T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1273 - 2024/914
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2023/1273
KARAR NO : 2024/914
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2023
NUMARASI : 2022/285 Esas - 2023/634 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 01/01/2020 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin davalı şirkete karşı satış işleminde tüm görev ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu sözleşme neticesinde 2.331.150,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafın faturaya konu borçtan geriye kalan 75.250,00 TL bakiyeyi fatura tarihi olan 06/11/2020 tarihinde ödemesi gerekirken taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 06/11/2020 tarihli ve YK12020000001123 fatura numaralı fatura alacağını içerir Batman İcra Dairesinin 2021/19193 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu ileri sürerek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile, takibin Batman İcra Müdürlüğünün 2021/19193 E sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davalının, her ay hakediş bedelinden kesinti uygulama hakkının saklı olduğunu, nitekim taraflarınca haklı olarak hakedişten mahsup edilmesi gereken bedel üzerinden davalı adına fatura düzenlendiğini, davacı tarafça sözleşmede belirtilen birim fiyatların dışına çıkılarak fahiş fiyatlandırma yapıldığını, cezai şarttan dogacak haklarını saklı tuttuklarını belirterek öncelikle Ankara mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduklarını ileri sürerek, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça düzenlenen 06/11/2020 tarihli, YK12020000001123 numaralı, 2.331.150 TL bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, davalının ticari defterleri yönünden tevsik belgesini bilirkişiye sunamamış olmasının ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aradığı şartları hükümden düşürücü nitelikte olmadığı, bu haliyle tarafların ticari defterlerinin delil olarak kabulünün mümkün olduğu, 06/11/2020 tarihli, YK12020000001123 numaralı, 2.331.150 TL bedelli fatura gereği davalının 31/12/2020 tarihinde davacıya 2.255.900 TL tutarlı ödemede bulunduğu, buna göre davacının bakiye alacak tutarının 75.250 TL olduğu, bununla birlikte cevap dilekçesinde davalı taraf hakedişten mahsup edilmesi gereken bedel üzerinden davacı adına fatura düzenlendiği iddiasında bulunmuş ise de 27/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile hakedişten mahsup edilecek bedel üzerinden 31/01/2022 tarihli, IN0202220000001 numaralı, 23.018,99 TL tutarlı davacı adına yansıtma elektronik faturanın düzenlendiğinin rapor edildiği, ancak bu faturanın 06/11/2020 tarihli 2.331.150 TL bedelli fatura yönünden süresinde düzenlenmiş iade faturası niteliğinde olmadığı, yine 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ise bahse konu 31/01/2022 tarihli, IN0202220000001 numaralı, 23.018,99 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı da olmadığının belirtildiği, yine bu faturanın davaya konu 20/09/2021 tarihininde başlatılan icra takibinden ve borca itirazdan sonraki bir tarih olan 31/01/2022 tarihinde düzenlendiği, bu haliyle 23.018,99 TL tutarlı faturanın eldeki davaya konu uyuşmazlık yönünden değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar kapsamında her ne kadar davalı tarafça icra takibine itiraz edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davalının ödenmeyen bakiye alacak olan 75.250 TL yönünden borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine alacak miktarı tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş, faturalara dayanılarak, varlığı saptanarak hüküm kurulmuş olduğundan, davalı bu miktar borçlu olduğunu kendi ticari
defterleri ile dahi bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğu, hükmedilen miktarın likit bir alacak olduğu" gerekçesi ile, davanın kabulüne, hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece müvekkili şirketince şantiye katılım payına ilişkin olarak kesilen yansıtma faturasının dikkate alınmadığını, bahsedilen faturanın aynı sözleşme ve uyuşmazlık kapsamında olduğunu, müvekkilinin kesintiler ve yüklenici hatası sebebiyle ortaya çıkan ayıplı veya eksik imalat sebebi ile hakedişlerden mahsup edilmesi gereken bedel üzerinden fatura düzenlediğini, yine davacı tarafından sözleşmede belirtilen birim fiyatların dışına çıkılarak, fahiş fiyatlandırma yapıldığını, bu hususa ilişkin yerel mahkemece herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, eksik inceleme neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.140,33 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.285,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.855,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır