T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/95 - Karar No:2025/898
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2024/95
KARAR NO : 2025/898
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2023
NUMARASI : 2021/772 E-2023/1241 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :16/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :31/10/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davalı şirket ile müvekkili şirketin 04/12/2020 imza tarihli sözleşme ile; soğutma sistemlerinde kullanılan "KONVEYÖR" üretim ve teslimine ilişkin, konveyörlerin teknik gereklerini de içerir biçimde anlaşma sağladıklarını, söz konusu Konveyörlerin, davalının hazırladığı soğutma cihazının yalnızca buz taşıma işini görmek amacıyla sipariş edildiğini, soğutma makinesinin tünel vb. diğer unsurlarının davalı şirket tarafından başka üreticilere tasarlatılıp üretildiğini, soğutma makinesi projesinin davalı tarafından başka üreticilere ürettirdiği diğer cihazlarla uyumlu olmasının sağlanması amacıyla, davalı şirketin talimat ve planları ile bağlı kalındığını, bu kapsamda, davalı şirketin konveyörlerde kullanılacak malzemeyi belirlediğini, konveyörlerin çizimlerine kadar müvekkili şirkete gönderdiğini, proje aşamasında tarafların karşılıklı görüşmeleri sonucunda, davalı tarafından onaylanan konveyör projesinin müvekkili şirket tarafından üretildiğini, davalı şirketin, sözleşme eki teknik şartnamede olmayan PLC otomasyon sistemi eklentisi ve buzların konveyör sistemin altında bulunan kata kaymasını sağlayan Pantolon sisteminin de ürüne dahil edilmesini istemeleri üzerine; tarafların sözleşme hükümlerine bağlı kalmak suretiyle, iş bedelini 37.565-EURO olarak belirlediklerini, müvekkili şirketin makine üretimini tamamlayarak ifaya hazır olduğunu davalı şirkete bildirmesi üzerine davalı şirketin üretim tesisinde yeterli yeri bulunmadığını bu nedenle, makine teslimini talep etmediğini ancak, makineyi üretim yerinde görmek ve test etmek istediğini bildirdiğini, müvekkili şirketin üretim merkezine 12/02/2021 tarihinde gelerek makinenin HOT COMISSIONING testini gerçekleştirdiğini, ürünün davalıya tesliminden sonra, davalı firmanın ürünün COLD COMISSIONING ( Buz küpleri ile çalıştırılması, sözleşmenin 1 Numaralı başlığının D bendinde de tanımlanmıştır.) testlerinin üretim tesisinde gerçekleştirilmesini istemesi üzerine işlemin davalı işyerinde gerçekleştirildiğini, davalı firma tarafından bu işlemin sorunsuz olarak gerçekleştirildiğine ilişkin müvekkili firmaya mail atıldığını, sözleşmenin son aşaması olan "COLD COMISSIONING" 16/06/2021 tarihinde tamamlanması üzerine 18/06/2021 tarihinde takibe dayanak fatura düzenlendiğini, davalı şirketin fatura içeriğine dönük itirazda bulunulmadığını, sözleşme uyarınca, davalının "COLD COMISSIONING" in tamamlandığı tarihten itibaren 30 gün sonra ödeme yapması gerekmekteyken, davalı tarafın 10.916,93-EURO tutarındaki bakiye borcunu davacı şirkete ödemediğini, bunun üzerine davalı şirkete, 29/07/2021 tarihinde Bornova 4. Noterliğinin 22362 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ödeme yapılmaması ve bir cevap verilmemesi nedeniyle 09/08/2021 tarihinde asıl alacak, gecikme tazminatı ve işlemiş faiz tutarı üzerinden Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2021/557 sayılı dosyasında 13.547,24- EURO bedelin tahsili için icra takibine başlandığını, davalı tarafın takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, 16/06/2021 tarihini izleyen 30 günden sonraki ilk gün olan 16/07/2021 günü vade tarihi olup, müvekkili şirkete ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin 3. Başlığında düzenlenen "Gecikme Tazminatı" alacağının doğduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davalının 16/07/2021 tarihi itibari ile bakiye borcunun ( 10.916,93 EURO) vadesi dolduğunu, 16/07/2021 tarihi itibari ile davalı şirketin temerrüte düştüğünü, ayrıca, Bornova 4. Noterliğinin 29/07/2021 tarih 22362 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa temerrüte düşmüş oldukları bildirilmiş olmasına karşın bu ihtarın da cevapsız bırakıldığını, davalının icra takibine geçildiği aşamada borca ilişkin itirazlarını sunmalarının dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının faiz oranına ve işlemiş faize ilişkin itirazının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ödeme emrinde asıl alacağa işleyecek yıllık %1,5'lik faiz Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödenen en yüksek faiz oranı olduğunu, bu yönüyle davalının itirazının isabetsiz olduğunu, işlemiş faiz yönünden ise, vade tarihinden 1 gün sonrası olan 17/07/2021 tarihinden takip tarihine kadar yıllık %1,5 oranı üzerinden TTK m.10 'a uygun olarak hesaplanarak talep edildiğini, üründe müvekkili şirketten kaynaklanan bir ayıbın ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, makinenin plan ve projesinin davalı şirket tarafından hazırlatıldığını ve müvekkili şirketin bu talimatlara uygun olarak ürünü ürettiğini, müvekkili tarafından, soğutma sistemi projesinin yalnızca bir parçasının üretimi ve tesliminin yüklenildiğini, üretimi üstlenilen parçanın, sistemin diğer parçaları ile uyumu, diğer parçaların kurulumu sırasında müvekkili şirketin teslim ettiği ürün üzerinde meydana gelebilecek zarar ve etkilerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu konveyörün, davalı şirket yetkilisi mühendislerin talimatları doğrultusunda, davalının talep ettiği ölçü, tersimat, malzeme ile üretildiğini, müvekkilinin ancak, bu ölçü, tersimat ve malzeme talepleri ile uyumsuzluk halinde ayıptan sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle, davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2021/557 E. sayılı icra dosyasına sunduğu yersiz ve yasal dayanaktan yoksun borca ve fer’ilerine ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamı, itirazlarında haksız olan davalının dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesi, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili;Müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup toptan seviyede buz üretim, dağıtım ve satış işi yaptığını, soğutma sistemlerinde kullanılan "konveyör"- buz üretim makinesi- üretmesinin davacıdan talep edildiğini ve taraflar 02.12.2020 tarih ve 20.1009-R4 numaralı Proforma Faturayı ve ekindeki Teknik Şartnameyi imzaladıklarını, sözleşmeye göre, müvekkili şirketin 4 adet konveyör sistemini talep ettiğini, müvekkili şirketin, ufak ebatlı kokteyl buz küplerinin taşınması için 3 tane ortam sıcaklığında fabrika alanında çalışan konveyör ve 1 adet de soğutma tüneli olarak adlandırılan ve -15 derecede çalışan konveyör talep ettiğini, söz konusu konveyörlerin müvekkili tarafından 2021 yılı Haziran ayından itibaren test edilme amaçlı kullanılmaya başlandığını ve konveyörlerin çalışmaya başladığında davacıdan kaynaklı çeşitli arızaların olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından davacıya makinenin ebatı, kullanım amacı ve benzeri bir çerçeve çizilerek sipariş verildiğini, makinenin üretimi konusunda davacı tarafın uzman olduğunu, davacının sözleşme borçlarını yerine getirmediğini ve sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davrandığını, eser sözleşmesinin satım sözleşmesi ile de paralel değerlendirilmesi gerektiğini, genel hükümler uyarınca, verilen ve talep edilen bir siparişte, yüklenici verilen siparişin ayıplı olma ihtimalini işsahibine ihtar etmezse sözleşmesel sorumluluğundan kurtulamayacağını, makinenin tamamen müvekkil tarafından tasarlandığı kabul edilecek olsa dahi, böyle bir ihtarat yapılmadığından müvekkilinin çizimi olması nedeniyle makinede davacının sorumluluğu olmadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın işin ehli olduğu gözetildiğinde eserin bedeline hak kazanabilmesi için, müvekkilinin eserden yani makineden beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp müvekkiline teslim etmesi gerektiğini, davacının makineyi müvekkilinin beklediği amaca uygun, makinenin ferileriyle birlikte, sağlam, tam ve eksiksiz olarak müvekkiline teslim etmediğini, dolayısıyla davacının talep ettiği makine bedelinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına alacağın varlığına dair bir ispat aracı olmayıp, diğer olgularla desteklenmesi gereken bir husus olduğunu, davacı tarafça, sistemin bizzat müvekkili şirkete ait fabrikaya 16.06.2021 ve 17.06.2021 tarihlerinde gelinerek teslim edildiğini ve sistemin teslim sırasında görünürde çalışıyor olmasından dolayı müvekkili şirket tarafından bahsedilen maillerin gönderildiğini, müvekkilinin cold commissioning sertifikası vermediğini, toplantı tutanağını davacı tarafa gönderdiğini, nitekim teslimden bir süre sonra makinalardan kaynaklı ayıpların ortaya çıktığını, dolayısıyla eksiksiz, sağlam ve tam bir teslim olmadığından davacı tarafın müvekkili şirketten alacaklı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı taraf ile müvekkilinin anılan "punch list" isimli belgede mutabık kaldığını ve burada belirtilen işlerin satıcı tarafından ifa edilmemiş/eksik ifa edilmiş olduğunu, ifa edilen işlerde ise açık ayıplar, davacı tarafından gizlenen ayıplar ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar meydana geldiğini, satıcının, ayıbı giderdiğini söylemesine rağmen ayıbı gidermediğini, kasıtlı eylemlerle ayıbı gizlemeye devam ettiğini, davacı tarafından ürünün teslim edilmesinin hemen akabinde 27.06.2021 tarihinde Konveyör 1’deki milin kayması üzerine müvekkilinin derhal durumu davacıya bildirdiğini, ayıbı ihbar ettiğini, davacının tamir için ancak 6 gün sonra geldiğini ve müvekkilinin bu süre zarfında iş yapamayarak maddi kayıplar yaşadığını 04.07.2021 tarihinde konveyör 3’teki çelik milin kırılmış ve çeşitli paslanmaların meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin, 05.07.2021 tarihinde hangi ürünlerde sorun olduğuna ilişkin davacıya mail attığını ve ihbarda bulunduğunu, sonrasında 15.09.2021 tarihinde Konveyör 4’teki milin kırıldığını, davacının arabuluculuk süresinde bu ayıbı bila bedel gidermeyi de reddettiğini, servis göndermek için 750 avro talep ettiğini, teslim tarihinden bu yana makinede ayıplar meydana geldiğini ve müvekkili makinelerden istediği performans ve verimi alamadığını, aksine menfi ve müspet zararlara uğradığını,"Cold commissioning" olarak tabir edilen sürecin onaylanması için bu makinenin bir süre sorunsuz çalışması gerektiğini, oysa Cold commissioning'in başladığı süreden yaklaşık 10 gün sonra ilk arızanın meydana geldiğini, davacının muaccel olmayan alacağı talep ettiğini, aksine davalının davacıdan alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede üretilmiş olan makine ve parçaların 2 yıl garanti kapsamında olduğunu, davacı tarafın işbu garanti yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, özen yükümlülüğüne ve sözleşme hükümlerine açıkça ve kötü niyetli olarak aykırı davrandığını, Türkiye ve AET'nin, 1963 yılında Ankara Anlaşması adıyla bilinen bir Ortaklık Anlaşması imzaladığını, Gümrük Birliği Anlaşması'nda davacının uymak zorunda olduğu yükümlülüklerin düzenlendiğini, davacı tarafın bu düzenlemelere riayet etmediği, tam ve eksiksiz teslimatı yapmadığını, bu belgelerin dava konusu makinenin ferisi olduğu ve makine ile birlikte teslim edilmesi gerektiğini, davacının makinenin kullanımı, talimatları v.s. için teslim etmesi gereken ferileri teslim etmediği göz önüne alındığında eksiksiz ve tam bir teslimattan söz edilemeyeceğini, tam ve eksiksiz bir teslimatın söz konusu olmadığını, makine müvekkiline teslim edilmiş ise de; sağlam ve çalışır bir durumda olmadığını, bununla birlikte makinenin ferisi niteliğinde olan ve yukarıda sayılan belgelerin müvekkili tarafından ilk defa 30.04.2021 tarihinde olmak üzere defalarca talep edilmesine rağmen bu belgelerin tesliminden imtina edildiğini, müvekkilince karşı taraftan kullandıkları yağın gıda sektöründe kullanıma uygun olduğunu gösteren bir sertifika iletmelerinin talep edildiğini, müvekkilinin üretici firma olan davacının üretim sürecinin tamamına tanıklık etmesi ve hangi nitelikteki yağ kullandığını bizzat tespit etmesi mümkün olmadığından, bu hususa dair güvencenin üretici tarafından verilmesi gerektiğini, bir an için teslimatın yapıldığı düşünülse dahi buradaki ayıp oranında bir bedel indirimine gidilmesi gerektiğini, bu da likit bir alacağın bu aşamada tespiti mümkün olmadığını gösterdiğini, davacının taleplerinin ve iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının %20'den az olmamak üzere talep ettiği tazminat talebinin incelenebilmesi için ortada likit bir alacak olması gerektiğini, dolayısıyla likit bir alacak olmadığından bu taleplerinin reddi gerektiğini, yine davacının kötü niyetli olduğu, haksız ve hukuka aykırı olarak icra takip ve dava işlemlerine başladığı dikkate alındığında müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkiinin Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/ 46 D. İş sayılı dosya ile tespit davası ikame ettiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu cezai şart bedelinin hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf, ürünün eksiksiz teslim alındığını ve müvekkilinin temerrüde düştüğünü belirtmiş ise de; üründe gizli ayıplar bulunduğunu, bunun da ancak makul bir kullanım süresi olan test sürecinin sonunda ortaya çıktığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca vadenin, Cold Comissioning aşaması tamamlandıktan 30 gün sonrası olduğunu, davacı tarafın, 16/06/2021tarihinde Cold Comissioning aşamasının tamamlandığını ve ödemenin 30/07/2021 tarihinde yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de; bu iddianın dinlenebilirliği bulunduğunu, Cold Comissioning aşamasının 16/06/2021 tarihinde henüz tamamlanmadığını, kontrol ve test aşamasında kaldığını, bu aşama tamamlanmadan yani test aşamasında makinede ayıpların ortaya çıktığını ve gerekli bildirimlerin de davacıya yapıldığını, dolayısıyla muacceliyet şartı olan Cold Comissioning gerçekleşmediğini, bu halde de davacının icra takibine konu ettiği alacağın muaccel bir alacak olmadığı, buna bağlı olarak talep edilen ferilerin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, test aşaması henüz tamamlanmadan fatura tanzim ettiğini, bunun bile davacının kötü niyetle ve haksız kazanç elde etme gayesiyle hareket ettiğinin en açık göstergesi olduğunu, müvekkilinin, davacının ayıplı ifası nedeniyle ayıp oranında indirim talep etme hakkını kullandığını, bunun davacı tarafa bildirildiğini, tüm bu nedenlerle -müvekkilinin uğramış olduğu zararlara karşı talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla- davacının haksız ve hukuka aykırı davasının usul ve esastan reddine, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece;"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın bulunduğu iddiasıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 14/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 16/08/2021 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davanın tarafları, aralarındaki ticari ilişkiyi doğrulamaktadır. BA/BS formları karşılaştırıldığında dava konusu işe ilişkin 18.06.2021 tarihli 37.565 Euro/387.189,97 TL fatura bedeline herhangi bir itiraz bulunmamaktadır. Yapılan ödemeler sonucunda davalının mevcut bakiye borcu 126.752,25 TL davalı kayıtlarında yer almaktadır.Taraflar arasındaki çekişme teslim edilen malın ayıplı olmasından kaynaklanmaktadır. Garanti süresi içinde makinede meydana gelen arızalar davacı tarafından giderilmemiş, bunun üzerine davalı da kalan bakiye borcunu ödememiştir.Taraflar 4 adet Konveyör Makinası İmalatı için 04.12.2020 tarihinde bir imzalamışlardır. Konveyörlerin garanti süresi imalatların tamamlanmasından sonra bu süre içinde arıza bildirildiğinde ücret talep edilmeyeceği taraflar arasında kabul edilmiştir. Yapılan COLD ve HOT testler sonucunda konveyörler çalışmaya başlamıştır. Bilirkişi tarafından yapılan tespit ile Konveyör arızaları, parçaların kırılması, hatalı malzeme kullanımdan kaynaklı İMALAT AYIPLI bir imalattır.24 aylık bakım garantisine davacı bir defa buz fabrikasına 6. Gün gecikmeli ekip göndermiş. 2 ve 3 arızalara satıcı (Davacı) firma ekip göndermemiş garanti müddetinde arızayı gidermek için 750 Euro ücret talebinde bulunmuştur.EK-1 raporda detaylı verilen 3 adet arızada KOKTEYL buz üretiminde toplam üretim kaybı; TOPLAM : 55.237,00 TL'dir. Kural olarak açık ve gizli ayıplarda az yukarıda açıklandığı gibi ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, ayıp garantisi bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir. Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp def'ini de ileri sürebilir.(15.H.D. 2016/112, 2016/4146, 06.10.2016)İncelenen dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarından,davacı tarafından yapılan imalatın sözleşmenin amacına uygun biçimde gerçekleştirilmediği, ayıp ihbarının tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği, bizzat karşı tarafça sunulan belgelerde ürünlere ilişkin sorunların açıkça belli olduğu Yargıtay kararlarına göre de, garanti hükmünün bulunduğu eser sözleşmelerinde ayıp ihbar süresine ilişkin herhangi bir külfetin bulunmadığı iş bedellerinden mahkememizce tespit edilen üretim kaybı düşüldüğünde kalan 18.06.2021 Tarihli Fatura Bedeli 387.189,97TL,Buz üretiminde toplam üretim kaybı; - 55.237,00 TL değerinde Kalan Fatura Bedeli =(331.952,97 TL) Davalı Tarafından Yapılan Ödemeler - 260.437,72 TL= Davalının Kalan Bakiye Borcu 71.515,25 TL (5.587,92 EURO) olduğu, davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2021/557 esas sayılı takibe itirazının 5.587,92 Euro üzerinden iptali ile takibin devamına" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip tarihi ve takibe itiraz tarihinde henüz bulunmayan bir ayıp iddiasının mahkemece uyuşmazlık kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, makinanın ayıpsız şekilde çalışırken takibe itiraz edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini ve vade tarihinin belli olduğunu, maddi gerçeğe aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, müvekkilinin 27/06/2021 ve 04/07/2021 tarihlerinde ortaya çıkan arızaları giderdiğini, bu hususun 28/09/2021 tarihli iletiden anlaşıldığını, onarımı yapılmayan ve kar kaybına neden olan iddia edilen arızanın ise takip tarihinden çok sonra ortaya çıktığını, arızaların ücretsiz onarıldığını, son arızanın ise takip tarihinden sonra ortaya çıktığı için itirazın iptali davasına konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, muaccel olmuş alacağı ödenmeyen müvekkilinin ödemezlik definin hukuksal korumasından yararlanması gerektiğini, TTK'nın 23 maddesine uygun şekilde ayıp bildirimi yapılmadığını, 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda makinanın ilgili parçayı kıramayacağı malzeme seçiminin yanlış olduğunun belirtildiğini, oysa hangi malzemenin kullanıldığının raporda tespit edilmediğini, malzemenin hiç incelenmediğini, davalı kar kaybı talep etmediği halde, kar kaybı hesaplanarak alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu, hakkaniyet gereği %40 icra inkar tazminatının verilmesini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tam ve eksiz teslim olmadığından alacağın muaccel hale gelmediğini, ayıp nedeniyle bedelden indirim yapılmasına rağmen icra inkar tazminatı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde ve sonraki beyanlarında; üretim veya kar kaybı zararına ilişkin dava açma hakkının saklı tutulduğu belirtilerek ayıp oranında indirim (nefaset indirimi) talep edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, üretim kaybına ilişkin yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan miktarın davacı alacağından mahsup edilmesi hatalı olmuştur.
Bu itibarla, bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, eserdeki ayıp oranının ve ne kadar indirim yapılması gerektiği hususlarının tespit edilerek bu miktarın davacı yüklenicinin iş bedelinden mahsup edilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
2-İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; alacağın likid (hesaplanabilir) olması ve takibe itirazın haksız olması zorunludur. Mahkemece, davacı alacağının tespiti için yargılama sırasında bilirkişi raporu alındığı, alacağın varlığının ve miktarının buna göre belirlendiği anlaşılmış olmakla, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 15. HD. 2020/980 E, 2021/1000 K).
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 gün ve 2021/772 Esas 2023/1241 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Taralarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip