T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/307-2025/487
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/307 Esas
KARAR NO : 2025/487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2023
NUMARASI : 2022/658 Esas-2023/897 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş. ile müvekkili ... İş Elbiseleri arasında 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3 yıl süreli ''Kıyafet Üretim- Tedarik - Teslimat hizmetleri Satın Alma Sözleşmesi'' imzalandığını, davalı tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğinin müvekkiline bildirmesi ile 01/01/2022 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, sözleşme süresi boyunca davalı tarafla büyük çapta ticari alış verişler yapıldığını, sözleşmenin devam ettiği süre içerisinde verilen ısmarlama ürün siparişlerinin müvekkili tarafından teslime hazır hale getirildiğini, bir kısmının teslim alınmadığını, bir kısım ürünlerin ise teslim alınmasına rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın ortaya çıktığını, davalı tarafa kesilen ve İcra takibine konu 30/12/2021 tarih ve 51.838,70 TL. meblağlı fatura davalı tarafça teslim alındığını, ancak ödemesi yapılmamış ürünlere ilişkin olduğunu, bu ürünlere ait e-faturanın davalı tarafa gönderildiğini, icra takibine konu 20/04/2022 tarih ve 380.077,93 TL. lik faturanın davalı tarafından sipariş edilen ancak büyük bir kısmı teslim alınıp ödemeleri yapılmasına rağmen, teslim alınmayan kısmına ait ürün bedeline ilişkin olduğunu, sipariş sonrasında üretilen ürünlerin teslim alınmaması ve bedellerinin de ödenmemesi üzerine davalı taraf ile uzun süren görüşme ve yazışmaların gerçekleştiğini, sözleşmedeki açık hükümlere rağmen davalı tarafın ödemesini yapmadığını, 28/04/2022 tarih ve 25904 Y.Numaralı ihtarname ile herhangi bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle faturanın müvekkiline iade edildiğini, bunun üzerine Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2022/13277 E. Sayılı dosyasından her iki faturaya ilişkin olarak toplam 431.916,63 TL. meblağlı icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, icra takibine yapılan itirazın, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek işbu itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte, takibin devamına karar verilmesini ve %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Davacı tarafından sipariş formu bulunmayan ve müvekkil şirkete teslim edilmeyen ürünlere istinaden fatura düzenlenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından ikrar edildiği üzere taraflar arası sözleşmesel ilişki 01.01.2022 tarihi itibariyle sona erdiğini, davacı şirketin fatura tarihlerinin 30.12.2021 ve 20.04.2022 olduğunu, sözleşme ilişkisi sona erdikten müvekkil şirket tarafından sipariş verilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında yürürlükte olan herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamasına karşın düzenlenen faturalar müvekkil şirket tarafından kayıtlara alınmadığını, davacı tarafından müvekkilin sipariş etmediği ve müvekkile teslim edilmeyen ürünler için fatura düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Taraflar arasındaki 01.01.2019 tarihli Kıyafet Üretim Tedarik Teslimat Hizmetleri Stın Alma Sözleşmesi'nin incelenmesinde; sözleşmenin konusunun İşverenin (davalı) personelinin iş kıyafetlerinin üretilmesine ve tedariğine ilişkin olduğu görülmüştür. Sözleşmenin; 4.1.1 maddesinde; Yüklenici tarafından her bir sipariş döneminde Üretim ve Teslimat Takvimi hazırlanarak İşveren onayına sunulacağı, 4.2.2 maddesinde; İşveren açılacak her toplu sipariş için "Sipariş Onay Formu" tanzim ederek Yükleniciye faks veya e-mail yolu ile göndereceği, yüklenicinin geçerli bir sipariş emri olmadan sipariş kabul etmeyeceği ve herhangi bir ürün teslimatı yapmayacağı, 4.2.5.maddesinde; Yüklenici geçerli bir sipariş emri olmaksızın yapmış olduğu üretim ve/veya teslimat nedeni ile İşverenden ne ad altında olursa olsun hiçbir talepte bulunamaz. 4.2.6 maddesinde; İşveren tarafından açılan her sipariş formu Yüklenici tarafından derhal onaylanarak onaylı bir sureyi tekrar faks veya elektronik ortamda tekrar gönderilecektir. 4.2.8 maddesinde ; Yüklenici ana sezon dağıtımları dışında yeni işe giren personel değişimleri için aynı gün kargoya teslim edilmek üzere asgari stok seviyesini sağlamakla yükümlüdür. 4.2.9 maddesinde ; Yüklenici toplu siparişler dışında İşverenin anlık, günlük, haftalık ve aylık ihtiyaçlarını talep anında karşılayabilmek amacıyla İstanbul' da 2 ve Ankara' da | depoda yeterli sayı, adet, model, beden özellikleri taşıyan ürün bulunduracaktır...5.1 maddesinde; Ana sezon siparişlerinin üretimi, tedariki, paketlenmesi ve teslimi için verilen süre sipariş tarihini müteakip 45 gündür. Yüklenici verilen bu süre içinde gerekli teslimatları yapmakla yükümlüdür. 5.2. maddesinde; Sözleşmenin yüklenicinin kusuru ile feshi hariç olmak üzere sonlanması halinde işveren yüklenicide kalan stok ürünleri işverenin kullanımına uygun olması, sözleşmeye uygun olarak üretilmiş olması şartıyla satın alacağını kabul ve beyan etmiştir. 14.4. maddesinde “Sözleşmenin işveren tarafından feshedilmesi halinde Yüklenici İşverenden herhangi bir talepte bulunmayacaktır denildiği, İşveren tesih için herhangi bir gerekçe bildirmediyse, şartnameye uygun üretilmiş ve işveren için stoklanmış kullanıma hazır ürünler sözleşmenin feshine bağlı olarak işveren tarafından satın alınacağı, ancak feshin yüklenici kusuru nedeniyle gerçekleşmesi halinde söz konusu ürün %15 indirimli olarak satın alınacaktır hükümlerini ihtiva ettiğinin görüldüğü, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmenin 01/01/2022 tarihinde sona erdiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, Davacı şirketin stok malların davacının talebi ile oluşturulduğunu ve sözleşmenin feshedilmesi ile stok mallara karşılık gelen ödemenin davalı şirketin ödemesi gerektiğini iddia ettiği, buna karşın davalı şirketin ise davacı şirket tarafından fatura edilen malların sipariş ve teslim edilmediği gerekçesi ile ödemeyi kabul etmediğini beyan ettiği, Davacı tarafça hazırlanan ancak davalı tarafça teslim alınmayan malların bedelini taraflar arasındaki 01.01.2019 tarihli “Kıyafet Üretim- Tedarik- Teslimat Hizmetleri Satın Alma Sözleşme” başlıklı sözleşmenin feshinin nasıl gerçekleştiği hususunda dosya kapsamında herhangi bir belge olmadığı, mezkur sözleşmenin 14.4. maddesindeki“İşveren fesih için herhangi bir gerekçe bildirmediyse, şartnameye uygun üretilmiş ve işveren için stoklanmış kullanıma hazır ürünler sözleşmenin feshine bağlı olarak işveren tarafından satın alınacaktır” hükme dayanılmakta ise de, davacı tarafça davalının sözleşmeyi haksız feshettiğine dair iddiada bulunmadığı gibi buna dair delil de sunulmadığı, bu haliyle davalıya teslim edilmeyen mallar nedeniyle düzenlenen ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde iade edilen 2022000000362 sayılı 380.077,93 TL tutarlı ticari faturayı nedeniyle alacak talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığı, Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davacı şirketin alacak talebine konu 30.12.2021 tarih MKE2021000001755 sayılı ve 51.838,70 TL tutarlı faturanın davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya konu malların teslim edildiği, davalı tarafça bu bedelin ödenmediği, davalıdan bu bedelin tahsilini talep edebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan miktar itibariyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin 5.2 maddesinde yüklenicinin kusuru ile fesih hariç kalan stok ürünlerinin sözleşmeye ve kullanıma uygun olması halinde davalı tarafından satın alınacağının kabul edildiği, 380.077,93 TL'lik ürünlerin davalının talimatı ile üretildiğini, hazın edilen bu ürün bedellerinin ödenmesi gerektiğini, bu ürünlerin özel üretim olduğunu, başka bir firmaya satılamayacağını, davalının teslim yeri bildirmediğini, bu nedenle teslim edilmediğini, ek rapor taleplerinin kabul edilmediğini, bu ürünlerin halen müvekkil şirket bünyesinde beklediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sipariş formu bulunmayan, teslim edilmeyen mallar yönünden fatura düzenlendiğini, davanın ispatlanamadığını, davacının alacakları eksiksiz ödediğini, faturaların sipariş ile ilişkilendirilmesi ve sevk irsaliyesi ile birlikte düzenlenmesi gerektiğini, icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, alacağın teknik incelemeyi gerektirdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı yönünden alınması gereken 3.541,10 TL harçtan peşin olarak yatırılan (457,68+427,60) 885,28 TL harcın mahsubu ile eksik 2.655,82 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır