T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/23 - 2024/482
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/23
KARAR NO: 2024/482
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/10/2022
NUMARASI: 2022/269 Esas - 2022/755 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 05/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 23.09.2020 günü tek taraflı meydana gelen bir trafik kazası neticesinde Ankaralılar Caddesi ile Meksika Caddesi kavşak noktasında bulunan ANK 612 numaralı KGYS sistemine ait yer tipi panosuna çarparak panonun devrilmesine ve yerinden sökülmesine sebep olduğunu, sürücünün kaza yerini terkettiğini, davalı tarafın tam kusuruyla sebep olduğu kaza sonucu meydana gelen zararın 3.kişiye/Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne 52.628,00 TL ödenerek davacının sorumluluğunu yerine getirdiğini, ancak sürücünün olay yerini terketmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu, müvekkili tarafından karşılanan bedelin tazmini için Ankara 30.İcra Dairesi 2021/7679 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız olarak borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 23.09.2020 günü saat 05:38 sıralarında kavşağın dar olması nedeni ile dönüş yapabilmek için manevra yapmak zorunda kaldığını, geri geri gelirken bir şeye çarptığını hissedince aracı durdurduğunu ve MOBESE direğini fark ettiğini, ona çarpmadığını görünce kaldırıma çıktığı düşüncesi ile aracına döndüğünü, herhangi bir şeye zarar vermediği kanaati ile yükünü teslim etmek üzere yoluna devam ettiğini, zarar gören MOBESE panosu alçak olduğu ve devrildiği için, havanın da aydınlanmamış olması sebebi ile müvekkili tarafından fark edilmediğini, rücu koşulunun oluşmadığını belirterek, itirazın iptali isteminin reddine ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla haksız takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 23.09.2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın kavşak noktasından dönüş yaptığı sırada yer tipi panosuna çarparak hasara uğramasına sebep olduğu, araç ışıklarının ve çevre ışıklarının da bulunduğu ortamda, araç sürücüsünün araçtan ayrılarak hasara uğrayan panonun yakınına geldiği, ceza soruşturmasında verdiği "aracın çekici kısmının bir şeyin üzerine çıktığını hissettim, ancak neye çarptığımı bilmiyorum" ifadeleri dikkate alındığında sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için sürücünün olay yerini terk etmesi şartının oluştuğu, hesaplanan onarım bedeli yönünden itirazın iptali ve şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle; “1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2021/7679 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 52.628,00TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sürücünün olay yerini terk kastının bulunmadığını, MOBESE kamerası panelinin çok düşük seviyede olduğunu, sürücünün kaldırıma çıktığını zannettiğini, kameraya çarptığını fark etmediğini, kaldı ki Konya BAM 3.HD’nin emsal kararlarında da belirtildiği üzere sadece maddi hasarlı olan dava konusu kazada terk nedeniyle rücu şartlarının oluşmadığını, olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi olmadığını, sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olduğunun da iddia ve ispat edilmediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Poliçe içeriğinde davalının sigorta ettiren olduğu anlaşılmıştır.
Poliçe tanzim tarihinde (26/04/2020) geçerli olan düzenlemeye göre; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş; “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:...
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilmiştir.
Somut olayda, dosya arasındaki kaza anı görüntüsü heyetimizce de izlenmiş olup davalı/sigortalı (aynı zamanda sürücünün) hazırlıktaki beyanı ile görüntüler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi tarafından da isabetli olarak kabul edildiği üzere, davacı şirket lehine ZMMS Genel Şartları B4-f maddesindeki rücu koşulunun gerçekleştiği, mahkemece de gerçek zarar kapsamında karar verildiği anlaşıldığından davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.595,02-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 898,75 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 2.696,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/04 /2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi..
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.