T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/927-2025/231
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
DOSYA NO : 2023/927 Esas
KARAR NO : 2025/231
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2023
NUMARASI : 2018/123 Esas-2023/232 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirketin Milli Savunma Bakanlığı Ankara Tedarik Bölge Başkanlığından üstlendiği 12
adet ... zırhlı ambulans alım işiyle ilgili olarak; müvekkili şirket ile alt
yüklenici davalı şirket arasında imzalanan 06.04.2017 tarihli yüklenici sözleşmesi ve onun
ayrılmaz parçası olan ekleriyle davalı şirketin, bahsedilen yüklenici sözleşme ve eklerinde
yazılan tüm işlerin malzemeli olarak yapılmasını alt yüklenici olarak yüklendiğini,
taraflar arasında imzalanan yazılı sözleşmede; davalı şirketin müvekkiline yapacağı
teslimin süresinin belli olduğunu ve davalı şirketin müvekkiline teslimde gecikmesi halinde
geciktiği her takvim günü için sözleşme bedelinin % 0.5’i(bindebeş) oranında gecikme cezasını ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin teslim yükümlülüğünü süresinde
yerine getirmediğini ve geç teslim ettiğini, gecikme süresinin en az 25 takvim günü olduğunu, davalı şirketin teslimdeki bu gecikmeleri nedeniyle toplamda en az 57.000,00 USD’yi (456.000,00
USD x % 0.5(bindebeş) x 25 gün) ödemesi gerektiğini,
davalı şirketin gecikmeli teslimin yanısıra, başkaca sözleşmeye aykırılıklarının da söz konusu
olduğunu, davalının yapması gerektiği halde yapmaması nedeniyle davalı şirkete rücu
edilmek üzere mecburen müvekkili şirket tarafından bazı ödeme veya işlerin yapılmak zorunda kalındığını, bunlardan dolayı sonradan mutabakatla KDV dahil toplam 13.524,15 TL’nin fatura edildiğini, davalı şirketin teslim edilen araçlardan sökülüp müvekkiline iadesi gereken orijinal
parçaların iadesinde de sorunlar yaşandığını, müvekkilinin bu konularda ve sair her türlü talep ve
haklarının saklı olduğunu, davalı şirket teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmadığını iddia etmiş ise de, dava konusu
taleplerinin herhangi bir ihtirazi kayda tabi olmadığını, bahsedilen TBK’nın 179/2. maddesinin
emredici bir hüküm olmadığını, sözleşmede aksine bir hüküm varsa, sözleşme hükümlerinin
uygulanacağını, taraflar arasındaki sözleşmede de ayrıca ihtirazi kayıt bildirilmesine gerek
olmadığı yönünde düzenleme bulunduğunu, müvekkilinin böyle bir
mecburiyeti olmamasına rağmen, davalı şirkete konu ile ilgili çekince ve taleplerini de şifahen ve
yazılı olarak da ilettiğini, davalı şirketin bu iş ve 12 araç için düzenlediği 09.08.2017 tarihli ve A-179508 tarihli irsaliyeli
faturanın müvekkili şirket tarafından Ankara 64. Noterliği’nin 10.08.2017 tarihli ve 18411 yevmiye
nolu ihtarnamesi ile itirazen iade edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 25.000,00 USD’nin fiili ödeme tarihine kadar
devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek yasal
faiz oranı üzerinden işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlendiği ve araçların davacı şirkete teslim edildiği tarihte
yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasına göre, cezai şartın talep
edilebilmesi için, ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemiş olması, yani cezai şart parasını
talep etme hakkının saklı tutulduğu konusunda ihtirazi kaydın edimin ifasından önce veya en
geç ifa sırasında bildirilmesi gerektiğini, oysa cevap dilekçeleri ekinde sundukları teslim alma
belgelerinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, araçları davacı şirket adına teslim alan davacı şirket
yetkililerinin, araçları teslim alırken, sözleşmede gecikme hali için öngörülen cezai şartı talep
etme haklarının saklı olduğuna dair ihtirazi kayıt beyanında bulunmadıkları, dolayısıyla
davacı şirketin cezai şart parası talep etme hakkı bulunmadığını, davanın öncelikle bu nedenle reddi
gerektiğini,
taraflar arasındaki 06.04.2017 günlü ve “Yüklenici Sözleşmesi’" başlıklı sözleşmenin 5.1.ve
5.2. maddelerindeki hükümlere göre, yüklenici müvekkilinin davacı şirkete ait araçları
zırhlayarak teslim edeceği sürenin 38 gün olduğu ve bu sürenin başlangıç tarihinin de,
araçların müvekkiline davacı iş sahibince teslim edildiği tarih olduğu, dava konusu işlerde
gecikmenin söz konusu olmadığını, süre aşılmış gibi görünen diğer araçlar bakımından da
gerçekte sürenin aşılmış olmadığını, zira gerçekte müvekkilinin kendisine teslim edilen
araçların tümünün zırhlama işlemlerini 38 günlük sürenin bitiminden çok önce tamamladığı
ve teslime hazır hale getirdiğini, ancak davacı şirket tarafından, müvekkilinin zırhlama işlemlerini
tamamladığı ve teslime hazır hale getirdiği araçları ambulansa dönüştürmek istediğini, bunun
için gereken değişiklikleri de kendi elemanları vasıtasıyla müvekkili şirketin üretim yerinde
yaptığını, davacı şirketin araçları ambulansa dönüştürdüğü ve bu işlemleri müvekkilinin üretim
yerinde yaptığı hususunun, fabrikanın kamera görüntü kayıtlarıyla sabit olduğu gibi, muayene
heyetinin ve tüm çalışanların da bilgisi dahilinde olduğunu, müvekkilinin yaptığı işlerin sadece
sözleşme ekinde belirtilen konuları kapsamadığını, ambulansa dönüştürmenin müvekkilinin ediminin kapsamı dışında olduğu ve esasen davacı şirketin de bu dönüştürmeyi müvekkilinden
talep etmediğini, müvekkilinin üretim yerinde ve fakat bizzat kendi elemanları vasıtasıyla
yaptığını, davacı şirketin elemanlarınca yapılan ambulansa dönüştürme işlemlerinin mahiyetinin, bu
dönüşüm sırasında araçlar üzerinde hangi iş ve değişikliklerin yapıldığının da mesleki sır
olarak müvekkilinden saklandığını, davacı şirketin müvekkilinin zırhladığı araçları, bu zırhlama işlemlerinin bittiği tarihte değil,
bizzat kendi elemanları vasıtasıyla yaptırdığı ambulansa dönüştürme işlemleri bittikten sonra
teslim aldığını, gecikme görünmesinin de bundan kaynaklandığını, mevcutmuş gibi görünen
gecikmelerin gerçekte mevcut olmadığını, müvekkilinin teslim sırasında ayrıca ihtirazi kayıt bildirmesine gerek bulunmadığı ve ayrıca
gecikmenin müvekkili tarafından kabul edildiği yönündeki iddialarının doğru olmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; taraflar arasında akdedilen 06.04.2017 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde; geç teslime bağlı ifaya ekli gecikme cezasının kararlaştırıldığı görülmüş olduğu, TBK’nın 179/2. maddesi uyarınca; ifaya ekli cezanın istenebilmesi için ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olmaması ya da sözleşmede çekinceye gerek olmaksızın bu cezanın istenebileceğinin kararlaştırılmış olması gerektiği, Davacı yanın sözleşme konusu araçları teslim alırken BK m. 179/2 uyarınca ihtirazı kayıt ileri sürdüğünü iddia ve ispat edemediği gibi sözleşmede ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezanın istenebileceğine dair açık bir düzenlemede bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tebligatın usulsüz olduğunu, yasal süre içerisinde istinaf başvurusu yaptıklarını, sözleşmede gecikme cezası kararlaştırıldığını, tarafların sözleşme ekleri, ihale dokümanları ve şartnameleri ile bağlı olduğunu, davalının teslim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, gecikme cezasının hesaplanandan daha fazla olduğunu, çelişkili raporlar alındığını, bilirkişi raporlarına itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, davacının ihtirazi kayıt koyma yükümlülüğü olmadığını, gerekçeli kararın aksine bu yönde bildirimde bulunduklarını, tanık ve yemin delillerinin dikkate alınmadığını, yemin haklarının hatırlatılmadğını, bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi emsal kararlarının mevcut olduğunu, ihtirazi kayda ilişkin tanık dinlenmediğini, bu konuda delillerinin toplanmadığını, 10/08/2017 tarihli ihtarın ihtirazı kayıt niteliğinde yazılı delil olduğunu, bu ihtarın tartışılmadığını, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, ihtirazi kayıt için kanunda şekil şartı öngörülmediğini, halin icabı gereğinden dahi ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünün açık olduğunu, muvafakatleri olmadan davalı tanıklarının dinlendiğini, imzalı belgenin aslının tanıkla ispatlanamayacağını, teslimin nasıl gerçekleştiğinin gerekçeli kararda tartışılmadığını, teslimin koşullarının sözleşmede açı olduğunu, davalının teslim süresinin en fazla 38 gün olduğunu, işin muayenesinin idareye teslimden sonra idarenin oluşturacağı heyetle yapılacağını, davalının bu aşamadan sorumlu olduğunu, idarenin kesin kabul yapmadan teslim yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılmayacağını, sözleşmede davalının 2 yıllık garanti verdiğini, sözleşme gereğince ihtirazi kayıt konulmaksızın gecikme cezası talep edilebileceğini, sözleşmenin hatalı yorumlandığını, gecikme cezasının sözleşmenin 6.maddesinde düzenlendiğini, sözleşme parçası ve eki olan taahhütname hükümlerinin tartışılmadığını, gecikme cezası konusundaki sessizliğin, bundan feragat anlamına gelmeyeceğini, mahkemece ihtirazi kaydın ne zaman bildirilmesi gerektiğine dair tespit yapılmadığını, idarenin 2.muayene kabul tarihi olan 17/08/2017 tarihinde teslimin gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, emsal kararların bu yönde olduğunu, en az 25-27 gün gecikme olduğunu, belirlenen gecikme süresinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin teslimin geciktiğine dair gerekçesine katılmadıklarını, teslimin süresinde yapıldığını, malzemelerin peyderpey geldiğini, davacının gecikmeden bahsetmediğini, davacının zararı olmadığını, 21 günlük gecikmeyi kabul etmediklerini, müvekkil lehine vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, karar tarihi itibariyle yabancı para kur üzerinden TL'ye çevrilerek hesap yapılması gerektiğini, Yargıtay 9 ve 11. Hukuk Dairelerinin emsal kararlarının mevcut olduğunu, vekalet ücretinin 70.347,35 TL olarak hesaplanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki 06/04/2017 tarihli eser sözleşmesinin "gecikme cezası" başlıklı 6. maddesinde yüklenici'nin sözleşme konusu ve kapsamında belirtilen üretimi, sözleşmeye uygun olarak ve süresinde teslim etmemesi, teslimde gecikmesi hallerinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin binde beşi oranında gecikme cezasını iş sahibine ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği ifade edilmiştir.
Bu cezai şart, TBK'nın 179/ maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup, akdin ifası ile birlikte istenebilir. Sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, teslimde cezai şartın saklı tutulduğuna dair ihtirazî kayıt konulmaması halinde cezai şart talep hakkı düşer. Ancak sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazi kaydın gerek olmadığı kararlaştırılmış ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tutulduğu anlaşılmakta ise cezai şart talebi mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinin 2. cümlesinde iş sahibinin gecikme cezası alacağını, yükleniciden olan diğer her tür hak, alacak zarar ziyanını önceden hiç bir ihbar ve ihtara, süre vermeye, yasal işlemlere gerek olmaksızın doğrudan varsa yüklenicinin hak edişlerinden, ödemelerinden, alacaklarından, teminatlarından keserek de tahsil edebileceği düzenlenmiştir. Yine 3. cümlede, yüklenicinin sözleşmeye uygun teslimat yapmaması, teslimde gecikmesi veya yükleniciden kaynaklı sorunlardan, gecikmeden dolayı idarenin an sözleşmeyi feshetmesi halinde, iş sahibinin gecikme cezasını, zarar ziyanını tahsil talep etme hakkı ve diğer tüm yasal haklarına halel gelmemek ve saklı kalmak üzere bu sözleşmeyi feshetme hak ve yetkisine sahip olduğu düzenlenmiştir.
Söz konusu sözleşme hükmünden, yukarıda açıklandığı üzere gecikme cezasının saklı tutulduğu ve teslim sırasında ihtirazi kayıt koymaya gerek olmaksızın cezai şart talep edilebileceği anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, tartışılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/04/2023 tarih ve 2018/123 Esas-2023/232 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır