T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/835 - Karar No:2025/477
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2023/835
KARAR NO : 2025/477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI : 2021/70 E-2023/451 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :15/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı borçlu ... Nakliyat İnşaat Anonim Şirketi’nin DSİ 11. Bölge Müdürlüğü 113.Şube
Müdürlüğü bünyesindeki “göl-su 4. Grup Göletler (Tekirdağ-Merkez-Ferdehanlı +
Karacahalil gazi)” yapım işini ihale ile üstlendiği ve yüklenici firma olduğunu, daha
sonra davalının üstlenmiş olduğu yapım işi ile ilgili olarak taşeronluk sözleşmesinin
akdedildiğini, DSİ 11. Bölge Müdürlüğünün de 18.03.2014 tarihli uygun görüşü
neticesinde müvekkilinin yapım işinin alt yüklenicisi yani taşeronu olduğunu,
müvekkili ile davalının yürütmüş olduğu işten kaynaklanan ticari faaliyetler gereği
açılan ... Şubesi TR... ve
... Şubesi TR... iban no.lu hesapların katedildiğini, davalıya Edirne 6. Noterliğinin
13.11.2018 tarih ve 12342 yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ edildiğini ve
kanuni şartın sağlandığını, söz konusu ihtarnameden sonra 1.353.950,12 TL bedelli
10.10.2018 tarihli ve 410.885,63 TL bedelli 25.10.2018 tarihli faturalardan
1.318.997,37 TL cari hesap bedelinin mahsup edildiğini, kalan alacağının tahsili
amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/13020 sayılı dosyadan ilamsız icra
takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerinde takibin durduğunu beyanla
borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip
dosyasında belirtilen faiziyle ödemesi ve takip konusu alacağın %20’sinden az
olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Huzurdaki davanın
yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü
süreler geçtikten sonra açılan davanın usulen reddi gerektiğini davacı ve müvekkil şirketin ''Göl-Su 4.Grup Göletler (Tekirdağ - Merkez- Ferhedanlı + Tekirdağ - Karacahalil Gazi)'' kapsamında müvekkili,
şirketin işverenliğinde davacı yanın taşeronluğunda sözleşme eki birim fiyat teklif
cetvelindeki iş kalemlerinin Devlet Su İşleri(DSİ) Genel Müdürlüğü'nce tanımlanan
birim fiyat tarifleri dahilinde yapımı konusunda sözleşme imzalandığını ve
imzalanan bu sözleşme kapsamında işlerin yürütüldüğünü, bahse konu sözleşmenin
imza tarihinin 18.03.2014 olduğunu, sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelindeki
belirtilen iş kalemlerinin kabule hazır şekilde nihai teslim tarihinin 30.10.2014
olacak şekilde sözleşme akdedildiğini, bahse konu sözleşmenin özünün; müvekkili
şirkete DSİ'den yüklenici olarak ihale edilmiş olan işin bir kısmının davacı şirket
taşeronluğunda yürütülmesinden başkaca bir şey olmadığını, bahse konu sözleşmede
belirtildiği üzere işin kabule uygun şekilde teslim tarihi 30.10.2014 olmasına rağmen
işin bu tarihte davacı tarafından kabule uygun şekilde teslim edilmediğini, taşerona
idareden kaynaklı gecikmeler ve davacı taşerondan kaynaklanmayan sebeplerden
ötürü idarenin yüklenici müvekkili şirkete vermiş olduğu süre uzatımı dahilinde
sözleşme konusu işi ile orantılı süre uzatımları verildiğini, ancak verilen bu sürelere
rağmen davacı tarafın sözleşme konusu edimlerini süresinde eksiksiz şekilde yerine
getirmediğinden dolayı taşeronun sorumluluğunda olan işler dolayısıyla yüklenici
müvekkili şirket aleyhinde idare tarafından gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini,
gecikme cezası tahakkuk ettirilmeden önce idare tarafından yüklenici müvekkili
şirkete işlerin iş programına uygun şekilde yürütülmediğinin bildirimlerinin
yapıldığını, yüklenicinin ise bahse konu gecikmeden davacı taşeronu
bilgilendirdiğini, ayrıca ilgili kontrol teşkilatı ile iş sahasında birebir muhatap olan
davacı taşerona kontrol teşkilatı tarafından gerekli uyarı ve bildirimlerin yapıldığını,
tüm bu hususlara rağmen davacı taşeron tarafından gerekli özen gösterilmediğinden
yeterli sayıda ekip/ekipman bulundurulmadığından ihale konusu işin kabulünün
geciktiğini ve halen davacı taşeron sorumluluğunda olan geçici kabul eksikliklerinin
tamamlanmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl sebebinin bundan
kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından Ankara 57.Noterliği'nin 12.11.2018
tarihli, 40333 yevmiye numaralı ihtaratı ile davacı yanca usulüne uygun keşide
edilmeyen 10.10.2018 tarih ve 038777 sayılı fatura TTK m.21/2 gereği yasal
süresinde iade edildiğini, İadeye konu faturanın sözde müvekkili şirket yetkilisi
... tarafından geçmiş tarihli düzenlenen teslim tesellüm tutanağı ile teslim
alındığının iddia edildiğini, usulüne uygun düzenlenmeyen faturaya konu sözde
alacağın dayanağı olarak gösterilen 6 nolu hakedişin de benzer şekilde geçmiş tarihli
düzenlenerek ve yine bu konuda hiçbir yetkisi olmayan ... tarafından
imzalandığını, buna istinaden davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunun iddia
edildiğini, öncelikle ... adlı şahsın bu ve benzeri işleri yapmak üzere
yetkilendirilmediğini, bahse konu gerçek bir alacağı ihtiva etmeyen faturanın
müvekkili şirkete 12.11.2018 tarihinde tebliğine müteakip aynı gün faturanın Ankara
57.Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, 40333 yevmiye numaralı ihtaratı ile davacı yana
yasal süresinde iade edildiğini, Ankara 57.Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, 40333
yevmiye numaralı ihtaratı ile 10.10.2018 tarihli 038777 sayılı faturanın davacı yana
iadesine müteakip davacı yan TTK m.21/2 gereği beklemesi gereken yasal itiraz
süresini dahi beklemeden ve faturayı iade ettiğimize dair sunulan ihtarname dahi
kendisine ulaşmadan aynı gün 12.11.2018 tarihinde alacaklı olduğu iddiası ile
Ankara 22.İcra Müdürlüğü'nün 2018/13020 Esas Sayılı dosyasında takip
başlatıldığını ve bahse konu dosyadan ödeme emrinin müvekkili şirkete 14.11.2018
tarihinde tebliğ olduğunu, müvekkili şirketçe de ilgili ödeme emrine aynı gün itiraz
edildiğini, bahse konu takipteki alacağın temelinin aslında davacının müvekkili
şirkete olan borcunun gerçek alacağa dayanmayan faturalarla kendilerin tarafından
ihtarnamelerle iade edilen mahsuplaşma sonucu kendince yarattığı bakiye alacak
hesabından başkaca birşey olmadığını, sonrasında kesilen faturalarında ...’ya teslim-tesellüm tutanağı ile teslim
ettiğini, ... tarafından da
konu ile ilgili şirkete bilgi verilmediğini, ihale konusu işin bugüne kadar
davacı yanın sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle tamamlanamamasından doğan
zararların yansıtılmamış hali ile 1.433.539,99 TL alacaklı olduğunu, davaya konu
takibe ilişkin itiraz olmasaydı takipte kesinleşecek miktar 447.510,27 TL olacağını,
oysa ki dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere huzurdaki davada harca esas
değerin olarak 696.606,92 TL gösterildiğini, bu hususta ilgili icra dosyasında davacı
tarafça 01.02.2021 tarihinde dosyadan kapak hesabı alındığı ve bu minvalde işlemler
yürütüldüğünü, öncelikle borcun var olduğunu hiçbir surette kabul anlamına
gelmemekle birlikte 696.606,92 TL ile 447.510,27 TL arasındaki haksız farkın
reddinin gerektiğini belirterek haksız ikame edilen davanın reddine, davacı yanca talep
edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere olan icra inkar tazminatı talebinin
reddine, davacı yanın tespit edilen sarih kötü niyeti sebebiyle müvekkil şirket lehine
alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :
Mahkemece"..Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller davacının, davalının yüklenicisi olduğu Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Göl - Su 4. Gölet Göletler (Tekirdağ - Merkez - Ferhadanlı Karacahalil Gazi) yapım işinin alt yüklenicisi olduğu, davacının bu ilişkiye istinaden 6 nolu hakediş dolayısı ile 10/10/2018 tarihinde 1.353.950,12 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu faturanın davalı Ankara 57. Noterliğinin 16/07/2016 tarih ve 27411 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava konusu iş ile ilgili olarak bazı işlemlerde vekil tayin edilen ...'ye imzası alınarak teslim edildiği, davalının Ankara 57. Noterliğinin 12/11/2018 tarih ve 40333 yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya konu hakedişlerin yapılmadığı gerekçesi ile bu faturayı iade ettiği, aynı şekilde davacının bu ilişkiye istinaden 7 nolu hakediş dolayısı ile 25/10/2018 tarihinde 410.885,63 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu faturanın da ...'ya imzası alınarak teslim edildiği, davalının Ankara 57. Noterliğinin 19/11/2018 tarih ve 41025 yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya konu hakedişlerine yapılmadığı gerekçesi ile bu faturayı da iade ettiği, davalının iade ettiği bu 2 faturayı ticari defterlerine kayıt etmediği, tarafların BA-BS formlarında bu 2 fatura tutarı kadar fark bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Ankara 57. Noterliğinin 16/07/2016 tarih ve 27411 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava konusu iş ile ilgili olarak bazı işlemlerde vekil tayin edilen ...'nın yetkilerinin Türk Borçlar Kanununun 504. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir." hükmüne göre yapılan değerlendirmesinde verilen yetkiler arasında fatura tebliğ ve teslim alma yetkisinin bulunmaması, vekaletnamedeki yetkilerin ortak noktasının dava konusu iş ile ilgili olarak ve işin yapıldığı yerde yapılması gereken iş ve işlemleri kapsayıp davalı şirketin Ankara'da bulunan idare merkezi tarafından yapılması mutad olan ödeme yapma gibi yetkileri kapsamaması, davalının faturalardan kısa bir süre sonra noter yolu ile faturaları kabul etmediğini davacıya bildirerek alacak talebine yönelik idaresine göstermesi, tarafların ticari defterleri, BA-BS formları ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce gönderilen dava konusu yapım işi sözleşmesine ilişkin hakedişler ve geçici kabul tutanaklarının ayrıntılı incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı değerlendirmeler yapılarak davacının dava konusu icra takibine konu ettiği 2 adet faturada belirtilen hakedişlerden dolayı davalıdan alacaklı olmadığının bildirilmesi, bu şekilde ispat yükü kendisinde olan davacının alacaklı olduğunu ispatlayamaması nedenleri ile davanın ve icra takibine girişilmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanılmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının alacaklı olduğu, 03/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacının alacaklı olabileceğinin bildirildiği, iki rapor arasında çelişki bulunmakta olup mahkemece çelişkinin giderilmediğini, davalı şirket vekili ...'nın yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, dosyada mevcut vekaletname, hakedişler, ödemeler, projeler incelendiğinde bu kişinin davalının tüm işlemlerini vekil olarak yaptığının görüldüğünü, sözleşmenin 13. Maddesi gereğince davalının davacıya gönderdiği bir ihtarname bulunmadığını, davalı tarafından 08/02/2018 tarihinde işveren kuruma verilen dilekçede üretim ile ilgili problemin idareden kaynaklandığının belirtildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle takibe itiraz dilekçesinin tebliğ tarihi ile arabuluculuk sürecinin başlama tarihi arasında 1 yıllık hakdüşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip