T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/493 - 2025/261
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)
ESAS NO : 2024/493
KARAR NO : 2025/261
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2023
NUMARASI : 2022/585 Esas - 2023/521 Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; davalı firmanın "..." projesi kapsamında ekte sunulan tari ekstredeki mallar müvekkili tarafından karşılandığını, montajların yapıldığını, çalışır vaziyette teslim edildiğini, ancak bir kısım fatura bedelleri tshsil edilmediğini bu nedenle ödenmeyen cafi hesap bakiyesi için Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2021/17895 E. Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili firmanın 28.10.2020 tarihli 1.268,45 TL. bedelli, 01.12.2020 tarihli 170,20 TL. Bedelli, 03.12.2020 tarih 177,71 TL. bedelli, 31.12.2020 tarih 52.892,52 TL. bedelli, 31.12.2020 tarih 5.561,22 TL. bedelli, 31.12.2020 tarih 4.839,18 TL. bedelli, 31.12.2020 tarih 10.794,64 TL. bedelli ve 31.12.2020 tarih 47.200,00 TL. bedelli faturaları itiraz etmeden ödeme yapması tarafların arasında ticari bir ilişkinin varlığı olduğunu, ancak ekte örnekleri sunulan 14.04.2021 tarih 3.442,00 TL. bedelli; 14.04.2021 tarih 10.970,00 TL. bedelli, 14.04.2021 tarih 9.440,00 TL. bedelli ve 09.12.2021 tarih ve 78.297,03 TL. bedelli faturaları davalının ödemedğini ileri sürerek, Ankara 23 İcra Müdürlüğünün 2021/17895 E. sayılı dosyasına, davalı borçlu tarafından yapılan itirazların iptali ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkili işveren ile davacı yüklenici arasında ... projesi kapsamında, elektrik ve mekanik imalatlarının yapılması konusunda sözlü olarak anlaşma yaptıklarını, yapılan anlaşma gereği davacı şirket tarafından bir kısım imalatların yapıldığını, yapılan imalatların teknik personel desteği alınarak kontrol edildiği ve hakediş çıkarıldığını, taraflar arasındaki anlaşma gereği ödemelerin, müvekkiline ait ... Bankası hesabında 04/05/2020 tarihinde 15.000,00-TL, 11/05/2020 tarihinde 10.000,00-TL, 11/06/2020 tarihinde 35.000,00-TL, 21/09/2020 tarihinde 20.000,00-TL, 23/11/2020 tarihli 36.300,00-TL ve 21/12/2020 tarihinde 27.200,00-TL kredi kartıyla ve 14/11/2020 tarihinde 20.000,00-TL eft ile yapıldığını, davacı şirketin tamamlamadığı imalatların başka bir firmaya yaptırıldığını ve 3.020,00-TL davacı şirketten kesinti yapıldığını, yapılan araştırmada imalatlarının tutarının Kdv dahil 180.529,86-TL olmasına rağmen, müvekkili tarafından 196.883,64-TL ödeme yapıldığını, davacı şirkete fazla ödenen miktarın iade edilmesinin ihtar edildiğini davacı şirket tarafından karşı ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrasında davacı tarafında Ankara 23 İcra Müdürlüğünün 2021/17895 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, iadenin sağlanmaması üzerine kendileri tarafından da Ankara 15 İcra Müdürlüğünün 2021/14483 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı tarafından başlatılan takibe itiraz edildiğini davacının iddialarının aksine müvekkilinin davacı firmadan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "... projesi kapsamında elektrik ve mekanik imalatların yapılması konusunda anlaşma ile yapılan imalatlar kapsamında bir takım ödemeler yapıldığı konusunda ihtilaf olmayıp, ihtilafın yapılan imalatlar karşılığı ödemeleri eksik mi fazla mı olduğu hususunda olduğu bu durumda, ihtilafın çözümüne yönelik olarak tarafların ticari defter ve kayıtları ile yapılan imalat ve imalat karşılığındaki ödemeleri tespit etmek amacı ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, söz konusu eser sözleşmesinden kaynaklı davada, davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle, davacı şirkete borcu olmadığı gibi davacıdan 24.174,94 TL. alacağının bulunduğu tespit edildiği, davacının davalı şirket adına düzenlediği ve davalıdan red edilen; icra takibine konu edilen faturaların içeriğindeki imalat kalemlerinin, dava konusu işe ait 3 adet hakkediş içerisinde yer alıp almadığı hususunun incelenmesi neticesinde; AKK2021000000213, AKK2021000000214 ve AKK2021000000215 numaralı faturalardaki imalat kalemlerinin tamamının, AKK2021000000608 numaralı faturalardaki imalat kalemlerinin büyük bir çoğunluğunun hakkedişlerde yer aldığı tespit edilmekle, faturalardaki imalat kalemlerinin davacı tarafından yapıldığının kabulü ile davalı tarafından red edilen 4 adet faturanın toplam bedeli olan 99.558,29 TL'den, davalının 25.433,39 TL alacağı 4 adet faturanın toplam bedelinden düşülmesi sonucu 74.125,00 TL davacının alacaklı olduğu" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, Ankara 23 İcra Müdürlüğünün 2021/17895 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 74.125,00 TL üzerinden aynı şartlarda devamına, alacağın likit alacak olması nedeni ile davacı lehine alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca davacı tarafından yapılacak imalatları, kullanılacak malzemeler ve malzemelerin birim fiyatları belli olmasına ve müvekkili şirket tarafından karşılığı ödenmesine rağmen, davacı tarafından fatura kesilmeye devam edildiğini, fazladan kesilen faturaların da iş bu dava konusunu oluşturduğunu, davacı şirket personellerine yapılan ödemelerin davacı şirket ile olan bağının ortaya konulabilmesi adına SGK'ya müzekkere yazılarak davacı şirket personelleri ...'e ait SGK hizmet dökümlerinin dosyaya kazandırılması taleplerinin mahkemece reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazları karşılar yeni bir rapor alınması taleplerinin haksız olarak mahkemece reddedildiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 74.125,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca davalının yüklenimindeki işin elektrik ve mekanik imalatlarını yaptığını, davalının iş bedelini eksik ödemesi üzerine icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, davalı işin eksik ve kusurlu ifa edildiğini, bu kısım işlerin üçüncü kişiye tamamlattırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki sözlü anlaşma eser sözleşmesine ilişkindir. Eser sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olarak yapılması şart değildir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının işi eksik ve kusurlu yapıp yapmadığı ve iş bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği hususlarına ilişkindir. Dava dışı iş sahibi Vize Kaymakamlığı'ndan getirtilen belgeler ve davacı çalışanı ... ile davalı çalışanı ... arasında düzenlenen 02/032021 tarihli teslim tutanağı ile davacının üstlendiği işleri çalışır bir şekilde teslim ettiği sabittir. Diğer yandan eksik ve kusurlu işler bulunduğu, bunların üçüncü kişilere tamamlatıldığı yönündeki savunmanın bir mahkeme tespiti, karşı taraf imzalı bir teslim belgesi ile ispatı gerekir. Sadece üçüncü kişiden alınan bir fatura ile eksik ve kusurlu iş savunmasının ispat edilmesi hukuken mümkün değildir. Davacı yüklenici eseri fen ve sanat kurallarına ve taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak üretip teslim ettiğini ispatlamıştır. Şu durumda davalının iş bedelini ödediğini ispat etmesi gerekecektir. Davaya konu takip cari hesap alacağı dayanak gösterilerek başlatılmıştır. Takip talebi ekinde takip dayanağının 14/04/2021 tarihli ve 9.440,00 TL bedelli, 14/04/2021 tarihli 3.422,00 TL bedelli, 14/04/2021 tarihli 10.970,00 TL bedelli, 09/12/2021 tarihli 75.726,29 TL bedelli toplamları 99.558,29 TL olan faturalar olduğu görülmektedir. İlk derece mahkemesince mali müşavir, makine mühendisi ve elektrik mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyeti raporunda; davaya konu faturalar ile ilgili imalat kalemlerinin yapılmış olduğunun iş sahibi idare belgeleri ve hakedişler ile sabit olduğu, davalının 25.433,39 TL'lik alacağı dikkate alındığında, davacının 74.125,00 TL alacağının kaldığı bildirilmiştir. Davalının 8.669,00 TL'lik elden ödeme ve eksik ve kusurlu işlerin üçüncü kişiye tamamlattırılmasına dair 3.020,00 TL'lik ödeme savunması ise davalı tarafça yöntemince ispat edilememiştir.. Bilirkişi heyeti raporunda dava dışı idare belgeleri, hakedişler ve davaya konu iş ile ilgili tüm belgeler incelenerek, davacının bakiye alacağı 74.125,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uyumlu denetime elverişli nitelikte bulunduğu için hükme esas alınmış, davalının bakiye iş bedeli hesabına yönelik istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.
2-Davalı tarafın icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda davacı taşeron, iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı yüklenici aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı yüklenici borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı ise, işin eksik ve kusurlu yapıldığını savunmuştur. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, mali müşavir bilirkişiden taraf ticari defterlerinin incelendiği raporlar alınmış, sonrasında makine mühendisi, elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre belirlenmiştir. Bu durumda dava konusu alacak yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/585 Esas, 2023/521 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/17895 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 74.125,00 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 5.063,47 TL'den peşin alınan 941,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.121,97 TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
6-Davacı peşin ödediği 941,50 TL harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00 TL 'nin kabul ret oranına göre 1.483,25 TL'sinin davalıdan, 76,75 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.832,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 7.776,00 TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.856,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 7.470,49 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-HMK. 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
12-Davalı tarafından yatırılan 1.265,87 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
13-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 214,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 2.569,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır