T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/140
KARAR NO: 2024/566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: Dr.... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/10/2022
NUMARASI: 2020/333 Esas - 2022/741 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 02/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 02/01/2016 tarihinde, davalının sigortalısı olan araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilin sakat kaldığını, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400,00 TL geçici, 4.500,00 TL daimi iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce 17.169,06 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihinden dava tarihine kadar KTK'nın 111. maddesinde belirtilen 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil Şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyetin, kusurun, maluliyet durumunun ve davacının gerçek gelir durumunun usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 27/04/2021 tarihli kusur raporunda davacının tam kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, davacı yanın itirazı ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile çelişki oluşması nedeni ile Ankara Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'nun 05/01/2022 tarihli raporunda, terditli rapor düzenlendiği, olay sırasında ... plakalı kamyonun dörtlü ikaz lambalarının yanıyor olması halinde ... ve ...'ın kusursuz, davacının %90 kusurlu, uzun farları veya projektörü açık seyreden sürücünün %10 kusurlu olduğu, kamyonun ikaz lambalarının yanmaması halinde ...'ın kusursuz, ...'un %70, davacının %20, uzun farları veya projektörü açık seyreden sürücünün %10 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, raporlar arasındaki çelişkinin ve belirsizliğin giderilememesi nedeni ile İTÜ'den seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 07/07/2022 tarihli raporda, ... ve ...'ın kusursuz, davacının %90 kusurlu, uzun farları veya projektörü açık seyreden sürücünün %10 kusurlu olduğunun bildirildiği, son raporun oluşa, dosya kapsamına ve ceza dosyasında verilen hükme uygun olmakla hükme esas alındığı, raporda tüm dosya kapsamı, ceza dosyası ve ifadeler de değerlendirilmekle, ceza dosyasında alınan raporlarla uyumlu olmakla mahkemece de benimsendiği ve ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmediği, toplanan delillere göre, davalı sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve dosyada mevcut rapordan anlaşıldığı üzere maluliyet zararının oluştuğu, TBK'nın 49. maddesi uyarınca ancak kusuruyla hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin tazmin zorunluluğu bulunduğu, davalının da sigortalısının kusuru oranında bu zarardan sorumlu olacağı, ancak mahkemece itibar edildiği belirtilen kusur raporu uyarınca davalı sigortalısının kusuru bulunmadığından davalının da zarardan sorumluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davanın, sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde, kaza tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde olduğunu, kaza tespit tutanağında belirtilen olgu ile bilirkişi raporunun çelişmesi halinde bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, somut olayda resmi görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün yerleşim birimleri dışındaki karayollarında zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklamak veya park etmek kuralına riayet etmemekten kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 07.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı tarafa sigortalı olan araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının ifade edildiğini, ancak 09.03.2017 tarihli Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda davalı tarafa sigortalı olan sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 sayılı Kanunu'nun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten ve Sigorta şirketi de zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Kural olarak işleten, sürücünün kusuru oranında zarar gören üçüncü kişilere karşı sorumlu olup, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı da işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmektedir.
Somut olayda, 02.10.2016 günü saat 20:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile Karacasu istikametinden Kuyucuk istikametine seyri sırasında geldiği olay mahallinde aracının ön kısmı ile ön ilerisinde daha önce meydana gelen tek araçlı kazadan dolayı aracını yol üzerinde duraklatan sürücü idaresindeki ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması sonucu ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olup, hükme esas alınan raporda, olay sırasında ... plakalı kamyonun dörtlü ikaz lambalarının yanıyor olması hali kabul edilerek, sürücü ...’un, sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmasız iki yönlü devlet karayolunda seyri sırasında geldiği olay yerinde, önceden meydana gelmiş kaza nedeniyle yol dışı kalmış olan ... plakalı otomobil sürücüsü ...’a yardım etmek için yol üzerinde durakladığı sırada, arkasından aynı yönde seyirle gelen sürücüleri uyarmak bakımından kamyonunun dörtlü ikaz lambalarını yakmış olduğundan dolayı kusuru bulunmadığı, sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmasız iki yönlü devlet karayolunda seyri sırasında geldiği olay yerinde önüne çıkan başıboş köpeğe çarparak aracının yol dışı kalması sonrasında kendisine yardım etmek için yol üzerinde duran ve dörtlü ikaz lambaları yanar vaziyette olan ... plakalı kamyonun arka kısımlarına kamyonun gerisinden gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüsün çarpmasıyla meydana gelen olayda kendi aracının yol dışında olduğu hususu da dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmasız iki yönlü devlet karayolunda seyri sırasında geldiği olay yerinde, ön ilerisinde daha önceden meydana gelmiş kazaya yardım etmek amacıyla yol üzerinde durmuş olan ve dörtlü ikaz lambaları yanar vaziyette olan ... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen olayda, her ne kadar görüşü karşı yönden uzun farları ya da projektörü yanar vaziyette gelmekte olan araçtan etkilenmiş ise de kendi aracının hızını zamanında azaltıp görüşüne uygun biçimde seyretmediği, müteyakkız bulunmadığı ve bu haliyle ön ilerisinde dörtlü ikaz lambaları yanar vaziyette durmakta olan kamyonu zamanında fark edemeyip kamyona tehlikeli biçimde yaklaşarak arkadan çarpmış olmakla mevcut şartlarda meydana gelen olayda kusurlu olduğu, uzun farları ya da projektörü açık şekilde seyreden sürücünün, meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmasız yolda kurallara aykırı biçimde açık vaziyette olan aracının uzun farları veya projektörü nedeniyle karşı yönden gelen minibüs sürücüsü ...’in seyir durumunu olumsuz etkilemiş olmakla olayda kusurlu kabul edilmiştir.
UYAP ortamında incelenen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılan ceza dosyasında da, minibüs sürücüsü ...’in, yönetimindeki minibüs aracı ile içerisinde yolcular da olduğu halde, meskûn mahal dışı olan bir mevkide, vaktin gece ve aydınlatma olmamasından dolayı görüşün kısıtlı olduğu bir ortamda Karacasu istikametinden Kuyucak istikametine doğru seyir halinde iken, olay yerindeki mahal koşulları ile hava ve yol durumuna göre, önündeki hareket alanını dikkatle kontrol altında tutup, yönetimindeki aracın mevcut süratini, trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre her an kontrol edebileceği hızla sevk ve idare edip, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde seyir etmemesi ve bilhassa olay yeri olan mevkiye gelip karşı yönden gelen bir aracın ışıklarının gözünü alması durumunda, önünde seyir şeridinde bir aracın veya başka bir manianın çıkabileceğini dikkate alarak, hemen mevcut süratini azaltıp karşı yönden gelen araca selektör yapıp gerektiğinde duruşa geçerek, gelen aracın geçişinden sonra ancak yoluna devam etmesi gerekirken, bu tedbîrlere riayet etmeksizin, karşı yönden gelen aracın ışıklarının gözünü almasına rağmen, mevcut hal ve ortama göre süratli bir şekilde kör dalış yaparak yoluna devam etmek isteyip, gerekli tedbirleri almada geç kalarak, önünde park ve dörtlüleri yanan kamyonu fark edemeyip kamyonun arkasından dikkatsizce çarpmasıyla, meydana gelen olayda dikkatsizlik, tedbirsizlikte bulunduğu, olayın hazırlanması, vukuuna ve hasıl olan neticesine tesir ettiği, bu hatalı hal ve hareketleriyle de, meydana gelen olayda kendisinin dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, olay yerinde arka ışıkları yanar şekilde kaza yapan araca yardım etmek için durmuş ve halatlar ile otomobili bağlayarak çekmek isteyen kamyon sürücüsü sanık ... ile yol dışına önceden savrulduğu anlaşılan otomobil sürücüsü ...'in ise olayda kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olmasına, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile dosyada alınan kusur raporunun birbirini teyit eder mahiyette olmasına, davalı sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunmasına, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.