T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/876 - Karar No:2025/514
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2023/876
KARAR NO : 2025/514
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2023
NUMARASI : 2020/244 E-2023/288 K
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :29/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında müvekkiline ait ... adresindeki ek fabrika binasının yapımına ilişkin olarak 15.03.2015 tarihinde 4.640.000,00TL + KDV bedelli asıl, 15.01.2016 tarihinde de 400.000,00TL + KDV bedelli ek inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davalıya 18.06.2015 - 11.07.2016 tarihleri arasında toplam 5.947.200,00TL ödeme yapıldığını, geçici kabul tutanağının müvekkilince imzalanmadığını, yazılı uyarılarından sonuç alınamadığını, Aksaray 2. noterliğinden keşide edilen 07.03.2017 tarih 3602 yevmiye sayılı ihtarnamelerinde, sahadaki inşaat artıklarının temizlenmesi, bordürlerdeki boşlukların giderilmesi, kapı ve pencerelerin ayarlarının yapılması, açık prizlerin, kablo kanallarının düzeltilmesi, lavabo yüksekliklerinin standartlara uygun hale getirilmesi, asma tavanların düzeltilmesi, ana baranın makinelere uygun biçimde 80 amper olarak temini ve prizlerin makinelere uygun hale getirilmesi tavandaki boşluklar ile yerde ve duvarlarda mevcut çatlakların giderilmesi, tavandan fabrika içerisine su girmesinin önlenmesi gibi eksik ve hataların tamir edilmesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ihtarnameden sonra tarafların görüştüklerini ve davalının bahse konu hususları gidereceğini taahhüt etmesi üzerine herhangi bir işlem yapılmadığını, danışman firma ... Müşavirlik A.Ş. aleyhine Ankara 3. ATM 'nin 2017/514 sayılı dosyası ile açılan davada mahkeme tarafından 2020/3K. sayısıyla ... *e fazla yapılan ödemelerin ve cezai şartın tahsiline hükmedildiğini, davalının sözleşme uyarınca projeleri incelemesi ve eksiklikleri gidermesi gerekirken, edimini yerine getirmeyerek, ilave maliyete sebebiyet verdiğini, sözleşmede, metrajların arttığı/azaldığı ileri sürülerek hiçbir surette hak talebinde bulunulamayacağı kararlaştırılmasına rağmen, metrajların arttığı gerekçesiyle ek sözleşme ile haksız olarak 82.000,00 TL tahsil ettiğini, eksiklik ve ayıpların 600.000,00 TL masrafla giderilebileceğini belirterek, şimdilik 250.000,00 TL 'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;sözleşmenin 3. maddesinde, geçici kabulden sonraki 12 ay içerisinde kesin kabul ve kesin hesabın yapılacağı, onaylanması halinde tarafların birbirlerini ibra ederek sözleşmenin sonlandırılacağının - kararlaştırıldığını, 21.03.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, mimari ve inşaat işlerinin 1 yıl, elektrik ve mekanik işlerin 2 yıl süreyle davalının garantisi altında olduğu hususunda tarafların mutabakat sağladığını, 23.06.2016 tarihli sulh ve ibra protokolü ile tarafların birbirlerini ibra ettiğini, teminat mektubunun da geçerlilik süresi içerisinde hiçbir işlem yapılmadığını, ayıp ihbarında bulunulmadığını, teslimden 4 yıl sonra açılan davaya anlam veremediklerini, davacının TBK 'nun 474. maddesi uyarınca süresi içerisinde ve ihbar edimini yerine getirmediğini, açık ayıplara ilişkin ihbarda bulunmadığını, imalatlarda gizli ayıp bulunmadığını, davacı vekilinin müşavir firmaya karşı açtığı davada alınan bilirkişi raporunu huzurdaki davada delil olarak ileri sürdüğünü, raporla birlikte ayıplara vakıf olunmuş ise bu ayıpları vakit geçirilmeksizin davalıya ihbar edilmesi gerektiğini, kaldı ki bahse konu davanın da tarafı olmadıklarını, ek masraflar toplamı olarak iddia edilen 600.000,00 TL 'nın da taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :
Mahkemece..."Dava eser sözleşmesinde ayıptan kaynaklı alacak davasıdır.
Davacı; davacıya ait ek fabrika binasının yapılması hususunda davalı ile 15/03/2015 tarihli esas sözleşme ile ve 15/01/2016 tarihli ek sözleşme akdedildiğini, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen davalının yaptığı imalatların ayıplı olduğunu, davalı üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden ek sözleşme nedeni ile fazladan 82.000,00 TL bedel ödendiğini, ayıplı işler bedelinin 600.00,00 TL olduğunu belirterek şimdilik 250.000,00 TL'sini dava etmekle kısmi alacak davası açmıştır.
Davalı ise işi tamamladığını, geçici kabulün yapıldığını taraflar arasında 23/06/2016 tarihli sulh ve ibra protokolü yapıldığını, teslim tarihinden dava tarihine kadar ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmiştir.
Davalının sözleşmedeki edimini sözleşme ve eklerine uygun yapıp yapmadığı, , eksik ve ayıplı imalat olup olmadığı, miktarı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, süresi içerisinde olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamında eserin bulunduğu yerde keşif yapılması için talimat yazılmış, bilirkişiler ile yapılan keşif sonrası bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosya içerisinde bulunan belgelerden eser sözleşmesine konu olan işin geçici kabulünün 21/03/2016 tarihinde düzenlendiği kabul komisyonu başkanı dışındaki tüm katılımcıların tutanağı imzaladığı, geçici kabulün 14/03/2016 tarihi itibari ile yapıldığı, kabule engel olabilecek eksik ,kusur arıza bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca düzenlenen 05/05/2016 tarihli protokolde; ... ... Şirketinin üstlendiği işleri eksiksiz ifa ettiğini, sözleşmeye konu fabrika binasının her türlü ayıptan ari olarak taraflar arasında oluşturulan heyetin onayı ile teslim edildiğini, ...... Şirketinin bakiye 1.425,00 TL borcu bulunduğu, 31.05.2016 tarihinde tam olarak ödeyeceğini gayri kabili rücu kabul ve beyan ettiği düzenlenmiştir.
Yine taraflarca düzenlenen 23/06/2016 tarihli Sulh ve ibra sözleşmesinde; 15/03/2015 ve 15/01/2016 tarihli sözleşmeler kapsamında ...'ın her türlü alacağını tümüyle tahsil ettiğini, başkaca hiç bir alacağının olmadığını, iş bu sözleşmenin taraflar arasındaki ilişkiyi sona erdiren tek belge olduğu, bundan önce taraflar arasında mevcut her türlü sözleşme yazışma protokol ve belgelerden önce geldiği bu sözleşmenin imzalanması ile tarafların aralarında mevcut her türlü ilişkiden doğan hak alacak talepleri bakımından gayri kabili rücu olarak birbirlerini ibra ettikleri düzenlenmiştir.
Geçici kesin kabul tutanağında işveren imzası bulunmasa dahi, 05/05/2016 tarihli protokol hükümleri, 23/06/2016 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi bir arada değerlendirildiğinde; davalının işi tamamladığı, işin geçici kabulünün yapıldığı, davacı tarafından işe ilişkin ödemelerin yapıldığını kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında 31/03/2023 tarihinde alınan ilk bilirkişi raporunda; Elektrik elektronik mühendisi ve inşaat mühendisi tarafından tanzim edilmiş olup; bu raporda imalatların tamamlandığı, işin kabulünün yapıldığı, inşaat ve elektrik işlerine ilişkin açık ayıp ve gizli ayıplı işlerin ve ayıbın giderilmesi bedelinin tespit edildiği, mekanik tesisat ile ilgili eksiklikler uzmanlık alanı dışından olduğu belirtilmiştir.
Önceki bilirkişi heyetine makine mühendisi de eklenerek mekanik tesisat ile ilgili ayıp ve eksiklerin tespiti , ayıp ve eksiklerin ortaya çıkacağı makul süre ve tarafların itirazları için yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişilerin 21/09/2021 havale tarihli ek raporunda; tarafların itirazını karşıladığı, 42.560,00 TL tutarındaki gizli ayıpların fabrika binası çatı ve cephe kaplamasından , fabrika binası içerisinde örülen yüksek irtifalı duvarda oluşan çatlamalardan, izolasyondan ve beton imalatlarındaki farklı oturmalardan kaynaklandığı, bahse konu ayıpların ayıbın oluşmasına yol açan olayların ( örneği aşırı rüzgar, yağış, titreşim vb olaylar) ortaya çıkması ile gizli ayıptan haberdar olunacağı, bahse konu ayıpların ortalama 1 yıl içerinde oluştuğu anlaşıldığı, Davacı yanca ilk ihtarın 07/03/2017 tarihinde yapıldığı görüldüğünün belirtildiği ve mekanik tesisatlardaki işlere ilişkin gizli ve açık ayıpların belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacıya ayıp ihbarına ilişkin belgelerin tercümelerini sunması için süre verilmiş olup sunulan belgelerden davacının davalıya 2017 yılı mayıs ve haziran aylarında ayıp ve eksiklikler için mailler gönderdiği anlaşılmıştır.
Dosyaya nitelikli hesap bilirkişide eklenerek alınan 04/02/2023 tarihli raporda açık ayıplı işler yönünden ayıp ihbarının makul süre içerisinde yapılmadığı, gizli ayıplı işler yönünden ihbarın makul süre içerisinde yapıldığı, inşaat ,mekanik, elektrik işlerine ilişkin gizli ve açık ayıpların ve giderim bedelinin belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan kök rapor ve ek raporlar itirazları karşılamakla ve denetlenir bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Eser sözleşmesi hükümler 6098 sayılı yasanın 470. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı yasa 474 maddesine göre ' İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.''
6098 sayılı yasanın 475 maddesinde iş sahibinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Buna göre '' Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı yasanın 477 maddesine göre '' Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında eserin davacıya 14/03/2016 tarihi itibari ile geçici kabul tutanağının düzenlendiği, eserin davacıya teslim edildiği, geçici kabul tutanağında yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu geçici kabule engel olacak kusur arıza bulunmadığının tespit edildiği belirtilmekle; davacının teslim ile birlikte açık ayıplı işleri öğrendiği, makul süre içerisinde ihbarda bulunmadığı ve açık ayıplarla eseri kabul etmiş sayılmıştır.
Bilirkişilerce tespit edilen gizli ayıplar yönünden ise; bu ayıpların ortaya çıkacağı sürenin 1 yıl olarak bilirkişi ek raporlarında belirlendiği, davacının 2017 yılı mayıs haziran aylarında davalıya mailler göndererek ayıp bildiriminde bulunduğu anlaşılmakla ; Davacı tarafından eser bedelinin tamamının ödendiği anlaşılmakla davalı ayıpların giderim bedelinden sorumlu olacağından inşaat işlerindeki gizli ayıpların giderim bedeli olan 42.625,00 TL, elektrik tesisatındaki gizli ayıpların giderim bedeli olan 1000,00 TL, mekanik tesisatlarda oluşan gizli ayıplardan kaynaklı 1000,00 TL ,ayıp nedeni ile fabrika içindeki makinelerde oluşan hasardan kaynaklı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 46.625,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle kabul gerçekleşmediğinden bilirkişi bu yöndeki tespitlerinin hatalı olduğunu, geçici kabul yapılmasından sonra yapının kullanılmasının kesin kabul yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, davalının sözleşme kapsamında projeleri geliştirip eksiklerin giderilmesinden de sorumlu olduğunu, davalının bu sorumluluklarını yerine getirmediğini, metraj artışı için ödene 82.000,00 TL lik kısmın yüklenicinin edimlerini hiç veya gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklandığını, buna ilişkin farktan davalının sorumlu olduğunu, garanti taahhüdü olması halinde ayıp sürelerinin geçerli olmayacağını, açık ayıplar nedeniyle davalının kesin kabulü kadar sorumluluğunun devam ettiğini, kesin kabulün yapılmadığını, bu nedenlerle açık ayıplarında hesaplamaya katılması gerektiğini, faiz başlangıcı için 07/03/2017 tarihli ihtar dikkate alınması gerekirken dava tarihinden faiz başlatılmasının hatalı olduğunu, 03/11/2016 tarihli e -mailin hem ayıp ihbarı hemde faiz başlangıcı için dikkate alınması gerektiğini, bilirkişilerce yapılan hesaplamalarını piyasa gerçeklerine aykırı olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşünün değerlendirilmediğini, red edilen miktara göre davalı lehine verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek rapora karşı itirazlarının yanlış ve yetersiz değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda hesaplamanın ayrıntılı olarak belirlenmediğini, raporda gizli ayıpların tespiti için yaklaşık 1 yıl sürenin gerekli olduğuna ilişkin yorumun somut olaya uymadığını, 05/05/2016 tarihli ek protokolle müvekkilinin edimlerini her türlü ayıptan ari olarak teslim ettiğinin kabul edildiğini, 4 yıl sonra ayıp ihbarı yapılmadan dava açılmasının iyi niyetli olmadığını, 07/03/2017 tarihli ihtarda davacının geçici kabul yapıldığını kabul ettiğini, teminat mektubunun kullanılmamasının da eseri kabul ettiğini gösterdiğini, sözleşme konusu işlerin davacının müşavirlerinin gözetiminde yapıldığını ve müşavir firmanın geçici kabul yapılabileceğini belirttiğini, malzemelerin düşük kalitede olduğunu, müşavir firmanın belirtmediğini, itiraz edilmediğini, müşavir firmaya karşı açılan davada davacının ayıpları öğrendiği halde derhal ihbar etmediğini, 2017 yılında bunları öğrendiği halde 2020 tarihine kadar ileri sürmediğini, süresinde ihbarda bulunulduğu kabul edilse dahi 4 yıl sonra bunları ileri sürmekle davacının zararın artmasına neden olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, iş sahibi teslimden sonra ortaya çıkan gizli ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayiç fiyatlarla isteyebilir.
Bu nedenle, mahkemece kabul edilen gizli ayıpların giderilme bedelinin ayıpların ortaya çıktığı tarih tespit edilerek bu tarihteki piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekirken, bedelin hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihindeki fiyatlarıyla hesaplanması ve bulunan bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ek rapor alınarak; dava konusu gizli ayıpların giderilme bedelinin ayıpların ortaya çıktığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre tespit ettirmek ve sonucuna göre saptanacak giderim bedelinin davalıdan tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır. (15.H.D. 2014/6512 E- 2015/202 K.vb).
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 gün ve 2020/244 Esas 2023/288 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
5- Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip