T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/478-2025/821
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/478 Esas
KARAR NO : 2025/821
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2024
NUMARASI : 2021/260 Esas-2024/123 Karar (Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/589 Esas,2022/16 Karar Sayılı Dosyası)
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı/birleşen davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl Davada;
Davacı - davalı vekili; davalılar - davacıların oluşturduğu adi ortaklığın yüklenicisi olduğu Antalya cezaevi yapım işinin taraflarınca taşeron firma olarak üstlenildiğini, taraflarınca edimlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, hizmetin tamamlanarak işlerin davalılar - davacılara teslim edildiğini ve adi ortaklık tarafından da iş bitirme belgesinin taraflarına verildiğini, iş kapsamında hakediş faturalarının düzenlenerek davalılar - davacılara gönderildiğini, defterlerine karşılıklı işlendiğini, fatura bedellerinin bir kısmının ödendiğini, ancak cari hesaptan kaynaklanan toplam 107.898,98 TL tutarında ki alacağın ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL cari hesap alacağının arabuluculuk son oturum tutanak tarihi olan 26/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile adi ortaklığı oluşturan davalılar - davacılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı - davalı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 98.473,61 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar - davacılar vekili; yetki itirazında bulunmuş, davanın kısmi dava olarak açılmasına ilişkin itirazlarını bildirmiş, taraflar arasında akdedilen sözleşme konusu işlerin taşeron olarak davacı -davalı şirkete götürü usulü ile verildiğini, davacı - davalının hakedişlerinin taraflarınca sözleşmeye uygun bir şekilde tamamen ödendiğini, tam aksine taraflarının davacı - davalıdan 7.904,37 TL alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen Davada;
Davalılar - davacılar vekili ; taraflar arasında Antalya Ceza İnfaz Kurumu İnşaatı ve Eklentileri işleri konulu anahtar teslim - götürü bedel eser sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşme kapsamında belirlenen yapı işlerinin malzeme ve işçilik ücretleri olarak davacı - davalıya verildiğini, taraflarınca sözleşme ile üstlenilen edimin gereği gibi, eksiksiz ve zamanında ve hatta zaman zaman avans ödemeleri yapmak sureti ile yerine getirildiğini, buna karşın davacı - davalının defaten Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödemesi gereken prim borçlarını ve/ veya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen idari para cezalarını ödemediğini, Adi Ortaklığın hakedişlerini alabilmek için davacı - davalının bu borçlarını ödemek zorunda kaldığını, nitekim Ankara 41. Noterliği'nin 19/10/2020 tarihli 18131 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile 7.904,37 TL borcun verilen banka hesabına ödenmesi gerektiğinin davacı - davalıya ihtar edilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile cari hesaptan kaynaklanan şimdilik 7.904,37 TL'nin Noter İhtarnamesinin tebliğ tarihi olan 21/10/2020 tarihinden, 1.521 TL'nin arabuluculuk son oturum tutanak tarihi olan 08/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davacı - davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı - davalı vekili; taraflarının hakedişlerinin davalılar - davacıların oluşturduğu ortaklık tarafından geç ödenmesi nedeni ile taraflarınca zaman zaman Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan ödemelerinin geciktiğinin ve bu ödemelerin zaman zaman ortaklık tarafından yapıldığının kabullerinde olduğunu, ortaklık tarafından ödenen bu borçların tamamının kendi defterlerinde kayıtlı olduğunu ve bu borçların kendilerinin hakedişlerinden mahsup edildiğini, bu nedenle birleşen davaya konu her hangi bir borçlarının bulunmadığını ayrıca taraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu'na 1.521,00 TL, 31,75 TL; 7.685 TL borcu bulunmadığını, birleşen dava dilekçesinde de ilgili ödemelerin hangi borca istinaden yapıldığının belirtilmediğini, yine davalılar - davacıların oluşturduğu ortaklığın yüklenicisi olduğu yapım işinde birden fazla taşeron firma çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 84127699 sayılı idari para cezasına konu yazısı ile ... isimli kişinin kayıt dışı çalıştığından bahisle taraflarına 10.487 TL idari para cezası uygulanmış ise de bu isimde bir çalışanları bulunmadığı gibi şantiyelerinde kendilerine ait ne yabancı ne de sigortasız bir kişinin çalışmadığını, bu nedenle idari para cezasına itiraz edeceklerine adi ortaklığa bildirdiklerini, ortaklığın ise durumdan haberdar olduğunu, böyle bir çalışanı olmadıklarını bildiğini ancak karara itiraz etmeleri durumunda kendilerine yüklenmiş olan işin teslimini yapmakta gecikeceklerini, bu nedenle da karar itiraz etmemelerini, cezanın kendileri tarafından ödeneceğini bildirdiklerini ve idari para cezasının ortaklık tarafından bu şekilde borç olarak kabul edilip ödenmesi nedeni ile taraflarınca doğal olarak ticari defterlere de işlenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Asıl dava yönünden tüm dosya kapsamından; davacı - davalı tarafından düzenlenen faturaların davalılar - davacılar tarafından oluşturulan adi ortaklık ticari defterlerinde kayıtlı olduğu her ne kadar adi ortaklık kayıtlarında tüm faturaların ödenmiş olduğu kaydedilmiş ise de davacı - davalı ticari defterlerinde 5.564.917,20 - 5.457.018,22 = 107.898,98 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğu, davalılar - davacılar vekilinin asıl davaya cevap dilekçesi ile tüm hakedişlerin ödendiği vakıasına dayandığı, davacı - davalıya ceza kesildiği, cezaların mahsup edildiği vakıalarına dayanmadığı, davacı - davalının taraflarına 7.904,37 TL borcu bulunduğunu iddia ettiği, başkaca bir iddiada bulunmadığı, yargılama safhasında davacı - davalının taşeron olarak yerine getirdiği iş nedeniyle tutulduğunu iddia ettiği tutanaklara cevap dilekçesinde delil olarak dayanmadığı, bu kapsamda mahkememizce adi ortaklığı oluşturan davalılar - davacılara 24/01/2022 tarihli celsede bilirkişi kök raporunda belirtilen ödeme/faturalar hakkında beyanda bulunmak, ödeme belgesi/fatura örneklerini sunmak üzere süre verilmiş ise de 09/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ödeme belgesi/fatura sunulmadığı, cari hesapta oluşan 93.915,98 TL bakiye tutarın 05/02/2018 tarihli sözleşmenin ilgili hükümleri kapsamında kesilen cezalardan oluştuğunun, buna göre baretsiz çalışan işçiler nedeniyle iki ayrı tutanakla 11.000 TL, şantiyede mühenrdis bulundurulmaması nedeniyle tutulan tutanakla 60.000 TL, ayıplı imalat bedeli nedeniyle tutanakla 22.915,98 TL, boru bedeli karşılığı tutanakla 5.000 TL, yere beton dökülmesi nedeniyle tutanakla 1.680 TL, perde betonun yıkılması nedeniyle tutanakla 7.303 TL ve ayrıca davacı - davalıya SGK tarafından uygulanan parasal yaptırımlar karşılığı olduğunun bildirildiği ancak yukarıda izah edildiği üzere asıl davaya cevap dilekçesi ile bu yönde bir vakıaya dayanılmadığı anlaşılmış olup, bununla birlikte davalılar - davacılar vekilinin 28/02/2023 tarihli beyan dilekçesi ile dayandıkları ceza tutanaklarındaki imzaları mimar ve inşaat mühendisi olarak kendi çalışanlarına ait olduğu, davacı - davalının şantiye alanını terk etmesi nedeniyle tutanakların davacı - davalının yokluğunda, kendi çalışanlarınca tutulduğunu, işin başka firma tarafından tamamlatılması amacıyla gerekli çalışmaların yapılabilmesi amacıyla tutanakların davacı - davalıya süre açısından aksatma yaratabileceğinden dolayı tebliğ edilmediğini beyan ettiği, bu haliyle dilekçeler aşamasında vakıa olarak bildirilmeyen, delil olarak dayanılmayan, davalılar - davacıların oluşturduğu adi ortaklık tarafından tek taraflı olarak tutularak davacı - davalıya tebliğ edilmeyen tutanaklar gereği davacı - davalının hakedişinde kesintiye gidildiği yönündeki savunmanın dinlenemeyeceği, davacı - davalı tarafından tanzim edilen ve davalılar - davacılar ticari defterlerine kaydedilerek davacı - davalıya ödenmeyen cari hesap alacağının davacı - davalının ıslah dilekçesi ile 10/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki ıslahını açıklamaya ilişkin beyanı birlikte dikkate alındığında; asıl davanın kabulü ile 98.473,61 TL’nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı-davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı-davalıya verilmesine;
Birleşen dava yönünden tüm dosya kapsamından; Döşemealtı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından bildirildiği üzere 20/01/2020 tarihli 1173284 sayılı 10.487 TL tutarlı idari para cezasının yabancı uyruklu, çalışma izni bulunmayan işçi çalıştırdığından bahisle davacı - davalı hakkında tutulan tutanak gereği tanzim edildiği, davacı - davalı idari para cezasına itiraz etmeyince %25 indirimli tutarı olan 7.865 TL'nin davalı - davacı ... ... Ltd Şti tarafından 31/01/2020 tarihinde ödendiği, nitekim davacı - davalının da birleşen davaya cevap dilekçesi ile ilgili idari para cezasına itiraz etmemesinin davalılar - davacılar tarafından kendisine bildirildiğini beyan ettiği, bu haliyle davacı - davalının yasal itiraz sürecini işletmeyerek doğan idari para cezasına konu borçtan sorumlu olduğu, davalılar - davacılar tarafından borcun üstlenildiği yönündeki savunmasını dayandığı delillerle ispatlayamadığı, davalılar - davacıların da bu yönde bir kabulünün bulunmadığı, nitekim Ankara 41. Noterliği'nin 19/10/2020 tarihli 18131 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile 7.904,37 TL borcun verilen banka hesabına ödenmesi gerektiğinin davacı - davalıya ihtar edildiği belirtilerek, birleşen davanın kabulü ile; 7,904,37 TL’nin ihtarnamenin tebliğini takip eden 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacı - davalıdan tahsili ile davalılar - davacılara verilmesine, yine davacı - davalı hakkında tahakkuk ettirilen 27/07/2021 tarihli1.521 TL tutarlı, 27/07/2021 tarihli tahsilat dekontu ile ödenen 2018 yılı Şubat ayına ait idari para cezası yönünden de birleşen davanın kabulü ile; 1.521 TL’nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacı - davalıdan tahsili ile davalılar - davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar/birleşen davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkillerin yerleşir yerinin Gölbaşı Mahkemeleri olduğunu, belirli alacak için belirsiz alacak davası açıldığını, davanın reddinin gerektiğini, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/259 Esas sayılı dosya ile derdestlik bulunduğunu, aksi kanaat halinde davaların birleştirilmesi gerektiğini, davacının tüm hakedişlerinin ödendiğini, davacının alacaklı olmadığını, borçlu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı/birleşen davacılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar/birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar/birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar/birleşen davacılar yönünden alınması gereken 6.726,73 TL istinaf karar harcının peşin olarak yatırılan toplam 6.756,73 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 30,00 TL'nin talep halinde davalılar/birleşen davacılara İADESİNE,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır