T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/546 - 2024/1158
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/546
KARAR NO: 2024/1158
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/12/2022
NUMARASI: 2021/784 Esas - 2022/698 Karar
DAVACI
VEKİLİ:
DAVALI
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 21/10/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/11/2019 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresinde olup diğer davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kusurun tamamının davacıda olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu yönündeki raporlar esas alınarak, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, olay anında tutulan trafik kazası tespit tutanağından açıkça anlaşıldığı üzere davalı ...’nın kazanın meydana gelmesinde açık kural ihlali olduğunu, davalı ...’nın sanık sıfatıyla Ankara 50.ASCM’nin 2020/374 Esas sayılı dosyasında yargılanıp ceza almasının, meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunu gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 04.11.2019 tarihinde, sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yolun karşısına geçmeye çalışan yaya ...’ye çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün ve yayanın kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 04/04/2022 tarihli rapor uyarınca kaza tarihinde sürücü ...'nın, yönetimindeki araçla gündüz vakti, yerleşim yeri içinde seyri sırasında No:48 önüne geldiğinde, solundaki orta refüjden koşarak yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'ye çarpmasıyla (çarpma noktasının, orta refüje 1,8 m mesafede belirlenmiş olması da dikkate alındığında) olayın aniliği ve mesafenin kısa olması nedeniyle çarpmayı önleyemediği kazada, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlâli görülmediğinden, atfı kabil kusuru olmadığı, yaya ...’nin, olay yeri yolda karşıdan karşıya geçerken, orta refüjde beklemesi, taşıt trafiğini etkin bir şekilde kontrol etmesi, seyir halindeki araçlara geçiş önceliğini verdikten sonra güvenli bir ortam oluştuğunda ve emin olduğunda taşıt yoluna girmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeyip, bulunduğu orta refüjden, can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde, koşarak taşıt yoluna girmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kusur raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkemece kusur bilirkişisi heyetinden alınan 24/11/2022 tarihli rapor uyarınca da kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunun belirlendiği, Ankara 50.ASCM’nin 2020/374 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada münhasıran kusur raporu alınmadığı, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler esas alınarak sanık ...'nın taksirle yaralama eylemi nedeniyle adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, olayın oluşu ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğu, davalı sürücüye atfı kabil bir kusur bulunmadığının anlaşılmasına, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu HAGB kararı verilmesi dolayısıyla mahkemeyi bağlayacak kesin hüküm niteliğinde bir karar bulunmadığı, kaldı ki TBK’nın 74 maddesi gereğince Ceza Mahkemesindeki kusur oranının hukuk mahkemesini bağlamayacağı nazara alındığında mahkemece alınan kusur raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179.90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247.70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.