T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/219 Esas
KARAR NO : 2025/468 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
HMK 353/1-a-6)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2022
NUMARASI : 2021/340 Esas-2022/840 Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin iş veren olarak davalı şirketin ise yüklenici olarak aralarında yapılan 08/05/2017 tarihli sözleşme uyarınca ... parselde yer alan ... Kolejinin karşısında bulunan ... Projesi kapsamında 161 adet dairenin mutfak dolaplarının tüm aksam ve aksesuarlarının ithalatının yapılması, tamamının ambalajları olacak şekilde indirilmesi projeleri doğrultusunda yerine eksiksiz olarak montajının yapılarak anahtar teslimi usulü teslim işinin davalı yüklenici firma tarafından üstlenildiğini, bu kapsamda sözleşme düzenlendiğini, 08/05/2017 tarihli sözleşmenin imzalanması akabinde 13/02/2018 tarihinde yer teslimi yapıldığını, yüklenicinin işe başladığını, akabinde taraflar arasında 19/04/2019 tarihli ek sözleşme ile teslim tarihinin 15/07/2019 olarak belirlendiğini, ancak yüklenicinin işi teslim edemediğini, noterden ihtar çektiklerini, yüklenicinin Covid-19 salgın hastalığını mucbir sebep olarak ileri sürmesi üzerine tekrar noterden ihtar çıkarttıklarını, eksik kalan mutfak imalatlarının, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yurtdışından getirilerek 30 gün içerisinde de montaj işlerinin tamamlanmasının ihtar edildiğini, davalı tarafın 25/11/2020 tarihli ek 2 sözleşmesine göre kalan 21 adet mutfağın 25/12/2020 tarihine kadar şantiyeye getirmeyerek temerrüte düştüğünü, ayrıca yüklenicinin sözleşme gereğince yüklendiği edimleri yerine getirmeyerek kalan 42 adet mutfak imalat ve montajını taraflar arasında belirlenen iş programına göre bitirerek teslim etmeyerek temerrüte düştüğünü, bu nedenle davacı müvekkili tarafından sözleşme ve ek sözleşmelerin, Ankara 24. Noterliği'nin 01/02/2021 tarihli 02478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile işveren şirket tarafından haklı nedenle fesh edilerek yüklenici tarafından yapılan işlere karşılık fazladan yapılan 31.486 EURO ödeme ile bunun yanında iş veren şirketin 25/11/2020 tarihli ek 2 sözleşme kapsamında 5.000 EURO cezai şart alacağı olmak üzere toplam 36.486 EURO ile 08/05/2017 tarihli sözleşme kapsamında hesaplanan gecikme cezası olan 37.000,00 TL'nin derhal iş veren şirketine ödenmesinin ihtar edildiğini, buna göre davalı şirketten fazla ödenen iş bedeli alacağı 31.486 EURO, cezai şart alacağı olarak 5.000 EURO, gecikme cezası olarak da 25/12/2020 tarihinden sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiği 02/02/2021 tarihine kadar geçen 37 günlük süre için 37.000,00 TL gecikme cezasının davalı tarafa ihtara rağmen ödenmemesi üzerine Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3539 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında toplam 36.566,97 EURO üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haksız şeklide itiraz etmesi üzerine icra takibi durduğundan arabuluculuğa başvurduklarını, netice alamadıklarından buna göre sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle fazla ödenen iş bedeli alacağı, cezai şart, gecikme cezası alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile sözleşme gereği müvekkili şirketin, hizmete konu 161 adet dairenin mutfak dolaplarının aksesuarlarının İtalya'da bulunan üretici firma tarafından üretilmesi ve davalı yüklenici tarafından montajı konusuna tarafların anlaştıklarını, işin tesliminin 180 gün olarak belirlendiğini, yer tesliminin 13/02/2018 tarihinde yapıldığını, B bloğa ait malların tamamının şantiyeye sevk edildiğini, montaj işlemlerinin yapıldığını, ancak B blokta bulunan büyük dairelerin yer teslimi davacılar tarafından yapılmadığından bu yerler hariç geri kalan montaj işlemlerinin tamamlandığını, davacı tarafın montaj işlemleri yapılmasına rağmen hak edilen tutarları zamanında ödemediğini, üretim sevkiyat montaj bedellerinin zamanında ödenmemesi ve ödemelerin fazla uzatılması sebebiyle davacı tarafın taraflarına gönderdikleri ihtarname ile kalan işlerin sadece bir kısmının yapılmasına ilişkin talebinin taraflarınca gerçekleştirilmesinin mümkün olmayacağının bildirildiğini, ayrıca A bloktaki dairelerin tamamı için yer teslimi yapılmamış olup sözlü ve ihtar yoluyla bunu davacı yana bildirmelerine rağmen süresi içerisinde taraflarına yer tesliminin yapılmadığını, sözleşme süresinin bu denli uzatılmış olmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, İtalya'da 161 adet dairenin mutfak dolapları üretiminin yapıldığını, bunların sevkiyatının yapılması için davacı tarafa bildirdiklerinde parça parça talepte bulunarak sözleşme süresinin ön görülmez derecede uzatıldığını, bunun yaklaşık 2 yıla kadar uzadığını, bu durumun müvekkiline ciddi zararlara sebebiyet verdiğini, bu ürünlerin İtalya'daki üretici firmanın deposunda bekletildiğini, ciddi oranda depo ardiye ücreti ile karşı karşıya kalındığını, bu husustaki haklarını saklı tuttuklarını, yer teslimi yapılmayan yerlerin hakkında ise davacı tarafın temerrüte düşmüş olması sebebiyle müvekkili davalının bir borcunun bulunmadığını, müvekkili davalının, davacıdan sözleşme gereği alacağının bulunduğunu, bu sebeple haksız yere açılan davanın reddine ve davacının takibe konu alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarihli 2021/340 Esas 2022/840 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı tarafın davalı taraf ile yaptığı sözleşmelere göre davalı tarafın 161 adet dairenin mutfak dolaplarını ve aksamlarını tam anahtar teslim yapıp davacıya teslim edip etmediği, eksik teslim varsa bunun miktarının ne olduğunu, ayrıca davacı tarafından eksik tesliminden dolayı fazla ödemede bulunmuş ise bunun ne miktarda olduğu, bu kapsamda fazla ödenen bedel alacağının tespiti ile yine davalı tarafın sözleşmeyi ifa etmeyip temerrüte düşdüğü iddia edildiğinden ifa edilmeyen kısım var ise davacı tarafın bundan dolayı cezai şart ve gecikme cezası alacakları varsa bunun miktar ve tutarının tespiti ile davalı tarafın sözleşmeden doğan edimlerini noksansız yapıp yapmadığı, ayrıca yer tesliminde davalıdan kaynaklanan gecikme bulunup bulunmadığı, bu kapsamda belirtilen hususlarda yapılacak araştırma ve tespitlerde davalının sözleşmenin feshinden dolayı fazla ödenen alacak bedeli, cezai şart ve gecikme cezasından kaynaklı alacaklardan sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk tutanağı, Ankara 30. İcra Dairesinin 2021/3539 Esas sayılı icra dosyası, Gölbaşı (Ankara) Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/8 D. İş Tespit Dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulunun kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi kurulunun ek-1 raporunda; davacı işverenin davalı yükleniciden toplam 30.631,90 EURO asıl alacak ve 40,63 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.672,53 EURO alacaklı olduğu, davacının 30.631,90 EURO asıl alacağını 11.03.2021 takip tarihinden itibaren EURO mevduata kamu bankalarınca ödenen en yüksek mevduat faizi ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, gecikme cezası, cezai şart ve sözleşmenin fesih konularının hukuki konu olması nedeniyle bu konulardaki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilmiş olup bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan raporlar denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, davacı tarafın, davalı taraftan eser sözleşmesi kapsamında toplam 30.631,90 EURO asıl alacak ve 40,63 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.672,53 EURO alacaklı olduğu tespit edilmiş olup taraflar arasında 19/04/2019 tarihli ek sözleşme ile teslim tarihinin 15/07/2019 olarak belirlendiği, yine 25/12/2020 tarihli Ek-2. sözleşme ile kalan mutfaklar için 10/02/2021 tarihinde şantiyeye getirilerek 05/03/2021 tarihinde montajın tamamlanacağını, yüklenici davalının işi bu süre içinde de teslim edemediği, noterden ihtar çektikleri, yüklenici davalının ise Covid-19 salgın hastalığının mucbir sebep olarak ileri sürdüğü, bunun üzerine davacı tarafın Ankara 24. Noterliğinin 01/02/2021 tarihli 02478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile işveren davacı şirket tarafından sözleşmenin fesh edildiği, tarafların 161 adet dairenin mutfak dolaplarının aksesuarlarının İtalya'da bulunan üretici firma tarafından üretilmesini kapsamında anlaştıkları, eksik kalan işlerin teslimi sırasında Covid-19 salgın hastalığı çıkarak tüm dünyada yaygınlaştığı, davalı tarafın savunmasında ve ihtar ettiği Ankara 63.Noterliği'nin 17 Eylül 2020 tarihli 28413 yevmiye nolu ihtarnamesinde belirttiği gibi, yer tesliminin geç yapıldığı gibi Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle yabancı gümrük ticaret kapıları kapanma aşamasına gelmiş olup yurtdışından ithalatın durduğu bu dönemde, arta kalan mutfak dolaplarının Covid-19 nedeniyle İtalya'dan getirilmesi zorlaşacağından bu durumun eser sözleşmesi kapsamında davalı için mucbir sebep oluşturacağı kanaatine ulaşılarak davacı tarafın gecikme cezası, cezai şart taleplerinin reddine karar verilmiştir. Buna göre davanın kısmen kabulü ile, davalının, icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 30.631,90.-EURO asıl alacak, 40,63.-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.672,53.-EURO alacaklı olduğunun tespiti ile, davacının 30.631,90.-EURO asıl alacağının 11.03.2021 takip tarihinden itibaren EURO mevduata kamu bankalarınca ödenen en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş olup ayrıca alacak likit olduğundan takip tarihindeki asıl alacak üzerinden davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'si olan 6126,38 Euro icra inkar tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 17/01/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında toplam KDV dahil 543.638,88 EURO sözleşme bedeli karşılığı 161 adet mutfak imalatı (29 Adet 5+1 , 44 Adet 4+1 A Tipi , 44 Adet 4+1 B Tipi , 44 Adet 2+1) için sözleşme yapıldığını, davalı yüklenici şirket tarafından (29 adet 5+1 , 30 adet 4+1 A tipi , 30 adet 4+1 B tipi , 30 adet 2+1 ) olmak üzere 119 adet mutfak dolabı yapıldığını, (42 adet mutfak için yapılmamıştır) sözleşme gereğince yapılan mutfak imalatlarının bedelinin KDV dahil 421.520,00 EURO olduğunu, davacı işveren tarafından ise, davalı yükleniciye sözleşme kapsamında toplam 453.000,00 EURO ödeme (Ödemeler Euro veya Euro karşı TL olarak) yapıldığını, bu doğrultuda davacı işveren tarafından yapılan fazla ödeme miktarının (453.000,00 EURO - 421.520,00 EURO) KDV dahil 31.486,00 EURO olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda EURO kurlarının yanlış hesaplanarak davacı işveren tarafından yapılan ödemenin 452.151,69 EURO olarak 843,31 EURO eksik hesaplandığını, taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmeler ile dava ve cevap dilekçeleri hep birlikte değerlendirdiğinde davacı işveren tarafından yapılan fazla ödemenin mahkemece 31.486,00 EURO olarak kabulü ile bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken haksız, usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini, taraflar arasında akdedilen 25.11.2020 tarihli ek ikinci sözleşme gereğince; davalı yüklenicinin A Blok 7 adet 2+1, 7 adet K4+1 ve 7 adet B blok 4+1 olmak üzere 21 adet mutfağı 25.12.2020 tarihinde şantiyeye getirmeyerek edimlerini yerine getirmediği ve temerrüte düştüğünü, taraflar arasındaki sözleşmelerin de davalı yükleniciye 02.02.2021 tarihinde tebliğ edilen Ankara 24. Noterliği'nin 01.02.2021 tarih ve 02478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih edildiğini, bu durumda 25.12.2020 tarihinden sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği 02.02.2021 tarihine kadar geçen 37 gülük süre için de 08.05.2017 tarihli sözleşmenin gecikme cezası başlıklı 6. maddesi gereğince işveren şirkete ödenmesi gereken günlüğü 1.000,00 TL'den 37.000,00 TL gecikme cezasının davalı yüklenci tarafından ödenmesi gerektiğinin sabit olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından İtalya’daki üretici firmaya gönderilen mail ile üretilen mutfak malzemelerinin ne zaman Türkiye’ye gönderiminin mümkün olabileceğinin sorulduğunu, yine İtalya’daki üretici firma tarafından gönderilen mail cevabında 30 Ağustos'ta sona erecek olan yaz tatilinden sonra teslimat yapmaya hazır olduklarının bildirildiğini, mahkeme tarafından 37.000,00 TL gecikme cezasının davalı yüklenici tarafından ödenmesi yönünde itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, Covid-19'un mücbir sebep sayılarak gecikme cezasının reddedilmesinin haksız olup maddi olaya, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında "...fiili ödeme tarihi itibariyle cezai şart alacağının 5.000,00 EURO olduğu..." yönündeki tespit ve değerlendirme yerinde olup taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve maddi olaya uygun olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından İtalya’daki üretici firmaya gönderilen mail ile üretilen mutfak malzemelerinin ne zaman Türkiye’ye gönderiminin mümkün olabileceğinin sorulduğunu ve yine İtalya’daki üretici firma tarafından gönderilen mail cevabında 30 Ağustos'ta sona erecek olan yaz tatilinden sonra teslimat yapmaya hazır olduklarının bildirilmiş olmasının
- 25/12/2020 tarihli Ek-2.sözleşme ile kalan mutfaklar için 10/02/2021 tarihinde şantiyeye getirilerek 05/03/2021 tarihinde montajın tamamlanacağının kararlaştırıldığı ve bu dönemde İtalya ve Türkiye de mutfak malzemelerinin getirilmesi ve montajının yapılmasını engelleyecek Corona Virüsten kaynaklanan bir engelin bulunmadığının,
- 25/12/2020 tarihli Ek-2.sözleşmenin zaten Covid-19 döneminde yapılmış olduğu ve o tarihlerde olağanüstü kapanmaların olmadığı, sevkiyatlarda Covid-19 sebebi ile herhangi bir aksama olmadığı, hayatın normalleşmeye başladığını,
- Nitekim böyle bir durum yani Covid-19 sebebiyle engel bir durum olsa idi tarafların 25/12/2020 tarihli Ek-2.sözleşmeyi yapmalarının düşünülemeyeceğini, bu hususlar dikkate alındığında; mahkeme tarafından 5.000,00 EURO cezai şartın davalı yüklenici tarafından ödenmesi yönünde itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, Covid-19'un mücbir sebep sayılarak cezai şartın reddedilmesinin haksız olup maddi olaya, usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından verilen karar ile takip tarihinden itibaren işlemiş faiz miktarının yazılı delillere itibar edilmeksizin, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda elverişsiz bilirkişi raporlarına dayandırılmış olup taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı yükleniciye 02.02.2021 tarihinde tebliğ edilen Ankara 24. Noterliği'nin 01.02.2021 tarih ve 02478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih edilerek dava konusu edilen alacak kalemlerinin tebliğden itibaren derhal ödenmesinin talep edilmiş olup 02.02.2021 tarihinden itibaren faiz hesabı yapılması gerektiği halde yapılmamasının yerinde olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 23/01/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilen ve 08/05/2017 tarihli ... projesindeki 161 adet dairenin mutfak işlerinin yapımı sözleşmesinde ... Koleji karşısı ... Şantiyesi ... parsel proje kapsamındaki 161 adet dairenin, mutfak dolaplarının, tüm aksamlarının ve aksesuarlarının yurt dışından ithalatının yapılması, tamamı ambalajlı olarak şantiyeye indirilmesi, yerinde alınan ölçüleri ve buna uygun üretilen projeleri doğrultusunda yerlerine eksiksiz olarak montajının yapılması" hususunda anlaşmaya varılarak, müvekkili tarafından hizmete konu malların İtalya'da bulunan üretici firma tarafından üretilmesinin sağlandığını, anılan sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yüklenilen işin teslim süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, sözleşme gereği işin yapılması ve öngörülen sürenin başlaması hususunda yer tesliminin ise 13.02.2018 tarihinde yapıldığını, müvekkili şirketin gerekli çalışmalara başladığını, sözleşme konusu üretilen mallardan B bloğa ait olan malların tamamının şantiyeye sevk edilmiş olmakla, burada davacının yer teslimi yaptığı yerlerin montaj işlemlerinin yapıldığını, sözleme dahilinde yer alan B blok 1 adet 5+1, 2 adet 2+1, 1 adet 4+1 küçük, 1 adet 4+1 büyük dairelerin davacı tarafından yer teslimi yapılmadığından bu yerler hariç geri kalan montaj işlemlerinin tamamlandığını, davacı tarafından yer teslimlerinin yapıldığı yerlerin montaj işlemleri yapılmasına rağmen hak edilen tutarların zamanında müvekkiline ödenmediğini, davacı tarafın kusurundan kaynaklı olarak işin gereğinden fazla uzatılmış olması sebebiyle Ankara 63. Noterliği'nin 17/09/2020 tarih 28413 yevmiye sayılı cevabi ihtarnameleri ile bu uzamadan kaynaklı olarak müvekkilinin üretici firma ile olan ilişkilerinin zarar gördüğünü, işin yapımına ilişkin harcanan emek ve mesainin arttığının bildirildiğini, üretim, sevkiyat ve montaj bedellerinin zamanında ödenmemesi ve sözleşmenin gereğinden fazla uzatılması sebebiyle, davacı tarafın taraflarınca gönderdiği ihtarname ile kalan işin sadece bir kısmının yapılmasına ilişkin talebinin, taraflarınca gerçekleştirilmesinin mümkün olmayacağının bildirildiğini, davacı tarafın, uyuşmazlığa konu sözleşmede düzenlenen "bu iş programı işverenin işverenin isteği doğrultusunda yeniden düzenlenebilir. Yüklenici yeni iş programına uymakla yükümlüdür" hükmüne dayanarak tek taraflı olarak sözleşme sürelerini değiştirmeye kalktığını, sözleşmede düzenlenen bu hükmün davacı tarafa tek başına sözleşme süresini belirleme hakkı vermediğini, bu hususta müvekkili şirkete bir iş programı da verilmediğini, sözleşme gereği yer teslimi yapma yükümlülüğü bulunan davacı tarafın, B blokta montajı yapılmayan daireler ile A bloktaki dairelerin tamamı için yer teslimlerini yapmadığını, taraflarınca bu hususta sözlü ve ihtar yoluyla defaatle talepte bulunmalarına rağmen yer tesliminin, süresi içerisinde taraflarınca yapılmadığını, davacı tarafın tek taraflı ve keyfi uygulama yaparak sözleşme süresinin bu denli uzatmış olmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın hakkaniyetle bağdaşmayan ve sözleşmeye aykırı olan kusuru karşısında, sözleşmenin keyfi uzatılmasından kaynaklı olarak yapılamayan işlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının taraflarınca göndermiş olduğu ihtar incelendiğinde müvekkilinden, sözleşmedeki işin tamamının değil, yalnızca bir kısmının yapılmasının talep edildiğini, sözleşme kapsamındaki daireler için İtalya'da 161 adet daire için mutfak üretimleri yapıldıktan sonra, davacı tarafın kısmi mutfak sevkiyatı yapılmasını talep ettiğini, devamında ise parça parça talepte bulunularak sözleşme süresinin öngörülemez derecede uzatıldığını, davacı şirketin keyfi olarak yapmış olduğu sözleşmeye aykırı taleplerinin süreci yaklaşık 2 yıla kadar uzattığını, bu durumun müvekkilinin ciddi zararlarına sebebiyet verdiğini, bilirkişinin kök ve ek rapora karşı yapılan itirazlarını karşılayacak şekilde bir inceleme yapılmaksızın bu raporun hükme esas alındığını, bilirkişi raporuna karşı yönelttikleri gecikme cezası talep edip edemeyeceği hususunda bilirkişi kurulunun ihtisas alanı dışında kaldığını, müvekkilinin montajını tamamladığının ve hak etmiş olduğu bedellerin tespitinin yapılmadığını, nitekim müvekkilinin söz konusu hak etmiş olduğu bedellerin tespitinden sonra ancak karşı tarafın alacak iddiasının araştırılmasının gerekeceğini, sadece her zaman düzenlenebilir nitelikteki faturalar baz anılarak fazla ödeme yapıldığının bilirkişi tarafından başka inceleme yapılmaksızın peşinen kabul edildiğini, tamamlanmış işler dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, İtalya'daki üretici firmadan sözleşmedeki süre içinde üretimin yapılıp yapılmadığının incelenmediğini, İtalya'daki deposundaki malların depo ardiye ücreti hususunda bir araştırmanın yer almadığını, müvekkilinin mağduriyeti ve karşı tarafın kusurundan kaynaklı zararının tam ve kesin olarak ortaya çıkartılması için herhangi bir inceleme dahi yapılmadığını, daha evvel alınan delil tespiti dosyasında 40 adet bağımsız bölüme ait işin yapılmadığı belirtilmesine karşın bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının beyanı mutlak doğru kabul edilerek rakamın 42 olarak belirtilmesinin bilirkişi raporunda çelişkiye sebep olduğu, delil olarak sunulan dolap işleri hakkında bilirkişi raporunda "blok katlarında yapılmış dolaplara ait" olduğu yönündeki bu değerlendirmenin neye istinaden yapıldığını ve bunların soyut ifadelerden ibaret olup gerekçelendirilmediğini, bilirkişinin yerinde inceleme yapmamasına rağmen bilirkişi tarafından taraflarının inceleme yaptırabileceği yönünde telkinlerde bulunulmasının bilirkişilerin görevi nezdinde açık bir ihmal teşkil ettiğini, taraflarınca belirtilmesine ve hatalı incelemelerin giderilmesi talep edilmesine rağmen, şüpheye düşülen ve çelişki barındıran bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı tarafın, gecikme cezası ile cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle istinaf başvurusunda bulunmuş olsa da, mücbir sebep hali oluştuğu durumlarda gecikme cezası ve cezai şart talep edilmesinin hakkaniyet gereği mümkün olmadığını, dosyanın uyuşmazlığına konu işin yapılması için İtalya'da bulunan üretici firma ile anlaşılmış olup, işin yapıldığı dönem itibarıyla Covid-19 pandemisinin baş gösterdiğini ve uluslararası düzeyde ve devlet nezdinde önemli ticari kısıtlama kararları alındığını, bu kısıtlamaların, imkansızlık halini gösterdiğinden ve bu imkansızlık müvekkiline yükletilemez bir sebepten ileri geldiğinden, mahkemenin bu yönde vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik söz konusu olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 08/05/2017 tarihindeki sözleşme uyarınca sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla, davalı yükleniciden talep edilen fazla ödenen iş bedelinin iadesi, gecikme cezası ile ifaya ekli cezai şart alacaklarının davalıdan tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Davalı, gecikmenin, davacı kusurundan kaynaklandığını, yer tesliminin zamanında yapılmadığını, covid-19 salgını nedeniyle ithalatta sıkıntılar yaşandığını, bu hususun edimin yerine getirilmesinde mücbir sebep teşkil ettiği gibi davacının, tümü hazır olan ve üretilen malların parça parça getirilmesini ve bedellerini parça parça ödemeyi teklif ettiğini, oysa ki üretilen ve ithal edilen tüm imalatın bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu sebeple davacının sözleşmeyi fesihte haksız olduğunu belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava açılmadan önce yaptırılan tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporundaki belirlemelere göre uzman bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alındıktan sonra ve buna göre taraf ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındıktan sonra davacı iş sahibinin yaptığı ödemelere ve davalının, davacı adına düzenlediği faturalara göre, davacının, davalı yükleniciye iş bedeline karşılık 30.631,90 Euro fazla ödeme yaptığı, takip tarihine kadar ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 40,63 Euro işlemiş faiz alacağı talep edilebileceği, yine davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakta ise de, eksik kalan işlerin teslimi sırasında covid-19 salgın hastalığının ortaya çıkarak tüm dünyada yaygınlaştığı, yer tesliminin geç yapıldığı gibi covid-19 salgını nedeniyle yabancı gümrük ticaret kapılarının kapanma aşamasına gelmiş olup yurt dışından ithalatın durduğu, bu dönemde kalan mutfak dolaplarının İtalya'dan getirtilmesinin zor olacağı ve bu durumun davalı için mücbir sebep oluşturacağı kanaatine ulaşılarak davacı tarafın gecikme cezası ile cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, buna göre 30.631,90 Euro asıl alacak ve 40,63 Euro işlemiş faiz yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin bu tutarlar yönünden devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın buna göre kısmen kabulü ile takibin bu miktar alacaklar yönünden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro mevduatına Kamu Bankalarınca ödenen en yüksek faiz oranı uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline, yine asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 42 adet dairenin mutfak dolaplarının takılmadığı yönündeki davacı iddiası kabul edilerek davalı yüklenicinin imalat bedeli alacağının hesaplandığı anlaşılmakta ise de, dava açılmadan önce aldırılan tespit bilirkişi raporunda mutfak dolapları takılmayan daire sayısının 40 olarak belirlendiği halde bilirkişi kurulu raporundan 42 adet dairenin mutfak dolaplarının takılmadığının kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit bilirkişi raporundaki belirlemelerin açık olmadığı, hangi tip dairelerin mutfak dolaplarının takılmadığının açık olmadığının kabulü ile bu belirlemelerin hükme esas alınamayacağının kabulü ile davacı iddiasına değer verilerek ve çelişki giderilmeden ve sözleşme hükümleri değerlendirilerek davalının yaptığı imalatın bedelinin sözleşmedeki birim fiyatlara göre değil de ticari defterlere geçirilen ve faturaya bağlanan alacaklara göre belirlenmesi de doğru olmamıştır. Zira davalı yüklenici henüz fatura düzenlemiş olmasa dahi yapılan imalatın bedelini davacı iş sahibinden talep edebilir. Bu sebeple yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yine mahkemece, davacı yanın icra takibi ile davalı yükleniciden talep ettiği gecikme cezası ile cezai şart alacağının taraflar arasında imzalanan 08/05/2017 tarihli sözleşmede süre sonunda teslim edilmeme halinde ödenmesi kararlaştırılan ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 179/2. maddesinde tanımlanan ifaya ekli ceza olup, davacının gerek 01/02/2021 tarihli 02478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi, gerekse ödediği fazla imalat bedelini istemek suretiyle sözleşmeden döndüğünden, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeden dönme halinde dahi cezanın istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp fesih halinde ifaya ekli cezai şart istenemeyeceğinden, bu gerekçe ile cezai şarta ilişkin alacak isteminin reddi gerekirken mahkemece davalı yüklenicinin covid-19 salgın hastalığının tüm dünyada etkili olması sebebi ile teslim edimini süresinde yerine getiremediğinin ve bu hususun mücbir sebep olarak kabulü gerektiği gerekçesi ile davacının cezai şart ve gecikme cezası alacakları isteminin reddine karar verilmiş olması da kabul şekli itibari ile doğru olmamıştır. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2018/4792 Esas 2019/1319 Karar sayılı ilamı.)
Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esastan sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE,
2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarihli ve 2021/340 Esas 2022/840 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan toplam 10.319,06 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
6-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 492,00'şer TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
8- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır