T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/89 - 2024/526
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/89
KARAR NO: 2024/526
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2022
NUMARASI: 2021/938 Esas 2022/180 Karar
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 30/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup,başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait aracın davacı şirket tarafından ZMM sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı aracın 03/09/2015 tarihinde trafik kazasına karıştığını, davacı şirket tarafından ilgili poliçe gereği iş bu trafik kazası sonucu zarara uğrayan üçüncü kişilere 167.222,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2019/29500 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali davasının açıldığını, anılan trafik kazasında sigortalı araca istiap haddinin çok üzerinde yolcu ve yük alındığının tespit edildiğini, istiab haddinin aşılmasının trafik poliçesi genel şartlarında rücu sebebi olarak gösterildiğini, yapılan ödemenin işleten konumunda bulunan davalı taraftan rücuen tazmininin gerektiğini belirterek, icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece, kazanın davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiği, zararın sigorta teminatı kapsamında olmaması için istiap haddinin aşılması ile meydana gelen kaza arasında nedensellik bağı olması gerektiği, alınan ATK raporu ışığında istiab haddinin aşılmasının kazanın oluşumuna münhasıran etkisi olmadığının belirlendiği, davacı şirket için davalı sigortalıya rücu hakkı doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan rapor içeriğini kabul etmediklerini, raporda iki yolcu koltuklu kamyonette dört yolcunun bulunmasının sürücünün araç kullanımını etkilemesi hususunun irdelenmediğini, davanın maddi tazminat davası olduğu açık bir şekilde ortada olmasına rağmen davanın tümden reddine karar veren yerel mahkeme tarafından AAÜT tarifesi dikkate alınmadan nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava,trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3.kişilere yapılan ödemenin ZMM sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortalıya rücuu amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 03.09.2015 tarihinde sürücü ...’ın, idaresindeki kamyonet ile seyir halinde olduğu sırada virajlı ve tehlikeli iniş eğimli yol bölümünde aracın hakimiyetini kaybederek sağdan yol dışı kalması sonucu meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali bulunduğunun belirlendiği, mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 12.11.2020 tarihli raporda olayın, araçtaki istiap haddinin aşılması sonucu meydana gelmediği, kazanın davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiğinin belirlendiği, davalının sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davacı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, kazaya istiap haddinin aşılmasının sebebiyet vermediğinin anlaşılmış olmasına göre rücu şartlarının bulunmamasına göre davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2-Bununla birlikte eldeki dava itirazın iptali davası olmakla birlikte tazminat istemine yönelik olup, A.A.Ü.T'nin 13/4. maddesi gereğince, reddine karar verilen davada davalı lehine vekalet ücretinin maktu olarak takdir edilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan ve istinaf konusu edilmekle birlikte yerinde görülmeyen kısımlar baki kalmak üzere,hükümde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu olarak düzenlenmesi suretiyle kararın düzeltilerek, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/03/2022 tarihli, 2021/938 Esas - 2022/180 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın REDDİNE,
Davanın açılışı sırasında davacı tarafından yatırılan 2.111,26 TL, peşin harçtan alınması gerekli 80,70 TL, karar ilam harcı düşülerek kalan 2.030,56TL'nin karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
6325 Sayılı Yasanın 18/A-13 maddesi gereği suç üstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücreti 1096,27 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 9.200,00-TL, maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansı ve davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya/davalıya iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf başvuru harcı ve 162,5- TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 383,2-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.