T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2023/1253
KARAR NO : 2024/926
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : 2022/1141 Esas - 2023/751 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; taraflar arasında 24/08/2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre belirlenen iş karşılığında borçlu şirketin müvekkiline 264.000,00 TL ödeyeceği hususunda anlaşmaya varıldığını, borçlu şirket tarafından 08/12/2016 tarihinde 69.650,00 TL ve 02/02/2017 tarihinde 130.000,00 TL olmak üzere kısmi ödeme yapıldığını, davalı borçlu aleyhine Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1005 E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, mahkememizde 2019/410 E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, bu dosyada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın 01/11/2022 tarihinde kesinleştiğini, 75.211,45 TL'nin davalının borcu öğrendiği ve borcun muaccel olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, alacağın 21/02/2019 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacı tarafın açmış olduğu davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, işbu davanın konusu ile daha önce mahkememizde 2019/410 E sayılı dosyasından reddedilen kısım açısından davanın tarafları ve sebeplerinin aynı olduğunu, ilk davanın redde ilişkin hükmü mevcut davanın talep sonucu olduğundan ilk davanın işbu dava için kesin hüküm niteliğinde olduğunu, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmeden dava açıldığını, yine dava için zamanaşımı definde bulunduklarını savunarak, davanın öncelikle esasa girilmeksizin dava şartı yokluğunda usulden reddine, akabinde esasa ilişkin itirazları uyarınca reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "taraflar arasında 24/08/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye göre belirlenen iş karşılığında davalının, davacıya 264.000,00-TL ödeyeceği hususunda anlaşıldığı, davacının 28/12/2016 tarihli ve 30/12/2016 tarihli iki adet fatura düzenlediği, davalı şirket tarafında 08/12/2016 tarihinde 69.650,00-TL ve 02/02/2017 tarihinde 130.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı borçlu aleyhine Eskişehir 3. İcra Dairesinin 2019/1005 E sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, Mahkememizin 2019/410 E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, davacının davasını bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ıslah etmesi sebebiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü yönünden reddine karar verildiği, Mahkememizin 2019/410 E sayılı dosyasında alınan 10/01/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının alt yüklenici olarak açtırdığı SGK dosyasında SGK pirimlerinin ödenmemesi nedeniyle davalının teminat iadesi sırasında, davacının SGK pirim borcu için 18.485,09-TL kesinti yaptığı, sözkonusu kesintinin kesin hakediş işlemi tamamlandıktan sonra, davalının teminatını iade alırken alt yüklenicinin SGK borcundan sorumlu olmasından dolayı yapıldığı, takipten sonra yapılan ödeme olarak dikkate alınması gerektiği, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtlara dayanak teşkil eden belgelerin mevcut olduğu, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtlara dayanak teşkil eden belgelerin mevcut olmadığı, ihale dosyasında eksik işlerin davacı taraf dışında başka firma tarafından yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığı, ayrıca iş deneyim belgesine göre ihaleli işin KDV hariç 264.000,00-TL lik kısmını alt yüklenici olarak davacının bitirdiği, dolayısıyla sözleşme gereği işin teslim edildiği, davacının düzenlediği faturalara itiraz olmadığı, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı alacağının takip tarihi itibari ile 76.199,28-TL asıl alacak olduğunun bildirildiği, takip tarihinden sonra davacının, SGK pirim borcu için davalının teminat iadesinde 18.485,09-TL kesinti yaptığı, davalı vekili işbu dosyada arabuluculuğa gidilmediğini iddia etmişse de Mahkememizin 2019/410 E sayılı dosyasında aynı dava konusu alacak için alabuluculuğa başvurulduğu, davalının icra takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 56.726,36 TL nin 21/02/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açıldığını, bu yönüyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilince yapılan kesin hüküm itirazının ve zamanaşımı definin yerel mahkemece göz ardı edildiğini, davacının dava dilekçesi ile kabul ettiği, aynı konu hakkında daha önce Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/410 Esas sayılı dosyasında, iş bu mükerrer davaya konu edilen kısım yönüyle davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının taraflar arasında aktedilen sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirmemesine rağmen alacak iddiasında bulunmasının da doğru olmadığını, davacı tarafından yapılmayan asma tavan, elektrik, pvc ve fayans işlerinin başka firmalara müvekkili tarafından yaptırılarak, bedellerinin müvekkilince ödendiğini, yerel mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının ek dava mahiyetindeki iş bu davayı arabuluculuk yoluna başvurmadan açtığı, dava tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemelerinde dava şartı arabuluculuk hükümlerinin geçerli olduğu, ancak somut davada, mahkemenin 2019/410 Esas sayılı dosyasında ıslah ile artırılan kısım için hak düşürücü süre nedeniyle reddedilen alacak kısmının dava konusu edildiği, söz konusu ilk davada arabuluculuğa konu edilen fatura ve cari hesap alacağının iş bu davanın da konusu olduğu, farklı bir alacak kaleminin talep edilmediği, mahkemenin bahse konu dayanak davasında arabuluculuk yoluna başvurulduğu, bu nedenlerle iş bu davanın arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın açılmasının dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilmesini gerektirmeyeceği, nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2023 tarih ve 2022/17617 Esas - 2023/141 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.874,97 TL istinaf karar harcından peşin alınan 968,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.906,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır