T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/259 - 2025/763
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/259
KARAR NO: 2025/763
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2024
NUMARASI: 2023/164 Esas - 2024/843 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat)
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 01/07/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/07/2016 tarihinde davalılardan ... ...'ın sevk ve idaresindeki, işleteni davalı .... A.Ş. olan ve davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, müvekkili ...'nın yolcu olarak bulunduğu araca çarpması neticesinde yaralandığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 4.900,00-TL kalıcı maluliyet olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... A.Ş.'den, 30.000,00-TL manevi tazminatın ise, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, geçici iş göremezlik tazminatını 7.836,86 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını ise 134.440,57 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazaya karışan aracın diğer davalıya kiralandığını, bu nedenle davalı sıfatının bulunmadığını, iddia edilen kusuru kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ceza mahkemesi kararının beklenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş.'ye dava dilekçesi tebliğ edildiği halde, davaya karşı yazılı bir cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 17/06/2019 tarihli 2017/33 E. 2019/515 K. sayılı kararın, davalıların istinaf talebi üzerine Dairemiz 25/01/2023 tarihli, 2022/1802 E. 2023/103 K. sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında, ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın, trafik kazasında yaralanan davacının sigorta şirketinden ZMMS poliçesine dayalı olarak maddi tazminat, araç sürücüsü ile işletenine karşı ise manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece BAM kaldırma kararı sonrasında, kararda işaret edilen hususlarda araştırma yapılmak suretiyle karar verildiği, 09.07.2016 günü meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile hız azaltmadan uygun hızla yaklaşmadığı olay mahalli kavşağa, seyir hızıyla ve kırmızı ışık ihlali yaparak girip, solundan, yeşil ışıktan geçerek gelen dava dışı sürücü ...'nun kullandığı otomobile önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda davalı ...'ın tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe” göre hazırlanan 21/12/2018 tarihli raporunda, davacının söz konusu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünden % 25 oranında kaybettiği ve 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, hesap bilirkişisinden alınan 26.02.2019 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlar ve 2918 sayılı KTK'nın değişik hükümleri, maluliyet oranı, kusur durumu, asgari ücret düzeyinde geliri bulunduğu kabul edilerek yapılan hesaplamada, davacının kalıcı iş gücü zararının 134.440,57 TL, geçici iş gücü zararının 7.836,86 TL olmak üzere toplam zararın 142.277,43 TL olduğunun tespit ve hesap edildiği, belirlenen bu tutarlar üzerinden (134.440,57 TL kalıcı ve 7.836,86 TL geçici iş gücü kaybı zararı ) davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği, davalı ... A.Ş. bakımından yapılan değerlendirmede, davalı vekilince aracın diğer davalı sürücüye kiralandığını ileri sürerek husumet yönünden davanın reddi talep edilmiş olup, davalı vekilince BAM kaldırma kararı öncesinde kira sözleşmesi ile vergi dairesine yapılan bildirime ilişkin belge örneklerinin dosya içerisine sunulmuş olduğu, davalının araç kiralama işi ile iştigal ettiğinin anlaşıldığı, buna göre her ne kadar kiralama süresinin kısa süreli olduğu anlaşılmakta ise de, yapılan kiralama neticesinde davalının işleten sıfatının kiracıya devrinin kabulü gerekeceği anlaşılmakla, bu davalı yönünden husumet yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, ne var ki trafik kaydına güvenerek açılan eldeki davada davacının davanın öncesinde işleten sıfatının kime ait olduğunu bilmesi olanaklı olmadığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede, dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme sonucunda, davacının meydana gelen trafik kazasında maluliyet oluşacak şekilde yaralandığı sabit olup, buna göre manevi yönden zarara uğradığının da kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, davacının ve davalı tarafın meydana gelen kazadaki kusur oranları, yaralanmanın düzeyi tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü gözetildiğinde, manevi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı yönünden takdiren 15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalı sürücü ...'dan yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “1-Maddi tazminat talebi bakımından, a-Davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın kabulü ile, 142.277.43 TL'nin 13/01/2017 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebi bakımından, a-Davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 15.000.00 TL'nin kaza tarihi olan 09/07/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, 3-Davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın taraf sıfatı (husumet) yokluğu nedeni ile REDDİNE,” karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı şirketin işletenlik sıfatı açısından, eksik inceleme ile karar verildiğini, kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, bilirkişi tarafından eksiklikler giderilmediğinden rapor tanzim edilemediğini, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazları nazara alınmadan karar verildiğini, davacının geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını, zira davacının kolluk beyanında işsiz olduğunu ve iş aramak için dışarı çıktığını beyan ettiğini, bu nedenle geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, maluliyet oranının da fahiş olduğunu, rapora esas bulguların 2016-2017 yıllarına ait olduğunu, bu nedenle yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının kalıcı maluliyetinin meydana gelmediğini, ATK’dan rapor alınması gerektiğini, kusur oranını da kabul etmediklerini, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden, yargılama gideri, feriler ve vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davalı sigorta şirketinden maddi, diğer davalılardan manevi tazminat istemidir.
Mahkemece, davalı .... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında ise maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile ışıklı kavşakta ışık ihlali yaparak kırmızı ışıkta kavşağa girerek, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarparak davacının yaralanmasına neden olduğu, kaza neticesinde davacının %25 oranında özürünün meydana geldiği, 6 ay süre ile iş görmez kaldığı, dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı ... A.Ş. hakkındaki kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması karşısında, araç sürücüsü ...'ın, diğer davalı hakkındaki işletenlik sıfatından hareket ile verilen ret kararını istinaf etmekte hukuki yararının bulunmamasının yanı sıra aracın davalı sürücü tarafından kiralandığını kira sözleşmesi ekindeki belgelerden anlaşılmış olmasına göre buna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmamasına, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ve davacının maluliyeti nazara alındığında takdir edilen manevi tazminatın makul olmasına, davalı sigorta şirketi tarafından davacının iş aradığından bahisle geçici iş göremezlik hesaplanmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının iş aramasının bu süre zarfında geçici iş göremezlik zararını talep etmesini ortadan kaldıracak bir sebep olmamasının yanı sıra, geçici iş göremezlik zararlarının KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmaması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmasına, maluliyet raporunun, gerçek zarar hesabında Yargıtay 4. Hukuk Dairesince kabul edilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanmış, denetime elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamında davacının müterafik kusuruna yönelik bir tespit olmadığından, müterafik kusura ilişkin indirim yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamasına, kazanın davalıların sürücüsü ve sigortalısı olduğu aracın ışık ihlali neticesinde meydan geldiği anlaşıldığından, kusur oranının kazanın oluş şekli nazara alındığında uygun bulunmasına göre, davalı ... ... vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... ... vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... ...'dan sadece manevi tazminat talep edilmiş olması nedeniyle alınması gereken 1.024,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,25 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davalı ... A.Ş.'den sadece maddi tazminat talep edilmiş olması nedeniyle alınması gereken 9.718,97 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.430,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.288,97 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.