2018 tarihinde teslimat ödemesi olarak 35.216,97 USD ödendiğini, davalı firmanın 3 çalışanının 22 gün boyunca Kuveyt'te kaldığını, sözleşme ile taahhüt edilen 15 günlük süreyi aştığını ve davacı şirkete ek maliyet yaptırdığını, bu süre içinde işin zamanında bitmesi için sözleşme dışı masraflar yapılsa da işçiler bu süre içerisinde montajı tamamlayamadıklarını ve Türkiye'ye döndüklerini, davacı şirketin asıl işverene karşı sorumluluktan kurtulabilmek ve işi tamamlayabilmek için davalı firmanın yetkilileri ile görüştüğünü, bu görüşmeler sonucunda davalı şirketin bazı taleplerinin kabul edildiğini ve davacı müvekkilden 19.12.2018 tarihinde içeriği belirsiz masraf adı altında 4000 USD alındığını, davalı şirket çalışanlarının Kuveyt'e eksik malzeme getirdiğinden, montaj için gerekli malzemelerin tedarik ve kiralanmasını davacı şirket yapmak zorunda kaldığını ve ek maliyet altına girdiğini, davacı şirketin malzeme tedariki için 1300 USD ödediğini, davalı şirket çalışanlarının montajı bitirdiğini iddia edip Türkiye'ye döndükten sonra dava dışı asıl işveren şantiye mühendis ve mimarlarına tetkik ettirildiğini ve tetkikler neticesinde eksiklikler tespit edildiğini, davacı şirkete tamamlattırılması için süre verildiğini, davacının bu eksiklikleri ve yanlış yapılan işleri davalıya bildirdiğini ancak davalı herhangi bir düzeltmede bulunmadığını, davacı şirketin TMMOB Makine Mühendisleri Odasına başvurarak masraflarına katlanmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırdığını, yapılan inceleme sonucunda eksiklikler tespit edildiğini, davacı şirketin eksik işleri tamamlamak için ekstra 3168 USD ödeme yaptığını, bilirkişi inceleme raporu ve maliyet belgelerinin Kuşadası 3. Noterliğinin 11/02/2019 tarihli ve 01138 yevmiye numaralı ihtarı ile gönderilmişse de davalı tarafça herhangi bir girişimde bulunulmadığını, yapılan eksik ve hatalı işlerden dolayı davalı tarafından yapılan cephe temizlik ünitesinin kullanılamadığını ve işveren diğerin tüm işler ile birlikte bu iş için davacıya yapması gereken hakedişleri durdurmuş olup aynı işveren ileriye dönük yapılması planlanan işleri de iptal ettiğini, asıl işveren ile davacı arasında yapılan anlaşma neticesinde davacının bu işten elde edeceği kazanç 90.000 USD olup , asıl işveren davalının kusurlu davranışları nedeniyle bu kazancı elde edemediğini, davacının, davalının sözleşmeye aykırı davranmasından dolayı müspet zarara uğradığı gibi menfi zarara da uğradığını, taraflar arasında akdedilen 02/05/2018 tarihli sözleşmenin her iki tarafa da borç yükleyen sözleşme olup bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmeleri TBK 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md. 470'de yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlandığını, sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gerekli olduğunu, davacı şirketin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde peşin ödenmesi gereken bedeli ödediğini, ürünlerin hazır olması ile ödemesi gereken kısımdan fazla ödediğini, işin tamamlanması ile ödenecek kısım ise iş tamamlanmadan fazlasıyla ödediğini, ancak davalının edimini gereği gibi ifa etmediğini, hatalı ve kusurlu yaptığı gibi eksik de yaptığını, ancak bunun bedelinin davacı şirketten alındığını, davacı şirketin dava dışı işveren ile 2017 yılından bu yana beraber çalıştığını, işbu firma ile çalışmaya başladığı tarihten bu yana 2.956.383.67 USD miktarlı iş yaptığını, ancak davalının hatalı işinden dolayı davacı ile Kuveyt firması arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini ve davacıya verileceği söylenen işlerin verilmediğini, davacının en büyük işverenini kaybettiğini, dolayısıyla menfi zararının da oluştuğunu belirterek yargılama aşamasında belirlenecek değere göre arttırılmak üzere 20.000 USD'nin temerrüt tarihi olan 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, işbu davalı kusurundan kaynaklı olarak müvekkilin uğramış olduğu menfi ve müspet zarara ilişkin olarak yargılama aşamasında belirlenecek ve hesaplanacak değere göre artırılmak üzere HMK 107. Maddesi kapsamında 5.000 USD menfi ve müspet zararın tazmini ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, eksik iş ve eksik malzeme tedariki için ödenmek zorunda kalınan 3.168 USD dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, davalı tarafın kusurundan kaynaklı olarak işin tespiti için TMMOB'a ödenmek zorunda kalınan 25.912 TL'nin temerrüt tarihi olan 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça açılan davaya karşı öncelikle zamanaşımı itirazı, ayıplara ilişkin olarak ayıp ihbarının süresinde ve gerekli prosedüre uygun yapılmadığı itirazlarını sunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinde yer alan ayıp iddialara mesnet edilmiş olan ve dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan Makine Mühendisleri Odasınca yapılmış olan tespitleri içeren rapora usul yönünden itiraz edildiğini, söz konusu raporu tanzim eden kişilerin mahkemece olmadığı gibi, raporun içeriğinde yer alan tespitlerin de mahkeme heyeti tarafından yerinde keşfen yapılmış tespitler olmadığı, bu yönden raporun hukuki delil değerini haiz olmadığını, bu sebeple söz konusu TMMOB raporunun mezkur davada delil olarak kullanılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı yanın dilekçesinin talep sonucu bakımından ileri sürülen bir diğer itirazın ise davanın içinde bulunduğu koşullara aykırı olarak kısmi dava olarak açılmış olduğunu, zira söz konusu davanın kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı taraf sözleşmenin miktarını, toplam ödemeyi dava öncesinde bildiklerini, bu nedenle söz konusu davanın ileride arttırılmak üzere kısmi dava olarak açılmasına muvafakat edilmediğini, davacı vekili tarafından sunulmuş olan dava dilekçesinde yer alan iddiaların olayın oluşum ve gelişim sürecine uygun olmadığı gibi davalı firmaya kusur atfetmeye matuf, gerçek dışı anlatımlar içerdiğini, davalı firma yurt dışında birçok önemli projede yer aldığını, davalı firmanın imalatını yaptığı cephe temizlik sistemlerini bir çok ülkeye ihraç ettiğini, davacı firma ile davalı firma arasında 02/05/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin konusunun Kuveyt'te bulunan ... projesinde kullanılmak üzere cephe temizlik sisteminin imal ve satışı olduğunu, söz konusu sözleşme uyarınca davalı firmanın davacı firma tarafından onaylanmış olan cephe temizlik sisteminin imalatını ve montajını davacı firmanın ise bunun karşılığında 48.000 USD ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalanması sonrasında davacı firmanın bağlı olduğu şirketin davacı firmadan talebi doğrultusunda sözleşmede belirtilen makineyle ilgili iş ve maliyet artışı olduğundan davalı firmaya ödenecek olan bedelin 52.463,30 USD olarak revize edildiğini, davalı firmanın sözleşmenin imzalanmasına müteakip ivedilikle proje çizim aşamasına geçerek imalatı yapılacak makinenin projesini hazırladığını, davalı tarafından hazırlanmış olan imalat projesinin, firma sorumlu mühendisi ... tarafından 29/05/2018 tarihinde onaylanmak üzere davacı firma yetkilisi ...'e gönderildiğini, ilgili firma yetkilisinin 14/07/2018 tarihinde gönderilen projeyi onayladıklarını, bu proje dahilinde üretime başlanabileceğini e-mail yoluyla bildirdiğini, davalı firmanın ürettiği ürünlerin fabrika sahasında davacı personeline gösterildiğini, üzerinde inceleme yaparak onay verdiğini, bu şekilde ürünlerin davacıya teslim edildiğini, 02/10/2018 tarihinde şef ... önderliğindeki 3 kişilik montaj ekibinin Kuveyt'e gittiğini, onaylı projesinde uygun olarak imal ve teslim edilmiş olan ürünlerin montajı için görevlendirilen montaj ekibinin 03/10/2018 tarihinde şantiyede montaja hazır bulunduğunu, davalı firmaca süresinde ve onaylı projesine uygun olarak teslim edilen ürünlerin montajı tamamen davacının şirketin kendi eksikliğinden kaynaklandığını, davalı firmaca görevlendirilmiş montaj ekibinin 03/10/2018 tarihinden itibaren şantiye sahasında hazır olmasına rağmen, davacı firmaca ihracı tamamlandığı söylenen ürünlerin 8 gün boyunca şantiye sahasında getirilmediğini, bu nedenle montaj işlemine bir türlü başlanılmadığını, ayrıca davacı firmanın kurulması gereken çalışma iskelesini iş güvenliğine uygun olarak kurmadığını, çalışma iskelesinin güvenli bir şekilde kurulmadığı davalı şirket çalışanlarınca davacı şirket personeline söylense de sonuç alınamadığını, söz konusu durumun montaj eki şefi ... tarafından 26/10/2018 tarihli e-mail ile davacıya bildirildiğini, davalı ve davacı firmalar arasında yapılan görüşmeler sonucunda montaj işlemlerine başlandığı, ürünlerin bir kısmının montaj işleminin tamamlanması sonucunda davacı firmanın sorumluluğunda bulunan montaj sahasının hazır halde bulunmaması, cephe iskelesinin sökülmesi ve davacının sorumluluğundaki bazı bölümlerin bitirilememiş olması sebebiyle montaj işlemlerine devam edilemediğini ve montaj ekibinin Türkiye'ye döndüğünü, ekibin Türkiye'ye dönüşü sonrasında iki firma arasında görüşmeler yapıldığını, söz konusu görüşmeler sırasında müvekkil firma personeli ... tarafından montajın gereği gibi yapılmasına engel teşkil eden ve davacı firmadan kaynaklanan hususlar ve montajın uzaması sebebiyle ortaya çıkmış olan masraflarla ilgili davacı firma yetkilisi ... Hanıma bilgi verildiğini, montajın devamı için 4 kişiden oluşan bir ekip gönderileceğini, montaj sahasında güvenli iskele sisteminin kurulması gerektiğini, sahanın montaja uygun şekilde teslim edilmesi ile ürünlerin saha zamanında geçirilmesi gerektiğini 10/11/ 2018 tarihinde gönderilmiş olan e- mail içeriğinde ayrıntılı olarak bildirildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde oluşturulan plan dahilinde davalı firmaya görevlendirilen 4 kişilik montaj ekibinin tekrar Kuveyt'e gittiğini, montaj ekibi tarafından montaj işlemlerine devam edildiğinde davacı şirket tarafından montajın uygulanacağı cephelerde yapılması gereken betonarme imalatların bir kısmının yapılmadığının görüldüğünü, montaj ekibi şefi ...'un söz konusu eksik betonarme imalatlarının tamamlanması gerektiğine bu imalatlar tamamlanmadan cepheye montajının yapılmasının mümkün olmadığını davacı firma yetkilisi ... Bey'e bildirdiğini, davalı firma montaj ekip şefi ... Bey'in davacı firma saha görevlisi ... Beye onaylı projede gösterilmiş olan betonarme imalatların tamamlanması ve çelik kiriş imalatlarının yapılması gerektiğini ilettiğini, ancak bu talebe rağmen davacı firmanın montaj için gerekli olan eksikleri tamamlamadığını, bunun üzerine davalı firma personelinin tekrar Türkiye'ye döndüğünü, dönüş öncesinde eksiklerin tamamlanması halinde montaj ekibinin tekrar görevlendirileceğinin söylendiğini, montaj ekibinin Türkiye'ye dönüşü sonrasında firmalar arasında yapılan toplantı ve görüşmelerde montaja engel olan betonarme ve çelik imalat eksiklikleri konusunda davacı firmaya ayrıntılı olarak bilgi verildiğini, davacı firma tarafından gönderilmiş olan 28/12/2018 tarihli e-maile cevaben; daha önce 2 defa montaj ekibi görevlendirildiği halde montajın eksikler nedeniyle tamamlanamadığı belirtilerek, imalat eksiklerinin tamamlandığının ve cephenin montaja hazır hale getirildiğinin raporlanması halinde tekrar montaj ekibi görevlendirileceği açıklanmıştır. Davalı firma ile davacı arasında var olan iletişimi kesen ve davalı firma personellerine hakaret ve tehdit içerikli sözler sarfedenin de davacı firma yetkilileri olduğunu, davacı firma yetkilileri tarafından gösterilen saldırgan ve uzlaşmaz tutum sebebiyle aradaki ilişkinin gerildiğini, montaj işinin tamamlanmasının davalı firmadan kaynaklanmayan sebeplerle tamamlanamadığını, tüm bu sebeplerle montaj işlemlerinin yapılamamasının sebebinin kesinlikle davalı firma olmadığını, davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklanan durumu müvekkile inat ve izafe ederek hukuki sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, nitekim ürünlerin teslimi sonrasında müvekkil firmaya herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacı firmanın bunca anlatımına rağmen ve müvekkil firmanın ürünlerinin akıbeti hakkında herhangi bir açıklama yapmadığını, yasal süresi içerisinde de ürünlerin iadesi konusunda da herhangi bir bildirimde bulunmadığını, söz konusu ürünlerin özel projesine uygun olarak sistemin kullanılacağı binaya özel olarak yapıldığından davalı tarafından başkaca bir suretle değerlendirilmesi mümkün olmayan ürünler olduğunu, dava öncesi süreçte davacı tarafça davalı firmaya gönderilmiş olan ihtarname ile ihtar ekinde sunulmuş olan rapora davalı tarafça cevabı ihtarname ile cevap verilmiş olup söz konusu cevapları davanın esasına yönelik olarak aynen tekrarladıklarını denerek belirtilmiştir. Söz konusu raporun hukuki delil değeri bulunmamakla birlikte raporun hangi proje esas alınarak tanzim olunduğunun da belli olmadığını, rapor içeriğinde davalı firmanın imalatlarında tabi olduğunu dünyada ve Türkiye'de kabul görmüş olup TSE tarafından uygulanmakta olan EN 1808 numaralı standart gözardı edildiğini ve bu standart esas alınmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan TMMOB raporunda komple bir sistem inceleme ve denetimi yapılmadığını, raporun tanziminde TSE tarafından daha kabul edilen standartlar referans alınmadığını, izah olunan hususlar bütünüyle değerlendirilmeden raporun tanzim edilmiş olmasının hukuki açıdan olduğu kadar teknik açıdan da hata olduğunu, bu nedenle söz konusu rapor içeriğinde yer alan tespit ve iddiaları esasa ilişkin itirazları muvacehesinde kabul ettiklerini, davacı firma tarafından gönderilmiş olan ihbarname içeriğinde işin başkasına yaptırılacağı veya eksiklerin başkasına tamamlandı olacağının belirtildiğini, bununla birlikte müvekkil firma ile akdedilmiş olan sözleşmenin feshine veya nama ifaya ilişkin olarak yapılmış olan herhangi bir hukuki müracaatın da bulunmadığını, davacı firmanın her ne kadar müvekkil firma tarafından farklı gerekçeler ile haksız ödemeler talep edildiğini belirtmiş ise de davalı firmanın kararlaştırılmış olan alacağı halen tam olarak ödememiş olup davalı firmanın yaklaşık 1.250 USD civarında alacaklı konumda bulunduğunu, nitekim sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamının montaj sonrasında ve montaja bağlı olarak yapılacağına ilişkin herhangi bir belirleme olmadığını, aksine sözleşmede bedelin ödenmesinin belli aşamalarda kısım kısım yapılmak üzere belirlenmiş olup, davalı firmanın almış olduğu ödemeleri sözleşmeye uygun olarak sözleşmenin imzasını müteakip bir kısım ürünlerin teslimi sonrasında bir kısım ve 2 defa montaj için ekip görevlendirmesi sonrasında bir kısım olarak aldığını, aynı sözleşmede montajı yapacak olan ekibin uçuş ve barınma masraflarının da davacı firmaya ait hoca kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı firma tarafından montaj ekibi için kendilerince yapılmış olan masrafları talep etme imkanı sözleşmesel sorumluluğu gereği olmadığını, davacı firmanın asıl işveren olduğunu söylediği yabancı firma ile davalı firma arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, davacı firma ile dava dışı yabancı şirket arasındaki ilişkinin mahiyeti hakkında müvekkil firmanın hiçbir bilgisi bulunmadığını, dolayısıyla dava dışı firma ile davacı firma arasında yaşandığı ifade edilen problemlerin davalı firma yönünden hukuki anlam ifade etmediğini, dava dışı firma ile ilişkisinin sonlandığını, ve bu sebeple zarar gördüğünü iddia eden davacı firmanın bu alacak kalemi yönünden davalı firmadan herhangi bir talep hakkı olmadığını, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı veçhile müvekkil firma davacı ile akdedildiğini, sözleşmede taahhüt ettiğini, olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, onaylı projesine uygun olarak imal ettiği ürünleri davacıya süresinde teslim ettiğini, müvekkil firmanın sözleşmesel yükümlülüğünde yer alan ürün montajı için de elinden gelen azami çabayı gösterdiğini, ancak dahli olmayan ve davacının kusurundan kaynaklanan sebeplerle bir kısmı yapılmış olan montajın tamamlanmasının mümkün olamadığını, tüm bu sebeplerle sürecin bulunduğu duruma gelmesinde davalı firmaya atıf edilebilecek herhangi bir kusur veya hukuki sorumluluk bulunmadığından haksız ve hukuken mesnetsiz davanın tüm fertleriyle birlikte reddini talep zarureti hasıl olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece;"Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 25/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda, Davacı ... Dış Ticaret İhr. İth. San. Tic. A.Ş. tarafından davalı ... Makine Müh. Asan. İnş. İskele San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne toplam 51.216,97 USD ödeme yapıldığı, davacı ... Dış Ticaret İhr. İth. San. Tic. A.Ş. *ne davalı ... Makine Müh. Asan. İnş. İskele San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 13.08.2018 tarih ve A-512337 numaralı 52.463,30 USD + 9.443,39 USD olmak üzere Toplam 61.906,69 USD'lik fatura düzenlendiği, Davacı ... Dış Ticaret İhr. İth. San. Tic. A.Ş.'ne ait 2018 yılı ticari defterlerin yerinde incelendiği, buna göre açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, ödeme belgeleri ile faturalarının kayıtlarla uyumlu olduğu ve davacı taraf defterinin sahibi lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, defter kayıt Bilgilerine göre;
-13.08.2018 tarih ve 62 numaralı fişle davalı faturası 367.657,66 TL olarak kaydedildiği,
-13.08.2018 tarih ve 64 numaralı fişle ödeme makbuzu 50.640,00 TL olarak,
-13.08.2018 tarih ve 65 numaralı fişle ödeme makbuzu 242.997,09 TL olarak,
-19.12.2018 tarih ve 155 numaralı fişle ödeme makbuzu 21.306,00 TL olarak kaydedilmiş olduğu belirtilmiştir.
07/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirket ... Makine Müh. Asan. İnş. İskele San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi sonucunda, davacı şirkete 13/08/2018 tarih ve A-512337 numaralı KDV DAHİL 61.906,69 USD tutarında fatura düzenlediği ve bu faturanın 367.657,66 TL olarak davacı şirket hesabına borç kaydedildiğini, davacı tarafından 04.05.2018 tarihinde gönderilen 12.000,00 USD tutarındaki havalenin 50.289,60 TL, 13/08/2018 tarihinde gönderilen 35.516,97 USD tutarındaki havalenin 242.285,71 TL, 19/12/2018 tarihinde gönderilen 4.000,00 USD tutarındaki havalenin 21.401.60 TL olarak davacı hesabına alacak kaydedildiğini, 13/08/2018 tarihinde 56.083,37 TL tutarında ihraç kayıtlı KDV iadesi virmanı olarak davacı hesabına alacak kaydedildiğini, 31/12/2019 tarihinde 9.755,97 TL kur artışı kaynaklı borç dekontu ile davacı hesabına borç kaydedildiğini, yapılan tüm bu işlemler sonucunda davalı ticari defterlerinde Davacı ... Dış Ticaret İhr.İth.San, Tic.A.Ş.'nin 7.353,35 TL borçlu kaldığının görüldüğünü belirtilmiştir.
27/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, Kuveyt'te yapılan ... projesi kapsamında cephe temizlik sistemi ünitesi imalatı ve montajı işinde, sistemde kullanılan Ankraj plakalarının tek sıra üzerinde 4 adet olduğu, bu durumun basma kuvvetine karşı direnç göstermeyeceği için bağlantıyı zayıflattığı ve konsolun esnemesine, mermerlerin yerinden oynamasına sebep olduğu, ankraj plakalarında 4 adet dübel deliği olmasına rağmen TMMOB yetkilileri tarafından yerinde yapılan tespite göre bazılarında 2 adet çelik dübel kullanıldığı, bu durumun bağlantı elemanını 950 oranında zayıflattığı, kullanılan çelik dübel çaplarının M16-M24 çaplarında (projeye göre M20) olması gerekirken TMMOB yetkilileri tarafından yerinde yapılan tespite göre bazılarının M14 çapında oldukları, bu durumun Ankraj plakanın beton duvara olan bağlantısını zayıflattığı, ankraj plakası ile beton duvar arasındaki boşluğun TMMOB yetkilileri tarafından yerinde yapılan tespite göre bazılarının kontra somun yüksekliğinden fazla olduğu (5-6 cm gibi), bu durumda konsolun esneyerek mermerlerin oynamasına ve düşmesine sebep olduğu, ... projesi kapsamında yapılan cephe temizlik sistemi ünitesi imalatı ve montajının işinin eksik ve ayıplı imalat olduğu, sistemin normal çalışır hale getirilmesi için 146 adet ankraj plakalarının iki sıralı 4 adet dübel deliği olanlarla değiştirilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen 02/0572018 tarihli sözleşmedeki işlerin %75'lik kısmının ( sözleşme birim fiyatları ile 36.000 USD'lik kısmının) davalı tarafından yapıldığı, eksik yapılan iş tutarının 220.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.
06/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, ankraj plakalarının konsol ile birlikte montaj dahil 1 adedinin 1.500,00 TL olduğu, sözleşmeye göre nakliyenin davacı firmaya ait olduğu ve KDV ödemesinden muaf olduğu hususları göz önüne alınarak 27/01/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda tespit edilen eksik ve hatalı imalat tutarı olan rapor tarihi 26/01/2023 itibarı ile 146 adet ankraj plakası ve konsolunun toplam tutarı olan 220.000,00 TL tutarındaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, Kuveyt'te yapılan ... projesi kapsamında, cephe temizlik sistemi ünitesi imalatı ve montajı işinde KÖK rapordaki Görüş ve Kanaatimize ilave olarak, işin İlk Sözleşme bedelinin 48.000 USD olduğu, Fatura karşılığı yapılan iki adet sepet ve renk değişikliği ilavesi ile sözleşme bedelinin 52.463,30 USD ye çıkarılmış olduğu, sitemde kullanılan ankraj plaka deliklerinin iki sıra halinde dört delikli olmadığı, eksik ve ayıplı imalat olan cephe temizlik sistem ünitesi imalatı ve montaj işinde imalatların en baştan başka firmaya yaptırılması gerektiği yönünde bir değerlendirme yapmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
TBK'nun 112/1. maddesi gereğince borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm ile "müspet zarar" düzenlenmiş olup uygulamada müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olarak tanımlanmaktadır.
Menfi zarar ise kaynağını TBK'nun 125. maddesinden almakta olup, uygulamada uyulacağı veya yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar olarak tanımlanmaktadır. Menfi zarar, sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayalı olarak kaçırılmış fırsatlara göre hesaplanmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ... (...) Dış Ticaret İhracat İthalat ve San. Tic. A.Ş. ile davalı ... Makine Müh. Asan. İnş. İskele San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 02/05/2018 tarihinde, ihtilaf konusu olmayan Kuveyt'te ... projesi kapsamında cephe temizlik ünitesi imalatı ve montajı işi için sözleşme imzalandığı, menfi zararın uyulacağı veya yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması halinde talep edilebileceği, taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir sözleşme bulunması nedeni ile davacının sadece müspet zararlarını talep edebileceği;
Mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 02/0572018 tarihli sözleşmedeki işlerin davalı tarafından %75'lik kısmının yapıldığı, eksik yapılan iş tutarının ise 220.000,00 TL olduğu, davacı tarafından eksik ödenen 7.353,35 TL'nin düşülmesinden sonra davacının davalıdan 212.646,35 TL talep edebileceği;
UYAP'tan alınan TCMB USD efektif satış kurunun 26/05/2021 dava tarihinde 8,4224 olduğu, dava tarihi itibarı ile 212.646,35 TL'nin USD'ye çevrilmesi sonucu davacının davalıdan 25.247,75 USD talep edebileceği, dava dilekçesinde ise bundan daha az bir bedel olan 20.000 US eksik ve hatalı iş bedeli ile 3.168,00 USD eksik iş ve eksik malzeme tedariki talebi toplamı olan 23.168,00 USD talep edildiği anlaşıldığından buna yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir.
5.000,00 USD menfi ve müspet zararın tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Kaynağını TBK'nun 112/1. maddesinden alan ve sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olarak tanımlanan davacının müspet zararları yukarıda değerlendirilerek buna yönelik talebi kabul edilmiştir. Davacı başka ne gibi müspet zararları olduğunu somutlaştırmadığından ve buna ilişkin delil sunmadığından müspet zarara yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Yine yukarıda açıklandığı gibi taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir sözleşme bulunması nedeni ile davacının sadece müspet zararlarını talep edebileceği anlaşıldığından bu kısma yönelik talebin de reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi ve müspet zararlar yönünden bilirkişilerce inceleme yapılmadığını, cephe temizlik sisteminin kullanılmadığını tamamen söküldüğünü, bilirkişinin düzeltme işlemini sadece ankraj plakası ve kosolları üzerinden hesaplamasının hatalı olduğunu, asıl iş verenin davalının kusuru nedeniyle hakediş yapmayı durdurduğunu ve gelecekte müvekkilinin, kendisine verilmesi muhtemel işlerden de mahrum kaldığını, 11/02/2019 tarihli ihtarla eksik ve kusurlu işlere ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığının karşı tarafa bildirildiğini, yapılan tüm maliyetlerin kabul edilmesi gerektiğini, davalının ayrıca kar kaybına da neden olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kabul edilen miktarın dava tarihindeki değil, karar tarihindeki satış kuru dikkate alınarak vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmadan davadan önce davacı tarafından alınan uzman görüşünün hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, işin yabancı bir ülkede yapılmış olmasının usul hukuku kurullarını değiştirmeyeceğini, Türkiye ve Kuveyt arasında hukuk, ticari ve ceza hukuk konularında işbirliği anlaşması mevcut olduğunu ve buna göre davacının HMK'nun 400. maddesi gereğince delil tespiti talep edebileceğini, faiz kararının hatalı olduğunu, 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiğini, taraflar arasında kusur dağılımı yapılması gerektiğini ve bilirkişi raporunda iş oranın neye göre hangi yöntemle belirlendiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin işi çalışır şekilde teslim ettiğini, yabancı para cinsinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Makina Mühendisleri Odasına ödenen paranın yargılama giderlerine konu edilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Davacı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince Kuveyt'te yapılan işin eksik ve ayıplı olduğuna dair, TMMOB Makina Mühendisleri Odasından masraf yaparak bilirkişileri Kuveyt'e getirerek rapor aldığını belirtmiş ve raporu dosyaya sunmuş, yargılama sırasında mahkemece alınan ve hükme esas yapılan bilirkişi raporu, davacı tarafça alınan bu rapor dayanak yapılarak düzenlenmiştir.
Davacı tarafın, tek taraflı olarak yaptırdığı bilirkişi tespit raporu, onu açıkça kabul etmeyen davalı yönünden bağlayıcı olmayıp, bu tespit raporu esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu da mahkemece hükme esas alınacak nitelikte değildir.(Yargıtay 17 H.D 2014/11700 Esas ve 11071 Karar vb.)
Ancak, istinabe yoluyla yabancı ülke adli makamlarından Adli Yardımlaşma hükümlerine göre delil toplanması imkanı mevcuttur.
Bu durumda, Kuveyt ile Türkiye arasında Adli Yardımlaşma Anlaşmasının bulunması halinde, Kuveyt ülkesindeki yetkili adli makamlarca keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması için davacı tarafa makul süre verilerek, sonucuna göre dava konusu edilen eksik ve ayıplı işler hususunda bir hüküm kurulması gereklidir. (Yargıtay 3. H.D 2016/17751 Esas-2018/7504 Karar, 2. H.D 2014/16301 Esas-2015/255 Karar, 2009/1222 Esas -11331 Karar vb.)
2-3095 sayılı Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı kabul edilmiştir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince; kabul edilen tutara 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesinde belirtilen değişen oranlarda avans faiziyle tahsile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 3. H.D 2021/5653Esas- 2022/4136 Karar, vb.)
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 gün ve 2021/310 Esas 2023/723 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip