T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/234 - 2024/776
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/234
KARAR NO: 2024/776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2022
NUMARASI: 2017/727 Esas - 2022/812 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 26/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup,başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili 07/11/2017 tarihinde açtığı dava dilekçesinde; 05.05.2013 tarihinde, davalı şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı tek taraflı kaza neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmasına rağmen davalının ödemede bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00 TL işgöremezlik tazminatının 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ön inceleme duruşmasında talebin 2.000,00 TL'sinin kalıcı iş göremezliğe, 1.500,00 TL'sinin geçici iş göremezliğe ilişkin olduğunu beyan etmiş, 18/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini geçici işgöremezliğe ilişkin 2.487,92 TL, kalıcı işgöremezliğe ilişkin 98.913,11 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekilinin talebinin 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.500,00TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan zarara ilişkin olduğu, bu hususun dava dilekçesi ve ön inceleme zaptında açıklandığı, açılan davanın kısmi dava olduğu, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının işlemesinin durdurulmadığı ve davalı vekilinin ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunduğu dikkate alınmakla, davanın kısmen kabulü ile tazminat talebinin zamanaşımına uğramayan 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 1.500,00 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 3.500,00 TL'den ibaret maddi zararının temerrüt tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, dava tarihi itibariyle tüm alacak bakımından zamanaşımının kesildiğini, dava konusu trafik kazası haksız fiil teşkil ettiğinden zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, ıslah tarihi olan 18.10.2022 tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığını, zamanaşımı süresinin zararın kesin şekilde öğrenildiği tarihten itibaren başladığını, sürenin tespitinde, zarar ve zararın öğrenilme tarihinin önemi olduğunu, somut olayda kaza tarihi 05.05.2013 olsa da kesin maluliyet oranının ... Rektörlüğü Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyet oranının belirlendiği 14.06.2022 tarihi olduğunu, mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınmaması üzerine taraflarınca itirazda bulunulduğunu, bunu takiben mahkemece .. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan 14.06.2022 tarihli raporun alındığını, kesin maluliyet oranının belirlenmesinin gecikmesinde davacı tarafın kusuru bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 05.05.2013 tarihinde sürücü ...’un yönetimindeki araçla seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan davacının yaralandığı, mahkemenin kusur kabulüne göre, olay tarihinde dava dışı sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresinde bulunan araç ile seyir halinde olduğu sırada sürücünün araç hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafına devrilmesi suretiyle gerçekleşen kazada sürücünün kusurlu olduğu, araçta yolcu olan davacının kusurunun bulunmadığının belirlendiği, İnegöl CBS’nin 2013/4211 Soruşturma nolu dosyasında mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, mahkemece ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 31/01/2019 tarihli rapor uyarınca davacının, 05/05/2013 tarihli yaralanması dikkate alınarak; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; bedensel özür oranının %1 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağının belirlendiği, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında alınan rapor uyarınca davacının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %6,2 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme sürecinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 12/10/2022 tarihli rapor uyarınca davacının geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 2.487,92 TL olduğu, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 15.953,73 TL olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen oran uyarınca sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 98.913,11 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olay, trafik kazasından kaynaklandığından zamanaşımı yönünden KTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesi gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Belirsiz alacak davalarında, davanın açılmış olması ile tazminat alacağının tamamı yönünden zamanaşımı kesildiğinden, davacının, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, sonradan dava değerini belirlemesi durumunda zamanaşımı süresi yeniden işlemeyeceğinden belirlenen alacak kısmı için zamanaşımı söz konusu olmayacaktır.
Davanın kısmi dava olarak açılmış olması halinde ise, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını açmış olması halinde, davacının fazlaya ilişkin hakları yönünden davasını ıslah edebilmesi mümkün ise de, fazlaya ilişkin haklar yönünden açılan bir dava bulunmadığından zamanaşımı süreci işlemeye devam edeceğinden davalının zamanaşımı def'inde bulunmasına karşılık davanın zamanaşımı süresi içerisinde ıslah edilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay HGK 2017/2796 E. - 2021/1038 K. sayılı emsal kararında; "818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun (BK) 133/2. maddesi [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 154/2] gereğince; alacaklı dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir. Öğreti ve uygulamada kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir (Kuru, s. 1541 vd.; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. baskı, İstanbul 2017, s. 1008). Başka bir deyişle kısmi dava açılması hâlinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilecek, ancak talep konusu yapılmayan geri kalan kısım bakımından ise zamanaşımı işlemeye devam edecektir. Kısmi dava ile talep edilmeyen alacağın geri kalan kısmı için zamanaşımı BK’nın 133. (TBK m. 154) maddesindeki diğer kesilme nedenleri dışında ancak aynı yargılamada karşı tarafın rızası veya ıslah talebinde bulunma tarihinde yahut geri kalan kısım için ikinci dava açılacaksa ikinci davanın açıldığı tarihte kesilmiş olur. Davacının geri kalan kısım için ıslaha başvurması veya ikinci dava açması durumunda da davalının zamanaşımı def'inde bulunabileceğinden tereddüt etmemek gerekir (Pekcanıtez, s. 1008). Aynı hususla alakalı olarak verilen Hukuk Genel Kurulu'nun 06.03.2013 tarihli ve 2012/4-824 E., 2013/305 K. ile 22.10.2014 tarihli ve 2014/4-840 E., 2014/837 K. sayılı kararlarında da; kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle dava konusu yapılmayan alacak miktarının ek davaya veya kısmi ıslaha konu olması hâlinde, bu usul işlemine karşı davalının zamanaşımı def’ini ileri sürebileceği kabul edilmiştir." denilerek, kısmi dava olarak açılan davada ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği, alacağın bir kısmının dava edilmiş olmasının, dava edilmeyen kısım yönünden zamanaşımının işlemesini durdurmayacağını kabul etmiştir.
Kısmi dava olarak açılan davada da; davacının ıslah ile dava değerini artırması durumunda veya bakiye zararına yönelik yeni dava açması halinde davalı zamanaşımı def'inde bulunabileceğinden, bu kapsamda yapılacak zamanaşımı def'inin de, yargılama usulüne göre, uygun şekilde süresi içerisinde yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı vekili 05.05.2013 tarihli kaza nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 07/11/2017 tarihinde açtığı davada, 18.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ıslah etmiş, ıslah dilekçesine karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmuştur.
Buna göre, maddi tazminat davası kısmi dava olarak açılmış olduğundan, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu kısım yönünden KTK'nın 109. maddesi ile düzenlenen, ‘motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar’ hükmü gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun, ayrıca, 2918 sayılı KTK.'nın 109 maddesinde, "… Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiş olup, ceza zamanaşımı süresinin ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıl olduğu, davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı def'ini ileri sürmesinin, yerleşik Yargıtay uygulamaları ile kabul gördüğü; davalı vekili tarafından yasal sürede zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporları arasındaki oran farkının uygulanan Yönetmeliklerin farklı olmasından ileri geldiği, davada artan maluliyet iddiası bulunmadığı gibi bu farklılığın salt Yönetmelik değişikliğinden kaynaklandığının da açıkça anlaşıldığı, bu kapsamda davacının zararı öğrenme tarihinin ... Rektörlüğü Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.06.2022 tarihi olarak belirlenmesinin ve kabulünün mümkün olmadığının anlaşılmasına göre zamanaşımı def'ini ileri süren davalı bakımından, maddi tazminatın ıslah yoluyla artırılan kısmının zamanaşımına uğradığının mahkemece gözetilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 179.90 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.